6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yenilenen ödeme planında yeniden temerrüt ihtarı yoksa vade doğmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2431 E. 2020/88 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: İhtiyati Hacze İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir alacağın vadesinin gelmiş olması ihtiyati haczin ön koşuludur; borç için yeni bir ödeme planı düzenlenmiş ve bu plana göre bir kısım ödeme yapılmışsa, alacaklının bu yeni ödeme planına dayalı olarak borçluyu yeniden temerrüde düşürecek bir ihtarname/bildirim göndermediği hâllerde vadesi gelmiş bir alacaktan söz edilemez ve İİK 257/1 şartları oluşmamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz şartlarının (vadesi gelmiş alacak) oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Alacaklı vekili, borçlu tarafça vadesinde ödeme yapılmadığını, mahkemenin vadeler ve yapılan ödemelere ilişkin teknik bir inceleme yapmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, muaccel alacağa ilişkin kısmi ödeme yapılmasının muacceliyeti ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK 257/1'e göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in 2. cümlesine göre alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden, para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde mahkemeye kanaat getirecek şekilde göstermek zorundadır. Somut olayda, alacaklı ile borçlu şirket arasındaki genel nakdi kredi sözleşmesinin ihlal edildiğinden bahisle hesap kat edilerek ihtarname düzenlendiği ve tebliğ edildiği görülmüş, ancak itiraz eden tarafça sunulan Ticari Kredi Ödeme Planı incelendiğinde bakiye anaparanın ödenmesine ilişkin yeni bir ödeme planı yapıldığı ve borçlu tarafça bu plana istinaden ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Yenilenen bu cari hesabın da kat edildiğine ve borçluların yeniden temerrüde düşürüldüklerine dair bir ihtarname sunulmadığına göre, vadesi gelmiş bir alacaktan söz edilemez. Alacaklı tarafça İİK 257/2 şartlarının oluştuğu da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kredi borcuna ilişkin yenilenen ödeme planı sonrasında alacaklının borçluyu yeniden temerrüde düşürecek bir bildirim/ihtarname sunmaması hâlinde alacağın vadesinin gelmiş sayılamayacağı ve bu durumda ihtiyati haciz şartlarının oluşmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer kredi sözleşmesi/ödeme planı uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat temerrüt hesap kat ihtarı muacceliyet ödeme planı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 257/2İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2431

KARAR NO 2020/88

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/10//2019 (Ek Karar)

NUMARASI 2019/1110 D. İş-2019/1111 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/01/2020

İhtiyati haczin kaldırılmasına yönelik olarak verilen ek kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlu şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin diğer borçlular tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ancak kredi şartlarının ihlal edildiğini, hesap kat ihtarı düzenlenmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek muaccel hale gelmiş 127.235,51-TL alacak yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, tarafların borcun 26.02.2018 tarihinden başlamak 27.01.2020 tarihine kadar 24 eşit taksit halinde ödenmesi hususunda Ticari Kredi Ödeme Planı yaptıklarını, müvekkilinin ödeme planına uygun şekilde 15 taksite karşılık 104.626,67-TL ödeme yaptığını, vadesi gelen taksitleri de ödeyeceğini, müvekkilinin ödediği miktarın borçtan düşülmemesi alacaklının kötüniyetli olduğunu gösterdiği gibi müvekkilinin iddia edilen miktarda borçlu olmadığını da gösterdiğini, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz kararı alınamayacağını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.

EK KARAR

İlk derece mahkemesinin 09/10/2019 tarşhli ek kararı ile, hesap kat ihbarı ile 127.235,51.-TL nakdi alacak bakımından temerrüt oluşturulduğu, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin, itiraz dilekçesi ekinde ödeme planı ve ödeme planında yer alan tarihlerde yapılan ödemeleri gösterir hesap özetlerini sunduğu, bu belgeler üzerinde yapılan incelemede; yeni ödeme planının ihtiyati hacze itiraz eden asıl borçlu şirket ile 128.500,00-TL ana para miktarı üzerinden yapıldığı, ilk ödemenin vadesinin ise 26/02/2018 tarihi olduğu, bu tarihin hesap kat tarihinden sonra olduğu, ödeme ilişkin belgelerde söz konusu planda mevcut tarihlerde ve miktarlarda ödeme yapıldığının görüldüğü, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin tek bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ve ödeme planının aynı borca ilişkin olduğunun bildirdiği, hesap kat tarihinden sonra oluşturulan ödeme planına ilişkin olarak da ihtiyati haciz talep eden tarafından borçluları yeniden temerrüte düşürür nitelikte bir ihtarname veya bildirim yapılmadığı, vadesi gelmiş bir alacağın mevcut olmadığı, vadesi gelmemiş alacak içinde kanunda sayılan şartların gerçekleştiğine yönelik olarak yaklaşık ispat kuralına istinaden kanaat edilmediği, talep edenin itiraz edenlere yönelik bu ilişkiden kaynaklanan herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle itirazların kabulüne, borçlular hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Borçlu tarafça vadesinde ödeme yapılmadığı için yasal işlemlere geçildiğini, mahkemenin vadeler ve yapılan ödemelere ilişkin teknik bir inceleme de yapmadığı düşünüldüğünde kararın hatalı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, muaccel alacağa ilişkin kısmi ödeme yapılmasının muacceliyeti ortadan kaldırmayacağını belirterek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK’nun 257 vd.devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin verilen karar, itiraz üzerine mahkemenin ek kararı ile kaldırılmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. Cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1.

Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka ile borçlu şirket arasında akdedilen 14/04/2017 tarihli 200.000- TL bedelli Genel Nakdi Sözleşmesinin diğer borçlular tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşmenin ihlal edildiğinden bahisle 18.01.2018 tarihi itibariyle hesap kat edilerek 127.235,51-TL borcun ödenmesi talebiyle ihtarname düzenlendiği ve borçlulara tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.Öte yandan itiraz eden tarafça sunulan Ticari Kredi Ödeme Planı incelendiğinde, bakiye 128.500-TL anaparanın ödenmesine ilişkin yeni bir ödeme planı olduğu, ilk taksit tarihinin 26.02.2018 olarak belirlendiği, yine sunulan hesap kstresi incelendiğinde borçlu tarafça bu plana istinaden bir kısım ödemeler yapıldığı görülmüştür.

Söz konusu ödeme planı ile yenilenen cari hesabın kat edildiğine ve bu şekilde borçluların yeniden temerrüde düşürüldüklerine dair bir ihtarname sunulmadığına göre vadesi gelmiş bir alacaktan da söz edilemez. Bununla birlikte alacaklı tarafça İİK 257/2 şartlarının oluştuğu da ileri sürülmemiştir.O halde ilk derece mahkemesince itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararlarının kaldırılmasına ilişkin ek kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile, HMK'nun 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 23/01/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246638 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.