6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organik bağ iddiasına dayalı ihtiyati hacizde alacağın yaklaşık ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1739 E. 2019/1678 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Organik bağ/iktisadi bütünlük iddiasına dayanan ihtiyati haciz taleplerinde, alacağın varlığı ve muaccel niteliği davalı tarafça kabul edilmiyor ve tespite muhtaç ise, İİK 257 kapsamında aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş sayılmaz; bilirkişi raporu tek başına yeterli delil oluşturmaz ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi ancak istisnai ve sınırlı hallerde, sakınılarak uygulanabilir.

Ele alınan sorunlar

Organik bağ/iktisadi bütünlük iddiasına dayalı alacağın yaklaşık olarak ispatlanıp ispatlanmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, kök ve ek bilirkişi raporlarında davalı firmalar ile müflis şirket arasındaki ticari ilişkiler, BA/BS formları ve mali veriler ile iktisadi bütünlük/organik bağın ortaya konduğunu, alacağın kök rapor ve ilgili ATM bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, bu nedenle ret kararının mevcut delil durumuyla uyumsuz olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 258/1'in 2. cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. Alacak haklarının nisbiliği ilkesi uyarınca alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir; borç ilişkisi dışındaki bir kişiye karşı alacak hakkı kural olarak ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı yaratır. Bu ayrılığın alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda, Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi geliştirilmiştir; ancak bu teori ana kuralın istisnası olup ancak belirli ve sınırlı hallerde (malvarlıklarının karışması, yetersiz sermaye, kardeş şirketler arası koşulların varlığı gibi) ve sakınılarak uygulanması gereken bir yoldur. İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Eldeki davada talep olunan alacak davalıların kabulünde değildir; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Alacağın varlığı ve özellikle miktarı hususunda davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmamaktadır; bilirkişi raporu takdiri delil olup diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca asıl borçlu şirket hakkındaki dava da henüz sonuçlanmamıştır. Bu nedenlerle mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Organik bağ/tüzel kişilik perdesinin kaldırılması iddiasına dayalı ihtiyati haciz taleplerinde, alacağın ihtilaflı ve tespite muhtaç olması halinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğine ve bu teorinin istisnai ve sınırlı uygulanması gerektiğine ilişkin değerlendirme, benzer organik bağ iddialı ihtiyati haciz talepleri için yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat İİK 257 İİK 258 organik bağ iktisadi bütünlük tüzel kişilik perdesinin kaldırılması sınırlı sorumluluk ilkesi muaccel alacak

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1739

KARAR NO 2019/1678

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/07/2019 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2017/8 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2019

İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, dava dilekçesindeki ve kök rapordaki tüm iddiaların doğruluğunun tespit edildiğini, davalıların iflas halindeki .... firması ile organik bağ ve iktisadi bütünlük taşıdıklarından müflisin borcundan sorumlu olduğu sonucuna varıldığını, kök raporda müvekkilin 206.820,04 TL cari alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, dosya kapsamı ve evvelliyatı ile ek raporda nazara alındığında İİK.257.maddesi kapsamında vadesi gelmiş bir para alacağı bulunduğunu yaklaşık olarak ispat edildiğinden ve aşamalarda cezai şarttan indirim istenmediği de nazara alındığında dava değeri 630.919,43 TL tutarında teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının ihtiyati haciz talebinin İİK.nun. 257. Maddesi kapsamında davacının vadesi gelmiş bir para alacağının bulunduğu yaklaşık olarak ispat edilemediği ,ihtiyati haciz isteminin yasal koşulları bulunmadığından; reddine karar verildiği, iş bu ara karara davacı vekilince İstinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12.HD nin 13/09/2018 tarihli 2018/1243 Esas 2018/1043 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı vekilinin 28/06/2019 tarihli ihtiyati haciz talebi kök rapordaki tespite dayalı olup mahkemenin 13/04/2018 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair karardan sonra delil durumunda değişiklik olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ek raporda firmaların ticari ilişkileri, BA ve BS formları da detayı ile incelenerek, davalı firmalar ile dava dışı müflis firmanın bir biri ve diğer firmalarla ticari ilişkileri de gözetilerek iktisadi bütünlük olgusu/fiili organik bağın ortaya konduğunu, mahkemenin ve istinaf mahkemesi kararından sonra dosyaya ek raporun girdiğini ve akrabalık ilişkilerinin ötesinde tespitler yapıldığını, ticari ağın mali verilerle ortaya konduğunu, müvekkilinin alacağının kök rapor ve ...Anadolu 1.ATM nin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ret kararının gelinen aşama ve mevcut delil durumu itibariyle uyumlu olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacının ... firması ile ticari ilişkileri bulunduğu ve adı geçen firmadan 130.919-TL cari hesaptan ve 500.000-TL cezai şarttan kaynaklanan alacakları bulunduğu ,adı geçen şirketten alacağın tahsili için ...Anadolu 1.ATM.nin 2015/160 esas sayılı dosyasında açılan davanın kayıt kabule dönüştüğü ve halen derdest olduğu ve iflas kararının kesinleşmesinin beklendiği ve duruşmanın 22.4.2020 gününe atılı bulunduğu yapılan incelemeden anlaşılmıştır.Elde ki davanın hukuki temeli davalı şirketlerin adı geçen borçlu şirketin organik bağ nedeniyle borçtan sorumlu tutulmaları istemine dayalıdır.İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Davacı vekili ;

bilirkişi kök ve ek bilirkişi raporlarıyla alacağın belirlendiğini yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ileri sürmektedir.Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. ...ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları sorumlu tutma imkanı getirilmiştir.

Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. ... Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.“Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” ana kuralın istisnası olarak ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir yoldur.(Yargıtay 11.HD nin 2017/2384 esas 2019/2653 karar sayılı emsal ilamı )İİK 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.Eldeki davada , talep olunan alacak davalıların kabulünde değildir.

Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre alacağın varlığı ve özellikle miktarı hususunda aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı,bilirkişi raporunun takdiri delil olduğu diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ,henüz asıl borçlu şirket hakkında ki davanın da neticelenmediği gözetildiğin de ,mahkemece koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246315 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.