Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16361 E. 2013/712 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 40.064 USD'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4783 E. 2016/909 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz
Benzer bu kararda… aizi ile birlikte TBK.nın 99. maddesi gereğince ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı-karşı davacı......’den tahsiline, davalı karşı davacının 19.02.2008 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talep ettiği 5.000.000,00 TL’ye ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmak sureti ile davalı karşı davacı ....’den tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.09.2014 tarihli kararı ile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/250 E. 2012/7229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · işlemiş faiz · taşıyıcı · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre icra dosyasında ve dosyada bulunan «fatura» fotokopilerinin 56.064,00 TL olduğundan icra takibinin 56.064,00 TL «asıl alacak» üzerinden yapılması gerektiği, taraflar arasında imzalanan Taşıt Kiralama Sözleşmesi ile «taşıyıcıya» ait araç ile davacının taşıma yaptığı, bu ticari ilişki ve sözleşmeye uygun olarak çalışıldığı, davacı ile 31/12/2008 tarihinde 19.500,00 TL üzerinde «mutabakat» zaptı imzalandığı, dosyadaki faturalara göre toplam 18.213,76 TL fatura bedelinin davacının cari hesabına alacak kaydedildiği, fotokopileri bulunan 05/02/2009 tarihli 875,00 TL, 13/02/2009 tarihli 7.000,00 TL ve 20/02/2009 tarihli 3.500,00 TL tutarlı toplam 11.375,00 TL fatura bedelinin de davacının alacağı olarak davalı tarafından kabul edildiği, buna göre davacının toplam 49.138,76 TL alacaklı bulunduğu, 325,00 TL ve motorin bedeli olarak 4.003,40 TL faturaların davalıya «teslim» edildiği ve bu miktarların alacak miktarından düşülmesi ile asıl alacağın 44.810,36 TL olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takip …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve takipten önce davalının «temerrüde» düştüğünün sabit olmadığından takipten önce «işlemiş faize» hükmedilmemesinde de bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak alacak faturaya dayalı olup, hükmedilen alacağın likit (belirlenebilir) olmasına göre, İİK.'nun 67'nci maddesi uyarınca davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken talebin reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu hususdaki temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı lehine bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4332 E. 2019/5833 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · ticari kredi sözleşmesi · teamül · ticari kredi · ticari faiz · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; dava; «ticari kredi sözleşmeleri» gereğince erken kapama ücreti olarak tahsil edilen haksız kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, erken kapama nedeniyle davacıdan 80.049,90 TL tahsilat yapıldığı, kamu ve özel bankalara yazılan müzekkere cevaplarına göre erken kapama oranının «bankacılık teamüllerine» göre %2 olarak belirlenip, buna göre yapılan hesaplamada banka tarafından alınabilecek miktarın 21.497,72 TL olması gerektiği, «son» alınan bilirkişi raporunda ise miktarın 60.064,10 TL olarak hesaplandığı, arada miktaren fahiş fark olduğu yönünde rapora itiraz etmiştir.
… zladan 19.985,80 TL tahsilatın yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.985,50 TL alacağın ödeme tarihi olan 08/03/2013 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… me planında faiz oranının aylık %0,9508 ve 36 ay vadeli kredi için ise %0,85 olarak uygulanmış olduğu, buna göre yapılan hesaplamada davacı tarafından kullanılan üç «ticari kredi» için davacıdan 60.064,10 TL erken kapama ücreti alınabileceği ve davacıdan 19.985,80 TL fazladan tahsilat yapıldığı belirtilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7428 E. 2016/2911 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sigorta ettiren · hırsızlık · rücuen tahsil · sorumluluk sigortası · işlemiş faiz · ihtarname
Benzer bu kararda… avalı ... vekilinin ise (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, davacı tarafından sigortalı işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sebebiyle oluşan zararın, işyerinin korunması görevini üstlenen davalı güvenlik şirketi ile bu şirketin özel güvenlik «zorunlu mali sorumluluk sigortacısı» olan davalı ... şirketinden «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, diğer davalıya gönderilen başvuru ve tebliğe ilişkin tüm belgelerin davacı taraftan istenmesi, «ibrazı» halinde davalıların «temerrüdlerinin» bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, ''... davalıların temerrüde düşürülmesine ilişkin herhangi bir kayıt veya «ihtarname» söz konusu olmadığından ...'' gerekçesi ile «işlemiş faiz» alacağına yönelik talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Davalı ... şirketinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı ... vekili tarafından ......başlığı altında düzenlenen (c) maddesi uyarınca, zarara sebebiyet veren bir olay sonucunda, sağlanan özel güvenlik hizmetinin eksik veya yetersiz olduğu iddiasıyla özel güvenlik «görevlilerinin» mesleki sorumlulukları nedeniyle «sigorta ettirene» yöneltilebilecek zarar ve ziyan taleplerinin «teminat» dışı olduğunu düzenlemesi gereğince, somut olayda meydana gelen zarar talebinin teminat dışı olduğu, müvekkilinden tazminat talebinde bulunulamayacağı savunulmuş olup, gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde bu savunma üzerinde durulmamış olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. (4) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… akibin asıl alacağa takip tarihiden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faiziyle birlikte devamına (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe «teminat» limitiyle sınırlı olmak üzere) «işlemiş faiz» alacağına ilişkin istemin takipten önce davalıların «temerrüte» düşürülmesine ilişkin herhangi bir kayıt veya «ihtarname» söz konusu olmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16361 E. , 2013/712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/07/2010 gün ve 2007/401-2010/404 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/06/2012 gün ve 2011/1384-2012/9741 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 07.05.2001 tarihli oda tahsis grup sözleşmesi ile müvekkilince işletilen otelde davalı adına 50 adet odanın tahsis edildiğini, sözleşmenin oda rezervasyon iptal ücreti başlıklı maddesine göre, otelde konaklayacakların varış tarihi olan 24.06.2001 tarihinden en az 29 gün öncesinden iptal edilen rezervasyonların bedellerinin tümünün ödenmesi gerektiğini, davalı yanın 19 adet oda rezervasyonunu 30.05.2001 tarihinde iptal ettiğini, bu iptalin münferit iptal niteliğinde olmadığını, ancak, davalının sözleşme gereğince iptal ettiği rezervasyon konusu oda bedellerini ödemediğini ileri sürerek, 68.253 USD ve dava tarihine kadar işlemiş faizi olan 3.071 TL olmak üzere toplam 71.324 USD'nin, USD'ne ödenen en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 40.064 USD'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246105600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz