Milletlerarası yetkide MÖHUK 40 atfıyla iç hukuk yetki kurallarının uygulanması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1044 E. 2020/207 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Milletlerarası Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK 40. madde atfıyla iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına (HMK 6, 10 vb.) göre belirlenir; sözleşmede veya taşıma belgesinde Türk mahkemelerini yetkili kılan bir yetki klozu yoksa ve davalının ikametgahı ile sözleşmenin ifa yeri (yükleme/boşaltma yerleri dahil) yurt dışındaysa, Türk mahkemeleri milletlerarası yetkiye sahip değildir.
Ele alınan sorunlar
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin MÖHUK 40 ve iç hukuk yetki kuralları çerçevesinde belirlenmesi → ret
Gerekçe: MÖHUK 40. madde uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tarafından belirlenir; Türk mahkemeleri ancak iç yetki kuralları gereğince yetkili oldukları hallerde milletlerarası yetkiye de sahiptir. Konişmento ve bağlama özetinde Türk mahkemelerini yetkili kılan bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı taşıtan İsviçre'de, davalı taşıyan Almanya'da mukimdir; yükleme yeri Ukrayna, varış yeri Umman'dır. Davacılardan biri Türkiye'de olmakla birlikte, bu tüzel kişiliğin davalıya yönelttiği bir talep bulunmamaktadır. HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK 10. madde gereği borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. Somut olayda yükleme yeri Ukrayna, boşaltma yeri Umman, davalıların ikametgahı Almanya olduğundan Türk mahkemelerini yetkili kılan hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktadır; ilk derece mahkemesinin uluslararası yetki itirazını kabul etmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ön inceleme duruşmasının usule uygunluğu ve hakimin davayı aydınlatma ödevi iddiası → ret
İddia: Davacılar vekili, HMK 137 uyarınca ön inceleme duruşmasında yapılabilecek işlemlerin tahdidi olduğunu, ön inceleme duruşmasının usule uygun yapılmadığını, HMK 31 gereği hakimin davayı aydınlatma ödevini yeterince ifa etmediğini ve bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacılar vekili ön inceleme duruşmasının usulüne uygun yapılmadığını ve aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürmekte ise de, iddia edilen usule aykırılığın somut olarak ne olduğu belirtilmemiş, somutlaştırılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konişmento ve navlun sözleşmesi ilişkilerinde yetki klozu bulunmadığında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin MÖHUK 40 atfıyla iç hukuk yetki kurallarına (davalının ikametgahı, yükleme/boşaltma yerleri) göre belirlenmesi yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancılık unsuru taşıyan davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK 40. madde atfıyla iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir; taşıma belgelerinde yetki klozu yoksa HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi, HMK 10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri (yükleme/boşaltma yeri) mahkemesi yetkilidir; bunların tamamı yurt dışındaysa Türk mahkemeleri yetkisizdir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki↗ MÖHUK 40↗ genel yetkili mahkeme↗ borcun ifa yeri↗ konişmento↗ bağlama özeti↗ davayı aydınlatma ödevi↗ ön inceleme duruşması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1044
KARAR NO 2020/207
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 28/01/2019
NUMARASI 2017/114 Esas 2019/26 Karar
DAVA
Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020
Milletlerarası yetkisizliğe ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinden ... 'nın İsviçre'de mukim olduğunu, tarım ürünü alımı-satımı gerçekleştirdiğini,diğer müvekkili ... şirketinin ise İsviçre'deki firmanın Türkiye'deki ticari ayağını oluşturduğunu, hukuki ve finansal organik bağ bulunarak faaliyet gösterdiğini, ... 'in toplamda 11.000 metreküp 2015 mahsulu Ukrayna öğütmelik buğday emtiasının Manama şehri / Bahreyn Krallığı'nda faaliyet gösteren ... 'ye satılması konusunda satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin "ödeme" başlıklı maddesi uyarınca ticari faturanın hazırlanarak ...'e ibraz edildiğini, işbu ticari fatura kapsamında son fiyatın 2.343.000-usd olarak belirlendiğini, ...'in % 20 ön ödemesini aldığını ve bakiye tutarın 1.874.000-usd kaldığını, ön ödemenin yapılmasının ardından ...
söz konusu emtianın taşınması adına ... IMO numaralı Liberya bayraklı ... donatanları / işletenleri davalı ... ile iletişime geçildiğini ve CIF yükleme prensibinde 09/06/2016 tarihinde anlaşma sağlanarak çarter parti sözleşmesinin onaylandığını, söz konusu çarter parti ve taşıma işi adına gemi donatanları / işletenleri toplamda 323.428,13 USD- navlun ücreti belirlendiğini, bu tutarın 21/07/2016 tarihinde ... tarafından çarter partide yazılı olarak belirtilen gemi işletme müteahhidi / donatan ...'ya swift yoluyla ödendiğini, bu esnada ... tarafından satın alınan emtiaların Salalah şehri / Umman Sultanlığı'nda faaliyet gösteren ... şirketine satıldığını, durumun ...'e bildirildiğini ve emtiaların Salalah şehri boşaltma limanına gönderilmesi talimatının verildiğini, talimatlar uyarınca emtiaların 19/06/2016 tarihinde ...
gemisine Berdyansk şehri/ Ukrayna limanında yüklendiğini, müvekkiline üç farklı konişmento ve üçer orijinal nüsha şeklinde gemi kaptanı tarafından verildiğini, emtia yükünü alan ... gemisinin Ukrayna'dan yola çıkarak seyrü seferine başladığını, ... gemisinin belgelerin orijinal suretleri ve orijinal konişmentoların Hindistan ... Bankasına gönderilmeden çarter parti ve ilgili satış sözleşmesi hilafına Salalah şehri limanına yanaşarak tüm kargoyu ... lehine boşalttığını, orijinal konişmentoların ilgili sözleşme uyarınca birinci sınıf bir İsviçre bankası olan ... Bank'a teslim edildiğini, bu durumdan müvekkillerinin 27/07/2016 tarihinde haberlerinin olduğunu, müvekkili şirket ... 'in muhabir bankalar aracılığıyla yaptığı ihtarlar ve yazışmaların akabinde ...
tarafından % 20 'lik ilk ön ödemenin ardından çeşitli zamanlarda peyderpey 957.338- USD 'lik kısmi ödeme yapıldığını, ancak borcun kapatılmadığını ve 959.662-USD kalan bakiye bulunduğunu belirterek ... IMO numaralı Liberya bayraklı ... gemisi aleyhine kısmi dava şeklinde şimdilik 10.000-usd tutarında kanuni rehin hakkı verilmesine,10.000-usd asıl alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; HMK 104 gereği süresinde verdiği cevap dilekçesi ile sözleşme olarak sunulan bağlantı özetinin taraflarının davadışı ... ile ... olduğunu, 19/06/2016 tarihinde yükleme limanında düzenlenen üç set konişmentonun ... namına düzenlendiğini, dava konusu taşımanın Ukrayna'dan Umman'a gerçekleştirildiğini, davalılardan hiçbirinin işyerinin Türkiye'de olmadığını, davanın yetki bakımından reddolunarak Hamburg Mahkemesine gönderilmesini, Türkiye ile alakası olmayan uyuşmazlığa Türk Hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, ... 'un ilgili zamanda geminin sicil maliki ve zaman çarteri sözleşmesi tahtında da ...'a tahsis olunduğunu, ilgili tarihlerde geminin ticari yönetiminin bütünüyle davadışı ...
adlı şirket olduğunu, ... namına düzenlenen konişmentoların meşru hamilinin davacılar olmadığını, davacının konişmentosuz teslimden 27/07/2016 tarihinde haberdar olduğunu iddia ettiğini, yükün teslim tarihinin ise bundan önce olduğunu, işbu davanın 10.000-USD müddeabihle kısmi dava şeklinde açıldığını, her ne kadar 10.000,-TL için dava bir yıllık sürede açılmış ise de davacının saklı tuttuğu talep haklarının düştüğünü ve herhalükarda zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin işbu taşımada taşıyan sıfatına haiz olmadığını, iddia edilen konişmentosuz teslimden de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, alacağın muhatabının navlun sözleşmesinin tarafı olan ... olduğunu, ancak ...'ın geminin maliki olmadığını belirterek davanın yetki, husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taşımaya ilişkin bağlama özetinin ... ile gemi yönetimi arasında düzenlendiği, gemi kaptanı tarafından imzalanan konişmentonun Shipper (gönderen) hanesinde yüklemeyi yapan Ukrayna firmasının yer aldığı, malların Ukrayna'dan Umman'a taşındığı, davanın da satıcı firma yani İsviçre firması tarafından Alman firması olan taşıyana karşı açıldığı belirli olup, bu durumda uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetkili mahkemenin MÖHUK 40 ve devamı maddelerine göre tayin edilmesi gerektiği, konişmento ve bağlama özetinde yetki klozu yer almadığından yetkili mahkemenin MÖHUK 40.maddesi atfı ile HMK hükümlerine göre belirlenebileceği, bağlama özeti ve konişmentodaki bilgilere göre taşıma ilişkisinin davacı ...
ile davalı donatan arasında kurulduğu, taşımanın da davalıya ait gemi ile yapıldığı, HMK 'nun 6.maddesinde düzenlenen genel yetki kuralına göre davalının ikametgahının yer aldığı Almanya veya sözleşmenin ifa yeri olan Umman Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; HMK 137 maddesi uyarınca ön inceleme duruşmasında yapılabilecek işlemlerin tahdidi olarak belirtildiğini, mahkeme tarafından ön inceleme duruşmasının usule uygun yapılmadığını, HMK 31 hilafına hakimin davayı aydınlatma ödevini yeteri kadar ifa etmediğini, Anayasa'nın adil yargılanma hükümlerine aykırılık nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, gemi ile taşınan yükün navlun sözleşmesi hilafına orijinal konişmento ibraz edilmeden alıcıya teslim edilmesi nedeniyle tahsil edilemeyen mal bedelinden dolayı ortaya çıktığı iddia olunan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalı yasal sürede uluslararası yetki itirazında bulunarak mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle açılan davada yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. MÖHUK 40.madde uyarınca Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder .Türk Mahkemelerinin uluslarası yetkisinin sınırları iç yetki kuralları tarafından çizilir.Bir başka deyişle ,Türk Mahkemeleri ancak iç yetki kuralları gereğince yetkili oldukları hallerde uluslararası yetkiye de sahiptirler.
Konşimento ve 3.5.2016 tarihli bağlama özetin de Türk Mahkemelerini yetkili kılan bir düzenleme yoktur.Zarar iddia eden davacı satıcı / taşıtan İsviçre -davalı taşıyan ise Almanya da mukimdir.Konişmentonun incelenmesinde Taşıma ilişkisine göre yükün yükleme yeri Ukrayna -varış yeri ise Umman bulunmaktadır. ... Türkiye de davacı sıfatıyla dava da yer almakta ise de adı geçen tüzel kişiliğin dava da davalıya karşı yönelttiği bir talep bulunmamaktadır. Davacılar vekili ön inceleme duruşmasının usulune uygun yapılmadığını ,aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürmekte ise de usule aykırılığın ne olduğu somutlaştırılmamıştır. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir.ve icra dairesidir.
Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK’unun 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. Somut uyuşmazlıkta yükleme yeri Ukrayna ,boşaltma yeri Umman olup davalıların ikametgahı da Almanya olduğundan eldeki dava da Türk Mahkemelerini yetkili kılan hiç bir yasal düzenleme olmadığından ilk derece mahkemesince uluslararası yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10- TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245769 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi