6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Türk taraflar arası çarterpartide yabancı dil kullanımı tahkim şartını geçersiz kılar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2389 E. 2020/189 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Konişmentoda yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme yapılması halinde, taraflar Türk tabiiyetinde olduğu sürece atıf yapılan çarterpartinin geçerli olabilmesi için 805 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Türkçe düzenlenmiş olması gerekir; yabancı dilde düzenlenen çarterparti aynı Kanun'un 4. maddesi uyarınca geçersiz olduğundan, bu çarterpartide yer alan tahkim şartı da uygulanamaz ve halefiyet yoluyla sigortacıyı bağlamaz.

Ele alınan sorunlar

Tahkim ilk itirazının kabulü ve görevsizlik kararının doğruluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, tüm tarafların Türkiye'de olduğu uyuşmazlıkta Londra'da tahkim şartının geçerli olamayacağını, atıf yapılan çarterpartinin farklı taraflar arasında olduğunu ve bu çarterpartideki tek tahkim şartının müşterek avarya haline özgü olduğunu, tahkim şartının gönderenin halefi sigorta şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, tahkim iradesinin açık ve kesin olması gerektiğini ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: TTK 1237 uyarınca konişmentoda yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa, çarterpartide yer alan hükümler niteliği elverdiği ölçüde konişmento hamiline de ileri sürülebilir. Konişmentoda navlunun 19/10/2017 tarihli çarterpartiye göre ödeneceği kaydı bulunmakta olup bu çarterparti davalı ile sigortalı arasında imzalanmıştır; çarterpartide müşterek avarya halinde Türk hukukuna göre tahkim yoluna gidileceği, diğer hallerde ise ikinci bir standart çarterpartiye atıf yapıldığı görülmektedir. Halefiyet gereği sigortalının kabul ettiği tahkim şartı sigortacıyı da bağlar. Ancak çarterpartinin her iki tarafı da Türk tabiiyetindeki şirketlerdir. 805 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Türk tabiiyetindeki şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele ve mukavelelerini Türkçe tutmaya mecburdur; bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler aynı Kanun'un 4. maddesi uyarınca geçersizdir. İkinci kez atıf yapılan standart çarterpartinin tahkim hükümlerinin uygulanabilmesi için geçerli bir atıf bulunması gerekir; 19/10/2017 tarihli çarterpartinin her iki tarafı da Türk uyruklu olduğu halde yabancı dilde düzenlenmiş olması nedeniyle bu çarterparti geçersizdir. Bu nedenle tahkim ilk itirazının reddi ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Türk tabiiyetindeki taraflar arasında yabancı dilde düzenlenen çarterpartinin 805 sayılı Kanun uyarınca geçersiz olacağı ve bu nedenle içerdiği tahkim şartının konişmento hamiline/halefine karşı ileri sürülemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konişmento çarterparti tahkim ilk itirazı halefiyet 805 sayılı Kanun görevsizlik

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1237(1)TTK 1237(2)TTK 1237(3) · 805 sayılı Kanun — 805 sayılı Kanun 1805 sayılı Kanun 4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2389

KARAR NO 2020/189

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 20/06/2019

NUMARASI 2018/445 2019/286

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020

İlk derece mahkemesince verilen görevsizliğine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından Ukrayna'da yerleşik ... şirketine Kalsiyum Karbonot sattığını, emtianın davalı tarafından işletilen gemi ile İstendurun limanında yüklenerek Ukrayna'ya sevk edildiğini, varma yerinde emtianın hasarlı olduğu belirlenmesi üzerine sigortalıya 5.865,75-USD ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen miktarın halefiyet nedeni ile başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin ... isimli geminin işleteni olduğunu, davacı sigortalısı ... ile 19/10/2017 tarihinde imzalanan çarterparti gereği geminin bir sefer için davacı sigortalısına tahsis edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği tahkim anlaşmasının bulunduğunu,davacının aktif husumetini ispat edemediğini, hasara ilişkin usulüne uygun ihbarın yapılmadığını, yükün tam zayii olduğunun ispat edilemediğini , icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının dava dışı şirket ile davalı arasında Çarterparti, Bağlantı Teyidi şeklinde akdededildiği, konişmento ön yüzünde "Çarterpartilerle birlikte kullanılacaktır" kaydının yanısıra " navlun 19/10/2017 tarihli Çarterparti uyarınca ödenecektir" kaydının yer aldığı, konşimento örneğinin arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının 1. Maddesinde ise " ön yüzde tarihi belirtilmiş olan çarterpartinin içerdiği şartlar ve hükümler ile haklar ve istisnalar, hukuk ve tahkim şartları da dahil olmak üzere ... ile birleştirilmiştir" ibaresi bulunduğu,konşimentoda yer alan tahkim şartının halefiyet koşulları gereğince davacıyı bağlayacağı, her ne kadar TTK 1237/3 fıkrası gereği konişmentoda çarter sözleşmesine gönderme varsa çarterpartinin bir suretinin ibrazı gerektiğinden bahsedilmişse da konişmentoda bulunan navlun çarterpartiye göre ödenecektir ibaresi ile sigortalının çarterpartiden haberdar olduğu,uyuşmazlığın tahkimde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle tahkim itirazının kabulü ile davacının davasının görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; tüm tarafları Türkiye içerisinde olan uyuşmazlıkta Londra'da tahkim şartının geçerliliğinin kabul edilemeyeceğini, zira MÖHUK madde 29'da "Eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuklara tabidir,denildiğini,ilgili çarter partinin ... ile değil ... ile birleştirildiğini, ...'ün ise tahkim şartını yalnızca müşterek avarya halinde öngördüğünü, 04/11/2017 tarihli konşimento ve atıf yapılan standart çarterpari sözleşmesi olan ..."de yer alan tek tahkim şartının müşterek avarya için olduğunu, davalının mahkemeyi yanıltma yoluna giderek ... uygulanacağını ifade ettiğini, navlun sözleşmesinde yer alan tahkim şartının gönderenin halefi sigorta şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, aslolanın tahkim iradesinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi olduğunu,sözleşmede davanın konusunu ilgilendiren tahkim şartının varlığının araştırılıp karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 1237(1) maddesi uyarınca "Taşıyan ile konişmento hamili arasında ki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır.(2) Taşıyan ile taşıtan arasında ki hukuki ilişkiler navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalır.(3)Konişmento da ,yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa ,konişmento devredilirken çarter partinin bir suretinin de yeni hamile ibraz edilmesi gerekir.Bu takdirde çarter partide yer alan hükümler niteliği elverdiği ölçü de konişmento hamiline de ileri sürülebilir. Konişmentonun incelenmesinde navlun'un 19.10.2017 tarihli 056 sayılı çarterpartiye göre ödeneceği kaydı bulunmaktadır.

19. 10.2017 tarihli çarterparti'nin davalı ... ile sigortalı ... arasında imzalandığı davalının kabulündedir. Sunulan belgenin tercümesinde gemi işleticisinin ... AŞ (navlun lehdarı) kiracının (... ) olduğu anlaşılmaktadır.

19. 10.2017 tarihli çarterpartide müşterek avarya halinde Türk hukukuna göre Niğde'de tahkim yoluna gidileceği,ancak diğer hallerde ... kurallarının uygulanacağı hususunda atıf yapıldığı görülmektedir.Halefiyet gereği sigortalının kabul ettiği tahkim şartı sigortacıyı da bağlayacaktır.Ancak çarterpartinin her iki yanının da türk tabiyetinde ki şirketler olduğu anlaşılmaktadır. 805 sayılı yasanın 1.maddesine göre "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar". 805 sayılı yasanın 1 .maddesi uyarınca Türk şirketlerinin Türkiye'de yaptığı sözleşmelerde Türkçe dilinin kullanılması zorunlu olup,bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler ise aynı kanun'un 4.

maddesine göre geçersizdir. Buna göre ikinci kez atıf yapılan standart çarterpartinin tahkim hükümlerinin uygulanabilmesi için geçerli bir atıf bulunması gerektiğinden hareketle ;

19. 10.2017 tarihli çarterpartinin her iki yanı türk uyruklu olduğu halde yabancı dilde düzenlenmesi nedeniyle geçersiz bulunduğundan tahkim ilk itirazının reddi ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken kabulune karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılmasına yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2019 Tarih, 2018/445 Esas-2019/286 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE," Davacı tarafından yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 13/02/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245734 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.