Payını devreden ortağın TTK 493 kapsamında dava açma hakkı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2305 E. 2020/197 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: TTK 493 Kapsamında Pay Bedeli Uyuşmazlığı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 493/5 uyarınca payların gerçek değerinin tespiti davasını devralana tanınan dava hakkı, henüz devredilmemiş ve mülkiyeti TTK 494 gereği devredende kalan payların gerçek değerinin tespitini isteme hakkını devreden pay sahibinden almaz; belirlenen değer üzerinden TTK 493/1 uyarınca öneri devredene yapılacağından devreden konumundaki pay sahibinin bu davada aktif husumet ehliyeti (taraf sıfatı) bulunur.
Ele alınan sorunlar
Devreden pay sahibinin aktif husumet (taraf sıfatı) ehliyeti → kabul
İddia: Davacı vekili, TTK 493/1'de teklifin devredene yapılacağının ve payın devir tamamlanana kadar devredende kalacağının düzenlendiğini, dolayısıyla devredenin de dava açma hakkının bulunduğunu; ilk derece mahkemesinin TTK 493/5'i yanlış yorumladığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 493/5 gereğince payların gerçek değerinin belirlenmesi konusunda devralana dava hakkı tanınması, henüz devredilmemiş ve mülkiyeti TTK 494 uyarınca devredende kalan şirket hisseleri yönünden pay sahibinin kendi payının gerçek değerinin tespitini isteme hakkını ortadan kaldırmaz; ayrıca yargılama sonucunda belirlenen değer üzerinden TTK 493/1 uyarınca öneri devredene yapılacağından, hisseleri devreden konumundaki davacının bu davada taraf sıfatı bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemenin işin esasına girmeden davayı usulden reddetmesi yanılgılıdır; davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu kabul edilerek davanın esasının incelenmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, şirketin ihtarname ile hisse değerini bildirip satın alma önerisinde bulunduğunu, davacının bu teklife bir aylık hak düşürücü süre içinde itiraz etmediğini ve değer tespiti talebini de bu süre içinde ileri sürmediğini belirterek davanın süresinde açılmadığını ve maddi/hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhtarnamenin tebliğ tarihine ilişkin tebliğ şerhi bulunmamakla birlikte, davanın Hatay Mahkemeleri aracılığıyla 31.08.2018 tarihinde havale ettirilip aynı tarihte harç ve masraflarının ikmal edildiği gözetildiğinde davanın yasal bir aylık süre içinde açıldığı anlaşılmakta olup, belirtilen değere itiraz edilmediğine yönelik davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 493/5'in devralana tanıdığı dava hakkının, devreden pay sahibinin kendi payının gerçek değerinin tespitini isteme hakkını ortadan kaldırmadığına ilişkin tespit yönünden emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK 493 kapsamında, şirketin devir onayını reddederek pay sahibine payların gerçek değeri üzerinden satın alma önerisinde bulunması halinde, bu bedele itiraz edilmesi ve değer tespiti talebinin bir aylık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir.
- Dava şartı
- Payını devreden ortağın TTK 493 kapsamında gerçek değer tespiti davasında aktif husumet (taraf sıfatı) ehliyeti
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
TTK 493↗ TTK 494↗ aktif husumet ehliyeti↗ dava şartı↗ hak düşürücü süre↗ pay devri↗ gerçek değer tespiti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2305
KARAR NO 2020/197
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/02/2019
NUMARASI 2018/815 Esas 2019/85 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020
Davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin ortağı olduğu şirketten kâr payı alamaması, şirketin kötü yönetildiğine inancı ve benzeri nedenler ile kuzenleriyle ortak olduğu şirketlerdeki paylarını satmayı düşündüğünü, payların gerçek değerinin belirlenmesi amacı ile alıcıların şirketten bilgi istediğini, ancak bilgi verilmediğini, bunun üzerine müvekkilin kendi değerlemesi ile şirketin hisse değerini 7-TL olarak tespit edildiğini, alıcılar bu bedeli çok bulduğundan 3-TL önerdiğini, müvekkilinin bu bedel üzerinden çok az pay satmaya karar verdiğini ve alıcılar ...
4. 00-TL hisse bedeli ile 200'er hisse sattığını, bu şahısların hisse alımını ihtarname ile şirkete bildirmelerinden sonra müvekkile tebliğ edilen ihtarnameyle şirket devir talebini ilettiğini ancak yönetim kurulunun pay defterine işlenme talebini reddettiğini, önerilen hisse değeri nominal değer olduğunu, reel değerle ilgisi olmadığını, şirketin beheri 4-TL'den, satılan payların değerinin yüksek olduğu iddiası ile beher hisse bedelinin 1-TL olduğu beyanı ile hisse satışına onay vermemesi nedeniyle, TTK'nun amir hükümleri ve özellikle 493/5 maddesi gereğince kapsamında değerleme giderleri şirket tarafından karşılanarak, müvekkilin sattığı şirket paylarının veya 1 payın gerçek değerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkil şirket, grup şirketleri ve ortakları arasında devam eden çok sayıda dava mevcut olduğunu, davacının sürekli olarak haksız davalar açarak müvekkil şirketin diğer ortaklarını yıldırmaya ve iç barışını bozmaya çalıştığını,eldeki davanın da sözü edilen husumet nedeniyle açıldığını, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini,hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafça; davalı anonim şirketteki hisselerinin dava dışı alıcılar ... devrettiği, devredilen hisselerinin gerçek değerinin tespiti talepli eldeki davanın açıldığı; ancak TTK' nın 493/5 maddesi gereğince anonim şirkette payların gerçek değerinin belirlenmesini devredenin değil devralanın talep edebileceğinin hükme bağlandığı, kaldı ki davacı hisselerini devralan dava dışı alıcılar tarafından İstanbul 7. ATM 'nin 2018/1056 Esas sayılı dosyası ile açılmış bir davanın da mevcut olduğu gerekçesiyle davacı tarafça açılan davanın HMK' nın 114 /1-d bendi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın TTK amir hükümleri ve 493.maddenin tümüne dayandırıldığını, TTK 493/1 maddesinde; şirket esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını başvurma anındaki gerçek değeriyle kendi veya diğer pay sahipleri yada 3.kişiler adına almayı önererek onay istemini reddedebileceğinin düzenlendiğini, değeri tartışacak olanın satan-devreden olduğu 493.maddenin veya devredene … almayı önererek ifadesi ve 494/1’e göre hissenin eski malikinde kalacak olması ile tartışmasız açık olduğunu, TTK 493/6 hükmünde “devralan” ifadesi yer alıyor olsa da şirket payı henüz devredilmediğinden, payı satmak isteyen pay sahibi payın maliki olduğundan, teklif edilen fiyatı bir aylık hak düşürücü süre içinde reddetmezse bu devralma önerisini kabul etmiş sayılan tarafın “payı satmak isteyen pay sahibi” yani “devreden” olduğu hususunun Doktrinde tartışmasız olduğunu, ayrıca davanın İstanbul 7.ATM’nin 2018/1056 esas sayılı dosya ile birleştirilerek yürütülmesi talebine rağmen bu talep reddedilerek usul hatası yapıldığını, bu nedenlerle yeni yasayı dikkate almaksızın hatalı yorumlayan mahkeme kararının kaldırılarak, şirketin hisse değerinin tespiti açısından yargılama yapılmak ve pay değerinin tespiti sağlanmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 493/6 hükmünde “devralan” ifadesi yer alıyor olsa da şirket payı henüz devredilmediğinden, payı satmak isteyen pay sahibi payın maliki olduğundan, teklif edilen fiyatı bir aylık hak düşürücü süre içinde reddetmezse bu devralma önerisini kabul etmiş sayılan tarafın “payı satmak isteyen pay sahibi” yani “devreden” olduğu hususunun Doktrinde tartışmasız olduğunu, TTK 493/1 uyarınca da payların satın alınması önerisinin yapılması gereken muhatabın da devreden olduğunu, davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, müvekkili şirketteki paylarının küçük bir kısmını devrettiğini bildiren davacıya, bu paylara ödenecek bedel de açıklanmak suretiyle müvekkili şirket ortağı hesabına satın alınması önerisini içeren, müvekkili şirketin noter kanalıyla keşide ettiği ihbarnamenin 03/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacının anılan teklifi yasal bir aylık hak düşürücü süre içinde reddetmediği gibi, bu teklifteki bedele itiraz etmediğini, bir aylık hak düşürücü süre içinde yani en geç 03/09/2018 tarihinde, payın gerçek değerinin mahkeme kanalıyla tespitini de talep etmediğini, istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararının bulunduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; TTK'nın 493.maddesi gereğince anonim şirkette devredilen-devralınan payların gerçek değerinin tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda ; Davacı taraf davalı anonim şirketteki hisselerin dava dışı alıcılar ... devretmesi ve davalı şirketten devre onay verilmesi talebinin reddedilmesi ve devralanlara satışa konu hisselerin beher hisse bedeli 1 TLden satın almayı teklif etmesi üzerine ,devredilen hisselerinin gerçek değerinin tespiti talep edilmektedir. Devralan dava dışı 3. kişiler tarafından İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1056 Esas sayılı dosyası ile bu konuda açılmış bir dava bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK' nın 493/5 maddesi gereğince anonim şirkette payların gerçek değerinin belirlenmesine yönelik olarak devralana dava hakkı tanınması ,henüz devredilmemiş ve mülkiyeti TTK 494 maddesi uyarınca devreden de olan şirket hisseleri yönünden pay sahibinin şirketteki payının gerçek değerinin tespiti yönünden bulunan dava hakkını ortadan dan kaldırmayacağı gibi yargılama sonucunda belirlenen değer üzerinden TTK 493/1 maddesi uyarınca önerinin devredene yapılacağı gözetildiğinde şirket hisselerini devreden konumunda olan davacının iş bu davada taraf sıfatı bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece işin esasına ilişkin yargılama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe davanın usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Anonim şirket pay devir sözleşmesinin şirkete bildirilmesi üzerine şirket tarafından davacı devredene Bakırköy ....Noterliğinin 31.07.2018 tarihli ihtarnamesi ile satışa konu hisselerin değeri (1)-TL olarak belirlendiği ve .... hesabına satın alma teklif edildiği hususunda ihtarname keşide edilmiştir. İhtarın tebliğ tarihine ilişkin tebliğ şerhi olmasa da , elde ki davanın Hatay Mahkemeleri aracılığıyla 31.8.2018 tarihinde havale ettirilerek ,aynı tarihte harcının ve masraflarının ikmal edildiği gözetildiğinde yasal bir aylık sürede açıldığı anlaşılmakla ,belirtilen değere itiraz edilmediğine yönelik davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle,davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğunun kabulü ile davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.Taraf vekillerinin davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğuna yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmüştür.Hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından ; istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2019 Tarih 2018/815 Esas 2019/85 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,"İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 44,40-TL davalı 44,40-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245215 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi