Fatura konusu malın tesliminin mail yazışmalarıyla ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/821 E. 2021/901 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Fatura Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya (davacıya) aittir; bu ispat yazılı delille yapılmalıdır. Fatura ve irsaliyede teslim alan olarak imzası bulunan kişilerin davalı işyerinde SGK kaydının bulunmaması, tek başına teslimin ispatlanmadığı sonucunu doğurmaz; bu kişilerin davalıya ait mail adresini kullanarak dava konusu faturalarla ilgili yazıştığının tespit edilmesi, teslimin ispatı için yeterli kabul edilebilir. Teslim ispatlandığında ve alacak likit nitelikte olup davalının itirazı haksız bulunduğunda, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Dava dilekçesinde usulüne uygun harçlandırılmayan talep kalemleri (örn. işlemiş faiz) davanın kapsamı dışında kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Fatura/irsaliye konusu mal veya hizmetin tesliminin ispatı → kabul
İddia: Davacı vekili; faturaların davalı çalışanına elden imza karşılığı tebliğ edildiğini, davalı yetkilileriyle yapılan mail yazışmalarında faturalara ilişkin sorun bildirilmediğini, aksine değişiklik talep edildiğini, bu delillere rağmen mahkemenin faturanın tebliğ edilmediği gerekçesiyle davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davalı, faturalar konusu mal ve hizmetin verilmediğini savunduğundan, davacı bu iddiasını uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda dava konusu 8 adet faturanın tümünde teslim alan imzası bulunduğu gibi, mal satışına ilişkin faturalara dayalı düzenlenen irsaliyelerin tümünde de davalı çalışanı olduğu ileri sürülen kişilerin imzaları mevcuttur. Bu kişilerin SGK kayıtlarında davalı çalışanı olarak görünmemesi, tek başına teslimin ispatlanmadığı sonucuna götürmez; davacı tarafça sunulan mail yazışmalarında bu kişilerden birinin davalı şirkete ait mail adresini kullandığı ve yazışma içeriklerinin takip ve dava konusu faturalara ilişkin olduğu görülmüştür. Bu durumda dava konusu faturalar konusu mal ve hizmetin davalıya verildiği kanıtlanmış olup, bilirkişi raporuyla tespit edilen 9.823,08 TL alacak miktarı üzerinden davanın kabulü gerekirken reddedilmesi isabetsizdir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İşlemiş faiz talebinin usulüne uygun harçlandırılmaması → ret
Gerekçe: Dava dilekçesinde işlemiş faiz istemi usulen harçlandırılarak itirazın iptali talep edilmemiş olduğundan, davanın yalnızca asıl alacağa ilişkin olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatı talebi → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının hiçbir faturaya itiraz etmediğini, kötü niyetli olarak takibe geçtiğini belirterek %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Gerekçe: Dava konusu alacak faturaya dayalı olup likit niteliktedir ve davalı da itirazında haksız bulunmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura/irsaliyede imzası bulunan kişinin karşı tarafın SGK kayıtlarında çalışan olarak görünmemesinin, teslimi ispat açısından tek başına belirleyici olmadığı; mail yazışmalarındaki kurumsal mail adresi kullanımı ve yazışma içeriğinin teslimin ispatında delil olarak değerlendirilebileceği yönündeki tespit, benzer ispat sorunlarına ilişkin BAM içtihadı bakımından ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ fatura↗ irsaliye↗ icra inkar tazminatı↗ ticari satım↗ likit alacak↗ harçlandırma↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/821
KARAR NO 2021/901
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2018
NUMARASI 2017/341 Esas 2018/1239 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/06/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin 9.823,08- TL asıl alacak ve 5.975,14- TL faiz olmak üzere toplam 15.798,22 TL'nin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının hiçbir faturaya itiraz etmediğini, buna rağmen kötü niyetli olarak takibe ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile davacı şirket arasında mutabakata varılmış bir borç/alacak bakiyesi belirlenmeden davacı yanın faturalar keserek doğrudan icra takibi başlattığını, faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafça faturaların tebliğine, iddiaya konu ticari emtianın teslimine dair hiçbir delil sunulmadığını, iddia edilen alacağın likit ve muaccel olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,temerrüt ihtarı bulunmaksızın takip öncesi işlemiş faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 9.823,08 -TL alacaklı olduğu, her ne kadar davacı kayıtlarında alacak mevcut ise de, davacının dava konusu fatura içeriği hizmeti/ürünü verdiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği, davalı şirketin çalışanlarının SGK kayıtlarında faturanın teslimine ilişkin bir bilgi olmadığı, davacı vekili tarafından son duruşmada toplanacak başkaca da delil bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle, yemin delili hatırlatılmaksızın ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili;mahkemenin 30.01.2018 tarihli duruşmadaki ihtara rağmen delil sunmayan tarafın lehine karar verdiğini, ticari defterlerin ibrazının HMK'nın 222. maddesinde düzenlendiğini,faturaların davalı çalışanına elden imza karşılığı tebliğ edildiğini, davalının müvekkili şirkette yetkili olan şahıslarla işi yaparak akabinde mail yolu ile faturalar hakkında yazışmış olduğunu,...'nın imzalı fatura hakkında yazısının mevcut olduğunu, yine davalı çalışanlarından ... tarafından yazılan mailde faturada sorun olmadığının görüldüğünü, ... tarafından gönderilen mailde, fatura hakkında değişiklik talebi belirtildiğini, tüm bu deliller söz konusu iken, faturanın tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada; davalı faturalar konusu mal ve hizmetin verilmediğini, teslim edilmediğini savunmaktadır. Bu durumda faturalarda yazılı mal ve hizmetin davalıya verildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.
Somut olayda davacı alacağı toplam 8 adet faturaya dayalı olup, tüm faturalarda teslim alan imzası mevcut olduğu gibi, mal satışına ilişkin faturalara dayalı olarak düzenlenen irsaliyelerin tümünde de davalı çalışanı olarak ... ve ...'in imzaları bulunmaktadır. Fatura ve irsaliyelerde teslim alan imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olmadıkları ileri sürülmüş olup, getirtilen SGK kayıtlarında da bu kişilerin davalı çalışanı olarak kayıtları bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafça sunulan mail yazışmalarında ... tarafından davalı şirkete ait mail adresi kullanılmış olup, yazışma içerikleri de takip ve dava konusu faturalara ilişkindir. Bu durumda dava konusu faturalar konusu mal ve hizmetin davalıya verildiğinin kanıtlandığı sonucuna varılmıştır.
Bu doğrultuda bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının kanıtlanan alacak miktarı olan 9.823,08 TL üzerinden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetli değildir.Dava dilekçesinde işlemiş faiz istemi usulen harçlandırılarak itirazı iptali talep edilmemiş olduğundan ,davanın yalnızca asıl alacağa ilişkin olduğu kabul edilmiştir.Dava konusu alacak faturaya dayalı olup likit nitelikte ve davalı da itirazında haksız bulunmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmelidir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden başvurusunun kabulüne, hükümdeki hata /eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/341 Esas - 2018/1239 Karar sayılı 12/12/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, Takibin 9.823,08 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, Kabul edilen alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında 1.964,61- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
Alınması gereken 671,01-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 167,76-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 503,25-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 203,76-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından ödenen 123,50-TL tebligat ve posta gideri, 800-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 923,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 31,13-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/06/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/242902 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi