6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentenin poliçe düzenleme hatasında eksik sigorta hükmü uygulanamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/883 E. 2021/926 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Zorunlu deprem sigortasında, sigortalının müdahalesi ya da bildirimi bulunmaksızın acente/sigorta şirketi tarafından yenileme poliçesinde taşınmazın yüzölçümünün eksik yazılması halinde, sigortalıya taşınmazın gerçek alanı üzerinden ödenen ilave hasar bedeli acenteden eksik sigorta hükümleri çerçevesinde rücuen talep edilemez; çünkü bu ödeme yükümlülüğü taşınmazın gerçek yüzölçümünden kaynaklanmaktadır ve poliçe doğru düzenlenmiş olsaydı da aynı bedel ödenecekti. Acentenin hatalı poliçe düzenlemesinden kaynaklanan zarar, ancak eksik tahsil edilen prim farkı ve buna bağlı yargılama giderleriyle sınırlıdır.

Ele alınan sorunlar

Poliçede yüzölçümünün eksik yazılması nedeniyle davalı acentenin sorumluluğunun kapsamı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının düzenlettiği değerleme ve ekspertiz raporlarında taşınmazın alanının 135 m2/110 m2 olarak tespit edildiği halde ikinci poliçede 100 m2 yazıldığını, TTK 1439/2 ve 1445/5. maddeleri gereğince poliçeyi düzenleyen davalının eksik sigorta hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini ve müvekkiline 17.943-TL ödemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini (yani lehine tam kabulü) talep etmiştir.

Gerekçe: Taşınmaz için düzenlenen değerleme raporunda alan brüt 135 m2 olarak tespit edilmiş, ilk poliçe bu alan üzerinden düzenlenmişken, yenileme poliçesinde alan 100 m2 olarak yazılmıştır. Sigortalının poliçenin yenilenmesi sırasında yüzölçümün eksik belirlenmesinde herhangi bir müdahalesi veya bildirimi bulunmadığından, sigortalı olmayıp acente olarak hareket eden davalının da beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden söz edilemez. Davacı aleyhine ilave tazminata hükmedilmesinin sebebi davalının hatalı poliçe düzenlemesi değil, taşınmazın gerçekte 135 metrekare alanda bulunmasıdır; poliçe doğru düzenlenmiş olsaydı da taşınmazın gerçek yüzölçümüne göre hesaplanan sigorta bedeli üzerinden davacı aynı tazminatı ödemekle yükümlü olacaktı. Poliçenin yanlış düzenlenmesi nedeniyle davacının zararı ancak hakem yargı gideri ve eksik ödenen prim tutarından ibarettir. Acentenin maddi hatası, eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasını gerektirmez; taşınmazın gerçek alanı üzerinden ödenen ilave hasar bedelinin davalıdan talep edilmesi mümkün değildir. Davacının davalının hatalı işlemi sonucunda uğradığı zarar, eksik tahsil edilen prim bedeli ile yargı giderinden ibaret olup bu tutara ilk derece mahkemesince hükmedilmiş olması isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zorunlu deprem sigortasında poliçedeki yüzölçümü hatasından kaynaklanan ilave tazminat ödemesinin, sigortalının bu hataya müdahalesi bulunmadığı hallerde acenteden eksik sigorta hükümlerine göre rücuen talep edilemeyeceği, acentenin sorumluluğunun ancak eksik tahsil edilen prim farkıyla sınırlı olduğu yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu deprem sigortası eksik sigorta rücu beyan yükümlülüğü acente sorumluluğu sigorta tahkim komisyonu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 109

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/883

KARAR NO 2021/926

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/10/2018

NUMARASI 2016/1129 Esas-2018/1030 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/06/2021

Davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı sigortalıya ait taşınmazın davalının acentesi tarafından düzenlenen ... numaralı zorunlu deprem sigortası poliçesiyle 55.000-TL sigorta bedeli üzerinden sigortalandığını, 23.10.2011 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda %2 muafiyet indirimi sonucunda müvekkili tarafından sigortalıya 53.900-TL sigorta bedeli ödendiğini, sigortalının önceki poliçede taşınmaz yüzölçümünün 135 metrekare olduğu iddiasıyla fark tazminat talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, Tahkim Komisyonu kararı doğrultusunda müvekkili tarafından sigortalıya 19.095-TL daha ödendiğini, davalının düzenlediği ilk poliçede alan 135 metrekare iken ikinci poliçenin 100 metrekare üzerinden düzenlendiğini, müvekkili tarafından sigortalıya fazladan sigorta bedeli ödenmesinden davalının sorumlu olduğunu belirterek, 19.095-TL'nin ödeme tarihi olan 05/09/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, zorunlu deprem sigortasında primin sigortalının beyanı doğrultusunda hesaplandığını, sigortalının eşi tarafından imzalanan rıza beyanında taşınmazın yüzölçümünün 100 metrekare olarak bildirildiğini, sigortalının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dava konusu bedelin bu hata olmasaydı da davacı tarafından ödeneceğini, davacının tek zararının eksik hesaplanan prim farkı olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının dava dışı sigortalıdan eksik prim tahsil ettiği, bu nedenle kusurunun olduğu ve TTK'nın 109. maddesi uyarınca eksik tahsil ettiği prim borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 33,34 TL eksik prim bedeli ve 230-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 263,64 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili;davalının düzenlettiği 16.12.2009 tarihli değerleme raporunda taşınmazın brüt alanının 135 metrekare olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporunda da taşınmaz alanının net 110 metrekare olarak tespit edildiğini, birinci poliçede bu bilgi yer almasına rağmen ikinci poliçede 100 metrekare yazıldığını,verilen kredi ile birlikte primin tahsil edildiğini, dönem sonunda da yine banka tarafından poliçenin yenilendiğini, TTK'nın 1439/2 ve 1445/5. maddeleri gereğince poliçeyi düzenleyen, sigorta ettiren bankanın eksik sigorta hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini,davalının müvekkiline 17.943-TL ödemesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı tarafından üçüncü kişi sigortalıya ait taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen zorunlu deprem sigortası poliçesinde taşınmazın alanının eksik gösterilmesi sonucunda davacı tarafından sigortalıya ödenen ilave sigorta bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; taşınmaz için düzenlenen değerleme raporu ile taşınmazın brüt 135 m-2 tespit edildiği, 17.12.2009 tarihli zorunlu deprem sigortası poliçesiyle brüt 135 metrekare üzerinden 74.250-TL bedel ile sigortalandığı,ikinci kez düzenlenen 02.12.2010 tarihli poliçede taşınmazın 100 metrekare ve sigorta bedelinin ise 55.000-TL olarak yazıldığı,deprem sonrası düzenlenen ekspertizde taşınmazın 110 m2 olduğu tespit edilerek %2 muafiyet indirimi sonucunda sigortalıya 53.900-TL sigorta bedeli ödendiği, taşınmazın gerçekte 135 metrekare olduğu iddiasıyla Sigorta Tahkime başvurusu sonucunda hakem kararı ile davacının sigortalıya ilave 18.865-TL ilave sigorta bedeli ve 230-TL tahkim masrafı ödemeye mahkum edildiği, bu tutarın 19.095-TL olarak davacıya 09.05.2014 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda da açıklandığı üzere; taşınmazı kredilendiren banka şubesinin yaptırdığı değerleme raporuyla taşınmaz alanının brüt 135 m2 olduğu belirlenerek ilk poliçenin de bu alan üzerinden düzenlenmiş ertesi yıl düzenlenen yenileme poliçesinde alanın 100 metrekare olarak yazılması sonucunda, Sigorta Tahkim Komisyonu kararıyla davacı, sigortalıya taşınmazın gerçek alanı üzerinden ilave ödeme yapmıştır. Sigortalının poliçenin yenilenmesi sırasında yüzölçümün eksik belirlenmesinde herhangi bir müdahalesi, bildirimi yoktur. Bu nedenle sigortalı olmayıp zorunlu deprem sigortası kapsamında davacının acentesi olarak hareket eden davalının da beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden söz edilemez.

Davacı aleyhine ilave tazminata hükmedilmesinin sebebi davalının hatalı poliçe düzenlemesi değil ,taşınmazın gerçekte 135 metrekare alanda bulunması nedeniyledir.Poliçe doğru düzenlenmiş olsaydı taşınmazın yüzölçümüne göre hesaplanan sigorta bedeli üzerinden davacı tazminat ödemekle yükümlü tutulacaktırPoliçenin yanlış düzenlenmesi nedeniyle davacının zararı ancak hakem yargı gideri ve eksik ödenen prim tutarıdır.Davacının acentesi sıfatıyla hareket eden davalının maddi hatasının eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasını gerektirmez.Taşınmazın gerçek alanı üzerinden ödenen ilave hasar bedelinin davalıdan talep edilmesi mümkün değildir. Ancak davacı, davalının hatalı işlemi sonucunda 33,34 TL eksik tahsil edilen prim bedeli ve 230-TL yargı gideri olmak üzere toplam 263,34- TL zarara uğradığı ,bu miktara da hükmedildiğinden davacının fazla isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/242871 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.