İpotek fekki davasında dava tarihindeki haklılık esasına göre yargılama gideri
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/256 E. 2020/834 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti İstinafı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İpotekle teminat altına alınan alacağın dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle ipoteğin fekkine karar verilen davalarda, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluk dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenir; dava tarihinde alacaklı/davalı haklı olduğundan, sonradan ödeme yapılmış olsa da bu giderlerden davacı sorumlu tutulur, davalı ise bu giderlerden sorumlu olmaz.
Ele alınan sorunlar
İpotek fekki davasında yargılama gideri ve vekalet ücretinin kime yükletileceği → ret
İddia: Davacılar vekili, davalının bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen ipotekleri kaldırmamakta haksız ve kusurlu olduğunu, bu nedenle davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, nispi harcın davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava, dava tarihindeki hukuki duruma göre sonuçlandırılır; ancak ipotekle teminat altına alınan alacağın dava açıldıktan sonra davacı tarafından ödenmesi halinde, usul ekonomisi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu durumda davalı, dava tarihi itibariyle haklı olduğundan karar harcı ile davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaz; davacı ise karar harcı ile davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olur ve ipoteğin fekkine karar verilir. Somut olayda borç yargılama sırasında ödendiğinden davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir; dava tarihi itibariyle haklılık durumu gözetildiğinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İpotekle teminat altına alınan borcun dava açıldıktan sonra ödenmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti sorumluluğunun dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği yönünde, Yargıtay 19. HD kararına da atıfla oluşturulmuş bir değerlendirme içermektedir; bu husustaki BAM tespiti bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ usul ekonomisi↗ dava tarihindeki haklılık↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ nispi harç↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/256
KARAR NO 2020/834
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2018
NUMARASI 2014/345 Esas - 2018/1035 Karar
BİRLEŞEN DOSYA Bakırköy 4.ATM'nin 2011/461 E-2012/595 K-sayılı dosyası
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVA
İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/09/2020
İlk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin gerçek kişiler olup İstanbul İli Esenyurt İlçesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, diğer davacı şirket olan ... Ltd. Şti.'nin ise söz konusu taşınmazı üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticisi olduğunu, gerçek kişilerin maliki olduğu ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine 22/12/2000 tarihli, 800.000-TL bedelli limit ipoteği, ... ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine 05/04/2020 tarihli, 200.000-TL bedelli limit ipoteği konulduğu ve 10/08/2009 tanzim tarihli 100.000-TL bedelli teminat mektubu verildiğini, bayilik sözleşmesi ve buna bağlı tüm ek sözleşmelerin 18/09/2010 tarihinde son bulduğu,ancak ipoteklerin fekkedilmediğini, Büyükçekmece ...
Noterliğinin 20/10/2010 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtar ettiklerini, davalının ipotekleri kaldırmadığını ve alacak iddiasında bulunmadığını, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine 05/04/2002 tarih ve ... yevmiye saylı davalı lehine konulan 200.000-TL bedelli ipoteğe konu bir borç bulunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılmasını,borç bulunması halinde depo kararı verilerek ipoteğin kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafın ipoteğe konu borcun tamamını ödemediğini, alacağın mevcudiyetiyle ilgili İstanbul 11.ATM 2011/21 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, borcun tamamının ödenmemesi durumunda ipoteğin kaldırılamayacağını, davacı ... şirketinin taşınmaz maliki olmadığından ipoteğin terkini talebinde bulunamayacağını, davacı ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davacının sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle davacı hakkında açılan davanın derdest olduğunu, ipoteğin terkin edilebilmesi için alacağın tamamen ödenmesi gerektiğini, oysa davacılardan ... Şirketinin müvekkiline borcu olması nedeniyle ipoteğin kaldırılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteğe konu alacağın tamamının dava açıldıktan sonra davacılar tarafından İstanbul 11.ATM 2015/21 esas 2016/175 karar sayılı ilamı kapsamında ödendiği, ipotek borcunun tamamının ödenmiş olması nedeniyle dava konusu İstanbul ili Esenyurt ilçesi ... köyünde kain ... ada ... nolu parsel üzerinde bulunan ... Anonim Şirketi lehine tesis edilen 22/10/2000 tarih ... yevmiye numaralı ipoteğin fekkine, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği değerlendirilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına yargı giderine hükmedilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; davalının bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen dava konusu ipotekleri kaldırmamakta haksız ve kusurlu olup davanın açılmasına neden olduğunu, kararda hem asıl hem birleşen davada ipotek bedeli üzerinden hesaplanan nisbi harcın müvekkilinden alınmasına karar verildiğini ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, asıl ve birleşen davada yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın sadece yargılama giderlerine ilişkin 2,3,6 ve 7 nolu paragrafların kaldırılmasını, yargılama giderleri yönünden yeniden karar verilmesini ve müvekkil davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, nisbi harcın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde bekletici mesele yapılan İstanbul 11.ATM 2015/21 esas 2016/175 karar sayılı ilamı kapsamında belirlenen borç tutarının ödenmesi nedeniyle ipoteklerin fekkine karar verilmiş, davalı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargı giderlerini davacılar üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş,ipoteğin fekkine ilişkin hüküm esas bakımından taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Somut olaya emsal olan Yargıtay 19 HD nin 2018/2119 esas,2019/4616 esas sayılı ve 3/10/2019 tarihli ilamında "Elbette genel olarak dava, dava tarihindeki hukuki duruma göre sonuçlandırılır. Ancak somut olayda usul ekonomisi de gözetilerek ipotekle teminat altına alınan davalı alacağının davacı tarafından mahkemenin göstereceği bir mercie veya mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde davanın kabul edilmesi gerekir.Yargıtay uygulamaları da bu şekildedir.
Davalı, dava tarihi itibariyle haklı olduğu için karar harcı ile davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu olmaz iken, davacı ise karar harcı ile davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacak ve ipoteğin de fekkine karar verilecektir."denilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda verilen hüküm ile her iki ipotek şerhi bakımından davanın kabulüne ,borç yargılama sırasında ödendiğinden davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle;dava tarihi itibariyle haklılık durumu gözetildiğinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMKnun 353(1)b-1 gereği ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 108.80-TL (54,40x2=108,80) den yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının mahsubuna,bakiye 72,90-TL harcın davacılardan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/240032 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi