6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Senet metninde sonradan yapılan tahrifatın mutlak def'i olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/174 E. 2021/247 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Senet metninde bulunan rakam veya yazı ibaresinin bilirkişi incelemesiyle sonradan eklendiğinin tespit edilmesi ve bu eklemenin borçlu tarafından ayrıca imzalanmamış olması halinde, bu husus HMK 207 gereği senedin o kısmına ilişkin hükümsüzlük sonucu doğurur; senet metninde tahrifat iddiası, keşideci imzası ikrar edilmiş olsa da, her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak bir def'idir ve mahkemece bu iddia değerlendirilerek karar oluşturulması hukuka uygundur. Menfi tespit talebinin tümüyle kabul edildiği bir davada, reddedilen bir kısım bulunmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemez.

Ele alınan sorunlar

İstinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı (ek karara itiraz) → kabul

İddia: Davalı vekili, istinaf dilekçesinin 30/08/2018 tarihinde sisteme gönderildiğini ve aynı gün gider avansının yatırıldığını, dilekçenin sisteme işlendiği tarihin esas alınması gerektiğini, onaylanma tarihinin 17/09/2018 olmasının başvuru tarihini geciktirmeyeceğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Gerekçeli karar davalı vekiline 19/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinin 30/08/2018 tarihinde verildiği, sisteme aynı gün işlendiği ve aynı gün istinaf harcının yatırıldığı anlaşılmıştır. HMK 104(1) gereğince başvuru süresinde yapılmış olduğundan, istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Senet metnindeki rakam ve yazı ibaresinin sonradan eklenmesi (tahrifat) iddiasının senede etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, davacıların senedi kendilerinin düzenlediğini ikrar ettiklerini, bilirkişi raporunda tespit edilen eklentinin senet kişilik kazandıktan önce mi sonra mı yapıldığının ortaya konulamadığını, tahrifat iddiasının doğrulanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu ve üçlü heyet raporlarında, senetteki miktar kısmının baş tarafında bulunan '1' rakamı ile 'on' yazısının konum, fulaj izi ve kalem ucu kalibresi bakımından sonradan ilave edildiği tespit edilmiştir. Senedin kurucu unsuru olan keşideci imzası ikrar edilmiş olmakla birlikte, senet metni üzerindeki bu ilavelerin sonradan yapıldığı bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. HMK 207. madde hükmünce senet üzerinde sonradan yapılan değişikliklerin borçlu tarafından imzalanması gerekir; somut olayda bu değişiklik davacılar tarafından imzalanmamıştır. Gerek doktrinde gerekse uygulamada, imzanın sahte olması ve senet metninde tahrifat yapılmış olması gibi defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğindedir (Yargıtay HGK'nun 04.03.2015 gün ve 2013/19-1746 esas, 2015/896 karar sayılı ilamı). Bu nedenle borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde tahrifat iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia değerlendirilerek karar oluşturulması hukuka uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, davalının kötüniyeti bulunmadığını ileri sürerek % 20 tazminatla mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Gerekçe: İİK 72/5 maddesi hükmü gereği, davalı lehdarın takip yapmakta haksız olduğu gibi senet metnini bilebilecek durumda olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile birlikte davalının kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olup olmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, davacıların dava dilekçesinde 2.500-TL'lik vekalet ücreti sözleşmesinden kaynaklanan talebinin de bulunduğunu, bu talebin reddedilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davanın 10.000-TL'ye ilişkin menfi tespit istemine ilişkin olduğu ve istemin tümüyle kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde 2.500-TL vekalet ücreti talep edilmekte ise de, vekalet ücreti yargı giderine ilişkin olup dava değeri içinde ayrı bir talep olarak kabul edilemez. Davada reddolunan bir kısım bulunmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Senet metninde sonradan yapılan (imzalanmamış) değişikliklerin HMK 207 uyarınca senedin o kısmı için hükümsüzlük doğurduğu ve bu tahrifat iddiasının her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak bir def'i olduğu yönündeki değerlendirme, benzer senet tahrifatı uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir; ayrıca istinaf başvuru süresinin sisteme giriş/harç yatırma tarihine göre hesaplanmasına ilişkin tespit de usuli emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit bono/senet mutlak def'i senette tahrifat kötü niyet tazminatı İİK 72/5 HMK 207 istinaf başvuru süresi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 104(1)HMK 207 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/174

KARAR NO 2021/247

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/06/2018 (Karar) - 27/11/2018 (Ek Karar)

NUMARASI 2015/209 Esas 2018/423 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/02/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın ve istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı ...'ın emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile taşınmaz satışı için aracılık ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafından davacının müşterisi mülk sahibine kapora olarak ödeme yapıldığını ancak daha sonra davalının taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini,kaporanın iadesinin istendiğini, davacı ...'ın borçlu diğer davacı eşinin kefil olduğu 2 adet bonoyu davalıya verildiğini, davalının bu senetlere dayalı Bakırköy ...İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, davalının senet üzerindeki tediye tarihi ve 6.400-TL rakam ibaresinin başına (1) yazı hanesinin başına da on eklenmek sureti ile tahsil cihetine gittiğini, kabul edilen miktar dışındaki 10.000-TL yönünden borçlu olmadığının tesbiti ile davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; takibe konu senetlerin ifa uğruna tanzim edilerek verildiğini, kambiyo senetlerindeki tüm unsurların mevcut olduğunu, davacıların imzaya itirazları bulunmadığını, iddialarının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacıların % 20 tazminat ile mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ

Mahkemece bilirkişi ve Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar esas alınmak sureti ile davacıların takibe konu senetten dolayı 10.000-TL'lik kısmından borçlu olmadıklarının tespiti ile,% 20'si oranında kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

EK KARAR

Mahkemece 27/11/2018 tarihli ek karar ile; kararın davalı vekiline 19/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 17/09/2018 tarihinde yaptığı başvurunun süresinde bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacıların dava dilekçesi ile talepleri 10.000-TL borçlu olmadığının tespiti, kötüniyet tazminatı ve davacıların avukatları ile imzaladıkları ücret sözleşmesinden kaynaklanan 2.500-TL lik talebi bulunduğunu ve davacıların diğer taleplerinin reddedilmiş olması nedeni ile davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olmadığını,ayrıca davalının kötüniyeti olmamasına rağmen % 20 tazminatla mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların senedi kendileri tarafından düzenlediklerinin ikrar ile sabit olduğunu, alınan bilirkişi raporunda senet metnine 1 ve yazı ile on ibaresinin sonradan eklendiği ifade edilmekle, bu eklentinin senet kişilik kazandıktan sonra mı önce mi yapıldığının ortaya konulamadığını, tahrifat iddiasının doğrulanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde; istinaf başvurusunun 30/08/2018 tarihinde yapılarak aynı gün gider avansı yatırıldığını, dilekçenin sisteme gönderildiği tarihin 30/08/2018 olup,süresinde olduğunu onaylandığı tarihin 17/09/2018 olarak gözüktüğünü, bu nedenlerle ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı vekiline, gerekçeli kararın 19.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği,davalı vekili tarafından 30.08.2018 tarihinde istinaf dilekçesi verildiği, sisteme işlendiği ve aynı gün istinaf harcı yatırmış olduğu anlaşıldığından HMK 104(1)gereğince başvuru süresinde olduğundan istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda, Mahkemece alınan 14.12.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu ve 04.03.2016 tarihli 3 lü heyetten alınan raporda miktar rakamındaki raporunda senetteki miktar kısmının baş tarafında bulunan "1" ve "on" yazısının konum, fulaj izi ve kalem ucu kalibresi bakımından sonradan ilave edildiğine dair rapor düzenlenmiştir. Senedin kurucu unsuru olan keşideci imzası ikrar edilmiş olmakla birlikte , senet metni üzerindeki rakamla (1) ve yazı ile (on)ibaresinin sonradan eklendiği alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.Senedin üzerinde sonradan yapılan değişikliklerin de HMK 207.madde hükmünce borçlu tarafından imza edilmesi gerekmektedir.Senet üzerindeki değişiklik davacılar tarafından imzalanmamıştır.

Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia değerlendirilerek karar oluşturulması hukuka uygundur. ( Yargıtay HGK nun 04.03.2015 gün ve 2013/19-1746 esas, 2015/896 karar sayılı ilamı). İİK 72/5 maddesi hükmü gereği davalı lehdarın, takip yapmakta haksız olduğu gibi senet metnini bilebilecek durumda olduğundan davanın kabulü ile birlikte davalının kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesinde hukuka aykırılık yoktur.

Davanın 10.000- TL ye ilişkin menfi tesbit istemine ilişkin olduğu ,istemin tümüyle kabulüne karar verildiği , dava dilekçesinde 2.500-TL vekalet ücreti talep edilmekte ise de vekalet ücreti yargı giderine ilişkin olup dava değeri içinde kabul edilemez.Davada red olunan bir kısım bulunmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemez. Anlatılanlara göre davalı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 683,10- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 206,68- TL harcın mahsubu ile bakiye 476,42-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,davacının 50,90-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239567 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.