Karşılıksız kalan çekin temel ilişkiye dayalı olarak talep edilmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/253 E. 2021/252 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari ilişki nedeniyle borçlu tarafından alacaklıya verilen çekin, keşidecisinin veya cirantalardan birinin el konulan/bankası kapatılan bir kuruluş olması nedeniyle ibraz edilip tahsil edilememesi halinde, müracaat borçlularının kambiyo sorumluluğu sona ermiş olsa da, çekin taraflar arasındaki asıl ticari ilişki (temel borç ilişkisi) nedeniyle verildiği sabit olduğundan alacaklı bu asıl ilişkiye dayanarak borçludan alacağını talep edebilir.
Ele alınan sorunlar
Çekin tahsil edilememesi halinde asıl (temel) ilişkiye dayalı dava açılabilmesi → ret
İddia: Davalı, çekin keşidecisi ve önceki cirantaların FETÖ ile iltisaklı olması nedeniyle el konulduğunu, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereği alacaklının 60 gün içinde ilgili idareye başvurması gerektiğini, bu prosedür yerine getirilmediğinden tahsil edilemeyen alacaktan kendisinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Çekin keşidecisi olan dava dışı şirketin el konulan şirketlerden olması ve muhatap bankanın kapatılması nedeniyle çek ibraz edilememiştir; bu durumda müracaat borçlularının çekten kaynaklanan kambiyo sorumluluğu ortadan kalkmış olsa da, çekin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacıya verildiği sabit olduğundan, davacının asıl ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunması mümkündür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı defter ve belgelerinin bilirkişi tarafından incelenmediği iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkili şirketin defter ve belgelerinin CD içerisinde ibraz edilmesine rağmen bilirkişi tarafından incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağın varlığı ve miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, bankası kapatılan/el konulan şirketlere ait çeklerin ibraz ve tahsilinin imkansız hale gelmesi durumunda, çekten kaynaklanan kambiyo sorumluluğu sona ermiş olsa bile, çekin verildiği asıl ticari ilişkiye dayanılarak alacağın talep edilebileceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme yapılmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek↗ kambiyo sorumluluğu↗ temel/asıl ilişki↗ itirazın iptali↗ cari hesap↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/253
KARAR NO 2021/252
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/03/2018
NUMARASI 2017/416 Esas 2018/335 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/02/2021
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ambalaj malzemelerinin üretim ve satışıyla iştigal ettiğini, bu kapsamda davalıya sattığı mal bedellerinden bir kısmını davalıdan tahsil ettiğini, ancak davalıya son olarak kesilen 03.06.2016 tarih ... nolu 9.551.63 -TL ve 03.06.2016 tarih ... nolu 1.822.33- TL tutarlı iki adet faturadan bakiye kalan 10.892.23- TL nin ödenmediğini, davalının müvekkiline 10.892.23-TL tutarlı borcuna mahsuben 10.000-TL bedelli müşteri çekini verdiğini, ancak bu çekteki keşideci ve borçludan önceki ciranta şirketlere FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle el konulduğunu ve çekin günü gelmeden çek hesabının olduğu ... kapatıldığını, çekin gününde arkasına karşılıksız şerhi yazdıracak bir kurum bulunmadığını, çekin tahsil imkanının kalmadığını, bakiye alacağın tahsili için Anadolu ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek, 10.000- TL alacak üzerinden itirazın iptaline ve davalının % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelendiğinde davacıya 892.23- TL borcunun olduğunun görüleceğini, bu tutarın da .... İcra Müdürlüğü'nün hesabına ödendiğini, davacının çekin hazineye kaydını yaptırmayarak çekin tahsil kabiliyetini bizzat kendisinin sona erdirdiğini beyanla davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının takipteki alacağını cari hesaptan kaynaklanan bakiyeye dayandırdığı, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre 2015 yılından bakiye 6.010,07- TL alacağının 2016 yılına devrolduğu, 2016 yılında toplam 53.201,31 TL tutarlı fatura düzenlendiği, davalıdan 58.319,57 TL tahsilat yaptığı bakiye alacağının 892,23 TL kaldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ödemeleri arasında bulunan 10.000-TL'lik çekin keşidecisi ve önceki ciranta şirketleri Fetö örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesi ile şirkete el konulması, hesabın bulunduğu ... kapatılması, çekin tahsilinin imkansız olması, bunun da davacının kusurundan kaynaklandığı iddiasında toplandığı, çekin davacı ticari defterlerinde 01/06/2016 tarihinde davalı ödemesi olarak kayda geçtiği, çek ödenmediğinden davalının davacıya 10.000-TL bakiye borcunun bulunduğu, davalının ödeme iddiasının olmadığı, takibe haksız itiraz ettiği gerekçesiyle , itirazın asıl alacak yönünden iptaline, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili;
17. 08.2016 tarihli resmi gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın "Devir işlemlerine ilişkin işlemler" başlıklı 5. maddesindeki kapatılan kurumların borçlarının ödenmesinden Maliye Bakanlığı'nın sorumlu olduğu ve KHK'nin yayım tarihinden itibaren 60 gün içerisinde alacaklıların ilgili idareye müracaat etmeleri gerektiğinin bildirildiğini, davacı alacaklının bu prosedürü yerine getirmediğini, tahsil imkanı kalmayan alacağı için müvekkilini sorumlu tuttuğunu, müvekkili şirketin defter ve belgelerinin CD içerisinde ibrazına rağmen bilirkişi tarafından incelenmediğini, mahkemece KHK'nın dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Ticari satım nedeniyle taraflar arasında davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan 10.829,23- TL alacağı bulunduğu, bu alacağa karşılık davalı tarafından davacıya ... Edirne Şubesi, ... nolu, 10.000 -TL bedelli 31/11/2016 tarihli müşteri çekini verdiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çekin keşidecisi olan dava dışı şirketin el konulan şirketlerden olması ve muhatap bankanın kapatılması nedeniyle davacı çeki tahsil edememiş, bu nedenle davalıdan asıl ilişkiden kaynaklanan 10.000-TL alacağı bulunduğu iddiası ile icra takibi başlatmıştır.Bahse konu çekin incelenmesinde, davalının davacıdan önceki ciranta olduğu, çekin davacı tarafından başka bir şirkete ciro edildiği, sonrasında ise ciro işleminin iptal edildiği, çek üzerinde ibraz edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı, çekin tahsili için KHK gereği ilgili mercilere başvuruda bulunulması yolu açıkken kendilerine sorumluluk yüklenilemeyeceğini ileri sürmüştür. Fakat, çek ibraz edilmediğinden müracaat borçlularının çekten kaynaklanan kambiyo sorumluluğu ortadan kalkmış ise de,çekin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacıya verildiği sabit olduğuna göre davacının asıl ilişkiye dayalı olarak açtığı bu dava ile davalıdan alacak talebinde bulunması mümkündür. Davalı CD içerisinde ticari defterleri ibraz etmelerine rağmen bilirkişi tarafından incelenmediğini ileri sürmüş ise de, alacağın varlığı ve miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Ticari ilişki nedeniyle verilen ancak bedeli ödenmeyen çek nedeniyle temel ilişkiye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 170,78-TL nin mahsubu ile bakiye 512,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacının 18,10-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/02/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239547 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi