6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devir bedeli alacağında ödeme iddiasının ispatı ve yemin

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/20 E. 2021/47 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Hisse devir sözleşmesine dayalı bedel alacağında, borçlunun ödemenin dava dışı bir üçüncü şirket üzerinden yapıldığı iddiası, taraflar arasındaki sözleşmede bu yönde açık bir hüküm bulunmadıkça yazılı delille kanıtlanmış sayılmaz. Ödeme iddiasını ispat yükü üzerinde bulunan tarafın teklif ettiği yemine ilişkin oturuma katılmama halinde, usulüne uygun belgelendirilen bir mazeretin varlığı ve yeminin sonraki oturumda eda edilmesi durumunda, yemin konusu hususların ikrar edilmiş sayılması gerekmez. Sözleşmeye dayalı ve belirlenebilir nitelikteki alacaklarda, itirazın haksız bulunması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

Devir bedelinin dava dışı şirketler arası ödeme ile karşılandığı iddiası → ret

İddia: Davalı, mahkemece yalnızca devir bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşme içeriğinin dikkate alınmadığını, devir bedelinin dava dışı şirketler arasında imzalanan çözüm ortaklığı sözleşmesi kapsamında yapılan 40.000-TL'lik ödeme ile karşılandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki 10.10.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince davacıya ait hissenin 20.000-TL karşılığında davalıya satıldığı ve devrin gerçekleştirildiği sabittir. Davalının, bu bedelin, davacının ortağı olduğu şirket ile dava dışı bir şirket arasında imzalanan çözüm ortaklığı sözleşmesi kapsamında yapılan 40.000-TL'lik geri ödemesiz ödeme ile karşılandığı iddiası, söz konusu sözleşmede bu ödemenin hisse devir bedeli olarak yapıldığına dair bir hüküm bulunmadığından yazılı delille kanıtlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yemin oturumuna katılmama mazeretinin geçerliliği ve yeminin eda edilmiş sayılması → ret

İddia: Davalı, davetiye tebliğ tarihinde Türkiye'de bulunan davacının eşinin Amerika'daki doğumunu mazeret göstererek duruşmaya katılmayıp yemin etmekten kaçındığını, bu nedenle yemin konusu hususları ikrar etmiş sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ödeme iddiasını ispat yükü üzerinde bulunan davalı, davacıya yemin teklif etmiş ve yemin davacı tarafından usulüne uygun olarak eda edilmiştir. Yemin oturumunda hazır bulunmayan davacının ileri sürdüğü çocuğunun Amerika'daki doğumu mazereti, yurtdışı çıkış kayıtları ve doğum belgesiyle usulüne uygun olarak belgelenmiş, davacı bir sonraki oturumda yeminini eda etmiştir. Bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret

İddia: Davalı, alacağın likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takip konusu alacak hisse devir sözleşmesine dayalı olmakla belirlenebilir (likit) niteliktedir ve davalının itirazında haksız olduğu gerçeği karşısında, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ödeme iddiasının farklı tüzel kişilikler arası bir işlem üzerinden ispatlanmaya çalışılması ile yemin oturumuna mazeretle katılmama halinde yeminin geçerliliğine ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hisse devir sözleşmesi ispat yükü yemin teklifi yeminin eda edilmesi mazeret likit alacak icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/20

KARAR NO 2021/47

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/10/2018

NUMARASI 2017/60 Esas - 2018/1060 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/01/2021

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı borçlu arasında 10.10.2014 tarihinde anonim şirket hisse alım satım sözleşmesi imzalandığını ve müvekkili tarafından davalıya hisse devrinin gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca hisse devrinin sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle gerçekleştirildiğini, taraflar arasında kararlaştırılan 20.000-TL tutarındaki bedelin ise müvekkiline en son 15.12.2014 tarihinde ödeneceğini, ancak devir bedelinin ödenmediğini, bu alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının talep ettiği hisse devir bedelinin ... A.Ş. unvanlı şirket hisselerine ilişkin olup şirketin nevi değişikliği yapmadan önce davacının bu şirkette pazarlama sorumlusu olarak sigortalı çalışmaya başladığını, davacıya teşvik anlamında hisse devir sözleşmesi gereğince şirketin 300-TL'lik hissesinin bedelsiz devredildiğini, 05.12.2013 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket sermayesinin 275.000-TL'ye çıkarıldığını, bu artırım ile davacının sermayesinin 8.250-TL'ye çıktığını, ancak bu artışın da müvekkili tarafından davacı adına ödendiğini, davacının ortaklıktan ve sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldığını, aynı tarihte ... firması ile davacının ortağı ve yöneticisi olduğu ...

arasında 10.10.2014 tarihli çözüm ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 4. maddesi gereğince ... tarafından ...

20. 000-TL'si avans, 40.000-TL'si ise geri ödemesiz olmak üzere 60.000-TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, 40.000-TL'nin davacı ile aynı durumda olan Veli Kerem Bıyık'ın hisse devir bedeli karşılığı olduğunu, dolayısıyla davacının hisse devir bedelinin bu şekilde ödendiğini belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında imzalanan 10.10.2014 tarihli anonim şirket hisse alım satım sözleşmesi ile davacı tarafından davalıya şirketteki hissesinin devredildiği, davalı tarafından, devir bedelinin davacının ortağı bulunduğu ... ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşme kapsamında geri ödemesiz olarak verilen 40.000 TL ile ödendiği iddia edilmiş ise de;taraflar arasında bu duruma ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava dışı şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip oldukları, dava dışı ... davacının hisse devrinden kaynaklanan 20.000-TL tutarındaki alacağını bu şirkete temlik ettiğine dair delil bulunmadığı, ödemeyi yapan ve alan dava dışı 2 şirketin farklı tüzel kişiliklere sahip olması sebebiyle davalının ödemeyi kanıtlayamadığı, davalı tarafından teklif edilen yeminin de davacı tarafından eda edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; mahkemece yalnızca devir bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırıldığı taraflar arasındaki sözleşme içeriğinin dikkate alınmadığını, davacının yemin için davet edildiği duruşmaya katılmadığını, davetiye tebliğ tarihinde Türkiye'de bulunan davacının eşinin Amerika'daki doğumu nedeniyle duruşmaya katılmayarak yemin etmekten kaçındığını, bu nedenle davacının yemin konusu hususları ikrar etmiş sayılması gerektiğini, ayrıca alacak likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; ... firmasının ortakları bulunan taraflar arasında düzenlenen 10.10.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince davacıya ait 825 adet 8.250-TL bedelli hissenin 20.000-TL karşılığında davacı tarafından davalıya satışının,bedelinin ise en geç 15.12.2014 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, devrin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. ... şirketi ile davacının ortak ve yöneticisi olduğu ... arasında imzalanan 10.10.2014 tarihli çözüm ortaklığı sözleşmesinin 4. maddesi gereğince ... tarafından ...

20. 000-TL'si avans, 40.000-TL'si ise geri ödemesiz olmak üzere 60.000-TL ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Bu ödemenin yapılan sözleşme kapsamında şirketler arası yapıldığı ,hisse devir bedeli olarak ödendiği hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. Bu suretle davalının ödeme iddiası yazılı delillerle kanıtlanamamıştır. Ödeme iddiasını ispat yükü üzerinde bulunan davalı, davacıya yemin teklif etmiş, yemin davacı tarafından usulüne uygun olarak eda edilmiştir. Yemin oturumunda hazır bulunmayan davacı tarafından çocuğunun Amerika'daki doğumu mazeret olarak sunulmuş, davacıya ait yurtdışı çıkış kayıtları ve doğum belgesiyle de mazeret usulüne uygun olarak belgelenmiş, davacı bir sonraki oturumda ise yemini eda etmiştir.

Bu nedenle davalının ileri sürdüğü bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan takip konusu alacak hisse devir sözleşmesine dayalı olmakla belirlenebilir (likit) nitelikte olup, davalının itirazında haksız olduğu gerçeği karşısında, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalıdan alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 341,55- TLnin mahsubu ile bakiye 1.024,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/01/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239462 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.