6102TTK Türk Ticaret Kanunu

AKON kredisi protokolünde bayinin sahte kimlikten sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/282 E. 2021/162 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kredi kartı/tüketici kredisi bayii sorumluluğu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bayi aracılığıyla kullandırılan kredide, müşterinin bayiye sunduğu belgeler ile bayinin bankaya teslim ettiği belgeler arasında uyumsuzluk bulunmuyorsa, sahte kimlik kullanımından kaynaklanan zarardan protokoldeki 'belge uyumsuzluğu/tahrifat' sorumluluk maddesi kapsamında bayinin sorumlu tutulması mümkün değildir; zararın bayinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığından kaynaklandığı davacı tarafça kanıtlanamadıkça ve zarar üçüncü kişinin dolandırıcılık niteliğindeki hileli eyleminden doğduğu sürece, bayi kusursuz kabul edilir ve sorumluluğu doğmaz.

Ele alınan sorunlar

Sahte kimlikle kullandırılan kredi zararından bayinin sorumluluğu → kabul

İddia: Davalı vekili, davalı şirketin sözleşmede belirtildiği üzere alınan evrakları bankaya teslim ettiğini, davacı bankanın anlayamadığı iğfal kabiliyetinin davalı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Protokolün 12. maddesine göre, kredi kullandırımı öncesinde müşteriden talep edilen belgelerin doldurtulması ve imzalatılması mağazanın sorumluluğundadır; ancak müşteri adına ibraz edilen kimlik belgesinin sahte olması bu madde kapsamında bayinin sorumluluğunu gerektirmez. Protokolün 21. maddesi, bankanın zararının kredi başvuru bilgileri ile orijinal belgelerdeki bilgi uyumsuzluğu, metin veya imzalardaki tahrifat, sıhhatsizlik ve sahtecilik ile orijinal belgelerdeki tarih hatalarından kaynaklanması halinde zararın bayi tarafından giderileceğini düzenlemektedir; bu düzenleme, kredi başvuru evrakları ile şubeye teslim edilen dayanak belgeler arasındaki uyumsuzluğu ve belgeler üzerindeki tahrifat/sahteciliği yaptırıma bağlamaktadır. Somut olayda müşterinin davalıya sunduğu belgeler ile davalının bankaya teslim ettiği belgeler arasında uyumsuzluk bulunmadığından, sahte kimlik belgesi kullanılması bu madde kapsamında kalmamakta ve bu düzenleme uyarınca davalının sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. Zararın, davalının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu gerçekleştiği davacı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır; zarar, dava dışı kimliği belirsiz üçüncü kişilerin sahte kimlik ibrazı yoluyla işlediği dolandırıcılık niteliğindeki ağır kusurlu ve hileli eyleminden kaynaklanmıştır ve davalı gerekli dikkat ve özeni gösterse dahi bu zararın oluşumunu engelleyemeyecektir. Zarar sistemin açığından kaynaklandığından, davacı bankanın gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı önleyici güvenlik tedbirlerini alması gerekmektedir. Bu nedenle davalının zararın oluşumunda kusurlu bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bankacılık-bayi işbirliği protokollerinde, bayinin sorumluluğunun sözleşmedeki 'belge uyumsuzluğu/tahrifat' hükmü ile sınırlı tutulması ve sahte kimlik kullanımından kaynaklanan zararın bu kapsam dışında değerlendirilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
AKON ihtiyaç kredisi destek hizmeti alımına ilişkin protokol bayi sorumluluğu sahte kimlik belge uyumsuzluğu kusur dolandırıcılık

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/282

KARAR NO 2021/162

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİH 19/09/2018

NUMARASI 2017/679 Esas-2018/998 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/02/2021

Davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı bankanın Ordu Şubesi ile davalı arasında 23.07.2014 tarihinde AKON Projesine Özel Destek alımına ilişkin protokol imzalandığını,bu protokol uyarınca AKON ihtiyaç kredisinin müşteriye mağaza içindeyken mağaza personeli tarafından kullandırılan,müşterinin alışveriş sepetinin kredilendirildiği bir ürün olduğunu,davalı firma tarafından 05.06.2015 tarihinde ... kimlik bilgileri ile 4.000-TL kredi kullanıldığını, kredinin geri ödenmediğini belirterek 4.735-TL alacağın davalıdan tahsiline , ihtarname tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını,banka yetkilileri tarafından anlaşılmayan sahte evrakın davalı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını , davalının müşteriden aldığı evrakı son olarak bankaya gönderdiğini, zarardan davacı bankanın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki protokol gereğince davadışı müşteriye kredi tahsisi için 05.06.2015 tarihinde SMS kanalı ile başvuru yapıldığını, dava dışı kredi kullananın kimliğini davalıya ibraz ettiğini, bayinin başvuruyu tamamladığını ve kredinin kullandırıldığını, sözleşmenin 12 maddesinin 2 fıkrası gereğince davalının kredinin ulaştığı 4.735-TL'nin ödenmesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davalı şirketin sözleşmede de belirtildiği üzere alınan evrakları bankaya teslim ettiğini, davacı bankanın anlayamadığı iğfal kabiliyetinin davalı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını belirterek verilen kararın ortadan kaldırılmasını ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki protokol kapsamında davalı şirket müşterisine sahte kimlik kullanılarak tahsis edilen kredi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. AKON ihtiyaç kredisi, müşteriye mağaza içinde iken mağaza personeli tarafından kullandırılan, müşterinin alışveriş sepetinin kredilendirildiği bir ürün olarak, kredi başvurularının tümünün şube dışı kanallardan gerçekleştirildiği bir kredi çeşididir. Somut olayda; davalı şirketten ürün alımında kullanmak üzere dava dışı kredinin dava dışı şahsın 05.06.2015 tarihinde kaydının oluşturulduğu,aynı gün davalı kanalı ile kredinin kullandırıldığı,kredi kullanımı öncesinde davalı bayii tarafından kimlik belgesinin temin edildiği ve müracaat eden şahsın imzaladığı,kredi evrakı üzerindeki imzalar ile dava dışı ...

Lüleburgaz Şubesine verdiği şikayet dilekçesi ile imzaların benzemediği ,kredi kullanan şahsın telefonuna ulaşılamadığı anlaşılmıştır.AKON sistemi üzerinde müşterilerin kredi başvurusunu görüntüleyerek kredi başvurusunu tamamladığı, kredilerin kesinleşmesi üzerine başvuran kişilerden ihtiyaç kredi sözleşmesi, ödeme planı, nüfus cüzdanı, bireysel bankacılık hizmetleri ve bankacılık hizmet sözleşmesi, ihtiyaç kredisi bilgi ve talep formu ve havale talimatı temin edilerek taranıp davacı bankaya gönderildiği, kredi tutarlarının aynı tarihte müşteriler hesabına geçirilerek davalı bayinin hesabına virman yapılmak suretiyle kullandırıldığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış olan "Destek Hizmeti Alımına İlişkin Protokol"ün 12.

maddesine göre, ... bankanın kredi kullandırımı öncesinde müşteriden talep ettiği belgelerin doldurtulması ve imzalatılması mağazanın sorumluluğundadır. Protokolün 16. maddesinde davalının kullandırılan kredilere ilişkin belgeleri 5 günlük süre içerisinde davacı bankaya teslimi ve bunun sonuçları düzenlenmiş olup, davalı, maddede öngörülen sürede kredi kullanımına ilişkin gerekli belgeleri davacı banka şubesine teslim etmiştir. Müşteri adına ibraz edilen kimlik belgesinin sahte olması, bu madde kapsamında davalı bayinin sorumluluğunu gerektirmeyecektir. Protokolün 21. maddesinde ise; bankanın zararının, kredi başvuru bilgileri ile orijinal belgelerdeki bilgi uyumsuzluğu, metin veya imzalardaki tahrifat, sıhhatsizlik ve sahtecilik bulunması ve orijinal belgelerdeki tarihlerin hatalı olması sonucunda oluşması halinde, zararın bayi tarafından giderileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu düzenleme, kredi başvuru evrakları ile birlikte şubeye teslim edilen dayanak belgeler arasındaki uyumsuzluğu ve belgeler üzerindeki tahrifat ve sahteciliği yaptırıma bağlamıştır. Somut olayda ise müşterinin davalıya sunduğu belgeler ile davalının bankaya teslim ettiği belgeler arasında uyumsuzluk bulunmamaktadır. Sahte kimlik belgesi kullanılması bu madde kapsamında kalmadığından, sahte kimlik belgesi kullanılması sonucunda tahsis edilen krediden kaynaklanan zarar nedeniyle, bu düzenleme uyarınca davalının sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. Somut olayda davaya konu zarar, sahte kimlik kullanımından dolayı ortaya çıkmış ve olay adlarına kredi kullanılan kişilerin bankaya şikayeti üzerine fark edilmiştir.

Davalı, protokolün 12 . maddesi uyarınca kredi kullanımı için gerekli belgeler üzerindeki bilgilerin doğruluğuna, uygunluğuna azami dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Zararın, davalının bu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması neticesinde gerçekleştiği hususunu davacı tarafından usulüne uygun delliler ile kanıtlanamadığı gibi, zarar dava dışı kimliği belirsiz üçüncü kişilerin sahte kimlik ibrazı sonucu, dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasını gerektirecek şekilde ağır kusurlu, hileli eyleminden kaynaklandığından, davalı gerekli dikkat ve özeni gösterse dahi zararın oluşumunu engelleyemeyecektir. Zarar, sistemin açığından kaynaklanmakla, davacı banka gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı önleyici güvenlik tedbirlerini almak ve sağlamak zorundadır.Açıklanan nedenlerle;

davalının zararın oluşumunda kusurlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/679 Esas-2018/998 Karar sayılı ve 19/09/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 80,87-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 21,57-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafın istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 14-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

04/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239396 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.