Bonoda ispat yükü: senet ihdas nedeni talil edilince alacaklıya geçer
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/306 E. 2021/251 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Gerekçe özeti
Kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle açılan menfi tespit davasında, senet metninde belirtilen borç sebebi (örn. "nakten") alacaklı tarafından farklı bir hukuki ilişkiye (kira, hasar, ceza vb.) dayandırılarak talil edilmişse, senedin bu miktar borç için verildiğini ispat külfeti alacaklıya geçer; alacaklı bu ilişkiyi ispatlayamazsa menfi tespit davası kabul edilir. Uyuşmazlığın kıymetli evrak (bono) hükümlerine göre çözümü gerektiği durumlarda, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği (kira mı satış mı) ihtilaflı olsa da davaya asliye ticaret mahkemesinde bakılması görev yönünden hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkeme itirazı (asliye ticaret mahkemesi mi, sulh hukuk mahkemesi mi) → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin araç kirasına dayandığını, bu nedenle davaya sulh hukuk mahkemesinin bakması gerektiğini, mahkemenin bu dava şartını değerlendirmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacılar bononun araç satışı nedeniyle verildiğini, davalı ise kira ilişkisi nedeniyle verildiğini ileri sürdüğünden ilişki ihtilaflıdır; uyuşmazlık kıymetli evrak hükümlerine göre çözümü gereken, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bonoya ilişkin olduğundan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması hukuka uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bonodan kaynaklanan borcun ispatı ve ispat yükünün alacaklıya geçmesi → ret
İddia: Davalı vekili, ispat yükünün davacılarda olduğunu, ancak mahkemece bu hususta hatalı değerlendirme yapıldığını, davacıların araç kira sözleşmesi, kaçak geçişler ve araç hasarlarına ilişkin delillerin toplanmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Menfi tespit davalarında ispat yükü iddianın niteliğine göre değişir; kambiyo senetleriyle yapılan takiplerde senedin dayanağı olan hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak belirlenir. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden taraftadır. Ancak takip konusu senette metinde "nakten" ibaresi bulunmasına rağmen davalı alacaklı, senedin araç kirası, hasar ücreti ve cezalar için alındığını beyan ederek senet ihdas nedenini talil etmiştir. Senet metni davalı tarafından talil edildiğinden, davacıların bu miktar borçlu olduğunu ispat külfeti davalı alacaklıya geçmiştir. Davalı tarafından davacıların kiralandığı ileri sürülen araçlar nedeniyle masraf, kira vb. sebeplerden alacaklı olduğuna ilişkin delil sunulmamıştır; davacıların borcunu ispata yarar delil ibraz edilmediği anlaşıldığından davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hukuken kişilik ifade etmeyen davacı sıfatının (şahıs işletmesinin) davadaki durumu → ret
İddia: Davalı vekili, davacılardan gösterilen şahıs işletmesi yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacılar arasında gösterilen şahıs işletmesinin gerçek veya tüzel kişilik olmadığı, dava dilekçesinde bu unvanın davacı sıfatıyla yer aldığı ve İcra Hukuk Mahkemesi'nce de bu kişi hakkındaki takibin aynı nedenle iptal edildiği anlaşılmakla, hukuken kişilik ifade etmeyen bu davacı hakkındaki davanın ayrıca reddedilmemesi davalının durumunu ağırlaştırmadığından sonuca etkili görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı talebi → ret
İddia: Davacılar vekili katılma yolu ile yaptığı başvuruda, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı takip yapmakta haksız ise de kötüniyetli olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığından davacı yararına kötüniyet tazminatı takdir edilmemesi hukuka uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bonoda senet metnindeki borç sebebinin (örn. "nakten") alacaklı tarafça farklı bir hukuki ilişkiye dayandırılarak talil edilmesi halinde ispat yükünün alacaklıya geçeceğine ilişkin tespit, benzer menfi tespit davalarında ispat yükü dağılımı açısından ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Bonoya ilişkin, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ihtilaflı olsa da kıymetli evrak hükümlerine göre çözümü gereken uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ kambiyo senedi↗ bono↗ ispat yükü↗ senet ihdas nedeninin talili↗ görev↗ kötüniyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/306
KARAR NO 2021/251
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/06/2018
NUMARASI 2015/340 Esas 2018/807 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/02/2021
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı ... temsilcisi,diğer davacı ...'nun davalı şirketten ... plakalı aracı satın aldığını, borç bitinceye kadar satış verilmediğini, kiralama sözleşmesi adı altında sözleşme imzalandığını, satın alınan araç hazır olmadığından davalı tarafından geçiçi olarak kullanması için ... plakalı aracın davacı ...'ye verildiğini, kira sözleşmesine bono eklendiğini, bonoda imza var ise de tarih ve bedel bulunmadığını, bedel ve tarihlerin daha sonra davalı tarafından sözleşmeye aykırı doldurulduğunu, bu sözleşmeye davacı ...'ın müteselsil kefil olduğunu, davacı ...'nin aracı alırken 10.000-TL peşinat ve aylık 2.500-TL den 15.000-TL daha ödeme yaptığını ve 25.000-TL ödenerek borcun kapandığını, davalının hiçbir alacağı kalmadığı halde aracın devir alınamadığını, davalının İstanbul ....İcra Dairesinin ...
esas sayılı dosyası ile 49.259,05- TL tutarlı takip yaptığını ,bu konuda davalı hakkında CBS'na müracaat edildiğini, takiple ilgili İstanbul 20.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/296 esas sayılı dosyası ile yapılan itiraz sonucunda asıl borçlu ... (...) hakkında icranın durdurulmasına karar verildiğini, diğer davacı hakkında takibin devamına karar verildiğini, TBK 598 maddesi gereğince asıl borçlu hakkında borç sona erince kefilinde borcundan kurtulduğunu, davalının hiçbir alacağı kalmadığını, zararının olmadığını, davacı ...'ın 10 günlük araç kira borcu dışında borcu bulunmadığını, bunu da peşin olarak ödediğini ,davanın kabulü ile davacıların davalıya 49.259,05 TL borçlu olmadığının tespiti ile davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında davacılar ... bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacılar açısından takibin iptaline karar verildiğini, davacıların davalıdan araç satın alma işi yapmadığını, davacılar tarafından yapılan şikayet nedeniyle KYOK kararı verildiğini, davaya konu senette davacıların müteselsil kefil olduğunu, davanın reddi ile davacıların % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, senedin davacıya satılan aracın teslimine kadar 10 günlük süre için davalıdan kiralanan ... plakalı aracın kiralama bedelinin temini için verilen bono olması nedeni ile davanın kabulü ile davacıların davalıya 49.259,05- TL borçlu olmadığının tespitine , tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili; taraflar arasındaki ilişki araç kirasına ilişkin olduğundan Mahkemenin öncelikle görevli olmadığını, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, mahkemece dava şartlarından olan bu hususun değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin kaynağı araç kira sözleşmesi, kaçak geçişler, araçlar üzerindeki hasarlar olmasına rağmen mahkemenin bu konudaki delilleri toplamadığını, davacı olarak ... gösterilmesine rağmen mahkemece bu konuda karar verilmediğini, ispat yükü davacılarda olmasına rağmen mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasına,yeniden hüküm verilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davacılar vekili katılma yolu ile yaptığı başvuru ile, davalı kötüniyetli olduğundan kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.Davalı alacaklı tarafından davacılar hakkında İstanbul 18.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı, davacı ... İşletmesi tarafından İstanbul 20.İcra Hukuk Mahkemesine borca itiraz edilerek dava açıldığı,İcra Hukuk Mahkemesince 2015/237 esas-394 karar sayılı karar ile ... için şahsi borç nedeni ile takip yapıldığından 3.borçlu ...(... ) hakkındaki takibin iptaline, diğer davacının borca itirazının reddine karar verilmiştir.Dosyada mevcut 22.04.2015 tarihli Araç Kiralama ve Nakliye Sözleşmesinin taraflar arasında imzalandığı hususunda bir ihtilaf olmadığı hususunda ihtilaf yoktur.davacılar satılan aracın teslimine kadar imzalandığını ,davalı ise araç satış ilişkisinin hiç mevcut olmadığını ,davacılar ile olan ilişkinin araç kira ilişkisi olduğunu ,takip konusu borcunda aylık kira bedelleri araçlarda oluşan hasar ve kaçak OGS geçişlerine karşılık verildiğini savunmuştur.
Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ... plakalı aracın aylık 127,93-TL kira bedeliyle 10 günlük bir kira sözleşmesi olduğu tesbit olunmaktadır. Takip konusu yapılan 01.01.2015 tanzim 02.02.2015 vade tarihli senetteki imzaların davacılara ait olduğu hususunda ihtilaf olmayıp teslim edilecek araca mukabil verilen kiralık araca ilişkin sözleşmenin imzalanması sırasında boş olarak verildiği ileri sürülmüştür.Menfi tespit davalarında ispat yükü iddianın niteliğine göre değişmektedir.Kambiyo senetleri ile yapılan takiplerle ilgili açılan menfi tespit davasında senedin dayanağı olan hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak belirlenir.Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden taraftadır.Takip konusu senette senet metninde nakten ibaresi olmasına rağmen davalı alacaklı tarafından senedin araç kirası, hasar ücreti ve cezalar için alındığını beyan etmek suretiyle senet ihdas nedeni talil edilmiştir.
Senet metni davalı tarafından talil edildiğinden davalı tarafından davacıların bu miktar borçlu olduğunu ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Davacılar tarafından davalıya ... plakalı aracın satışı için para ödendiği iddia edilmiş ve gönderilen bedellere ilişkin havale belgelerinde bu husus belirtilmiştir.Ancak davalı tarafından araç satışı inkar edilmiş ve araç satışına ilişkin tarafların anlaştığı bir sözleşme taraflarca dosyaya sunulmamıştır. İşbu davanın konusu takip yapılan kambiyo senedinden dolayı davacıların borçlu olmadıklarına ilişkin olup, davalı tarafından davacılar ... ve ...'dan ,kiralandığı ileri sürülen 2 adet araç nedeniyle masraf,kira vb.sebeblerden alacaklı olduğuna ilişkin delillerin sunulması gerekmektedir.
Davacıların borcunu isbata yarar delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekili, ihtilafın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığından davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.Davacılar tarafından bononun araç satışı nedeniyle verildiğinin ileri sürüldüğü ,davalı tarafça kira ilişkisi nedeniyle verildiği savunulduğundan ilişkinin ihtilaflı bulunduğu , uyuşmazlığın kıymetli evrak hükümlerine göre çözümü gereken TTK da düzenlenen bonoya ilişkin olduğu gözetildiğinde davanın asliye ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırması hukuka aykırılık yoktur.
Davalı vekili tarafından davacı ... yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürmüştür. Davacılar arasında gösterilen ... davacı ...'nun şahıs işletmesi olduğu gerçek veya tüzel kişilik olmadığı ,dava da...-davacı sıfatı ile yer aldığı ve İcra Hukuk Mahkemesince de ... hakkında ki takip aynı nedenle iptal edildiği anlaşılmakla,hukuken kişilik ifade etmeyen dava dilekçesinde yer alan davacı ... hakkındaki davanın ayrıca red edilmemesi ,davalının durumunu ağırlaştırmadığından sonuca etkili görülmemiştir.Davacı vekili katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusunda kötü niyet tazminatı takdir edilmemesi nedeniyle hükmü istinaf etmiştir.Davalı takip yapmakta haksız ise de kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığından davacı yararına kötü niyet tazminatı takdir edilmemesi de hukuka uygun olmakla davacılar ve davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacılardan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90- TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 3.364,88-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 841,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.523,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/02/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238808 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi