Fatura konusu malın teslimi ispat yükü ve icra inkar tazminatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/128 E. 2021/205 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; ancak faturada teslim alan imzasının bulunması, davalının yasal süresinde faturaya itiraz etmemesi ve dönem içinde kısmi ödemeler yapması, malın teslim edildiğine ve akdi ilişkinin varlığına karine oluşturur. Davalının malın teslim edilmediğine dair bir iddiası da yoksa, defter kayıtlarının sunulmamış olması alacağın ispatını tek başına ortadan kaldırmaz. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler alacağın varlığını değil, infazın kapsamını etkiler ve icra müdürlüğünce infazda nazara alınır. Alacak likit ise ve davalı takipte haksız çıkmışsa icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı ve alacağın varlığı → ret
İddia: Davalı vekili, borcun tamamen ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, davacının ticari defterlerini sunmadığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, gerçekte bir alacak bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu nedenle faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın bu akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir ve bu husus uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlanmalıdır. Somut olayda taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacı ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da, takip dayanağı toplam 12 adet faturada teslim alan imzasının bulunduğu, davalının yasal süresinde faturalara itiraz ettiğine dair iddia ve delil ileri sürmediği, davalının dönem içerisinde kısmi ödemeler yaptığı ve esasen malların teslim edilmediği yönünde bir iddiasının da bulunmadığı dikkate alındığında, faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği ve alacağın kanıtlandığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava tarihi sonrası yapılan ödemenin infazda dikkate alınması → ret
İddia: Davalı vekili, takip sonrası yapılan ödeme ile borcun kalmadığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını ve reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının takip tarihi öncesindeki kısmi ödemelerinin mahsubu sonucunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 8.045,22 TL alacağı bulunduğu, davalı tarafından dava tarihinden sonra 04.10.2017 tarihinde 8.133,13 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Alacak kanıtlanmış olmakla davanın kabulüne, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin ise icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret
İddia: Davalı vekili, var olmayan bir alacak için tazminata hükmedilmesinin haksız olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Niteliği itibariyle takip konusu alacak likit olup, davalının takipte haksız olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Faturaya süresinde itiraz edilmemesi, teslim alan imzasının bulunması ve kısmi ödemelerin yapılmış olması hâlinde, ticari defterlerin sunulmamış olmasına rağmen malın teslim edildiğinin ve alacağın kanıtlandığının kabul edilebileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ ticari satım↗ icra inkar tazminatı↗ fatura↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/128
KARAR NO 2021/205
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/10/2018
NUMARASI 2017/253 Esas - 2018/958 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/02/2021
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı hakkında ödenmeyen fatura borçlarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, davalı borçlunun faturalara itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriklerinin kesinleştiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket kayıtlarının incelenmesinde karşı tarafa ödenmemiş bir fatura bulunmadığı gibi cari hesaba ilişkin bir borç da tespit edilmediğini, borcun dayanağı faturalar müvekkiline tebliğ edilmediğinden takibe itirazlarının haklı olduğunu belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki ticari münasebetin 2016 yılı öncesinden başladığı, davalının haricen dosyaya sunduğu ödeme makbuzlarının bulunduğu, ayrıca davalı adına tanzim edilen fatularda teslim alan bölümünde imzalarının bulunduğu, davalı vekilinin sunmuş olduğu bu belgelere göre akdi ilişkinin kendilerinin de kabulünde olduğu, bu kapsamda davalının kısmi ödemeler yaptığı, tarafların karşılıklı iddia ve beyanları ile yapılan kısmi ödemelerin malın alındığına karine teşkil ettiği, zira davalı tarafından havale makbuzlarının sunulduğu, bu ödemelerin bir kısmının da davadan sonra da olduğu gerekçesiyle, davadan sonra yapılan 8.133,13 TL ödemenin infazda nazara alınmasına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; borcun tamamen ödenmesi ile konusuz kalan davanın reddi gerekirken davanın kabulü ile asıl alacak üzerinden tazminata karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davacının ticari defterleri sunulmamasına rağmen alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, davacının başka ürün vermeyeceği tehdidi ile icra borcunun ödenmek zorunda kalındığını, takipten sonraki ödeme ile borcun kalmadığını, mahkemece bu nedenle davanın reddi gerekirken var olmayan bir alacak için bir de tazminata hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir.
Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından inceleme için ticari defterleri ibraz edilmemiş olsa da, takip dayanağı toplam 12 adet faturada teslim alan imzasının bulunduğu, davalı tarafından yasal süresinde faturalara itiraz edildiğine dair iddia ve delil ileri sürülmediği, davalı tarafından dönem içerisinde yapılan kısmi ödemeler de dikkate alındığında faturalar konusu malların davalıya teslim edildiğinin kanıtlandığı, esasen davalının malların teslim edilmediği yönünde bir iddiasının da bulunmadığı, davalının takip tarihi öncesindeki kısmi ödemelerinin mahsubu sonucunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 8.045,22 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafından ise dava tarihi sonrasında 04.10.2017 tarihinde 8.133,13 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda ilk derece mahkemesince; alacak kanıtlanmış olmakla davanın kabulüne, dava tarihinden sonra yapılan 8.133,13 TL ödemenin ise icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi isabetli olduğu gibi, niteliği itibariyle takip konusu alacak likit olup, davalının da takipte haksız olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 549,57 istinaf karar harcından davalı tarafça peşin yatırılan 137,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 412,32 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 16/02/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238529 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi