Havale bedelinin sözleşme teminatı olduğunun ispat yükü davacıda
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/277 E. 2021/219 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Havale, hukuki niteliği itibariyle bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine taşır. Bu karinenin aksini (havalenin borcun ifasından başka bir amaçla, örneğin bir sözleşmenin teminatı olarak yapıldığını) ileri süren taraf, bu iddiasını miktara göre yazılı delille ispatlamak zorundadır; yazılı sözleşme veya somut belge bulunmaksızın salt tanık beyanı veya varsayım bu karineyi çevirmeye yeterli değildir.
Ele alınan sorunlar
Havale bedellerinin tek satıcılık sözleşmesi teminatı olarak gönderildiğinin ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirketin ticari defterlerinin yeterince incelenmediğini, ispat külfetinin hukuka aykırı olarak kendilerine yüklendiğini, dava dışı firmaya yapılan satışlar hakkında gerekli araştırmanın yapılmadığını ve dava dışı firmanın vergi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 190/1 uyarınca iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır. TBK 555 vd. maddelerinde düzenlenen havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır; havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını miktara göre yazılı delille kanıtlamakla yükümlüdür. Buna göre alacaklı olduğunu iddia eden davacı, havale bedellerinin tek satıcılık sözleşmesinin teminatı olarak yapıldığını ispatlamak zorundadır. Davacı, davalı ile yapılacak sözleşme için 50.000 euro teminat ödendiğini iddia etmiş ise de arada herhangi bir yazılı sözleşme ibraz edilmemiştir. Davalı ticari defterlerinde davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmamış; davalı ile dava dışı şirket arasında Kasım/2008-Temmuz/2010 döneminde devam eden bir ticari ilişki bulunduğu, davacının gönderdiği havalenin davalı kayıtlarında davacıdan değil dava dışı şirketten giriş yapılmış olduğu ve bu şirketin borcundan mahsup edildiği, gönderilen tutarların dava dışı şirketle çalışılan ticari dönemi kapsadığı, bu ticari ilişki bittikten sonra herhangi bir havale yapılmadığı tespit edilmiştir. Havalelerde gönderilme sebebi yazılı olmadığından ve davalı şirket tarafından dava dışı şirketin borcuna mahsup edildiğinden, havalelerin dava dışı şirketin borcunun ifası için gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Kanuni karinenin aksi davacı tarafından yazılı delille ispatlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Havale ile yapılan ödemelerin mevcut bir borcun ifası amacıyla yapıldığı yönündeki yasal karinenin, teminat/başka bir amaçla yapıldığını iddia eden tarafça yazılı delille çevrilmesi gerektiğine ilişkin genel ilke içermesi nedeniyle, ispat yükü ve havale hukuku bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat yükü↗ havale↗ yasal karine↗ itirazın iptali↗ tek satıcılık sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/277
KARAR NO 2021/219
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2018
NUMARASI 2016/807 Esas - 2018/663 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/02/2021
Davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalı şirketin , davalının üretimini yaptığı ürünlerin Bulgaristanda satış ve pazarlamasının yapılması için tek satıcılık çerçevesinde yapılması konusunda şifahen anlaşıldığını,anlaşma için öngörülen bedelin davacı tarafından ödenmesinden sonra sözleşmenin imzalanması ve mal alım satımına başlanması için anlaşıldığını ve davacı tarafından para transferleri yapıldığını, ancak davalının mutabakata rağmen hiç bir ürün göndermediğini parayı da iade etmediğini ve Bakırköy ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine de itiraz ettiğini belirterek 144.833,41- Tl üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ,davalının % 20 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili,sözleşmenin ifa yeri Bulgaristan olup yetkisizlik kararı verilmesini gerektiğini, ayrıca alacağın tek satıcılık sözleşmesine dayandırılmış olması nedeni ile gönderilen paraların zamanaşımına uğradığını,esası konusunda da davacıya borçları bulunmadığını,sözü edilen alacaklar 2009 yılına ait olduğu iddia edildiğinden belgelerinde arşivde olduğunu belirterek açılan davanın reddi ile davacının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ
Mahkemece,davacının davalıya gönderdiği havalelerin herhangi bir sözleşmenin teminatı olarak gönderildiğine dair somut ve objektif belgeler sunulmadığından, davacının gönderdiği havalelerin ... şirketine olan borcun ifası için bu şirketin çalışanı olan davacı tarafından gönderildiği sonucuna varıldığı,davacı asilin beyanlarındaki çelişki, davacının gönderdiği havalelerin , tam olarak davalı ile dava dışı şirketin ticari ilişkisinin başlangıç ve bitim tarihlerine denk gelmesinden, davanın reddine davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili,davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini,yeterli araştırma yapılmadığını, bilgisayar çıktısına dayanarak karar verdiğini, ispat külfetinin yasaya aykırı olarak kendilerine yüklendiğini, mahkemenin dava dışı firmaya 39 defa mal satışı yapıldığı hakkında gerekli araştırmanın da yapılmadığını, dava dışı ... firmasının mahkemenin varsayımlı kararı ile davacının ödediği paraların sahibi olduğunu,davalı firmanın davacı tarafından gönderilen paraları dava dışı firmaya ait olduğunu belirttiği faturaların dava dışı firmanın vergi kayıtları ile de örtüşmediğini belirterek kararın kaldırılarak dava dışı firma kayıtları da incelenmek sureti ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190.(1)maddesi;"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”şeklinde düzenleme mevcuttur.Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır.6098 sayılı TBK'nun 555 vd.maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur.
Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını miktara göre yazılı delil ile kanıtlamakla yükümlüdür. ( Yargıtay HGK nun 2017/2137 esas ,2018/1860 karar sayılı 6.12.2018 tarihli ilamı)Anlatılanlara göre ,ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıda olup, havale bedellerinin "yapılacak tek satıcılık sözleşmesinin teminatı olarak" yapıldığını ispatlamak zorundadır.Davacı tarafından davalı ile yapılan Distribütörlük/Tek Satıcılık anlaşmasına istinaden 50.000-euro teminat olarak ödeme yapması halinde, akabinde sözleşmenin imzalanacağı iddia edilmiş ise de, arada herhangi bir yazılı sözleşme ibraz edilmemiştir.Davalı ticari defterlerinde, davacı ile davalı arasında olan herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, davalı ile dava dışı ...
arasında Kasım/2008 döneminde başlayan ve Temmuz/2010 dönemine kadar devam eden bir ticari ilişki olduğu, davacının önderdiği, 34.731.10-euro havalenin, davalı kayıtlarında 2008-2009-2010 yıllarında olmak üzere, davacıdan değil, dava dışı ... şirketinden giriş yapılmış olduğu ve ticari ilişki içerisinde dava dışı şirketin borcundan mahsup edildiği ,dava dışı şirket ile çalışılan ticari dönemi/tarihleri kapsadığı, davalı ile dava dışı şirketin ticari ilişkisi bittikten sonra herhangi bir havale yapmadığı tespit edilmiştir. Davacının davalıya gönderdiği havalelerde gönderilme sebebinin yazılı olmadığı,davalı şirket tarafından davadışı şirketin borcuna mahsup edildiği , davacının gönderdiği havalelerin ...
şirketinin olan borcunun ifası için gönderildiğinin kabulü gerekmektedir.Kanuni karinenin aksi davacı tarafından yazılı deliller ile ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle,ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 23.40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/02/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238517 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi