6102TTK Türk Ticaret Kanunu

POS üye işyeri sözleşmesinde bloke süresi dolmadan açılan davada tazminat talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/952 E. 2021/1112 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Bloke Kaldırılması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

POS üye işyeri sözleşmesi kapsamında bankaca konulan bloke süresi sözleşmede belirtilen süreyi (ister kısa ister uzun yorumla) aşmamışsa ve bu süre davanın açıldığı tarihten sonra dolmaktaysa, dava bloke süresi henüz sona ermeden açılmış demektir; bu durumda davanın açıldığı tarihte bloke işlemi haklı ve hukuka uygun kabul edilir. Konusuz kalan davalarda HMK 331(1) gereği yargı gideri ve vekalet ücreti dava tarihindeki haklılık durumuna göre takdir edilmelidir; davanın açıldığı tarihte davalı haklıysa konusuz kalan talep yönünden davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmelidir. Ayrıca dava tarihinden sonraki bir döneme ilişkin, henüz gerçekleşmemiş zarar kalemi için maddi tazminata hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Bloke işleminin hukuka uygunluğu ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu → kabul

İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporlarında bankaca konulan blokenin haklı nedene dayandığının ve 180 günlük sürenin sözleşmeye ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğunun tespit edildiğini, davanın konusuz kalmasına rağmen banka aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dosyadaki bilirkişi raporlarına göre davacının POS cihazından şüpheli olarak nitelendirilebilecek aynı kart numaralarıyla peş peşe işlem yapılması, parçalı tutarlı ödeme ve slip bölme işlemi yapılması sebebiyle davalı banka tarafından uygulanan blokenin bankacılık uygulamalarına uygun olduğu belirlenmiştir; bu husus ilk derece mahkemesinin de kabulündedir. Bloke süresi konusunda raporlar arasında 120 gün ile 180 gün ihtilafı bulunmakla birlikte, hangi süre esas alınırsa alınsın, blokaj süresi davanın açıldığı tarihten sonra sona ermektedir. Bu durumda dava, bloke süresi henüz dolmadan ve süresinden önce açılmış olduğundan, davanın açıldığı tarihte bloke işleminin haklı ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. HMK 331(1) gereği davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmeyen hallerde yargı gideri dava tarihindeki haklılık durumuna göre takdir edilir; bu nedenle konusuz kalan talep yönünden davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Maddi tazminat talebinin, dava tarihinde henüz gerçekleşmemiş zarara dayanması → kabul

Gerekçe: Mahkemece tazminine karar verilen maddi zarar 09/06/2016-09/08/2016 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanmış olup, bu zarar davanın açıldığı tarihte henüz gerçekleşmemiştir. Henüz gerçekleşmemiş bu zarar için maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Manevi tazminat talebi → ret

Gerekçe: Bloke işleminin davanın açıldığı tarihte haklı ve hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bloke süresinin dava tarihinden sonra dolması halinde davanın süresinden önce açıldığı ve bloke işleminin dava tarihinde haklı kabul edileceği, buna bağlı olarak konusuz kalan davada yargılama giderinin HMK 331(1) uyarınca dava tarihindeki haklılık durumuna göre takdir edilmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
POS üye işyeri sözleşmesi bloke (blokaj) chargeback kuralları konusuz kalma HMK 331 - dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri maddi tazminat manevi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331(1)HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/952

KARAR NO 2021/1112

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/10/2018

NUMARASI 2016/307 Esas 2018/1036 Karar

DAVA

Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2021

Davanın kısmen kabulüne dair hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacı firmanın davalı banka ile üye iş yeri sözleşmesi imzaladığını ve Kurtuluş İstanbul şubesinde USD hesabı üzerinden çalışmaya başladığını, çalışılan üç ay içerisinde yaklaşık 700.000-USD tutarında işlemin sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini, davalı banka tarafından müvekkili firmanın bu hesabı üzerine hiçbir gerekçe belirtilmeden ve tamamen kanuna aykırı bir şekilde bloke konduğunu, bankaya ihtarname gönderilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, davalı Bankanın pos cihazı ile vekili bulunduğu firmanın yaptığı tüm işlemlerin şifreli ve faturalı olduğunu, hiçbir işlemin şüpheli ya da hukuka aykırı bir unsur taşımadığını, 700.000-USD tutarındaki işlemlerin olduğu müşteri portföyü ile blokenin konduğu işlemlere ait müşteri portföyünün aynı olduğunu, firmanın, hesabına hukuka aykırı bir şekilde bloke konmasından dolayı maddi sıkıntıya düşüldüğünü, iş bağlantıları yapamadığını, çalışanların maaş ödemelerinde dahi bu bloke işlemi nedeniyle sorunlar meydana geldiğini, ayrıca 09.02.2016 tarihinde ...

(...) tarafından 6.000-USD tutarında gönderilen havaleye de hukuksuz bir şekilde bloke uygulandığını, bankanın bu şekilde hukuka aykırı bloke işleminden dolayı davacı firmanın büyük maddi zarara uğradığını ileri sürerek haksız şekilde konulan blokenin kaldırılmasına, zararın tazmini bakımından 1.000-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yapılan bloke işlemi nedeniyle müvekkilinin iş yaptığı şirketler nezdinde ve çevresinde büyük bir itibar kaybı da söz konusu olduğundan davalıdan 20.000-TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında 24.11.2015 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, 27.11.2015 tarihinde POS çalışmasına başlandığını, ancak davacının sözleşmenin 6. Maddesi 9. Paragrafına aykırı olarak riskli işlemler yaptığı tespit edildiğinden davacı şirket ile POS çalışmalarını durdurduklarını, riskli işlemler nedeniyle davacıya ait 50.583.33-USD'ye 08.02.2016 tarihinde sözleşmenin 6. Maddesi 10. ve 12. Paragrafı uyarınca işlem tarihinden itibaren 180 gün süreyle blokaj konulduğunu, davacının iddia ettiği 6.000-USD'nin ise davacının talebi üzerine kendisine ödendiğini, davanın bu miktar için konusuz kaldığını, davacının basiretli tacir olarak imzaladığı sözleşmedeki hükümlerle bağlı olduğunu, bu nedenle davacının müvekkile açtığı davanın hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili banka tarafından yapılan uygulamanın sözleşme hükümlerine uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ve Chargeback kuralları gereği, davacının POS cizahından şüpheli olarak nitelendirilebilecek aynı kart numaralarıyla pepeşe işlem yapılması, arka ... parçalı tutarlı ödeme, slip bölme işlemi yapılması sebebiyle davalı bankanın blokesinin haklı sebebe dayandığı, ancak sözleşme ve chargeback kuralları gereği 120 günü aşan nitelikte bloke konulduğu, bu uygulamanın chargeback kuralları ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğu, davalının blokeyi kaldırdığı tarih 08/08/2016 itibarıyla 120 günü aşkın bir bloke sözkonusu olduğundan banka blokeyi süresinde kaldırmamakla kusurlu olduğu, ancak dava devam ederken bloke kalktığı için dava konusuz kaldığı, davacının blokenin 120 günü aşmasından dolayı 1.701,15-TL faiz kaybı bulunduğu, davacının 1.000-TL maddi tazminat talep ettiği, blokenin uzun sürmesi ve 120 günü aşmasında şüpheli işlemlerden dolayı davacının kusurlu olması nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacının 56.583,33-usd blokenin kaldırılması talebi yargılama sırasında kaldırıldığından konusuz kaldığından bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına, taleple bağlı kalınarak davacının 1.000-TL maddi tazminat talebinin kabulüne, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; her üç bilirkişi raporunda da müvekkili banka tarafından konulan blokenin haklı nedene dayandığının tespit edildiğini, kök ve ek rapordaki süre ile ilgili çelişkinin giderilmesi için yeni bilirkişi raporu alındığını ve bu raporda da 180 günlük sürenin yerinde olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin uyguladığı blokenin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine de uygun olduğunu, 180 günlük sürenin sözleşmede de yer aldığını, sözleşme hükümlerinin tacir olan davacı ile birlikte düzenlendiğini, genel işlem koşulu niteliğinde olmadığını, davanın konusuz kalmasına rağmen müvekkili banka aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkili bankanın haklı olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Pos üye işyeri sözleşmesi nedeniyle haksız olarak konulan blokenin kaldırılması, haksız olarak konulan bloke nedeniyle maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı şirket ile davalı banka arasında 24/11/2015 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 6.1 Maddesinin 9. Fıkrası; "Üyenin aynı işyerinde yaptığı tüm mal ve hizmet alımları için tek bir satış belgesi düzenlenmesi esas olup, hangi nedenle olursa olsun buna aykırı olarak, aynı kartla aynı gün ye aynı yerde, kısa aralıklarla birden fazla satış yapılmış gibi gösterilerek, onay kodu alınmış olarak, Provizyon limiti altında olduğu taktirde onay alınmaksızın birden çok satış belgesi düzenlenmesi halinde, yapılacak işleme provizyon verilmesi, kartı ihraç eden kuruluşça POS ve/veya yazar kasa Pos aracılığı ile reddedildiği (onay verilmediği) halde üye işyerinin provizyon tutarını daha alt tutar ya da tutarlara indirerek onay alınıncaya kadar işlemini sürdürmesi ve sonunda onay alması halinde;

üyenin bu işlemlere ayrıca yazılı olarak muvafakat ettiğini, işlem yapan kartı ihraç eden kuruluşa (Bankaya) bildirmesine kadar Banka'nın üye işyerine ödeme yapmama yetkisine sahip olduğunu üye işyeri gayrı kabili rücu olarak kabul ve taahhüt eder. Üye işyeri ile üyenin birlikte hareket ettiğinin banka tarafından tespiti halinde banka üyenin muvafakatına rağmen ödeme yapmama yetkisine sahiptir. Bu gibi hallerde satış belgesi tutarının üzerinde üye işyerinin bir alacak hakkı sahibi olması ve bu tutarlar üzerinde tasarruf edebilmesi için hesabına alacak kaydedilmesi ancak üyenin yazılı onayı ile mümkün olabilecek, bu süre satış belgesindeki bilgilerin bankaya ulaşmasından itibaren l80 günü aşmayacaktır.

Üye işyeri iş bu 180 günlük müddet boyunca, bir başka deyişle, tutarların üye işyerinin hesabına alacak kaydedilmesine kadar geçecek müddet boyunca, Bankadan bu tutarların nemalandırılması/faizlendirilmesi ile ilgili olarak hiç bir talebinin bulunmayacağını, bu tutarların Bankanın iş bu sözleşme hükümleri uyarınca mevcut olan rehin hakkına istinaden bankaya rehinli olacağını ve iş bu rehine dayalı olarak bloke edileceğini ve iş bu tutarlar üzerinde hiçbir şekilde tasarrufta bulunamayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklindedir. Davalı banka tarafından, riskli işlemler nedeniyle davacının hesabında bulunan 50.583,33-usd'ye 08/02/2016 tarihinde, 6.000-usd'ye ise 09/02/2016 tarihinde 180 gün süre ile bloke konulmuştur.

Davacının hesapları üzerine konulan bloke yargılama sırasında kaldırıldığından dava konusuz kalmıştır. HMK 331(1) gereği davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmeyen hallerde yargı gideri dava tarihindeki haklılık durumuna göre takdir edilir. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre davacının POS cizahından şüpheli olarak nitelendirilebilecek aynı kart numaralarıyla pepeşe işlem yapılması, arka ... parçalı tutarlı ödeme, slip bölme işlemi yapılması sebebiyle davalı banka tarafından yapılan bloke işleminin bankacılık uygulamalarına uygun olduğu belirlenmiştir.Bu husus mahkemenin de kabulündedir. 27/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda bloke süresinin 180 gün yerine 120 gün uygulanması gerektiği belirtilmişken, son bilirkişi raporunda bankaca yapılan işlemin ve uygulanan blokaj süresinin doğru olduğu bildirilmiştir.

Buna karşılık uygulanması gereken blokaj süresi, ister 120 gün ister 180 gün uygulansın her iki halde de blokaj süresi davanın açıldığı tarihten sonra sona ermektedir. Bu durumda davanın bloke süresi henüz dolmadan, süresinden önce açıldığı anlaşılmakla davanın açıldığı tarihte bloke işleminin haklı ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda mahkemece konusuz kalan bu talep yönünden davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken bu yönden davacı lehine hüküm tesisi hatalı olmuştur. Öte yandan mahkemece tazminine karar verilen maddi zarar 09/06/2016 - 09/08/2016 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanmış olup, davanın açıldığı tarihte henüz gerçekleşmeyen bu zarar için maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Bu itibarla ilk derece mahkemesince açıklanan bu hususlar dikkate alınarak, blokenin kaldırılması talebi yönünden davanın konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden hüküm verilmesine ve bloke bakımından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat istemlerinin vanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2018 Tarih 2016/307 Esas 2018/1036 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacının 56.583,33-usd blokenin kaldırılması talebi dava devam ederken kaldırıldığından bu talep nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, Maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harcın, peşin yatırılan 3.143,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.084,02‬‬‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 100-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan konusuz kalan talep yönünden 4.080-TL, maddi tazminat yönünden 1.000-TL, manevi tazminat yönünden 4.080-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 9.160-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.08/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238356 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.