6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zamanaşımına uğrayan bonoda faiz başlangıcının belirlenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1039 E. 2021/1118 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Hisse devir sözleşmesi ve bonoya dayalı alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Zamanaşımına uğramış bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiğinden, bonodaki vade tarihi hükümsüz hale gelir ve bu tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi, alacağın kaynağı olan asıl sözleşme (hisse devri) tarihinden itibaren de faiz talep edilemez; borçlu önceden temerrüde düşürülmediyse faiz başlangıcı, alacaklının icra takibine geçtiği tarih olarak kabul edilmelidir. Ayrıca, aynı taraflar arasında aynı zamanaşımı meselesi hakkında dairenin daha önce verdiği kesinleşmiş kaldırma kararı, sonraki istinaf incelemesinde bu hususun yeniden tartışılmasına engel olur.

Ele alınan sorunlar

Alacağın zamanaşımına uğradığı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, dayanak bononun zamanaşımına uğradığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin ilk kararının doğru olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin önceki hükmünün istinaf incelemesi sonucunda, dairenin daha önceki tarihli ve kesinleşmiş ilamı ile davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiş olduğundan, bu husus kesin hüküm niteliğinde olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf gerekçesi yeniden incelenmemiş, yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hisse devir bedeline karşılık kira bedelinin mahsup edilmesi def'i → ret

İddia: Davalı vekili, hisse devir bedeli karşılığında davacının davalıya ait taşınmaza kira bedeli ödemediğini, bu nedenle kira bedelinin alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kira bedelinin mahsubu iddiası hususunda davacının bir kabulü bulunmadığı gibi, davalı tarafından da bu savunmayı kanıtlayacak herhangi bir delil ileri sürülmemiştir. Bu nedenle mahsup def'i yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacak miktarının (DM-TL çevrimi) fazla hesaplandığı iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, senet ve dava tarihinde 165.000-DM'nin 53.000-TL etmediğini, alacağın fazla hesaplandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alman Markı'nın, Euro'nun yürürlüğe girmesiyle 01.01.1999 tarihinde 1 Euro=1,95583 DM olarak sabitlendiği dikkate alındığında, fazla bedele hükmedildiği yönündeki istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımına uğramış bonoda faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, senedin vade tarihinin 15.02.1996 olmasına rağmen faiz başlangıcının hangi tarih olduğunun ilk derece mahkemesince incelenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dayanak bono zamanaşımına uğramış olmakla kambiyo senedi vasfını kaybetmiş olup, buna bağlı olarak bonodaki vadeye ilişkin belirleme hükümsüz hale geldiğinden, vade tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği gibi, hisse devir tarihinden itibaren faiz talep edilmesi de mümkün değildir. Davalı öncesinde temerrüde düşürülmediğinden, ancak takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş kabul edilmelidir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince alacağa hisse devir sözleşmesi tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Zamanaşımına uğramış bononun kambiyo senedi vasfını kaybetmesi nedeniyle vade tarihinden değil, borçlunun temerrüde düşürüldüğü (somut olayda icra takip) tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği yönündeki tespit, benzer zamanaşımına uğramış senede dayalı alacak davalarında faiz başlangıcı belirlenmesi açısından emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı bono kambiyo senedi vasfının kaybı temerrüt mahsup def'i avans faizi kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1039

KARAR NO 2021/1118

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/11/2018

NUMARASI 2018/682 Esas-2018/1111 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2021

İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalının eşine 11.09.1195 tarihinde ... şirketinin hisselerini sattığını, buna karşılık müvekkiline 165.000-DM bedelli bono ve 3 adet çek verildiğini, bu çekleri davacıya veren davalının 15.11.1995 tarihinde ...'ya devrettiğini, bu devrin tüm amacının davacının ve diğer alacaklının alacağını almasına engel olmak olduğunu, davalının o tarihlerde borcu mahkemelerde kabul ederek borcu ödemek istediğini beyan ettiğini, yine 21.06.1996 tarihinde vekili aracılığıyla ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davacının değişik tarihlerde bu çek ve bonolarla ilgili olarak şikayette bulunduğunu ve icra takipleri başlattığını, çek şikayetlerinden ise davalının borcu ödeyeceği taahhüdü nedeniyle vazgeçildiğini, ancak söz vermesine rağmen davalının bu borcunu ödemediğini, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazda davacının davalıdan 60.000-DM alacaklı olduğu, ama bu borcun kiraya mahsuben ödendiği iddiasında bulunulduğunu, oysa bu paranın da davacının taşınmaza yaptığı masraflardan mahsup edildiğini, müvekkilinin davalıdan alacağının tadilat harici 165.000-DM olduğunu, bir an için bu ödeme kabul edilse dahi kısmi bir ödeme olarak kabul edilebileceğini belirterek, 165.000-DM karşılığı 53.000,00 TL'nin vade tarihi olan 11.09.1995 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; İstanbul BAM 12.HD'nin kaldırma kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu, alacağın varlığı ve miktarı konusunda mevcut delil ve belgeler, taraf beyanları alacağın varlığı ve miktarını kanıtlamaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; istinaf kararının çelişkili olduğunu, dosya dava şartı eksikliği nedeniyle geri gönderilmesine rağmen sebebinin bildirilmediğini, yerel mahkemenin de dava şartları yönünden inceleme yapmaksızın hukuka aykırı olarak davanın kabulüne karar verdiğini, alacak zamanaşımına uğradığından ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın doğru olduğunu, dayanak bono zamanaşımına uğradığından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip yapıldığını, davacının davasını ispatlayamadığını, ayrıca senet ve dava tarihinde 165.000-DM'nin 53.000-TL etmediğini, davacı tarafın borca karşılık kira kontratı yapıldığı beyanı nedeniyle 60.000-DM'nin kiraya mahsup edildiği defiinde bulunduklarını, ancak mahkemece bu husus incelenmeksizin karar verildiğini, senedin vade tarihi 15.02.1996 olmasına rağmen faiz başlangıcının hangi tarih olduğunun incelenmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hisse devir sözleşmesi ve zaman aşımına uğramış bonoya dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile davalının eşi ... arasında düzenlenen 11.09.1995 tarihli şirket hisse devri temlik sözleşmesi ile davacı tarafından ... Ltd. Şti'nde bulunan 1.400 adet payının 140.000.000-ETL bedelle satış ve devrinin kararlaştırıldığı, yine davacı ile bu kez davalı arasında düzenlenen el yazılı sözleşme ile devir bedeline mahsuben davalı tarafından davacıya toplam 5.280-TL bedelli üç adet çek verildiği, çeklerin vadesinde ödenmemesi halinde ise davalı tarafından keşide edilen 15.02.1996 ödeme tarihli ve 165.000-DM bedelli senedin geçerli sayılacağının hüküm altına alındığı, dava dışı şirket tarafından keşide edilip ...

tarafından davacıya ciro edilen çeklerin karşılıksız çıktığı, takip dosyaları mevcut olmasa da başlatılan takipler sonucunda herhangi bir tahsilat yapılmadığının tarafların kabulünde olduğu, hisse devir sözleşmesi ve dayanak bonoya dayalı olarak davacı tarafından 19.07.2002 tarihinde başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (eski ...) esas sayılı takip dosyasında da davalı tarafından açılan dava sonucunda usulsüz tebligat nedeniyle ihalenin feshine karar verilerek ödeme emri tebliğ tarihinin de öğrenme tarihi olarak kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dolayısıyla işbu takip dosyasında da alacağın tahsil edilemediği, alacağın hisse devir sözleşmesi ve ekinde yer alan el yazılı sözleşme ile zaman aşımına uğramış bono ile usulüne uygun olarak kanıtlanmasına karşılık, davalı vekilince ödeme iddiası ileri sürülmediği gibi borcun sona erdiğine yönelik bir delil de sunulmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı vekilince davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüşse de; ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin hükmünün istinaf incelemesi sonucunda, Dairemizin 10.05.2018 tarihli, 2017/746 esas 2018/546 karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiş olmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince, hisse devir bedeli karşılığında davacının, davalıya ait taşınmaza kira bedeli ödemediği, dolayısıyla kira bedelinin alacaktan mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak bu hususta davacının bir kabulü bulunmadığı gibi, davalı tarafından da savunmasını kanıtlayacak herhangi bir delil ileri sürülmemiştir.

Alman Markı'nın, Euro'nun yürürlüğe girmesiyle 01.01.1999 tarihinde 1 Euro=1,95583 DM olarak sabitlendiği dikkate alındığında, davacı vekilinin fazla bedele hükmedildiği yönündeki istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. Ancak dayanak bono zaman aşımına uğramış olmakla kambiyo senedi vasfını kaybetmiş olup, buna bağlı olarak bonodaki vadeye ilişkin belirleme hükümsüz hale geldiğinden, vade tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği gibi, hisse devir tarihinden itibaren faiz talep edilmesi de mümkün değildir. Davalı öncesinde temerrüde düşürülmediğinden, ancak takip tarihi olan 19.07.2002 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş kabul edilmelidir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince alacağa hisse devir sözleşmesi tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsizdir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kabulü ile 53.000-TL alacağın temerrüt tarihi olan 19.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2018 Tarih 2018/682 Esas 2018/1111 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜ ile 53.000-TL alacağın temerrüt tarihi olan 19.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 3.620,43‬-TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 905,15-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‬2.715,28-TL'nin davalıdan alınarak hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 933,20-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından ödenen tebligat ve posta gideri olmak üzere 219-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 6.180-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı tarafça yatırılan 905,10-TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine, Davalı tarafça yapılan 31-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

08/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238354 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.