6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Saklama sözleşmesinde fire toleransının ticari örfe göre belirlenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/347 E. 2021/309 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Saklama sözleşmesinde depolanan üründeki fire toleransına ilişkin oran belirsiz süreli ya da sözleşmede öngörülen sürenin aşılması halinde uzayan saklama süresine göre uygulanabilir; bu durumda fire oranı, ilgili ürün için geçerli ticari örf ve adet teamülleri esas alınarak, saklama süresine bağlı rutubet kaybı prensibiyle hesaplanır ve sözleşmedeki oran yalnızca öngörülen asıl süre (örn. aylık) için geçerli kabul edilip, uzayan süre için ticari teamüllere göre güncellenmiş oran uygulanır.

Ele alınan sorunlar

Depolanan üründeki firenin tazminat kapsamı ve oranının belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, sözleşmede fire toleransının %0,2 olarak açıkça belirlendiğini, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu, mahkemenin bu oranı 5 aylık süre için %1'e çıkararak ticari örfe göre fire oranı belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 22.06.2016 tarihli sözleşmede açık bir süre öngörülmemiş, ancak sözleşmenin aylık periyotlarda yenileneceği düzenlendiğinden bir aylık süre için akdedildiği kabul edilmiştir. Sözleşmede tahliye ağırlığı ile giriş ağırlığı arasındaki eksiklik toleransının %0,2 olarak belirlendiği ve bu oranı aşan eksikliklerin depoya giriş tarihindeki piyasa fiyatı üzerinden tazmin edileceği hükme bağlanmıştır. Saklanan ürünün hububat cinsinden olması nedeniyle fire oranının tespiti için Ceyhan Ticaret Borsası ticari örf ve adet teamüllerine başvurulmuştur; bu teamüllere göre buğday, mısır, soya fasulyesinin depoda muhafaza süresine bağlı rutubet kaybından meydana gelen fire normal şartlarda %1-3 arasındadır. Hububat ürünlerinin yıllık üretilip saklandığı ve tamamen rutubetini kaybettiğinde fire oluşmayacağı dikkate alındığında, sözleşmede öngörülen bu firenin yıllık bazda öngörüldüğünün kabulü gerekmektedir; yıllık bazda en az %1 en fazla %3 oranında fire öngörülmekte olup ilk altı ay için %1,5 oranında bir firenin ticari teamüllere uygun olduğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesinin, sözleşmede yer alan %0,2'lik oranın aylık fire olduğunu, uzayan saklama süresi için fire hesabı yapılmasının bu düzenlemeyi engellemeyeceğini kabul ederek 5 aylık süre sonunda minimum düzey olan %1 oranına göre fire hesaplaması yapmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle, toplam üründen saklama süresince %1 oranında fire olabileceği kabul edilerek bu miktara ilişkin tazmin talebinin reddi ve kalan miktar için tazminata hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede belirlenen fire toleransının sözleşme süresinin uzaması halinde nasıl hesaplanacağı ve bu hesaplamada ticari örf ve adet teamüllerine (borsa kayıtlarına) başvurulabileceği yönünden emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama sözleşmesi fire toleransı ticari örf ve adet tazminat

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/347

KARAR NO 2021/309

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/06/2018

NUMARASI 2017/628 Esas-2018/832 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/03/2021

Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasındaki 22.06.2016 tarihli sözleşme uyarınca, davacının Paraguay'dan ithal ettiği soya fasulyesinin davalıya ait depoda 1.7.2016-05.12.2016 tarihleri arasında depolandığını ve 05.12.2016 tarihinde tamamen tahliye edildiğini, depoya giren mal miktarı 5.895,20 -ton iken 05.12.2016 tarihinde 5.763,58 - ton tahliye edildiğini, arada 131,62 ton eksik olduğunu, davacının piyasaya satış yaptıkça satılan malları depodan kamyonlar aracılığı ile tahliye ettirerek, müşterilere sevk ettiğini, depodan tahliye edilen mal miktarında %0,2 oranına kadar eksikliğin hiçbir müeyyide olmaksızın davacı tarafça kabul edileceğini, bu oranı aşan eksikliklerin ise davalı tarafından tazmin edileceğini, depoya giren mal miktarı üzerinden %0,2 lik oran hesaplamasına göre 11,79- ton olup, sözleşme uyarınca tolerans miktarını aşan, eksikliğin depodan çıkış anında geçerli piyasa fiyatından davalıya fatura edilerek zararın tazmininin kararlaştırıldığını, ürünlerdeki eksiklik miktarı 131,62-11,79 = düşülmesi sonucunda 119,83 ton için depodan tahliye tarihinde geçerli piyasa fiatı 450 usd-ton üzerinden düzenlenen 189.100,06-TL tutarındaki faturayı davalıya gönderdiğini, ödeme yapılmaması üzerine ihtarname ile borcun ödenmesinin istenildiğini, davalının faturayı iade ettiğini belirterek 189.100,06-TL nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,ürünlerin 1 aylığına depoya konulduğunu, soya fasulyelerinin satılamamasından dolayı 5-6 ay sürede depoyu işgal ettiğini,muhafazaya alınan ürünün fire oranının %0,2 olmasının hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığını,ürün yağlı bir tohum olup ham yağ sanayiinde kullanıldığını,muhafaza koşullarından kaynaklı firenin daha çok olacağını,teslimdeki tonajdan Ceyhandaki davalının silosuna teslim için yapılan nakliye firesi %05 -kantar firesi binde 2-4 düşülmediği gibi muhafaza firesi yüzde 1-3 olması gerektiği halde düşülmediğini,davacı tarafından ibraz edilen denetim raporunda ürünün bozulmaya başladığının sabit olduğunu, bozulan bir ürün için piyasa değeri üzerinden hesaplama yapılmasının da hatalı olacağını sözleşmenin ürünün niteliği gereği 1 ay için kurulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ

Mahkemece; toplanan deliller, yapılan bilirkişi incelemesi ile sözleşmenin 1 er aylık süre için kararlaştırıldığı, mahkemece tespit edilen %1 fire oranı düşülmek sureti ile davanın kısmen kabulü ile 113.539,75-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; mahkemece sözleşmedeki %0,2'lik firenin ürünün 5 ay kalması nedeni ile % 1 olarak uygulamasının hatalı olduğunu,sözleşmede bu hususun açık olduğunu,sözleşmenin belirsiz süreli olarak düzenlendiğini,her hangi bir zaman ifadesi bulunmadığını, mahkemece aylık olarak fire oranının %0,2 olarak düşülemeyeceğini, ticari örfe göre fire oranı belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava ; saklama sözleşmesi ile davalıya teslim edilen ürünün firesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Tahliyede, ürün miktarının 131,62 ton eksik olduğu belirlenmiştir.

22. 06.2016 tarihli sözleşmede süre öngörülmediği ,ancak sözleşmenin aylık periyotlarda yenileneceği öngörüldüğünden bir aylık süre için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin Plan 1 -Hizmetler başlığında X. maddesinde"tahliye ağırlığı ile giriş ağırlığı arasındaki fark eksikliği toleransı %0,2 olarak belirlendiği ,bu toleranstan yüksek olan eksiklikler depoya giriş tarihindeki piyasa oranında geçerli fiyat üzerinden hizmet sağlayıcı tarafından tazmin edilecektir." hükmü mevcutur.Saklanan ürün hububat cinsinden olup fire oranının tesbiti için Ceyhan Ticaret Borsası ticari örf ve adet teamülleri dosyaya getirtilmiş olup ;Hububatta fire ;

31. madde de buğday, mısır,soya fasulyesinin depo muhafazasındaki süreye bağlı olarak rutubet kaybından meydana gelen vezin azalmasıdır.Normal şartlarda bu fire süreye bağlı olarak rutubet kaybından dolayı %1-3 arası olduğu yazılıdır. Hububat ürünleri bilindiği üzere her yıl yenilenen ürünlerdir.Ürünün tamamen rutubetini kaybetmesi belli bir zaman gerektirecektir. Tamamen kuruduğu rutubetini kaybettiğinde de fire olmayacaktır.Davacının ithal ettiği 2016 yılı ürünü temmuz ayında davalı deposuna girmiş ve 12.ayda depodan çıkmıştır. Ticari teamüllere göre saklama süresine göre rutubetin azalacağı öngörülmüş , ancak ürünlerin yıllık üretilip saklandığı dikkate alındığında bu firenin yıl için öngörüldüğünün kabulü gerekmektedir.Yıllık bazda en az %1-en fazla %3 oranında bir fire öngörülmektedir.Buna göre ilk altı ay için %1,5 oranında bir firenin ticari teamüllere uygun olduğu kabul edilmelidir.İlk derece mahkemesince;sözleşmede 1 aylık saklama süresi için %02 oranında fire belirlenmesi, uzayan süre için fire hesabı yapılmasını engellemeyeceği gerekçesiyle 5 aylık bir süre sonunda minimum düzey olan %1 oranına göre fire hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir.Anlatılanlara göre ;

mahkemece sözleşmede yazılı oranın aylık fire olduğu, tüm üründen, saklama süresince toplamda %1 oranında fire olabileceği kabul edilerek bu miktara ilişkin tazmin talebinin yerinde olmadığı, kalan miktar için tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/03/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238319 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.