6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Havalenin borç ödemesi karinesi ve bunun aksinin ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/355 E. 2021/306 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Havale bedelinin tahsili mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Açıklama içermeyen bir havale dekontuna dayanılarak açılan itirazın iptali davasında, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal karine bulunur. Bu karinenin aksini, havalenin başka bir amaçla (örn. ortaklık ilişkisi) gönderildiğini ileri süren taraf, iddiasını miktara göre yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür; yazılı delil sunulmadığı takdirde havale borcun ifası sayılır ve buna dayalı alacak iddiası reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Havalenin niteliği ve ispat yükünün belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, havalenin borcun ifası olarak yapıldığı yönündeki kabulün gerçek kişiler için geçerli olduğunu, davacının şirket olduğunu, davalıya gönderilen paranın karşılığının bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Havaleye dayanılarak açılan itirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. TBK 555 vd. maddelerinde düzenlenen havale, hukuki niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır; havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını miktara göre yazılı delille kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda icra takibi dayanağı havale dekontlarında açıklama bulunmamaktadır; davacı havalenin taraflar arasında kurulması düşünülen ortaklık ilişkisi için gönderildiğini bildirmiş ise de bu konuda yazılı bir belge veya delil sunmamıştır. Bu nedenle havalenin bir borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü ile aksi ispatlanamadığından davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Açıklama içermeyen havale dekontlarına dayalı itirazın iptali davalarında, havalenin borcun ifası amacıyla yapıldığına ilişkin yasal karinenin aksinin miktara göre yazılı delille ispatlanması gerektiğine dair değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İtirazın iptali davası, İİK 67. maddesi gereğince itirazın öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
havale itirazın iptali ispat yükü yasal karine yazılı delil

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 555 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 190

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/355

KARAR NO 2021/306

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2018

NUMARASI 2016/1038 Esas-2018/261 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/03/2021

İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı firmanın kendisine ait ...Bankası Hasanpaşa Şubesi ... hesabından davalıya ait ... Bankası Sahrayıcedit Şubesi ... nolu hesabına 28.06.2011 tarihinde 50.000,-TL,07.07.2011 tarihinde 132.000-TL olmak üzere toplam 182.000-TL gönderildiğini, davalının gönderilen paraları iade etmediğini, davalıya pararın iadesi için Kartal .... Noterliği'nin 20.03.2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ihtarnemenin 23.03.2015 tarihinde tebliğ edildiğini,bu konuda İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında havalenin ödeme aracı olduğunu,,dava konusu alacağı kabul etmemekle birlikte alacağın zamanaşımına uğraması nedeni ile davanın reddine,haksız açılan davanın reddine ve davacının % 20 kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece bankadan gelen havale dekontlarında açıklama kısmında bir ibare bulunmadığından havalenin bir borcun ifası amacı ile gönderildiğinin kabulü gerekmekle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde havalenin borcun ifası olarak yapıldığının kabulü gerekçesinin gerçek kişiler için geçerli olacağını, davacının şirket olduğunu , davalıya gönderilen paranın karşılığı bulunmadığını belirterek hakkaniyete aykırı kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava İİK 67 maddesine göre açılan itiraz iptali davası olup, davacı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 16.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 20.04.2015 tarihinde borcu bulunmadığından itiraz ettiği ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.İtiraz iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı dava olup takip dayanağının ... Bankasından gönderilen 2 adet dekonta dayalı olduğu görülmüştür. ... Bankasından gelen yazı cevabına göre davacı tarafından davalıya 07.07.2011 tarihinde 132.000TL, 28.06.2011 tarihinde 50.000-TL havale gönderildiği ve havale üzerinde herhangi bir açıklama bulunmadığı sabittir.

Somut olayda davacı 07.02.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında davalıya gönderilen paranın, davacı ile davalı arasında kurulması düşünülen ortaklık için gönderildiğini beyan etmiştir.Davacının istinaf talebinin TBK 555 ve HMK 190 maddesi kapsamında incelenmesi gerekmektedir.HMK'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190.(1)maddesi; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”şeklinde düzenleme mevcuttur.Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır."hükmünü haizdir.Havaleye ödemesine dayanılarak açılan itiraz iptali davasında kural olarak ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıda olup, somut olayda davacı tarafından havale belgesine dayanarak davalı hakkında ilamsız takip başlatılmıştır.6098 sayılı TBK'nun 555 vd.maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır.

Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını miktara göre yazılı delil ile kanıtlamakla yükümlüdür. (Yargıtay HGK nun 2017/2137 Esas-2018/1860 Karar sayılı 6.12.2018 tarihli ilamı) icra takibi dayanağı havale dekontunda açıklama bulunmadığı, davacı tarafından havalenin taraflar arasında kurulması düşünülen ortaklık ilişkisi için gönderildiği bildirilmiş ise de bu konuda yazılı bir belge ve delil sunulmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi'nce havalenin bir borcun ifası amacı ile yapıldığının kabulü ile aksi ispatlanamdığından davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin H.M.K.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcının, peşin alınan 2.198,11-TL harçtan mahsubu ile 2.138,81‬-TL fazla yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, "Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/03/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238279 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3718 E. 2022/7594 K. · Onandı

Açıklamasız havalenin borcun ifası karinesi ve aksini ispat yükü havaleciye ait

Gerekçe özeti

Havaleye dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Havale bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine bulunur; açıklama içermeyen havalede bu karinenin aksini ileri süren havaleci iddiasını miktarına göre yazılı delille kanıtlamak zorundadır, aksi hâlde havalenin borcun ifası olduğu kabul edilerek dava reddedilir.

Emsal değeri

Açıklamasız havalenin borcun ifası karinesi ve karineyi çürütmek için havaleciden yazılı delil aranması yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: havale ödeme vasıtası yasal karine ispat yükü itirazın iptali

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/3718 E.  ,  2022/7594 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2018 tarih ve 2016/1038 E- 2018/261 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2019/355 E- 2021/306 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı firmanın kendisine ait ... Bankası Hasanpaşa Şubesi ...hesabından davalıya ait ... Bankası ...Şubesi ... nolu hesabına 28.06.2011 tarihinde 50.000,00 TL, 07.07.2011 tarihinde 132.000,00 TL olmak üzere toplam 182.000,00 TL gönderildiğini, davacı müvekkilinin ticari bîr şirket olduğunu, davalıya gönderilen paraların herhangi bir karşılığının olmadığını, davalıya uhdesinde bulunan paranın iadesi için keşide edilen ihtarnameye cevabında borçlu olmadığını beyan ettiğini, davalı hakkında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde davalıya para ödediğini karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alamadığını belirttiği, bu iddiasının soyut nitelikte olduğunu, davacının mal ve hizmet karşılığında verildiği iddiasını ispat etmesi gerektiğini ancak buna ilişkin herhangi bir fatura yada sözleşme ibraz etmediğini, dava konusu dekontlarda bedele ilişkin bir açıklama yapılmadığını, ödeme sebebini belirterek ispat etmesi gerektiğini, davacı şirketin müvekkiline yapmış olduğunu iddia ettiği havale ödemelerinin iadesine dayandığını, havalenin bir ödeme aracı olduğunu savunarak davanın reddine davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında her iki tarafı da tacir olan tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacı tarafın ticari defter kayıtlarının incelendiği, davalının defterlerini ibraz etmediği, davacının usulüne uygun olarak tuttuğu ticari defter kayıtları ile davalıya havale edilen 182.000,00 TL'nin deftere işlenirken davacı şirketin hakim ortağı ve temsilcisi olan ...'ya borç kaydının düşüldüğü, buna göre şirketten çıkışı yapılan bu miktar karşılığında şirket ortağı ...'nun şirkete borçlandırıldığı, dolayısıyla bedelin bir karşılığa bağlandığının anlaşıldığı, bankadan gelen havale dekontlarında açıklama kısmında herhangi bir ibarenin bulunmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca açıklama içermeyen havalelerin bir borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, havale ödemesine dayanılarak açılan itiraz iptali davasında kural olarak ispat yükünün, alacaklı olduğunu iddia eden davacıda olduğu, somut olayda davacı tarafından havale belgesine dayanarak davalı hakkında ilamsız takip başlatıldığı, 6098 sayılı TBK'nun 555 vd.maddelerinde düzenlenmiş olan havalenin, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtası olduğu, başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine bulunduğu, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havalecinin (muhil), bu iddiasını miktara göre yazılı delil ile kanıtlamakla yükümlü olduğu (Yargıtay HGK nun 2017/2137 Esas-2018/1860 Karar sayılı 6.12.2018 tarihli ilamı), icra takibi dayanağı havale dekontunda açıklama bulunmadığı, davacı tarafından havalenin taraflar arasında kurulması düşünülen ortaklık ilişkisi için gönderildiği bildirilmiş ise de bu konuda yazılı bir belge ve delil sunulmadığı, ilk derece mahkemesince havalenin bir borcun ifası amacı ile yapıldığının kabulü ile aksi ispatlanamadığından davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.