6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temsil yetkisi sona eren kişinin çektiği paranın istirdadı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/543 E. 2021/429 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret siciline tescil ve ilanı zorunlu bir husus tescil ve ilan edilmişse, üçüncü kişiler bu hususu bilmediklerini ileri süremez; şirket temsilcisinin temsil yetkisinin kaldırılması sicile tescil edilmişse, temsilci bu durumu bilmediğini iddia edemez ve tescilden sonra çektiği paradan sorumlu olur. Temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin genel kurul kararının geçersizliği ancak karar iptali davasında ileri sürülebilir. Banka, yetkisiz temsilcinin çektiği parayı mevduat sahibine iade ederken kusurlu davranmamışsa bu iade işlemi banka için sorumluluk doğurmaz; yetkisiz temsilcinin bankaya karşı borcu, mevduat sahibinin icazet vermediği sürece aynen devam eder.

Ele alınan sorunlar

Temsil yetkisinin sona ermesinin bilinip bilinmediği ve ticaret sicili tescilinin etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, temsil yetkisinin kaldırıldığının müvekkiline bildirilmediğini, tek taraflı temsil yetkisinin kaldırılmasının geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK m.36 gereğince ticaret siciline tescil ve ilanı zorunlu olan bir husus tescil ve ilan edilmişse üçüncü kişiler bu hususu bilmediklerini iddia edemez; kaydı gerekli olup kayıt ve ilan edilmeyen husus da üçüncü kişilerce bilinmediği kabul olunur. Somut olayda 15.06.2010 tarihli imza sirküleri ile davalıya münferit temsil yetkisi verildiği, 30.12.2014 tarihli imza sirkülerine göre bu yetkinin 01.12.2014 tarihi itibariyle sona erdiği ve imza sirkülerinin düzenlendiği tarih itibariyle sicile tescilin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şirketi temsil yetkisinin kaldırılması münhasıran genel kurula ait olduğundan, bu işlemin geçersizliği ancak bir karar iptali davasında ileri sürülebilir; davalı vekilinin temsil yetkisinin kaldırılmasının geçersiz olduğuna yönelik istinaf sebebi bu nedenle yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bankanın mevduat sahibine ödeme yapmasının kusur oluşturup oluşturmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, davacı bankanın işlem bedelini iade etmesinin kendi hatasından kaynaklandığını ve davalının sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak yetkisiz temsilci, sahte talimat, bankanın hataya düşürülmesi suretiyle mevduat hesabından para çekilmesi halinde mevduat sahibi bu çekişe muvafakat veya icazet vermez ise bankaya karşı alacağı aynen devam eder; ancak yapılan ödemelere davacı sonradan icazet vermişse banka sorumlu tutulamaz (Yargıtay 11. HD'nin 2013/627 esas, 2014/7711 karar sayılı ve 18.4.2014 tarihli ilamı). Davacı bankanın itiraz üzerine mevduat sahibine ödeme yapması kusur teşkil etmediğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımı def'i → ret

İddia: Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının temsil yetkisi sona erdikten sonra şirketin davacı bankadaki hesabından 03.03.2015 tarihinde 58.000 TL parayı çektiği davalının ikrarı ile sabittir. Mevduat sahibine 03.03.2016 tarihinde ödeme yapan banka 06.04.2016 tarihinde davalıya karşı icra takibi başlatmıştır. Çekilen paranın, temsil yetkisinin sona erdiği tarihten sonra aradan geçen zaman ve ticaret sicil kayıtlarının etkisi dikkate alındığında hataen yapılmış bir işlem olarak kabulü mümkün olmadığından davalı, davacı banka zararına olarak uhdesinde bulunan parayı davacıya iade ile yükümlüdür. Yapılan ödeme tarihine göre TBK 72 gereğince zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatıldığından davalı vekilinin zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket temsilcisinin temsil yetkisinin kaldırılmasının ticaret siciline tescili halinde, üçüncü kişilerin (temsilci dahil) bu durumu bilmediklerini iddia edemeyeceğine ve yetkisiz temsilcinin çektiği paradan sorumlu tutulacağına ilişkin değerlendirme, benzer bankacılık işlemlerinden kaynaklanan istirdat/itirazın iptali davalarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TBK 72 gereğince, yetkisiz temsilcinin çektiği parayla ilgili alacağa ilişkin zamanaşımı süresi, ödeme ve icra takibi tarihleri dikkate alınarak hesaplanır; somut olayda ödeme tarihine göre zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatılmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescili temsil yetkisinin sona ermesi yetkisiz temsilci itirazın iptali icra inkar tazminatı zamanaşımı def'i

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 36 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 72

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/543

KARAR NO 2021/429

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/11/2018

NUMARASI 2016/1186 Esas - 2018/835 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/03/2021

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili , davalının davacı bankanın ... nolu şahsi müşterisi olduğu,aynı zamanda ... A.Ş nin yetkili kişisi olarak şirket hesaplarından işlem gerçekleştirdiğini,davalının ... A.Ş nin yetkilisi sıfatı ile 03.03.2015 tarihinde şirketin ... nolu hesabından 58.000- TL çektiğini,para çekme işleminden sonra dava dışı şirketin işleme itiraz etmesi sonucunda yapılan incelemede davalının hesap sahibi olan şirket nezdindeki yetkilerinin kaldırıldığı ve davalının bu durumu bildiği halde davacı bankayı yanıltarak işlem yaptığını, şirketin talebi üzerine davacı banka tarafından 58.000-TL nin iade edildiğini,kendisine ait olmayan parayı hesabına geçiren davalının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince , davacı bankaya verdiği zararı tazmin etmekle mükellef olduğunu , paranın iade edilmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müd.

... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını , itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini,davalının 03.03.2015 tarihinde ... A.Ş hesabından para çektiğini, söz konusu işlemin yapıldığı tarih itibarı ile davalının yetkisinin kaldırıldığına dair bilgi verilmediğini,davalının tek taraflı yapılan bu işlemden haberdar olmadığını,davacı bankanın işlem bedelini iadesinin kendi hatasından kaynaklandığını,davalının sorumluluğu bulunmadığını,alacağın likit olmadığını inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını,davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddine ve davacı aleyhine % 20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının yetkisiz temsilci olarak davacı bankadan parayı çekmesi nedeni ile davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davalının para çekme işleminin gerçekleştiği 03.03.2015 tarihinde yetkisinin kaldırıldığından haberdar olmadığını,bu konuda dava dışı şirket tarafından bildirimde bulunulmadığını, davacı bankanın iade işlemini gerçekleştirmesinin kendi hatası olduğunu , alınan bilirkişi raporunun hükme esas alacak nitelikte olmadığını belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava , davacı banka tarafından temsil yetkisi sona eren davalıya yapılan ödemenin istirdadı için yapılan takip nedeni ile açılan itirazın iptali davasıdır. Ticaret siciline tescil ve ilanı zorunlu olan bir husus tescil ve ilan edilmiş ise, üçüncü kişiler bu hususu bilmediklerini iddia edemeyecekleri gibi, kaydı gerekli olmasına rağmen kayıt ve ilan edilmeyen bir hususun da üçüncü kişilerce bilinmedikleri kabul olunur (TTK m.36) Somut olayda ;15 haziran 2010 tarihli imza sirküleri ile davalıya ilk yapılacak genel kurula kadar geçerli olmak üzere münferit temsil yetkisi verildiği ,30.12.2014 tarihli imza sirkülerine göre de ,davalının temsil yetkisinin 1.12.2014 tarihi itibariyle sona erdiği,detaylı sicil kayıtları getirtilmese de ,imza sirkülerinin düzenlendiği tarih itibariyle sicile tescilin gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Davalı vekili temsil yetkisinin sona erdiğinin müvekkiline bildirilmediğini ,tek taraflı temsil yetkisinin kaldırılmasının geçersiz olduğunu ileri sürse de yukarıda yazılı yasal düzenlemeler gereğince ticaret siciline tescil olunan bir hususun bilinmediği üçüncü şahıslar tarafından dahi ileri sürülemeyecektir. Yine şirketi temsil yetkisinin kaldırılması münhasıran genel kurula ait olduğundan geçersizliği de ancak bir karar iptali davasında ileri sürülebilecek olup,davalı vekilinin temsil yetkisinin kaldırılmasının geçersiz olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Kural olarak, "yetkisiz temsilci, sahte talimat, bankanın hataya düşürülmesi suretiyle mevduat hesabından para çekilmesi" halinde mevduat sahibi bu çekişe muvafakat veya icazet vermez ise bankaya karşı alacağı aynen devam eder.

Ancak, yapılan ödemelere davacı sonradan icazet vermişse banka sorumlu tutulamaz. (yargıtay 11.HD nin 2013/627 esas ,2014/7711 karar sayılı ve 18.4.2014 tarihli ilamı)Davacı bankanın itiraz üzerine mevduat sahibine ödeme yapması kusur teşkil etmediğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalının temsil yetkisi sona erdikten sonra şirketin davacı bankadaki ... nolu hesabından 3.3.2015 tarihinde 58.000-TL parayı çektiği davalının ikrarı ile sabittir.Mevduat sahibine 3.3.2016 tarihinde ödeme yapan banka 6.4.2016 tarihinde davalıya karşı icra takibi başlatmıştır.Davalı tarafından çekilen paranın temsil yetkisinin sona erdiği tarihten sonra aradan geçen zaman ve ticaret sicil kayıtlarının etkisi dikkate alındığında hataen yapılmış bir işlem olarak kabulü mümkün olmadığından davalı ,davacı banka zararına olarak uhdesinde bulunan parayı davacıya iade ile yükümlüdür.

Yapılan ödeme tarihine göre ; TBK 72.gereğince zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatıldığından davalı vekilinin zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan sebeblerle,davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 3.993,12-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 995-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.998,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacının yaptığı 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238152 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.