6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinde kefil sorumluluğu ve gayrinakit alacak depo talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/484 E. 2021/514 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza koyan kişiler, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur; sorumlu oldukları asıl alacak kefalet limitinin altında kaldığında, kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumluluk kefalet limitiyle sınırlandırılarak hüküm kurulmalıdır. Gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayandığından bu sorumluluk asıl borçluya aittir; kefillerin bu depo yükümlülüğünden sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekir, aksi halde kefiller yönünden depo talebi reddedilir. Kefile yapılan tebligatın geçersizliği nedeniyle temerrüdün oluşmadığı iddiası, sözleşmede kefilin bildirdiği adrese yapılan tebligatın geçerli sayılacağına dair hüküm bulunması ve kefilin adres değişikliğini bildirmemiş olması halinde reddedilir; bu durumda temerrüt en geç takip tarihi itibarıyla gerçekleşmiş sayılır.

Ele alınan sorunlar

Asıl borçlu ve kefil ...'nin sorumlu olduğu asıl alacak miktarının hatalı belirlendiği iddiası → ret

İddia: Davacı, asıl borçlu şirket ve kefil ...'nin sorumlu olduğu asıl alacak miktarının hatalı olarak belirlendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişi raporunda asıl borçlu şirket ile kefilin sorumlu olduğu asıl alacak miktarı denetime elverişli bir şekilde tespit edildiğinden, bu miktarın hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefil ...'nin temerrüt tarihi, asıl alacak, faiz ve BSMV miktarının hatalı tespit edildiği iddiası → ret

İddia: Davacı, kefil ...'nin temerrüte düştüğü tarihin, sorumlu olduğu asıl alacak, faiz ve BSMV miktarının mahkemece hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kefalet Sözleşmesi'nin 2.3 maddesinde kefillerin sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtikleri ve adres değişikliklerini noter kanalıyla bildirmedikleri takdirde sözleşmede yazılı adrese yapılacak tebligatın geçerli olacağının düzenlendiği, genel kredi sözleşmesi ve eklerinde davalı kefilin adresi bulunmadığından ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu nedenle temerrüdün takiple gerçekleştiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gayrinakit alacağın (çek riski) depo edilmesi talebinin asıl borçlu yönünden reddi → kabul

İddia: Davacı, asıl borçlu ve kefillerin gayrinakit alacaktan sorumlu olduğu halde bu yönden karar tesis edilmediğini/depo talebinin reddedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya nakit olarak depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup bu sorumluluk asıl borçluya aittir. Bu bakımdan nakde dönüşme riski bulunan toplam 55 adet ve 61.600-TL gayrinakit alacağın depo talebinin asıl borçlu şirket yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gayrinakit alacağın (çek riski) depo edilmesi talebinin kefiller yönünden reddi → ret

İddia: Davacı, kefillerin de gayrinakit alacaktan (çek riskinden) sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kefillerden çek yasal sorumluluk bedellerinin depo edilmesinin istenebilmesi için sözleşmede bu konuda açık hüküm bulunması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmede kefillerin gayrinakit alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulabileceklerine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle kefiller yönünden depo talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefillerin kendi temerrütlerinin sonuçlarından kefalet limitiyle sınırlı sorumluluğu → kabul

İddia: Davacı, kefillerin sorumlu oldukları miktarın hükümde hatalı belirtildiğini, kefilin kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu olduğunu, kefalet limitiyle sınırlı olanın anapara tutarı olup faiz ve BSMV'nin bu limite dahil olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Müteselsil kefil olan davalılar, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur. Davalı kefillerin sorumlu olduğu asıl alacak miktarlarının kefalet limitinin altında olması ve kefiller yönünden temerrütün (... yönünden takiple) gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davalı kefillerin kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumluluğunu sınırlandıracak şekilde kefalet limiti dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Müteselsil kefilin kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulması ve gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riskine ilişkin depo yükümlülüğünün kefillere teşmil edilebilmesi için sözleşmede açık hüküm aranması yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi müteselsil kefalet kefalet limiti itirazın iptali gayrinakit kredi depo talebi temerrüt icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/484

KARAR NO 2021/514

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/05/2018

NUMARASI 2015/1114 Esas 2018/598 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/04/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili bankanın Topkapı Şubesi ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 21.11.2013 tarihli ve 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi hesaplarının Beşiktaş ... Noterliğinin 21.10.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile kat edildiği halde borcun ödenmediğini, bunun üzerine alınan ihtiyati haciz kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların icra dairesinin yetkisine , işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilere itirazlarının iptaline , takibin takip talebindeki şartlarla devamına, ve davalıların inkar olunan alacağın % 40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının alacağının muacel olduğu, kefillerin kefaletinin geçerli olduğu, davalı borçlu ... ve Kefil ...'nin 254.762,96-TL asıl alacak, 7.136,59-TL işlemiş faiz 356,83-TL BSMW ve 300-TL İhtiyati Haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 262.556,38-TL borçlu olduğu, kefil ...'nin ise 234.481,65-TL asıl alacak, 6.379,67-TL işlemiş faiz, 318,98-TL BSMW ve 300-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 241.480,30TL borçlu olduğu, davacının 73 adet çek için bloke isteminde bulunmuşsa da 55 adet için risk oluştuğundan ancak kefillerin blokeden sorumlu olduklarına ilişkin genel kredi sözleşmesinde kayıt olmadığından bu talepler bakımından davacının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; asıl borçlu ve kefillerin gayrinakit alacaktan sorumlu oldukları halde gayrinakit alacak yönünden herhangi bir karar tesis edilmediğini, asıl borçlu şirket ve kefil ...'nin sorumlu olduğu asıl alacak miktarının hatalı olarak belirlendiğini, Kefil ...'nin ise temerrüt tarihi, sorumlu olduğu asıl alacak, faiz ve BSMV miktarının tespiti noktasında hataya düşüldüğünü, kefil ...'nin takiple temerrüte düşüldüğü kabul edilerek yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, oysa sözleşmenin 2.3 maddesinde adres değişikliklerinin bildirim yükümlülüğünün bulunduğunu, kefillerin sorumlu oldukları miktarın hükümde hatalı olarak belirtildiğini, kefilin kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu olduğunu, kefalet limiti ile sınırlı olanın anapara tutarı olduğunu, anaparaya işletilecek faiz ve BSMV'nin kefalet limitine dahil olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin takibe yönelik itirazın iptali istemidir. Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 21/11/2013 tarihli ve 500.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların da genel kredi sözleşmesini bu miktarla müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefaletin kanunda düzenlenen geçerlilik koşullarını taşıdığı, asıl borçluya nakit kredi yanında çek taahhüt kredisi kapsamında gayrınakit kredi de kullandırıldığı, oluşan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 17/10/2014 tarihi itibariyle kat edilerek 15/12/2014 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla 256.552,48-TL asıl alacak, 7136,59-TL işlemiş faiz alacağı, 356,83-TL BSMV , 300-TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 264.345,90-TL alacak ve 63840-TL gayrinakit alacak için ilamsız takip başlatılmıştır.

Davalıların itirazı üzerinde açılan iş bu itirazın iptali davasında mahkemece, davalı borçlu ... ve Kefil ...'nin 254.762,96-TL asıl alacak, 7136,59-TL işlemiş faiz 356,83-TL BSMW ve 300-TL İhtiyati Haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 262.556,38-TL borçlu olduğu, kefil ...'nin ise 234.481,65-TL asıl alacak, 6.379,67-TL işlemiş faiz, 318,98-TL BSMW ve 300-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 241.480,30-TL borçlu olduğu, 55 adet çek nedeniyle risk meydana gelmesine rağmen sözleşmede hüküm bulunmaması nedeniyle depo koşulları olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı istinaf kanunyoluna davacı banka vekili tarafından başvurulmuştur. Davacı banka vekili tarafından asıl borçlu şirket ve kefil ...'nin sorumlu olduğu asıl alacak miktarının hatalı olarak belirlendiği ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporunda asıl borçlu şirket ile kefil ...'nin sorumlu olduğu asıl alacak miktarı 254.762,96- TL olarak denetime elverişli bir şekilde tespit edildiğinden davacının buna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Davacı banka vekili tarafından mahkemece kefil ...'nin temerrüte düştüğü tarih, sorumlu olduğu asıl alacak, faiz ve BSMV miktarının hatalı olarak tespit edildiği ileri sürümüş ise de, genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan Kefalet Sözleşmesi'nin 2.3 maddesinde, kefillerin sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtiği, adres değişikliklerini noter kanalı ile derhal ihbar etmeyi aksi takdir iş bu sözleşmede yazılı adrese yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağının düzenlendiği,genel kredi sözleşmesi ve eklerinde davalı kefil ...'nin adresi bulunmadığı, ihtarname tebliğ edilmediğinden temerrüdün takiple gerçekleştiğinin kabulünde isabetsizlik yoktur. Gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya nakit olarak depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup bu sorumluluk asıl borçluya aittir.

Bu bakımdan nakde dönüşme riski bulunan toplam 55 adet ve 61.600-TL gayrinakti alacağın depo talebinin asıl borçlu şirket yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bununla birlikte kefillerden çek yasal sorumluluk bedellerinin depo edilmesinin istenebilmesi için sözleşmede bu konuda açık hüküm bulunması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmede kefillerin gayrinakti alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulabileceklerine dair bir hüküm bulunmamaktadır.Bu nedenle mahkemece kefiller yönünden, iade edilmeyen ve nakde dönüşme riski bulunan çek yapraklarından dolayı yasal sorumluluk tutarlarının depo edilmesine yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Diğer taraftan, müteselsil kefil olan davalılar, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur. Davalı kefillerin sorumlu olduğu asıl alacak miktarlarının kefalet limitinin altında olması ve kefiller yönünden temerrütün (Gülşen yönünden takiple) gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davalı kefillerinin kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumluluğunu sınırlandıracak şekilde kefalet limiti dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.Ancak bu hata eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1114 Esas-2018/598 Karar sayılı ve 25/05/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davalıların itirazlarının kısmen iptaline ;

1- Nakit alacak bakımından 262.556,38-TL üzerinden (Davalı ... yönünden 241.480,30-TL üzerinden), 254.762,96-TL alacağa (davalı ... 234.481,65-TL alacağa) takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, Nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 52.511,27-TL icra inkar tazminatının (Davalı ...

48. 296,06-TL ile sorumludur.) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 2-Gayrinakit alacak bakımından davalı asıl borçlu ...Ltd. Şti'nin itirazının KISMEN İPTALİNE, 61.600-TL gayrinakit alacağın davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmek üzere itirazın iptaline, Gayrinakit alacak bakımından davalı müteselsil kefiller ... ve ... yönünden itirazın iptali isteminin REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 17.935,23-TL nispi karar ve ilam harcının (Davalı ...

16. 495-TL’den sorumludur.) davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 1.200-TL bilirkişi ücreti, 250,55-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.450,55-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.435-TL’sinin (Davalı ...

1. 070- TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine nakit alacak yönünden takdir olunan 26.828,95-TL nispi vekalet ücretinin (Davalı ...

25. 353,62-TL’sinden sorumludur) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine gayrinakit alacak yönünden takdir olunan 4.080-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Plastik Ltd.Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... Ltd.Şti. ve ... lehine nakit alacak yönünden takdir olunan 1.789,52-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, Davalı ... Ltd.Şti. lehine takdir olunan gayrinakit alacak yönünden 2.240-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd.Şti’ne verilmesine, Gayrinakit alacak yönünden 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’ye verilmesine, Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan 88,65-TL istinaf yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/237994 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5257 E. 2022/9177 K. · Onandı

Kefilin temerrüt anı ve kefilin gayrinakdi alacağın depo edilmesinden sorumluluğu

Gerekçe özeti

Kefalet sözleşmesinde kefilin adresi yer almıyor ve ihtarname tebliğ edilemiyorsa kefilin temerrüdü takiple gerçekleşir. Sözleşmede aksine hüküm yoksa kefil, gayrinakdi alacağın (nakde dönüşme riski bulunan çeklerin) depo edilmesinden sorumlu tutulamaz; bu sorumluluk asıl borçluya aittir.

Emsal değeri

Kefilin temerrüt anı ve gayrinakdi alacağın depo edilmesinden kefilin sorumluluğunun sözleşme koşuluna bağlı olması açısından emsaldir (Yargıtay'ca onanan BAM holding'i).

Kavramlar: müteselsil kefalet temerrüt gayrinakdi kredi riski depo kefalet limiti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/5257 E.  ,  2022/9177 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.05.2018 tarih ve 2015/1114 E. - 2018/598 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/484 E. - 2021/514 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ve davalı şirketin arasında 21.11.2013 tarihinde 500.000.- TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını ve şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığını, davalılara gönderilen ihtarname ile hesabın kat edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı borçlulara yönelik kredi borcunun tahsili ve gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesi amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, fakat davalı borçluların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara usulüne uygun tebligatların yapılmasına rağmen dosyaya davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince, gönderilen hesap kat ihtarı ile davacının alacağının muaccel olduğu, kefillerin kefaleti geçerli olup azami limit olan 500.000.- TL dahilinde olduğundan kefiller açısından da alacağın talep edilebilir olduğu, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları doğrultusunda davalıların sorumlu olduğu tutarların belirlendiği, davacının 73 adet çek için bloke isteminde bulunduğu, ancak 55 adet çek için risk oluştuğu, fakat kefillerin blokeden sorumlu olduklarına ilişkin Genel Kredi Sözleşmesinde kayıt olmadığı, davalı kefillerin bu konuda sorumluluklarının bulunmadığı ve alacak likit hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne takibe yönelik davalının itirazının iptaline, davalı ...

Plastik Ltd. Şti. ve ... için 254.762,96 TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 7.136,59 TL işlemiş faiz, 356,83 TL gider vergisi, 300.- TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile, davalı ... için 234.481,65 TL asıl alacak, 6.379,67 TL işlemiş faiz, 318,98 TL BSMV, 300.- TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile, takip tarihinden itibaren asıl borçlu Çelebi Plastik Ltd. Şti. için borç tamamen ödeninceye kadar, kefiler için kefalet limiti olan 500.000 TL'ye kadar asıl alacak üzerinden %72 temerrüt faizi ve faize uygulanacak %5 BSMV ile takibin devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 46.896,22 TL icra inkar tazminatının tüm borçlulardan müştereken ve müteselsilen, 4.056,26 TL'nin asıl borçlu Çelebi Plastik Ltd.

Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalıların asıl alacak tutarının denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, davacının buna ilişkin istinaf talebinin reddinin gerektiği, davacı banka vekili tarafından mahkemece kefil ...'nin temerrüte düştüğü tarih, sorumlu olduğu asıl alacak, faiz ve BSMV miktarının hatalı olarak tespit edildiğinin ileri sürüldüğü, ancak genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan Kefalet Sözleşmesi'nin 2.3 maddesinde, kefillerin sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtiği, adres değişikliklerini noter kanalı ile derhal ihbar etmeyi aksi takdir iş bu sözleşmede yazılı adrese yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağının düzenlendiği, genel kredi sözleşmesi ve eklerinde davalı kefil ...'nin adresi bulunmadığı, ihtarname tebliğ edilmediğinden temerrüdün takiple gerçekleştiğinin kabulünde isabetsizlik olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede kefillerin gayrinakti alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulabileceklerine dair bir hükmün bulunmadığı, bu nedenle mahkemece kefiller yönünden, iade edilmeyen ve nakde dönüşme riski bulunan çek yapraklarından dolayı yasal sorumluluk tutarlarının depo edilmesine yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, sorumluluğun yalnızca asıl borçluda olduğu, ancak kefil olan davalı ...'in takip tarihiyle birlikte temerrüdünün gerçekleştiği ve kararın buna göre kurulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalıların itirazlarının kısmen iptaline, nakit alacak bakımından 262.556,38 TL üzerinden (Davalı ...

yönünden 241.480,30 TL üzerinden), 254.762,96 TL alacağa (davalı ... 234.481,65 TL alacağa) takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 52.511,27 TL icra inkar tazminatının (Davalı ...

48. 296,06 TL ile sorumludur.) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, gayrinakit alacak bakımından davalı asıl borçlu Çelebi Plastik Kal...Ltd. Şti.'nin itirazının kısmen iptaline, 61.600.- TL gayrinakit alacağın davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmek üzere itirazın iptaline, gayrinakit alacak bakımından davalı müteselsil kefiller Ali ve Gülşen yönünden itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.