6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bono imzasının eli ürünü olması ve haksız tedbir tazminatı koşulları

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/574 E. 2021/531 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli ise, senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu kabul edilerek davanın reddi doğrudur. Ancak teminat şartına bağlanan ihtiyati tedbir kararında teminat yatırılmamışsa ve bu nedenle tedbir hiç uygulanmamışsa, alacaklının alacağını geç alması söz konusu olmadığından İİK 72/4 kapsamında kötüniyet tazminatı koşulları oluşmaz; teminatsız kalan tedbir kararı uygulanmadığı için alacaklı zarar görmüş sayılamaz.

Ele alınan sorunlar

Bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme içermediğini, temel/primer/kritik parametrelerin, grafolojik incelemelerin, düz-çapraz ışık ve mikroskop incelemelerinin yapılmadığını, imza başlangıç hareketleri, hat konumları, ritm dağılımı, kalem yürütme itiyadı gibi unsurların araştırılmadığını, karşılaştırmanın fotoğraf veya görüntü teknikleriyle desteklenmediğini ileri sürerek raporun ve buna dayanan hükmün hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Gerekçe: İcra takibine dayanak olan bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu yönünde tanzim edilen bilirkişi raporunun ayrıntılı incelemeyi içermesi, açıklamalı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle, mahkemece senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun kabulünde ve davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminatsız kalan ihtiyati tedbir nedeniyle kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İİK'nın 72/4'üncü maddesinde, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının, tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, bu zararın herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda mahkemece ihtiyati tedbir talebi %10 teminatla kabul edilerek icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, ancak teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararı uygulanamamıştır. Bu sebeple icra takibinin durması, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklının alacağını geç alması söz konusu değildir. Koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Teminata bağlanan ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılmaması nedeniyle uygulanamaması halinde, alacaklının alacağını geç alma zararının doğmayacağı ve İİK 72/4 uyarınca kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmayacağı yönündeki tespit, bu tür uyuşmazlıklarda emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit kambiyo senedi bono imza incelemesi bilirkişi raporu ihtiyati tedbir kötüniyet tazminatı teminat

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K. 72/4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/574

KARAR NO 2021/531

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/10/2018

NUMARASI 2014/1152 Esas- 2018/1159 Karar

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/04/2021

Davanın reddine yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığını, icra takibine dayanak olarak, müvekkilinin imzası olduğu iddia edilen ve adına düzenlenmiş 01/09/2010 vade tarihli 85.000-TL bedelli bononun gösterildiğini, ödeme emrinin müvekkilinin mernis adresine 10/09/2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi uyarınca tebliğ edildiğini, müvekkiline atfen imzalı 85.000-TL tutarlı senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, ayrıca müvekkilinin karşı tarafa borcunun da bulunmadığını, bu sebeple imzaya, borca itiraz ettiklerini, senette lehtarın banka olduğunu, bankaların senet tanziminde, düzenleyenlerin huzurda imzasını aldıklarını, buna rağmen müvekkilinin imza atmadığı bir senetten dolayı davalının takip başlattığını, belirterek, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin temlik aldığı alacağın dayanağı olan senetteki imzanın borçluya ait olduğu ön kabulü ile takibi başlattığını, borçlu şahsın borcun doğumundan sonra davacı bankaya bir ödeme yapmadığı gibi, gerek soyadı gerekse adres değişikliğini beyan etmediğini, buna rağmen takibin borçlu yönünden teminatsız durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan raporda davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edildiği, 17/10/2014 tarihli ara kararla icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle davacı yararına tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı yararına % 20 oranında tazminata hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli incelemeyi içermediğini, adli yargı ve uzmanlarca kabul edilen temel, primer, kritik parametreler, grafolojik incelemeler ile, düz ışık, çapraz ışık ışınlar altında, 7X - 5X -3 büyüteç altında, Asimeto SZM4 stereo mikroskop altında ayrı ayrı incelenmediği gibi,imza başlangıçlarındaki el hareketinin tersimi, imzaları oluşturan hatların birbirlerine olan konumları ve ritm dağılımları, imzaların son bölümlerini oluşturan hatların inşa tarzı, kalem yürütme itiyadı, ayrıca kaligrafik ve grafolojik tanı unsurları yönünden fark bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığını, ayrıca, karşılaştırılan imza veya yazının hangi sebeple farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi gerektiğini, hükmün usul ve yasaya aykırı olmasının yanında, mahkemece sonuca yargılama ve bilirkişi incelemesi ile ulaşıldığını, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bonodan ve bonoya istinaden başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak olan 15/09/2000 tanzim ve 01/09/2010 vade tarihli 85.000-TL bedelli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu yönünden tanzim edilen bilirkişi raporunun ayrıntılı incelemeyi içermesi , açıklamalı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle, mahkemece senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun kabulünde ve davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.İ.İ.K.'nın 72/4'üncü maddesinde; dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alacağı, bu zararın herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Somut olayda mahkemece, 17/10/2014 tarihli ara kararla, "ihtiyati tedbir talebinin %10 teminatla kabulü ile; icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına" karar verilmiş olup, teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararı uygulanamamıştır.Bu sebeble icra takibinin durması, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklının alacağını geç alması da söz konusu değildir. Koşulları olmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kötüniyet tazminatı bakımından kabulü ile, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın reddine, koşulları olmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1152 Esas-2018/1159 Karar sayılı 31/10/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, Koşulları olmadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine" İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 1.451,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.392,3‬0-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 9.550-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/237854 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4895 E. 2022/8656 K. · Onandı

Bonodaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunun tespiti ve uygulanmayan tedbirde İİK 72 tazminatı

Gerekçe özeti

Ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli grafoloji raporuyla senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olduğu belirlenirse menfi tespit davası reddedilir. Menfi tespitte ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmadığı için uygulanmamış ve icra takibi durmamışsa, alacaklı alacağını geç almış sayılmayacağından İİK 72 tazminatının koşulları oluşmaz.

Emsal değeri

Uygulanmayan ihtiyati tedbir hâlinde İİK 72 tazminatının koşullarının oluşmaması açısından emsaldir (Yargıtay'ca onanan BAM holding'i).

Kavramlar: menfi tespit imza incelemesi grafoloji ihtiyati tedbir teminat İİK 72 tazminatı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/4895 E.  ,  2022/8656 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.10.2018 tarih ve 2014/1152 E.- 2018/1159 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/574 E.- 2021/531 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine 01/09/2010 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli bonoya istinaden icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak olarak, müvekkilinin imzası olduğu iddia edilen ve adına düzenlenmiş senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, ayrıca müvekkilinin karşı tarafa borcunun da bulunmadığını belirterek, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14201 esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 01/09/2010 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli bono başlatılan takibe yapmış oldukları itirazın yerinde olduğunu, iş bu dava ile açılan itirazın iptali davasının reddinin gerektiğini, bu çeklerin ve senetlerin vadelerinin geçtiğini ve bir çoğunun da zaman aşımlarının da dolduğu göz önüne alındığında davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait yeteri kadar alınan imza örnekleri üzerinde grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan raporda davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, 17/10/2014 tarihli ara kararında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi teminat mukabilinde kabulü ile, takibin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddi ile, İİK 72. maddesi uyarınca asıl alacak tutarının % 20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, takip dosyasına dayanak olan 15/09/2000 tanzim ve 01/09/2010 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu yönünden tanzim edilen bilirkişi raporunun ayrıntılı incelemeyi içermesi, açıklamalı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle, mahkemece senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun kabulünde ve davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda mahkemece, 17/10/2014 tarihli ara kararla, "ihtiyati tedbir talebinin %10 teminatla kabulü ile; icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına" karar verildiği, teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararının uygulanamadığı, bu sebeble icra takibinin durması, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklının alacağını geç almasının da söz konusu olmadığı, koşulları olmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.