6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnternet bankacılığında izinsiz havale nedeniyle bankanın sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/707 E. 2021/785 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemi Kaynaklı Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İnternet bankacılığı hizmeti sunan banka, müşterinin kastı, kötüniyeti veya suç sayılır eylemini ispat edemediği sürece, mudiye emanet edilen paradan güven kuruluşu vasfı nedeniyle olağan sebep sorumluluğu esasına göre sorumludur; zararın oluşmasında müşterinin kusurlu olduğunu ispat yükü bankadadır. Banka, mutat olmayan işlemleri uyarıcı nitelikte kabul eden bir güvenlik sistemi kurmak ve şüpheli işlemlerde müşteriyi telefonla arayarak teyit almak zorundadır; bu teyit sürecinin ihmal edilmesi ve genel/soyut bir önceki uyarının bu yükümlülüğü karşılamaması halinde banka kusurlu kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

İnternet bankacılığı yoluyla gerçekleşen izinsiz havaleden bankanın sorumluluğu → ret

İddia: Davalı banka, dolandırıcılığın web sitesi yönlendirme (siber suç) tekniği ile gerçekleştiğini, güvenlik zaafiyetinin bulunmadığını, müşteriye önceden uyarı yapıldığını, şifre/sms bilgilerinin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti veya suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk olağan sebep sorumluluğu niteliğinde olup banka, gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir; davacının zararın oluşmasında kusurlu olduğunu ispat yükü davalı bankadadır. İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankalar, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemeye yönelik, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı önleyici altyapıyı sağlamak ve güvenlik önlemlerini almak zorundadır. İnternet bankacılığı işlemlerinde de mevduat, şubeden yapılan işlemlerdeki gibi banka kontrol ve sorumluluğundadır. Somut olayda davalı bankanın gerçekleştirdiği 68.700-TL tutarındaki EFT transferi işleminde müşterinin telefonla aranarak teyidinin alınması sürecinin ihmal edildiği, mutat harcamaların dışındaki işlemleri uyarıcı nitelikte kabul edip müşteriyi uyaran bir sistem benimsenmesi gerekirken bunun yapılmadığı ve davacının zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. Davalının, olaydan bir gün önce davacı şirket yetkilisine gönderdiği 'Genel müdürlüğümüze ilettim, ilgili kısma cep numaranızı girmeyin lütfen' şeklindeki elektronik posta ile yapılan ikazın, işlemle ilgili doğabilecek zararlı sonuçları açıklayıcı nitelikte olmadığı, devamında yaşanan olağan dışı para transferleri sırasında bankayı davacıyı uyarma yükümlülüğünden kurtarmadığı; kaldı ki olaydan bir gün önce yapılan bu uyarının bankanın daha sıkı önlemler alarak hareket etmesini gerektirdiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İnternet bankacılığı yoluyla gerçekleştirilen izinsiz para transferlerinde bankanın güven kuruluşu vasfından kaynaklanan sorumluluğu ve mutat olmayan işlemlerde teyit yükümlülüğünün kapsamı konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı güven kuruluşu sorumluluğu olağan sebep sorumluluğu ispat yükü itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/707

KARAR NO 2021/785

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/01/2019

NUMARASI 2018/210 Esas 2019/73 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı bankanın Bankacılık Kanunu ve diğer mevzuattan kaynaklanan edimlerini gereği gibi ifa etmemesi ve gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu, müvekkiline ait Euro hesabının üçüncü şahıslarca ele geçirildiğini, işbu hesaptan para çekilmesi nedeniyle müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğradığını, uğranılan zararın giderilmesi amacıyla davalı banka aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalı bankanın itirazının yerinde olmayıp itirazın iptali gerektiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu olay nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın söz konusu işlemi yapan gerçek kişiye yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkili açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu sahte işlemlerin hangi IP üzerinden yapıldığının ve hangi bankaya yapıldığının açıkça belli olduğunu, söz konusu olayda bankanın davacı firma yetkililerine gereken uyarıları yaptığını, ancak firma yetkililerinin tedbirsiz davrandığını, şifre/sms içerikli kod gibi bilgilerin bankanın değil müşterinin sorumluluğunda olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının güvenliğinden sorumlu olduğu bilgisayarını koruyamadığı, yeterli güvenlik önlemleri almaması sebebi ile güvenlik zafiyeti oluştuğu, bu durumdan yararlanan dolandırıcıların davacının hesabı üzerinden havale işlemi yaptığının anlaşıldığı, bu süreçte davalı ... Bankası A.Ş'nin Güvenlik Operasyonlar Yöneticiliği şubesi aracılığıyla 07/12/2017 tarihinde ...'a gönderilmiş olan 68.700-TL tutarındaki EFT transferi işleminde, müşterinin ayrıca telefonla aranmayarak teyit sürecinin ihmal edilip işletilmediği, bu hali ile davalı bankanın kusurlu olduğu, her türlü güvenlik önlemini almak zorunluluğunda olan bankanın işletim ve güvenlik sisteminin zaafiyet halinde bulunduğu ve hiç bir uyarıcı bildirimde bulunulmadığı, davalı bankanın müşterinin mutat harcamalarının dışındaki tüm işlemleri uyarıcı nitelikte kabul eden ve müşterisini uyaran bir sistemi, bir güvenlik yöntemini benimsemesi gerekirken, mutat olmayan bir uygulama söz konusu olmasına karşın, banka sisteminin bunu algılamadığı ve davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın asıl alacak 68.700-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili bankaya ait web sitesinin başka bir IP adresine yönlendirilmesi ile davacının tuzağa düşürüldüğünü, söz konusu dolandırıcılık yönteminin web sitesi yönlendirme, benzetme olarak bilinen bir siber suç tekniği olduğunu, bu şekilde müşterilerin dolandırıldığını, bu ve benzeri yöntemlerle kullanıcıya ait hassas bilgilerin ele geçirildiğini, bu nedenle müvekkili bankanın güvenlik önlemlerinin saf dışı bırakılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, söz konusu olaydan bir gün önce davacı firmanın yetkilisinin müvekkili bankadan yardım istediğini ve e-posta yazışmalarından anlaşılacağı üzere müvekkili banka çalışanının davacı firma yetkilisine gereken uyarıyı yaptığını, fakat firma yetkilisinin tedbirsiz davrandığını, şifre/sms içerikli kod bilgilerinin davacının sorumluluğunda olduğunu, 68.700-TL tutarında işlemin müvekkili bankanın güvenlik zaafiyetine mal edilemeyeceğini, müvekkilinin uyarısına rağmen davacının kendi kusuru ile şifresinin kötüniyetli kişilerin eline geçmesine neden olduğunu, bu durumda müvekkili bankanın güvenlik zaafiyetinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; internet bankacılığı hizmeti alan davacının hesabındaki paranın izinsiz havale edilmesi nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır (Yargıtay 11. H.D nin 10/01/2018 tarihli 2016/8635 esas - 2018/179 karar sayılı vb.

ilamları). Davalı banka; davacının da internet bankacılığı kullanırken kart ve şifrelerine gerekli korumayı sağlamakla yükümlü olduğunu, şifrenin davacı telefonuna gönderildiğini, oluşan zarardan bankanın kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını iddia etmektedir. İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren davalı bankaların kendisine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapının sağlayarak güvenli önlemlerini almak zorundadır (Yargıtay 11. H.D 09/09/2019 tarih ve 2018/3563 esas 2019/5115 karar sayılı ilamı).

İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat banka kontrol ve sorumluluğundadır. Somut olayda; davalı bankanın Güvenlik Operasyonlar Yöneticiliği şubesi aracılığıyla 07/12/2017 tarihinde ...'a gönderilmiş olan 68.700-TL tutarındaki EFT transferi işleminde, müşterinin ayrıca telefonla aranmayarak teyit sürecinin ihmal edilip işletilmediği, bu hali ile davalı bankanın kusurlu olduğu, müşterinin mutat harcamalarının dışındaki tüm işlemleri uyarıcı nitelikte kabul eden ve müşterisini uyaran bir sistemi, bir güvenlik yöntemini bankanın benimsemesi gerekirken, mutat olmayan bir uygulama söz konusu olmasına karşın gerekli uyarıları yapmayarak davacının zararına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davalı banka vekili, para transferinin gerçekleşmesinden bir gün önce davacı şirket yetkilisinin internet bankacılığı ile ilgili müvekkili bankaya ait olmayan ekran görüntüsünü müvekkil banka ile paylaşmasının akabinde müvekkili banka çalışanının davacı şirket yetkilisine gerekli uyarıları yaptığını, bu nedenle söz konusu dolandırıcılık olayının gerçekleşmesinde müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket çalışanına gönderilen "Genel müdürlüğümüze ilettim, ilgili kısma cep numaranızı girmeyin lütfen" şeklindeki elektronik posta ile yapılan ikazın bahse konu işlemle ilgili doğabilecek zararlı sonuçları açıklayıcı niteliği olmadığı gibi devamında yaşanan olağan dışı para transferleri sırasında davacıyı uyarma yükümlülüğünden kurtarması da mümkün değildir.

Kaldı ki, olaydan bir gün önce yapılan bu uyarı davalı bankanın daha sıkı önlemler alarak hareket etmesini gerektirmektedir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.692,89-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.173,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.519,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 42-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/05/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/237056 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.