6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura bedelinin ödendiği iddiasında ispat yükü davalıdadır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/755 E. 2021/780 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari işletme/demirbaş devri sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı alacaklarda, mal/hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir; ancak davalı sözleşme ile devri kabul edip yalnızca ödeme yaptığını ileri sürüyorsa, ödeme iddiasının uyuşmazlık miktarına göre yazılı delille ispatı davalıya aittir. İmza içermeyen ve tarihsiz bir tahsilat makbuzu, tek başına ödemeyi kanıtlamaya elverişli değildir.

Ele alınan sorunlar

Fatura bedelinin ödendiği iddiasının ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, tahsilat makbuzundaki ödemenin nakden yapılmasının teamüllere ve mevzuata aykırı olduğu bilirkişice belirtilmiş olsa da, taraflar arasındaki hatır çeki ilişkisinin güven ilişkisi gösterdiğini, bu nedenle tahsilat makbuzuna yönelik itirazların yersiz olduğunu, sözleşmenin ilgili maddesine düşülen notun da aynı tutarlı tahsilat makbuzu düzenlendiğinin kanıtı olduğunu, sözleşme ve fatura ekleri itibariyle borç kalmadığının sabit olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz, bu nedenle davacının teslimi kanıtlaması gerekir. Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği demirbaş ve kira/ortak gider bedellerine ilişkin toplam 226.295,92-TL tutarlı 7 adet fatura düzenlenmiş, bu faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı ise ticari defterlerini incelenmek üzere mahkemeye ibraz etmemiştir. Davalı, sözleşme ile demirbaş ve ticari işletme devrini kabul etmekle birlikte fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmektedir; bu durumda ödeme iddiasının uyuşmazlık miktarına göre yazılı delillerle davalı tarafından kanıtlanması gerekmekte olup davalı bu konuda herhangi bir delil sunmamıştır, borç miktarına göre tanık dinlenmesi de mümkün değildir. Sözleşmede ilgili tutarın hizasında bulunan tarihsiz 'Nakit tahsilat makbuzu' ibaresi bedelin ödendiğini kabule elverişli değildir. Ayrıca davalı tarafından sunulan, davacı şirket kaşesi bulunan ancak imza içermeyen tahsilat makbuzu da bu nedenle geçersizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşme ile borcun varlığını kabul eden davalının ödeme iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, imzasız ve tarihsiz tahsilat makbuzunun bu ispatı sağlamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer ispat yükü uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü ticari defter tahsilat makbuzu işletme devri sözleşmesi yazılı delil

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/755

KARAR NO 2021/780

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/12/2018

NUMARASI 2017/346 Esas-2018/1166 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2021

İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıya verdiği ambalajlama ve paketleme hizmeti bedelinin ödenmemesi üzerine, davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, takip konusu alacağın cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını belirterek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde iddialarını değiştirerek, alacağın 29.12.2015 tarihli sözleşme ile müvekkilinin demirbaş ve makineleri ile işletmesinin devrinden kaynaklandığını beyan etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; tarafların birbirinden alacak - verecek ilişkisi kalmadığını, davacı ambalajlama ve paketleme işi yapıldığını öne sürmekte ise de buna ilişkin bir belge bulunmadığını, tarafların 29.12.2015 tarihli bir sözleşme imzaladığını ve bunun dışında borç bulunmadığını, sözleşmeye ilişkin olarak da müvekkilinin ödemelerini yaptığını belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davalıdan, takibe konu faturaya dayalı alacağının bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 25.12.2015 tarihli demirbaş devrine ilişkin yazılı metindeki şartlar dahilinde ve dosyaya sunulu bila tarihli ve davacı tarafından imzalı olmayan 226.295.92 TL bedelli tahsilat makbuzunun usule uygun düzenlenmediği, söz konusu tahsilat makbuzu ile yapıldığı iddia edilen ödemenin davacı tarafından tahsil edilmediği, davacının davalı yandan ... esas sayılı takip dosyasından 95.013.60 TL alacağın tahsili için icra takibinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; davacının, dava dilekçesindeki iddialarını genişlettiğini, buna muvafakat etmemekle birlikte, borcun tamamen sözleşmeye dayandırıldığını,tanıklarının dinlenmediğini, tahsilat makbuzundaki ödemenin nakden yapılmasının teamüllere ve mevzuata aykırı olduğu bilirkişice belirtilmiş olsa da, taraflar arasında hatır çeki kesilmesinin bir güven ilişkisi bulunduğunu gösterdiğini, bu yüzden tahsilat makbuzuna ve nakden ödeme olamayacağına ilişkin itirazların yersiz olduğunu, tahsilat makbuzu unsurları eksik olsa da güven ilişkisi nedeniyle müvekkilinin tahsilat makbuzundaki unsurlara dikkat etmediğini, ayrıca sözleşmenin 2. maddesine 226.295.92 TL’nin hizasına "Nakit Tahsilat Makbuzu (tarih yok)" şeklinde not düşüldüğünü, bunun da aynı tutarlı tahsilat makbuzu düzenlendiğinin kanıtı olduğunu,makbuzun davacının muhasebecisi tarafından düzenlendiğini, sözleşme ve fatura eklerinde borç kalmadığının sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Yargılama sırasında alacağın devri sözleşmesi ile dava konusu alacak davacı ... tarafından ...'ya devredilmiştir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.Somut olayda; taraflar arasında, temlik eden davacı şirkete ait demirbaşlar ile işletmenin devri konusunda 29.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği 6 fatura konusu demirbaş bedelinin 210.228,80-TL, 1 fatura konusu kira ve ortak gider bedelinin ise 16.067,12-TL olarak belirlendiği, davacı tarafından bu kapsamda davalıya toplam 226.295,92-TL tutarlı 7 adet fatura düzenlendiği, faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı ise ticari defterlerini inceleme için mahkemeye ibraz etmemiştir.Davalı taraf sözleşme ile demirbaş ve ticari işletme devrini kabul etmekle birlikte, fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmektedir.

Bu durumda ödeme iddiasının uyuşmazlık miktarına göre yazılı delillerle davalı tarafından kanıtlanması gerekmekteyse de, davalı tarafça bu konuda herhangi bir delil sunulmamıştır. Tanık dinlenilmesi borç miktarına göre mümkün değildir.Sözleşmede 226.295.92 TL’nin hizasında bulunan "Nakit tahsilat makbuzu (tarih yok)" şeklindeki ibare ise, bedelin ödendiğini kabule elverişli değildir. Ayrıca davalı tarafından sunulan ve davacı şirket kaşesi bulunan tahsilat makbuzunda herhangi bir imza bulunmadığından, söz konusu makbuz da geçersizdir. Bu durumda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 6.490,37-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.622,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.867,77‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/05/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/237032 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.