Birden fazla zarar kalemi talep edilince HMK 31 uyarınca açıklattırma zorunluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/796 E. 2021/856 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ayıplı mal (dolum toner) nedeniyle zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Birden fazla zarar sebebine dayanılarak tek bir toplam tutar talep edilmesi halinde, her bir zarar kaleminin miktarının HMK 31 kapsamında davacıya açıklattırılması gerekir; açıklama yapılmazsa talebin kalemler arasında eşit oranda paylaştırıldığı varsayılır ve talep tutarının tamamının tek bir kaleme ait olduğu kabul edilemez. Ayıplı mal iddiasına dayalı tazminat davasında, incelemeye konu ürünlerin davalıdan alınan orijinal ürünler olduğunun ve iddia edilen ayıbın (dolum toner) teknik olarak tespit edilebilir nitelikte bulunduğunun ispatlanamaması halinde, dava ispat yükü yerine getirilmediğinden reddedilir. Gerçek kişi tacirin işletmesinin fiilen sona ermiş olması, sınırsız kişisel sorumluluğu nedeniyle husumet itirazını haklı kılmaz.
Ele alınan sorunlar
Birden fazla zarar kalemine dayalı toplam talepte kalemlerin ayrıştırılması gerekliliği → kabul
Gerekçe: Birden fazla zarar sebebine dayalı tazminat talebinde bulunulması halinde her bir zarar kalemi için ne miktar talep olunduğunun HMK 31. madde kapsamında davacıya açıklattırılması gerekir; verilen süre içinde açıklama yapılmazsa her bir talep için eşit oranda talepte bulunulduğu varsayılır. İlk derece mahkemesi, dava değeri olan 5.000-TL'nin tamamının fiyat farkı kalemine ait olduğunu kabul ederek hüküm kurmuştur; oysa 5.000-TL'nin tamamının fiyat farkına ait olduğu kabul edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hangi davalıdan tahsile karar verildiğinin belirsizliği → kabul
İddia: Davalı vekili, davada iki davalı gösterilmesine rağmen gerekçeli kararda tek davalı gösterildiğini, hüküm kısmında ise davalılardan (çoğul) tahsile karar verildiğini, bunun belirsizlik yarattığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kabule göre de, en son satılan tonerin ticari ilişkinin sonradan devam ettiği şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verildiği, ancak iki davalıdan hangisi olduğunun açıklanmadığı görülmüştür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gerçek kişi tacirin işletmesinin fiilen sona ermesi nedeniyle husumetten ret talebi → ret
İddia: Davalı vekili, ... işletmesinin hukuken mevcut olmayan bir şirket/işletme olduğunu, bu nedenle mevcut olmayan işletme hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Gerçek kişi tacirlerin ticaret şirketleri gibi sermayeleriyle sınırlı sorumlu olmadıkları, bütün borçlarından sınırsız sorumlu oldukları düşünüldüğünde, işletmenin fiilen sona ermiş olması husumetten ret kararı verilmesini gerektirmez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Satın alınan tonerlerin dolum/orijinal olmadığının ve buna bağlı zararların ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunun ikinci seçeneğinde 1096 adet tonerin tamamının dolum toner kabul edilerek hesap yapıldığını, her bir toneri kontrol etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, uzman incelemesiyle dolum toner tespitinin yapıldığını, cihaz arızalarının ve indirim kaybının da ispatlandığını ileri sürerek davanın tam kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: 3 yıllık süre boyunca 1.120.000-TL mal alımı yapıldığı ve boşalan toner kartuşlarının davalılara iade edildiği ileri sürülmekte, ancak tonerler açıldıktan sonra dolum mu orijinal mi olduğunun tespiti mümkün görülmemiştir. Teknik bilirkişi raporunda, davacı tarafından alınan tonerlerin kullanıldığı, kullanılan tonerlerin dolum toner olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, incelemeye konu tonerlerin ambalajlarının açık ve kullanılmakta olduğu, bunların davalıdan alınan tonerler olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı belirlenmiştir. Bu durumda davacının, 3 yıllık sürede orijinal toner yerine dolum toner satılarak teslim edildiği, orijinal toner fiyat farkından alacağının doğduğu, bu durumun daha fazla toner satın alarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği ve gerekli indirimin yapılmaması sebebiyle zarara uğradığı iddiasının kanıtlanamadığının kabulü gerekir. Gerekli indirimin yapılmadığına ilişkin zarar talebi ise, davalıların düzenlediği faturaları alıp ticari defterlerine işleyen davacının, taraflar arasında fiyat belirleyen yazılı bir sözleşme de bulunmadığı gözetildiğinde, bir dayanağı bulunmamaktadır. Dosyada toplanan tüm delillere göre ispatlanamayan davanın reddi gerekirken davanın kabulüne ilişkin hüküm doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Birden fazla zarar kalemine dayalı toplam tazminat talebinde, kalemlerin HMK 31 uyarınca açıklattırılması gerektiği ve açıklama yapılmadığında talebin kalemler arasında eşit oranda paylaştırılmış sayılacağı yönündeki tespit, benzer çok kalemli tazminat taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
HMK 31 açıklattırma↗ ispat yükü↗ ayıplı mal↗ husumet↗ gerçek kişi tacirin sınırsız sorumluluğu↗ kısmi dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/796
KARAR NO 2021/856
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/12/2018
NUMARASI 2016/676 Esas-2018/1331 Karar
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2021
Davanın kabulüne dair kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin merkez ofisinin ve Türkiye genelindeki tüm mağazalarının ihtiyaç duyduğu ... marka tonerleri davalı ...'dan satın aldığını, sonrasında da malzeme alımını aynı adreste yer alan organik bağ içindeki diğer davalı ....Ltd.Şti' nden almaya devam ettiğini müvekkili ile davalılar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ancak fiilen alım satım sözleşmesinin kurulduğunu, tonerleri 3 yıl boyunca davalılardan temin ettiğini toplamda 1.120.000-TL tutarında toner alımı yapıldığını, müvekkili şirketin davalılardan temin ettiği brother marka tonerin orjinal olmadığından şüphelendiğini ve bunun üzerine davalılardan temin edilen mevcut tonerlerin bir kaçını teslim ettikleri mağazalardan toplayarak brother markasının Türkiye'deki merkezinde çalışmakta olan alanında uzman kişilere incelettirdiğini yapılan incelemede satın alınan tonerlerin orjinal olmadıklarının tespit edildiğini davalıların orjinal toner fiatından ödeme almalarına rağmen dolum toner temin ettiklerinin tespiti üzerine alımı bıraktıklarını, davalıdan satın alınan bütün tonerlerin mağazalardan toplatılarak genel merkezde saklatıldığını, davalı tarafından düzenlenen faturaların iade edildiğini dolum tonerlerin çok kısa sürede tükendiğini orjinal olmadıklarından cihazlarda sürekli arıza meydaha getirdiklerini fazla bedel ödemek zorunda kaldığını bu nedenle 5.000-TL maddi zararın 13.05.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında davacı ile önce ... şahıs firması olarak çalışmaya başlandığını, şahıs işletmesinin limited şirketine dönüştürülmesi sonrasında da çalışmanın devam ettiğini müvekkilinin düzenlediği 5 adet fatura tutarının ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davacı tarafından malın ayıplı olması 2 gün içinde ihbar edilmesi gerekirken ihbarın yapılmadığını, davacıya satılan ürünlerin dolum olmadığını, ürünlerin kullanılmış olması nedeni ile dolum olmasının tespitinin mümkün olmadığını, toner markası şirketin müvekkiline davacı taraf için indirim yaptığını ve bu indirimlerin kendilerine yansıtılmadığı gerekçesi ile zarar tazmini talep ettikleri böyle bir indirimin müşterilerine uygulama zorunluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ
Mahkemece tarafların ticari kayıtları ve davacı elinde bulunan tonerlerin incelenmesi sonucunda 45 adet tonerin dolum toner olduğu her bir tonerin 294-TL olması nedeni ile 14.018,40 -TL fazladan ödeme yaptığı taleple bağlı kalınarak 5.000-TL nin 13.05.2016 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
1-Davacı vekili, bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapıldığını,mahkemenin ilk seçeneğe göre karar verdiğini,oysa ikinci seçenekte 1096 adet tonerin tamamının dolum toner kabul edilmesi ile hesap yapıldığını, davacının her bir toneri kontrol etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,müvekkili şirketin teslim edilen tonerleri 120 mağazadan toplatarak uzman kişilere tespitini yaptırdığını,dolum tonerin 1096 adet olduğu tespit edilmesine rağmen 45 adedi için karar verilmesinin yerinde olmadığını,ayrıca bu tonerlerin cihaz arızasına sebep olduğunu bu konudaki talebin ispatlanamamış sayılmasının de yerinde olmadığını,ayrıca indirim koşulunun yansıtılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili,davada 2 davalı gösterilmesine rağmen gerekçeli kararda tek davalı gösterildiğini,hüküm kısmında ise davalılardan tahsiline karar verildiğini,...
hukuken olmayan bir şirket olduğunu mevcut olmayan bir şirket hakkında husumetten red kararı verilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre son satılan 45 adet tonerin olduğu 45 adet tonerin toplam fiatının 14.018,40- TL olduğunun baz alınarak kapalı bulunan şirket tarafından düzenlenen faturalar sebebi ile tahsil hükmü kurulamayacağını,davacının dava dilekçesi ile dolum iddiası ile fiat farkı,dolum olması sebebi ile eksik fotokopi çekilmesinden doğan zararın tazmini ve yapılan indirimin uygulanmaması nedeni ile doğan zararını talep ettiğini ve toplam 5.000 -TL nin tazmini istediğini,her bir talebi için açıklama yapması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tüm tonerlerin tüm kutuların ve ambalajlarının açık olduğu , dolum olduğu iddia edilen malların müvekkilinden alma tarihinin üzerinden uzun zaman geçtiğini, bu ürünlerin davacının elinde kalma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu tonerlerin davacıdan alındığının belli olmadığını, bilirkişi raporunda da bu hususun belirlendiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;3 yıl süre boyunca önce şahıs işletmesi olan davalılardan satın alınan tonerlerin orijinal fiyattan ödeme yapılmasına rağmen dolum toner olduğunun tesbit edilmesi nedeniyle dolum-orjinal toner arasındaki fiyat farkı ile orijinal toner kullanılmaması halinde cihazlarda meydana gelen arızalar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Davacı tarafından,davalılar ....Tic.Ltd.Şti ve ... hakkında dava açılmıştır.Taraflar arasındaki ilişki önce ... ile başlamış daha sonra ...Ltd.Şti ile devam ettiği tarafların kabulündedir.Dava dilekçesi ile davalılardan orjinal toner yerine dolum toner satılması nedeni ile aradaki fiat farkından kaynaklanan fazladan yapılan ödeme, dolum toner kullanılması nedeni ile daha fazla toner almak zorunda kaldıklarından uğradıkları zarar, orjinal toner kullanılmamış olması nedeni ile cihazlarda meydana gelen arızalardan kaynaklı zarar ve davalıdan alınan tonerler için tedarikçi firma tarafından yapılan indirimlerden faydanılmamış olması nedeni ile uğradığı zarar nedeni ile tazminat talebinde bulunulmuştur.
Birden fazla zarar sebebine dayalı tazminat talebinde bulunulması halinde her bir zarar kalemi için ne miktar talep olunduğu HMK 31.madde kapsamında davacıya açıklattırılması gerekir.Eğer verilen süre içinde açıklama yapılmaz ise her bir talebi için için eşit oranda talepde bulunduğu varsayılır.İlk derece mahkemesince 45 adet tonerin orijinal olmadığı gerekçesiyle aradaki fiyat farkı hesaplamasına göre davacının 14.018,40- TL fiyat farkından dolayı açılan kısmi dava olan 5.000-TL üzerinden tazminata hükmedilmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere ; talep olunan 5.000-TL nin tamamı tüm talepler için gösterilen dava değeridir.5.000-TL dava değerinin tamamının fiyat farkına ait olduğu kabul edilemez.
Kabule göre de ,en son satılan tonerin ticari ilişkinin sonradan devam ettiği şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verildiği ancak iki davalıdan hangisi olduğu açıklanmamıştır.Davalılar vekili ... işletmesinin halen mevcut olmadığını hukuken yok olduğunu ileri sürmekte ise de gerçek kişi tacirlerin ticaret şirketleri gibi sermayeleri ile sorumlu olmadıkları ,bütün borçlarından sınırsız sorumlu oldukları düşünüldüğünde husumetten red kararı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ancak davacı tarafça ; 3 yıllık süre boyunca davalılardan 1.120.000-TL mal alımı yapıldığı ileri sürülmekte ve boşalan toner kartuşlarının davalılara iade edildiği belirtilmektedir.
Tonerler açıldıktan sonra dolummu -orijinal mi bunun tesbiti mümkün görülmemiştir.Teknik bilirkişi raporunda davacı tarafından alınan tonerlerin kullanıldığı, kullanılan tonerlerin dolum toner olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacı elindeki incelemeye konu tonerlerin ambalajları açık,kullanılmakta olduğu ve davalıdan alınan tonerler olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır.Hal böyle olunca davacının 3 yıllık sürede orijinal toner yerine dolum toner satılarak teslim edildiği ,orijinal toner fiyat farkından alacağı doğduğu ,bu durumun daha fazla toner satın alarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği ve gerekli indirimin yapılmaması sebebiyle zarara uğradığı iddiasının kanıtlanamadığının kabulü gerekir.Gerekli indirim yapılmadığına ilişkin zarar talebi ise davalıların düzenlediği faturaları alıp ticari defterlerine işleyen davacının ,arada ticari ilişkide fiyat belirleyen yazılı bir sözleşme de olmadığı gözetildiğinde bir dayanağı da bulunmamaktadır.
Dosyada toplanan tüm delillere göre ispatlanamayan davanın reddi gerekirken davanın kabulüne ilişkin hüküm doğru görülmemiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülerek başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına,yapılan hata /eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden hüküm verilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2018 Tarih 2016/676 Esas 2018/1331 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İspatlanamayan davanın REDDİNE"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının 85,39-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 26,09-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalılar vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine"Davacıdan alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40- TL nin mahsubu ile bakiye 14,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafça yatırılan 85,38-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan 57,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236604 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi