6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle menfi tespit davasında kaldırma kararı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/792 E. 2021/889 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın usulsüz kesinti iddiası ve ibraz ettiği ödeme belgeleri (dekont, çek tevdi bordroları) incelenip değerlendirilmeden banka kayıtları esas alınarak eksik bir inceleme yapılmışsa, bu rapora dayanılarak kurulan hüküm denetime elverişli olmadığından kaldırılır ve dosya, tarafların tüm iddia ve itirazlarını kapsayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması için ilk derece mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporunun denetime elverişli olup olmadığı ve eksik inceleme → kabul

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik bilgi içermediğini, denetime elverişli olmadığını, dosyaya ibraz edilen ödeme dekontları ve çek-senet teslim bordrolarının gözönüne alınmadığını, davalı bankaya teslim edilen çek ve senetlerin dökümünün yapılmadığını, banka müfettişinin tespit ettiği usulsüz komisyon kesintisinin görmezden gelindiğini, yerinde inceleme tutanağı düzenlenmediğini ve ticari defter/kayıtların mahkeme kalemine getirilip incelenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Bilirkişi tarafından sözleşmenin 42. maddesi uyarınca banka kayıtları esas alınarak yapılan incelemede davalı bankanın toplam 36.071,47-TL alacağı bulunduğu, buna karşın 39.326,12-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir. Ancak davacı ...'nın hesabına yönelik itirazı üzerine banka müfettişliğince düzenlenen 23/01/2013 tarihli raporda, müşterinin hesabından 'UF' referansıyla alınan 6.412,75-TL komisyon ücretinin müşterinin bilgisi dışında alındığı tespit edilmiş olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kesintinin yerindeliği tartışılmamıştır. Bunun dışında, davacının iddiasına dayanak olan nakit ve çek ödemelerine ilişkin ibraz ettiği bir kısım dekont ve çek tevdi bordroları ile ilgili herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle davalı banka kayıtları üzerinde yeniden inceleme yaptırılarak tarafların iddia ve itirazlarının değerlendirildiği, denetime elverişli bir rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bilirkişi raporunun, tarafların dosyaya sunduğu somut belgeleri (dekont, bordro) ve idari tespitleri (banka müfettişi raporu) değerlendirmeden hazırlanmasının denetime elverişsizlik teşkil edeceği ve bu durumun HMK 353/1-a-6 kapsamında kaldırma sebebi oluşturacağı yönündeki tespiti bakımından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit ipoteğin paraya çevrilmesi bilirkişi raporu denetime elverişlilik eksik inceleme genel kredi sözleşmesi temerrüt faizi kefil

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/1-a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/792

KARAR NO 2021/889

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/05/2018

NUMARASI 2015/71 Esas-2018/518 Karar

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/06/2021

İlk derece mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkillerinin davalı bankanın Bayrampaşa Şubesi'nin müşterileri olduklarını, taraflar arasında yaklaşık 2011 yılı başından itibaren cari hesap, senet mukabili kredi, business kredi ve eşit taksitli tüketici kredi işlemlerinin vuku olduğunu, bu işlemlerin devam ettiği süre içinde müvekkillerinin davalı bankadan toplam 190.725-TL parayı kredi olarak çektiklerini, buna karşılık davalı bankaya 650.000-TL tutarında nakit, şahsi çek ve müşteri çeki teslim ettiklerini, davalı bankanın 23/10/2013 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nden gönderdiği ihtarname ile hesabı kat ettiğini, akabinde müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin parayı çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını beyanla müvekkillerinin davalı tarafa anılan takip dosyasına konu edilen 39.326,12-TL tutarında borçlu bulunmadığının tespitine ve davalının % 20 kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; borçluya kullandırılan kredi ödemelerinin sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirilmemesi nedeniyle borçluya Beyoğlu ... Noterliği'nin ihtarnamesinin gönderilerek hesabın kat edildiğini, hesap katına borçlu tarafından itiraz edilmediğini, buna rağmen borç ödenmediğinden borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ipotekli gayrimenkulün kıymet takdiri yaptırılıp kıymet takdir raporunun borçlulara tebliğ edildiğini, davacı tarafın satış aşamasına kadar hiçbir itirazda bulunmadığını, taşınmaz satıldıktan sonra vakit kazanmak için her türlü hukuki yolu zorlamaya çalıştığını beyanla davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafın davalı alacaklı bankaya takip tarihi itibariyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Es. Sayılı dosyasından 34.978,94-TL asıl borç, 1.040,54-TL temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisi olan 52,03 TL BSMV olmak üzere toplam 36.071,47-TL borcunun bulunduğu, davalı bankanın takip tarihinden borç ödeninceye kadar 34.978,94-TL alacağına % 23,28 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'sinin ipotek limiti olan 150.000-TL'ye ulaşıncaya kadar istenebileceği ve buna göre davacı tarafın davaya konu takip dosyasındaki nakdi alacak miktarının 3.254,65-TL'sinden davalıya borçlu olmadıkları gerekçesiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı takip dosyasındaki nakdi alacak miktarının 3.254,65 TL'sinden davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, şartları oluşmadığından tarafların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik bilgi içermediğini, bilirkişilik müessesesi ile bağdaşmadığını, denetime elverişli olmadığını, buna rağmen mahkemece hükme esas alınarak karar verildiğini, mahkemece, dosyaya ibraz olunan ödeme dekontları ve davalı bankaya tahsil için teslim olunan çek ve senetlere ilişkin çek-senet teslim bordroları gözönüne alınmaksızın düzenlenen rapora göre karar verildiğini, bilirkişi raporunda davalı bankaya müvekkiller tarafından teslim olunan çek ve senetlerin bir dökümü bile yapılmadığını, bilirkişi raporunda, davalı banka müfettişinin 6.412,75-TL olarak bulduğu "sadece müşteri hesabından (UF) referansıyla alınan komisyon ücretinin" usulsüzlüğüne dair tesbitinin dahi, görmezden gelindiğini;

bilirkişi tarafından yerinde inceleme tutanağı düzenlenmediğini, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtların, mahkeme kalemine getirilmediği ve incelenmediğinden mahkeme kaleminde düzenlenen tutanağının içeriğinin doğru olmadığını; mahkemece verilen istinafa konu kararın, eksik incelemeye dayalı olup usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından toplamda 190.725-TL kredi kullandırıldığını, buna karşılık davalı bankaya nakit, şahsi çek ve müşteri çeki olmak üzere toplamda 650.000-TL ödeme yapıldığını, bankaya yanlışlığın düzeltilmesi için başvurmalarına rağmen müvekkillerinin oyalandığını ve aksine müvekkilleri hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ileri sürerek müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuş olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı banka ile davacılardan ... arasında 08/10/2010 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı ve sahip oldukları taşınmazda sözleşmenin teminatı olarak 150.000-TL limitli ipotek tesis edildiği, 23/10/2013 tarihinde hesabın kat ettiği ve 26/10/2013 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, davalı banka tarafından 11/12/2013 tarihinde ipoteğin para çevrilmesine yönelik icra takibi başlatıldığı incelenen dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Bilirkişi tarafından yapılan sözleşmenin 42. Maddesi uyarınca banka kayıtları esas alınarak yapılan incelemede, davalı bankanın taksitli krediden dolayı 30.309,42-TL, ... kart nedeniyle 2.150,17-TL alacağının bulunduğu, taksitli kredi yönünden 20/05/2013 tarihinden, ... kart yönünden ise 22/10/2013 tarihinden olmak üzere temerrüt tarihi olan 26/10/2013 tarihine kadar işleyen akdi faiz ile temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizle birlikte davalı bankanın davalılardan toplamda 34.978,94-TL asıl alacak, 1.040,51-TL işlemiş faiz, 52,03-TL BSMV alacağı olmak üzere toplamda 36.071,47-TL alacağının bulunduğu halde fazla olarak 39.326,12-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacıların iade edilmeyen çek yapraklarından dolayı depo yükümlülüğü ise 18.810-TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacı ... tarafından hesaba yönelik itirazların incelenmesi talebinde bulunulması üzerine, banka müfettişiliği tarafından düzenlenen 23/01/2013 tarihli raporda müşterinin hesabından "UF" referansıyla alınan 6.412,75-TL komisyon ücretinin müşterinin bilgisi dışında alındığı tespit edilmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesintisi yapılan bu bedelin yerindeliği tartışılmamıştır. Bunun dışında, davacı iddiasına dayanak olan nakit ve çek ödemeleri ile ilgili bir kısım dekont ve çek tevdi bordroları ibraz etmiş ise de, bunlarla ilgili inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu bakımdan davalı banka kayıtları üzerinde yeniden inceleme yaptırılarak tarafların iddia ve itirazlarının değerlendirildiği denetime elverişli bir şekilde rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2018 Tarih 2015/71 Esas-2018/518 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 55,58-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.1706/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236428 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.