Acentelik sözleşmesinin feshinde denkleştirme tazminatı koşulları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/178 E. 2021/973 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Acentelik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı denkleştirme (portföy) ve manevi tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Acentelik sözleşmesinin acentenin kusuru olmaksızın sona ermesi halinde TTK 122 uyarınca denkleştirme (portföy) tazminatı talep edilebilmesi için; acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde işletmenin sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin sözleşme devam etseydi elde edeceği ücreti isteme hakkını kaybetmiş olması ve somut olayın özelliklerine göre bu talebin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Sözleşmenin kısa süre (bir yıl) devam etmiş olması, bu menfaatin gerçekleşmeyeceği sonucunu doğurabilir ve bu durumda hakkaniyet gereği denkleştirme tazminatına hükmedilmeyebilir. Ayrıca, acente tarafından kendi işçilerine ödenen ihbar/kıdem tazminatları, acentelik sözleşmesinin feshiyle illiyet bağı bulunmadığından bu fesihten kaynaklı bir zarar olarak davalıdan istenemez.
Ele alınan sorunlar
Acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı talebi → ret
İddia: Davacı vekili, feshin süre yönünden geçersiz olduğu tespit edildiği halde denkleştirme tazminatı talebinin reddedildiğini, acentenin bulduğu yeni müşteriler ve bunlardan elde edilen menfaatler ile işletmeye kazandırılan müşterilerle ilgili ücret kaybı koşulu yönünden delillerin (ticari defter, kayıt, vergi kayıtları) toplanmadan karar verildiğini, bunun hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 122 uyarınca denkleştirme tazminatı istenebilmesi için acentenin kusurunun bulunmaması, müvekkilin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin sözleşme devam etseydi elde edeceği ücreti isteme hakkını kaybetmiş olması ve somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Sözleşme acentenin kusuruyla sona ermediğinden ve talep sözleşmenin bitiminden itibaren bir yıl içinde yöneltildiğinden davacının kural olarak portföy tazminatı isteyebileceği kabul edilmiştir. Ancak sözleşme yalnızca bir yıl süreyle devam etmiş ve bu kısa çalışma süresi içinde acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde edilmesinin söz konusu olmayacağı değerlendirilmiştir. Çalışılan sürenin kısalığı hakkaniyet gereği denkleştirme tazminatının ödenmesini gerektirmediğinden, taraf ticari kayıtlarının incelenmesinin sonuca etkili olmayacağı kabul edilerek talep reddedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Manevi tazminat talebi → ret
Gerekçe: Denkleştirme tazminatının koşullarının oluşmadığı kabul edildiğinden, buna bağlı olarak talep edilen manevi tazminat isteminin de reddi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İşçilere ödenen ihbar ve kıdem tazminatlarının davalıdan talep edilmesi → ret
İddia: Davacı, acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedilmesi nedeniyle kendi işçilerini işten çıkarmak zorunda kaldığını ve onlara ihbar/kıdem tazminatı ödediğini, bu tutarın davalıdan tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhbar ve kıdem tazminatları işverenin yükümlülüğünde olan ödemelerdir ve sözleşmenin feshi nedeniyle değil, işçilerin işten ayrılmış olmaları nedeniyle ödenir. İşçiler davacı yanında çalıştıkları müddetçe bu tazminatlara hak kazanmışlardır; sözleşme feshedilmese ve işçiler işten ayrılsalar da yine bu tazminatlar ödenecek olduğundan, bu ödemeler ile sözleşmenin feshi arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, TTK 122 uyarınca denkleştirme (portföy) tazminatının koşullarının somut olayda birlikte gerçekleşmesi gerektiği ve sözleşmenin kısa süreli olmasının bu koşulların oluşmaması sonucunu doğurabileceği; ayrıca acentenin kendi işçilerine ödediği ihbar/kıdem tazminatlarının sözleşmenin feshiyle illiyet bağı bulunmadığından davalıdan istenemeyeceği yönündeki değerlendirmeler, benzer acentelik uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ TTK 122↗ manevi tazminat↗ illiyet bağı↗ ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/178
KARAR NO 2021/973
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/07/2018
NUMARASI 2017/213 Esas- 2018/704 Karar
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2021
Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 19.01.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi ve yine 19.01.2015 tarihli Ek protokolü imzalandığını, müvekkilinin davalı şirketin acenteliğini tam ve eksiksiz olarak getirmekte iken hiçbir sebep yokken ve müvekkilinin de anlam veremediği şekilde Zeytinburnu ... Noterliğinin 14.01.2016 tarihli ihbarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından feshedildiğini, fesih bildiriminin müvekkiline tebliğ tarihinin 18.01.2016 olduğunu ve dolayısıyla fesih işleminin sözleşmede belirtilen her iki süreye de uyulmayarak yapılmakla sözleşmenin hukuken feshedilmiş olmadığını, sözleşmenin bitim süresinin en az 19.01.2017 tarihine kadar uzadığını,davalının acente sözleşmesini haksız olarak sonlandırmasından dolayı müvekkilinin işçilerini işten çıkarmak zorunda kaldığını ve dolayısı ile de işçilerine de ihbar tazminatlarını ödemek zorunda kaldığından bahisle, davalarının kabulü ile, 1.000- TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren faiz işletilerek, 17.677,80 TL maddi tazminatın ödeme yaptıkları günden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; Acentelik Sözleşmesinin 8. Maddesinin feshe ilişkin usul ve esasları düzenlendiğini, fesihin süresinde olduğunu,ayrıca fesihten çok önce müvekkili şirketçe durumun davacı tarafa bildirildiğini, aktin feshedileceği bilgisi verildiğini, ancak davacının fesihnameyi imzalamaktan imtina ettiğini, davacının portföy tazminatı talebinde bulunabilmesi için bazı şartların mevcut olması gerektiğini, istenilen manevi tazminatın da sebebinin anlaşılamadığını,davacı tarafın kendi iş yerinde çalışan işçilerinin işten çıkarılması sebebi ile işçilere ödenen ihbar tazminatlarını müvekkilinden talep ettiğini ancak buna ilişkin menfi ya da müspet zararı isteyebilmesi içni müvekkilinin sözleşme hükümlerinin gereğini yerine getirilmemiş olması gerektiğini, oysa müvekkilinin sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini ve sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdiğini, davacı tarafın ihbar tazminatıyla ilgili talebi hakkında menfi tazminat hususunda gerekli şartlar oluşmadığından bu talebin kabulünün mümkün olmadığından, öncelikle davanın usulden, davanın esasına girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacının TTK 122 maddesi uyarınca talep etmiş olduğu tazminat için acentelik hususunda davacıya tekel hakkı verilmediği tazminat isteminin hukuki dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, mahkemece tek taraflı yapılan feshin süre yönünden geçerli olmadığıtespit edildiği halde,acentelik sözleşmesinin haksız feshedilmesinden kaynaklı işçilerine ödediği ihbar tazminatı talebinin haklı olduğunu,mahkemece ticari defter ve kayıtların , vergi kayıtları ve diğer deliller toplanmadan karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Acentenin bulduğu yeni müşteri ve bu müşteriler nedeni ile önemli menfaatler elde edilmesi konusunda delillerinin toplanmadığını,kararın bu yönü ile de hukuka aykırı olduğunu, Acente tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya yapılacak işler dolayısı ile ücret isteme hakkının kaybetmiş olması gerektiği şartı yönünden de delillerin toplanmadığını,deliller toplanmadan tahkikat aşamasına geçilmiş olması nedeni ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedilmiş olması nedeni ile maddi tazminat ve TTK 122 maddesi uyarınca talep edilen maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Uyuşmazlıkta sözleşmenin fesih tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK.nın 122. maddesine göre; acentelik sözleşmesinin sona ermesinde acentenin kusurunun bulunmaması koşuluyla; müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak işletmeye bağlı müşterilerle yapılmış veya yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etmiş olsaydı elde edeceği ücreti talep etme hakkını kaybediyor olması ve somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi hallerinde denkleştirme tazminatı istenebilir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 19.01.2015 tarihli acentelik sözleşmesi ve yine aynı tarihli ek protokol imzalanmıştır.Sözleşmenin 8 maddesinde sözleşmenin süresi ve feshi,ekli protokolün 12.1 maddesinde acente olacak tarafın acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihten başlar ve karşılıklı irade ile 3 yıla kadar sürecek şekilde (1 ) yıl süre ile yapılır.(1 ) yıllık ve (3 )yıllık sürenin bitiminden evvel 3 ay içinde ve herhalükarda 15 gün evvelinde karşı tarafa ulaşmış , taraflardan birinin noter aracılığı ile usulüne uygun fesih ihbarnamesi ile fesih edilmediği sürece 1 yıl uzatılır hükmünü haizdir.Sözleşme 19.01.2015 tarihinde başlamış, davalı tarafından Zeytinburnu ... Noterliğinin 14.01.2016 tarihinde gönderdiği ihtarname ile "sözleşmenin 8.maddesindeki tek taraflı fesih hakkına " dayanarak sözleşme fesih edildiği bildirilmiştir.
Buna göre ;sözleşme acentenin kusuruyla sona ermediği ,1 yıllık süre içinde de talebin yöneltildiği dikkate alındığında davacının kural olarak portföy tazminatı isteyebileceğinin kabulü gerekir.Ancak ; diğer bir koşul ise, somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi hallerinde denkleştirme tazminatına hükmedilebilir.Dava da acentelik sözleşmesi 1 yıl süre ile devam etmiş davalı yenilemeyeceğini bildirmiştir. 1 yıllık çalışma süresi içerisinde acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesinin sözkonusu olmayacağı değerlendirilmiş portföy tazminatı ve manevi tazminat istemlerinin bu sebeble reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı sözleşmenin feshi nedeniyle işçilerine ödediği ihbar ve kıdem tazminatı bedellerini talep etmektedir.İhbar ve kıdem tazminatları işverenin yükümlülüğünde olup, sözleşmenin feshi nedeniyle değil ,işden ayrılmış olmaları nedeniyle ödenmiştir.Bir başka deyişle davacı işçileri davacı yanında çalıştıkları müddetçe bu tazminata hak kazanacaklardır.Sözleşme süresince de çalıştıklarından bu miktarlara hak kazanmışlardır. Sözleşme fesih edilmese işten ayrılsalar yine ödenecek olduğundan sözleşmenin feshi ile illiyet bağı bulunmayan bu kısım talep bakımından da davacı isteğinde ve istinaf nedenlerinde haklı görülmemiştir.Tazminatı belirleme noktasında, çalışılan sürenin kısalığı gözetildiğinde hakkaniyet gereği portföy tazminatı ödenmesinin gerekmediği belirlenmekle taraf kayıtlarının incelenmesi sonuca etkili olmayacaktır.Yukarıda yazılı sebeblerle davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/06/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236374 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi