6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kayıtlarına göre alacak tespiti ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/723 E. 2021/854 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İcra İnkar Tazminatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki ticari defter kayıtları birbiriyle uyumluysa ve bir taraf sonradan iade faturası düzenleyerek borç miktarını azaltmaya çalışıyorsa, iade edilen malların gerçekten teslim edildiğinin ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir; bu husus yazılı delille (tebliğ ve teslim belgesi) kanıtlanamadığında iade faturaları dikkate alınmaz ve defter kayıtlarındaki miktar esas alınır. Ayrıca, fatura alacağı kural olarak likit sayılsa da, uyuşmazlıkta ayrıca bir eser sözleşmesi unsuru bulunması ve alacağın belirlenmesinin delil değerlendirmesini gerektirmesi halinde alacak likit sayılmaz ve icra inkar tazminatına hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

İade faturasına konu malların iade edildiğinin ispat külfeti → ret

İddia: Davalı, takibe konu faturalardan bir kısmının sevk irsaliyesiz olduğunu, davalı şirkete teslim edilmeyen/montajı yapılmayan ürünler için iade faturası düzenlendiğini, ilk derece mahkemesinin bu konuda araştırma yapmadan sadece ticari defterler üzerinden karar verdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve HMK 222 uyarınca delil vasfında olduğu tespit edilmiştir. Taraf defterleri takip tarihinden önceki döneme kadar birbiriyle uyumluyken, davalı tarafça sonradan düzenlenen iade faturaları davalı kayıtlarında yer aldığı halde davacı kayıtlarında bulunmamaktadır. İade faturalarına konu ürünlerin iade edildiğinin ispat külfeti HMK 190 uyarınca bunu iddia eden davalı tarafa aittir; davalı, faturanın davacıya tebliğ edildiğine veya ürünlerin iade ile teslim edildiğine dair herhangi bir belge veya delil sunamamıştır. Takibe konu faturaların mal alımına ilişkin olduğu, hizmet/işçilik alacağına dair bir ibare içermediği mali müşavir bilirkişi raporuyla da belirlenmiştir. Bu nedenle her iki tarafın defterlerinde kayıtlı bulunan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebi için alacağın likit olup olmadığı → ret

İddia: Davacı, takip konusu alacağın fatura alacağı olduğunu ve likit olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı taraf, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu savunmuş, davacı ise ticari ilişkinin satış sözleşmesi olduğunu ileri sürmüştür. Davalı tarafça sunulan ve davacı tarafından düzenlenen garanti belgesi incelendiğinde, davacı kabul etmese de sözlü bir eser sözleşmesinin bulunduğu, ancak uyuşmazlığın esasen satılıp teslim edilen malzemeden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Kural olarak fatura alacağı likit sayılsa da, somut olayda uyuşmazlık dışında ayrıca bulunan eser sözleşmesinin varlığı da dikkate alındığında alacağın belirlenmesi delil değerlendirmesini gerekli kılmıştır; bu nedenle bakiye alacağın likit olmadığına dair ilk derece gerekçesi hukuka uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İade faturasına konu malların teslim/iade edildiğinin ispat külfetinin bunu ileri süren tarafa ait olduğu ve eser sözleşmesi unsuru içeren karma nitelikli uyuşmazlıklarda fatura alacağının likit sayılmayacağına ilişkin değerlendirmeler açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı ticari defter ispat külfeti iade faturası likit alacak eser sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222HMK 190

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/723

KARAR NO 2021/854

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/10/2018

NUMARASI 2017/751 Esas-2018/935 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2021

Davanın kabulüne dair kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;, davacının davalıya ürün sattığını,davalının borcunu ödemediğini,yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;davacı tarafından sunulan faturaların gerçeği yansıtmadığını, davacıya iade faturası kesildiğini,borcu kabul etmediklerini belirterek haksız açılan davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacının davalıdan 26.657,27 -TL alacaklı olması nedeni ile davalının bu miktar üzerinden itirazının iptaline,alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili, takip konusu alacağın fatura alacağı olduğunu ve likit olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın icra inkar tazminatına yönelik kısmının kaldırılmasına ve davalının % 20 icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ... Alışveriş Merkezi Binası Paslanmaz Fugalı Polimer Kanal Satın alma ,İşçilik ve Montaj sözleşmesi imzalandığını,sözleşme gereği alt yüklenici olan davacı tarafça ... bina müştemilatında yer alan vaziyet planı doğrultusunda uygulanmak üzere paslanmaz fugalı polimer kanal üretilmesi ve polimer kanallarının yer döşeme imalat ve işiliğinin sözleşmede yer alan teknik şartname koşullarına uygun olarak yapılmasının üstlenildiğini,sözleşmenin 8.

Maddesinde de hakediş ödemesinin düzenlendiğini,alt yüklenici davacının 30 günlük çalışma dönemi kapsamındaki imalatlara ilişkin hak edişlerini her dönemin son iş günü yaparak davalı işverene yazılı olarak sunacak,işveren de hazırlanan hak edişin sözleşme şartlarına uygunluğunu onayladıktan sonra ödemeyi 30-60-90-120-150 günlük çeklerle fatura karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını,bu madde gereğince davacı tarafından 1 ve 2 nolu kümülatif hak ediş raporu düzenlediğini,ve bu hak edişler karşılığı 67.642,44 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını,bu doğrultuda 1 nolu hak ediş bedeli 36.960,36- TL nin ödendiğini,davacı tarafından 2 nolu hak ediş bedelinin ödenmesi beklenmeksizin doğrudan icra takibi yapıldığını,1 nolu hak ediş bedelini de takip konusu yaptığını,oysa 1 nolu hak ediş bedelinin takipten önce ödendiğini, takipte 1 nolu hak edişe ilişkin kısma yönelik itiraz edildiğini, kalan 2 nolu hak ediş bedelinin de tüm ferileriyle birlikte takip dosyasına ödendiğini, takibe konu edilen faturalardan 53.524,80 TL ve 2.973,60 TL bedelli faturaların sevk irsaliyesiz olduğunu,davalı şirkete teslim edilmeyen ve montajı yapılmayan ürünler ile bu ürünlerin montaj bedeline ilişkin iade faturaları tanzim edildiğini,teslime konu ürünler konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunu,davacının tek yanlı düzenlediği sevk irsaliyesi bulunmayan ürünler yönünden davacının davasını ispatlayamadığı, iş bu faturaya konu ürünleri teslimi ve montajının yapılıp yapılmadığı konusunda mahkemece bir araştırma yapılmadığını, yalnızca ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak karar oluşturulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davacının % 20 kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava,fatura alacağından kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı vekili tarafından istinaf aşamasında sunulan 13.10.2015 tarihli ... Alışveriş Merkezi Paslanmaz Fugalı Polimer Kanal Satın Alma, işçilik montaj sözleşmesi başlıklı belgenin davalı tarafından imzalandığı, işbu belgede davacının imzası bulunmadığı,imzalı bulunmayan sözleşme ile davacının bağlı sayılmayacağı gibi davalı tarafça sunulan hak ediş evrakında davacının imzası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı hakkında,Sakırköy 3.İcra müd....E. Sayılı dosyası ile 28.09.2016 tarihinde cari hesap alacağından kaynaklı faturaya dayalı ilamsız takip başlatılmış, ödeme emri davalı borçluya tebliği ile 07.10.2016 tarihinde borçlu tarafından verilen dilekçe ile alacaklıya 30.682,08 TL borçlu olduğunu bakiye borca ve faize ilişkin tüm miktara itiraz ettiğini bildirmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve HMK 222 maddesi anlamında delil vasfında olduğu anlaşılmıştır.Her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihinden önce 01.09.2016 tarihine kadar birbiri ile uyumlu olduğu davacının davalıdan 57.339,35- TL alacaklı olduğu, bu tarihten sonra 01.09.2016 tarihinde davalı tarafından davacıya 9.436,46- TL ve 17.220,81- TL lik iade faturası düzenlendiği tespit edilmiştir.İş bu faturalar davalı kayıtlarında yer aldığı halde davacı kayıtlarında bulunmadığı gibi iade faturalarına konu ürünlerin iade edildiğinin ispat külfeti HMK 190 maddesine göre üzerinde olan davalı tarafından faturanın davacıya tebliğ edildiğine ve ürünlerin davacıya iade ile teslim edildiğine dair bir belge,delil bulunmamaktadır.

Takibe konu edilen faturaların mal alımına ilişkin olduğu faturalarda hizmet ve işçilik alacağına ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmamamaktadır. Mahkemece mali müşavir marifeti ile alınan bilirkişi raporu ile de bu husus belirlenmiştir.İlk derece mahkemesince her iki tarafın defterlerinde kayıtlı bulunan faturalardan bir kısmının davacıya iade ve teslim edildiği ispatlanamadığından her iki tarafın defterlerinde kayıtlı bulunan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacı vekili tarafından takip konusu alacağın likit olması nedeni ile davalının icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.Davalı tarafça taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu savunulmuş,davacı ise ticari ilişkinin satış sözleşmesi olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı tarafça sunulan davacı tarafından düzenlenen garanti belgesi incelendiğinde davacı tarafça kabul edilmese de sözlü bir eser sözleşmesinin bulunduğu, ancak uyuşmazlığın satılarak teslim edilen malzemeden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.Kural olarak fatura alacağı likit olsa da ; somut olayda ,uyuşmazlık dışında ayrıca bulunan eser sözleşmesinin varlığı da dikkate alındığında ,alacağın belirlenmesi delil değerlendirmesini gerekli kılmış olup mahkemece bakiye alacağın likit olmadığı konusundaki gerekçe de hukuka uygundur. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında,malzemelere ait satış faturalarını ticari defterlerine kaydeden davalı ,teslim aldığı malzemeyi iade ettiğini de yazılı delille kanıtlamalıdır.

Davalı ve davacı vekilinin istinaf taleplerinin HMK 353/(1)b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Alınması gereken 1.820,95-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 455,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.365,72‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236316 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.