6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtirazi kayıtsız teslim alınan iade üründe sonradan ayıp iddiası ileri sürülemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1101 E. 2021/1393 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ayıplı ürün iadesi nedeniyle tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Satıcının, alıcı tarafından iade edilen malları herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin teslim alması ve bu durumu ticari defterlerine işlemesi halinde, sonradan bu malların kullanılamaz hale getirildiğini veya ayıplı olduğunu ileri sürerek alıcıdan/tedarikçiden zarar talep etmesi mümkün değildir; basiretli bir tacirden, iade edilen malları teslim alırken gerekli incelemeyi yapması ve varsa itirazını o anda ileri sürmesi beklenir.

Ele alınan sorunlar

İade edilen ürünlerin sonradan kullanılamaz hale geldiği iddiasının ileri sürülüp sürülemeyeceği → ret

İddia: Davacı, iade edilen ürünlerde kendisinden kaynaklanan bir kusur bulunmadığını, hatanın uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalardan kaynaklandığını, bu nedenle davanın dava dışı firmalara açılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafından iade edilen ürünler, davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alınmış ve iade faturaları ticari defterlere işlenmiştir. Davacı, aradan süre geçtikten sonra ürünlerin kullanılamaz halde olduğunu, aslında satılan ürünlerde ayıp bulunmadığını ileri sürerek delil tespiti talebinde bulunmuştur. Bu durumda, iade edilen ürünler üzerinde basiretli tacirden beklenen inceleme yapılmaksızın ürünlerin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi nedeniyle, sonradan ürünlerin kullanılamaz bir şekilde teslim edildiği iddiasının ileri sürülmesi mümkün değildir. Dolayısıyla davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalara karşı açılması gerektiği, makas bedelinin davacıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İade edilen malın ihtirazi kayıtsız ve incelemesiz teslim alınmasının, sonradan ayıp/hasar iddiasının ileri sürülmesine engel olacağı yönündeki tespit, ticari mal iadelerinde basiretli tacir yükümlülüğüne ilişkin genel bir ilke niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtirazi kayıt basiretli tacir ayıplı mal iadesi ticari defter kaydı iade faturası

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1101

KARAR NO 2021/1393

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/12/2018

NUMARASI 2015/1272 Esas-2018/1289 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2021

Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... marka pencere makaslarının üretim ve ticaretini yaptığını, davalı şirketin müvekkilinden cephe makası ürünlerinden 8.400 adet satın aldığını, davalı şirket tarafından bu malzemelerin 3.kişi ...Ltd. Şti.'nin projesinde kullanılmak üzere 3. kişiye satıldığını, müvekkili tarafından fatura karşılığı davalıya satılan malzemelerin 7.657 adetinin kusurlu olduğu gerekçesi ile iade faturası ile iade edildiğini, müvekkilinin bu ürünleri eski hali ile iade edildiğini düşünerek kabul ettiğini, iade edilen ürünlerden 3.752 adedinin orijinal paketli olduğunu, ancak gönderilen paketlerin açılması ile birlikte davalı tarafından 3.firma ...Ltd. Şti.'ye satışı yapılan malzemelerden 3.905 adet makasın söküp takma işlemi sırasında ciddi hasar gördüğünü, ürünlerin kullanılmış olduğunu,bu ürünlerin tekrar satışının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından Büyükçekmece 2.

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/161 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespitinde ürünlerde kusur olmadığının, kusurun kasanın kesitleri, gönyesi ve kasada kullanılan fitiller, ucuz işçilik ve malzeme kullanılması ile profillerin tasarımından kaynaklandığının tespit edildiğini, davalının haksız iade işlemi nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek zararın tazmini için şimdilik 97.226,69-TL'nin işletilecek en yüksek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili firmanın perakende satıcı olduğunu, üretici davacıdan aldığı ürünleri sattığını, ...'nın aldığı bu makaslan ... isimli Esenyurt'ta bulunan inşaatına monte ettiğini, müvekkilinin bu olay ve davada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının delil tespitinde dava dışı ...Ltd. Şti.'nin tam ve tek kusurlu olduğunu beyan ve iddia etmesine rağmen bu davayı sadece müvekkili firmaya ikame ettiğini, dava konusu makasların tüketici ...Ltd. Şti tarafından, ayıplı olması sebebiyle müvekkili firmaya iade faturası ile teslim edildiğini, bunun üzerin müvekkilinin iade aldığı makasları iade faturası keşide ederek davacıya teslim ettiğini, dava konusu makasların tamamen davacının rızası ve isteği üzerine kendisine ve malların ayıplı çıkması sebebiyle iade edildiğini, malların irsaliye ile davacıya teslim edildiğini, davacının malları teslim alırken hiçbir itirazı kayıt olmadığını, davacının çıplak göz ile iddia ettiği gibi makasların ambalajlarının yırtık olduğunu görebileceğini, buna rağmen süresi içerisinde itiraz etme hakkı varken bunu kullanmadığını, faturalara ve irsaliyelere süresinde itiraz etmediğini, davacının iade faturalarını defterlerine işlediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan tespitler ve alınan bilirkişi raporlarına göre aksaklık ve hataların davacıya ait makaslardan kaynaklanmadığı, ancak tedarikçi firma olan davalının da kusuru bulunmadığı, davacı tarafından üretimi yapılan ve tedarikçi davalı tarafından dava dışı firmalara verilen ürünlerin hatalı uygulamasından kaynaklanan bedelin uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalardan talep edilmesi gerekirken davalı tedarikçi ...A.Ş. firmasından makas bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya 8400 adet cephe makası satıldığını, bu ürünlerden 7657 adetinin iade edildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen müşteri memnuniyeti amacıyla geri alındığını, iade edilen ürünlerin 3752 adetinin orjinal ambalajı içerisinde bulunduğunu, fakat müvekkilinin ürünleri davalı ile olan geçmiş ticaretlerine ve davalı beyanlarına güvenerek teslim almış ise de teslim alınan ürünlerden 3905 adedinin bir daha satışı mümkün olmayacak şekilde teslim edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilince yaptırılan delil tespitinde müvekkiline ait ürünlerde bir hata tespit edilemediğini,ürünlerde bir hata bulunmadığını, hatanın dava dışı firmaların yanlış uygulamalarından kaynaklandığının tespit edildiğini, mahkemece ise ürünlerde kusur bulunmadığı kabul edilmesine rağmen davanın dava dışı şirketlere açılması gerektiğinden bahisle reddine karar verildiğini, fakat müvekkilinin dava dışı firmalar ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı, kusurlu olduğu gerekçesiyle iade edilen ve kendisi tarafından teslim alınan ürünlerden 3905 adedinin kullanılamayacak halde olması nedeniyle zararının tazminini talep etmektedir. Davacı satıcı tarafından davalıya 8400 adet cephe makası satıldığı, bunlardan 7657 adedinin davacıya iade edildiği, bu ürünlerden 3752 adedinin ambalajlı bir şekilde iade edildiği ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık 3905 adedinin baştan beri ayıplı olup olmadığı, sonradan kullanılamaz hale getirilip getirilmediği, sonradan kullanılamaz hale getirilmesi halinde bundan kaynaklanan zararın davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davalı, davacıdan satın aldığı cephe makaslarını sattığı dava dışı firmalar tarafından kendisine iade edilmesi üzerine, davalı tarafından da davacıya iade edildiği, bahsi geçen ürünlerden 1960 adedi 03/02/2015 tarihli, 700 adedi 19/03/2015 tarihli, 4997 adedi ise 08/05/2015 tarihli iade faturası ile davacıya iade ve teslim edildiği anlaşılmaktadır.

Davacının ürünleri teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne dair bir delil bulunmamaktadır. Davacı ürünlerin alıcı tarafından iadesi istenilmesi üzerine itiraz etmeden teslim almış ,iade faturalarını da ticari defterlerine işlemiştir.Davacı aradan süre geçtikten sonra 21/09/2015 tarihinde ürünlerin kullalınalamaz halde olduğu,aslında satılan ürünlerde ayıp bulunmadığını ileri sürerek delil tespiti talebinde bulunmuştur. Bu durumda iade edilen ürünler üzerinde, basiretli tacirden beklenen inceleme yapılmaksızın ürünlerin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi nedeniyle sonrada ürünlerin kullanılamaz bir şekilde teslim edildiği iddiasının ileri sürülmesi mümkün değildir. Dolayısıyla davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken davanın uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalara karşı açılması gerektiği, makas bedelinin davacıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1272 Esas-2018/1289 Karar sayılı ve 19/12/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harcın, mahkeme ve icra veznesine peşin yatırılan 1.660,39‬-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.601,09-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 10.528,14-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde boırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235444 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8526 E. 2023/2305 K. · Onandı

İhtirazi kayıtsız ve incelemesiz teslim alınan iade mallarla ilgili sonradan hasar iddiası ileri sürülemez

Gerekçe özeti

İade edilen malları ihtirazi kayıt ileri sürmeden ve basiretli tacirden beklenen incelemeyi yapmadan teslim alan ve iade faturalarını ticari defterine işleyen taraf, sonradan malların kullanılamaz/hasarlı şekilde teslim edildiği iddiasını ileri süremez.

Emsal değeri

İhtirazi kayıtsız ve incelemesiz teslim alınıp iade faturaları deftere işlenen mallar bakımından sonradan hasar/ayıp iddiasının ileri sürülemeyeceği yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: basiretli tacir ihtirazi kayıt ayıplı mal / iade ticari defter delil tespiti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/8526 E.  ,  2023/2305 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1101 Esas, 2021/1393 Karar

HÜKÜM

İstinaf başvurusu kabulü kararı

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/1272 E., 2018/1289 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Siegenia marka pencere makaslarının üretim ve ticaretini yaptığını, davalı şirketin müvekkilinden cephe makası ürünlerinden 8.400 adet satın aldığını, davalı şirket tarafından bu malzemelerin üçüncü kişi Bak Yapı Ltd. Şti.'nin projesinde kullanılmak üzere satıldığını, müvekkili tarafından fatura karşılığı davalıya satılan malzemelerin 7.657 adedinin kusurlu olduğu gerekçesi ile iade faturası ile iade edildiğini, müvekkilinin bu ürünlerin eski hali ile iade edildiğini düşünerek kabul ettiğini, iade edilen ürünlerden 3.752 adedinin orijinal paketli olduğunu, ancak malzemelerden 3.905 adet makasın söküp takma işlemi sırasında ciddi hasar gördüğünü, ürünlerin kullanılmış olduğunu, bu ürünlerin tekrar satışının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yaptırılan delil tespitinde ürünlerde kusur olmadığının tespit edildiğini, davalının haksız iade işlemi nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek zararın tazmini için şimdilik 97.226,69 TL'nin işletilecek en yüksek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın perakende satıcı olduğunu, üretici davacıdan aldığı ürünleri sattığını, Bak Yapı'nın aldığı bu makaslan İstanbul Park isimli Esenyurt'ta bulunan inşaatına monte ettiğini, müvekkilinin bu olay ve davada hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu makasların Bakyapı Ltd. Şti tarafından, ayıplı olması sebebiyle müvekkili firmaya iade faturası ile teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin iade aldığı makasları iade faturası keşide ederek davacıya teslim ettiğini, dava konusu makasların tamamen davacının rızası ve isteği üzerine malların ayıplı çıkması sebebiyle iade edildiğini, malların irsaliye ile davacıya teslim edildiğini, davacının malları teslim alırken hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, faturalara ve irsaliyelere süresinde itiraz etmediğini, davacının iade faturalarını defterlerine işlediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aksaklık ve hataların davacıya ait makaslardan kaynaklanmadığı, ancak tedarikçi firma olan davalının da kusuru bulunmadığı, davacı tarafından üretimi yapılan ve tedarikçi davalı tarafından dava dışı firmalara verilen ürünlerin hatalı uygulamasından kaynaklanan bedelin uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalardan talep edilmesi gerektiği, davalı tedarikçiden makas bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya 8400 adet cephe makası satıldığını, bu ürünlerden 7657 adetinin iade edildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen müşteri memnuniyeti amacıyla geri alındığını, iade edilen ürünlerin 3752 adetinin orjinal ambalajı içerisinde bulunduğunu, fakat ürünleri davalı ile olan geçmiş ticaretlerine ve davalı beyanlarına güvenerek teslim almış ise de teslim alınan ürünlerden 3905 adedinin bir daha satışı mümkün olmayacak şekilde teslim edildiğini, müvekkiline ait ürünlerde bir hata bulunmadığını, hatanın dava dışı firmaların yanlış uygulamalarından kaynaklandığını, müvekkilinin dava dışı firmalar ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürünleri teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne dair bir delil bulunmadığı, davacının alıcı tarafından iadesi istenilmesi üzerine ürünleri itiraz etmeden teslim aldığı, iade faturalarını da ticari defterlerine işlendiği, davacının aradan süre geçtikten sonra delil tespiti talebinde bulunduğu, basiretli tacirden beklenen inceleme yapılmaksızın ürünlerin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi nedeniyle sonrada ürünlerin kullanılamaz bir şekilde teslim edildiği iddiasının ileri sürülemeyeceğini, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken davanın uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalara karşı açılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı tarafından satın alındıktan sonra davacıya iade edilen malların bozuk olduğunun tespiti ve zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.