6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmeyi imzalamayan tarafın fiilen uygulanan sözleşmeden alacak talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1263 E. 2021/1483 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: İstirdat (Karşı Dava) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir hizmet sözleşmesinde açıkça taraf olarak yer almayan ancak sözleşmede öngörülen faturalama düzenlemesi kapsamında hizmeti fiilen ifa eden ve tarafların fiilen uyguladığı bir kişi/şirket, bu sözleşmeden doğan alacağını talep etmekte aktif husumet ehliyetine sahiptir. Tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini teyit etmesi, faturaların itirazsız kısmen ödenmiş olması ve elektronik yazışmalarla desteklenen mutabakat, hizmetin ifa edildiğinin ispatı için yeterli kabul edilir; ödememe uyuşmazlığı çıkmadan önce hizmetin eksik verildiğine dair bir itirazda bulunulmamış olması, sonradan ileri sürülen bu yöndeki savunmayı ve buna dayalı istirdat talebini zayıflatır.

Ele alınan sorunlar

Davacının husumet/aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı, takibin dayanağı olan yönetim sözleşmesinin davacı şirket kurulmadan önce dava dışı ... tarafından imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, husumetin eksik yöneltildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yönetim Hizmet Sözleşmesinin 2.6. maddesinde, hizmeti verecek kişinin bu hizmetleri kendisi tarafından kurulacak bir şirket veya ortağı olduğu bir şirket üzerinden faturalayabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu sözleşme kapsamında yürütüldüğü, davacı şirketin sözleşmede imzası bulunmasa da her iki tarafın sözleşmeyi benimseyip uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı şirketin hizmet bedeli alacağını talep etmeye aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hizmetin ifa edildiğinin ispatı ve fatura bedellerinin talep edilebilirliği → ret

İddia: Davalı, davacının sözleşmesel edimini (hizmetleri) ifa etmediğini, aylık rapor düzenleme zorunluluğuna uyulmadığını, sadece fatura ve ticari defter kayıtlarına dayanılarak alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Elektronik yazışmaların incelenmesinde taraflar arasında 2017 yılı sonuna kadar yoğun iletişim tespit edilmektedir. Davalı şirket davacı tarafın düzenlediği faturaları alarak ticari defterlerine kayıt etmiş, ilk üç ayı itirazsız ödemiştir; bu durumda tarafların ticari kayıt ve defterleri birbirini teyit etmektedir. HMK'nın 199. maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler de belge kabul edildiğinden, davacının hizmeti verdiği ve düzenlediği faturaların bedelini davalının ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Sunulan elektronik yazışmalar ve mutabakat metni dikkate alındığında davacının sözleşmenin feshine kadar davalıya hizmet verdiği, faturasını düzenlediği hizmetlerin davalıya verildiğinin kabulü gerekmektedir. Taraflar arasında ödememe nedeniyle uyuşmazlık çıkmadan evvel hizmetin eksik verildiğine ilişkin bir talepte bulunmayan davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karşı davada sebepsiz zenginleşme iddiasıyla ödenen bedelin istirdadı → ret

İddia: Davalı-karşı davacı, dava dışı ...'un edim ifasının bulunmadığını ve davacı-karşı davalının sözleşmeye uymadığını ileri sürerek, hizmet almadığı halde ödediği 84.100-TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: Sunulan elektronik ortamdaki yazışmalar ve mutabakat metni dikkate alındığında davacının sözleşmenin feshine kadar davalıya hizmet verdiği ve faturasını düzenlediği hizmetlerin davalıya verildiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasında ödememe nedeniyle uyuşmazlık çıkmadan evvel hizmetin eksik verildiğine ilişkin bir talepte bulunmayan davalının savunmaları ve karşı davasındaki aldığı hizmet karşılığı ödediği bedelin iadesi isteği yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekalet ücreti hesabının hatalı yapıldığı iddiası → ret

İddia: Davalı-karşı davacı vekili, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Vekalet ücreti hesaplamasında hiçbir hata bulunmadığı belirlenmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede taraf olarak yer almayan ancak sözleşmenin faturalama hükmü kapsamında fiilen hizmeti ifa eden kişinin/şirketin aktif husumet ehliyetine sahip olduğu ve ticari defter kayıtları ile elektronik yazışmaların birlikte değerlendirilerek hizmet ifasının ispatlanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer yönetim/hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan alacak davalarında bölgesel ikna edici emsal olarak kullanılabilir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Aktif husumet (dava ehliyeti) - davacının sözleşmeye taraf olmaması nedeniyle husumet itirazı incelenmiş ve reddedilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti ticari defter kayıtlarının ispat gücü elektronik yazışmaların delil niteliği (HMK 199) sebepsiz zenginleşme itirazın iptali mutabakat icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 199HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1263

KARAR NO 2021/1483

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/04/2019

NUMARASI 2018/61 Esas - 2019/394 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARŞI DAVA

İSTİRDAT

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2021

Asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine ilişkin kararın davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı - karşı davalı vekili; taraflar arasında imzalanan yönetim sözleşmesi gereğince davalı firmaya verdikleri hizmetlerin karşılığı olmak üzere düzenlenen faturaların 122.400-TL kısmının davalı tarafından ödenmediğini,taraflar arasında dava konusu alacak ile ilgili olarak e- mail yolu ile mutabakat yapıldığını, ancak ödenmediği gibi sözleşmeyi feshettiklerini müvekkil şirket yetkilisine bildirdiklerini, bu bildirim üzerine, davalıya 22/12/2017 tarihinde noter aracılığı ile 122.400- TL ile birlikte sözleşmeden kaynaklanan diğer haklarını talep ettiklerini, davalının 02/01/2018 tarihli ihtarname ile müvekkili şirketin alacaklarını inkar ettiklerini,bunun üzerine müvekkilince İstanbul ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı- karşı davacı vekili; cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde husumetin eksik yöneltildiği, takibin dayanağını oluşturan yönetim sözleşmesinin, davacı şirket kurulmadan doğrudan ... tarafından imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin 2.6. maddesi gereği müvekkiline karşı ... ile birlikte takip yapılması gerektiğini, müvekkilinin davacıdan hizmet almadığını, buna rağmen iyi niyetle ilk aylarda toplam 84.100-TL ödeme yaptığını, daha sonra hizmet alamadığından ödemeleri kestiğini, sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmetlerin yerine getirilmediğini beyan ederek, asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

KARŞI DAVA

Davalı- karşı davacı vekili karşı davası ile; davacı- karşı davalıdan hiçbir hizmet alınmadığı iddiası ile ödenen 84.100-TL' nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep etmiştir.

KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı- karşı davalı karşı davacı tarafından ileri sürülen vakıaları inkar ile karşı davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tarafların usule uygun tutulan ticari kayıt ve defterlerine göre; asıl ve karşı davaya konu faturaların davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 122.400-TL alacak kaydının bulunduğu ve davalının defterlerinde kayıtlı olan miktar kadar mal aldığını BA formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı borcunu ödediğini ispat ederek borcundan kurtulacağı, bu yönde delil ibraz etmediği gibi aksine dair bilgi ve belge bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde aleyhine olarak kayıtlı olan 122.400-TL borç kaydı bulunması nedeniyle, davalı şirketin takibe konu faturalardan dolayı hizmet almadığı itirazının yerinde olmadığı gereçesiyle davanın kabulüne ,alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatının tahsiline ,ispatlanamayan karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı/karşı davacı vekili;mahkeme tarafından davacı- karşı davalının sözleşmesel edimini ifa etmediği hususuna dikkat edilmediğini, savunmalarının ve delillerinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, ispat yükünün davacı karşı davalıda olup, bu sözleşme uyarınca hangi hizmetleri sunduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, bu yönden eksiklik bulunan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, sözleşmeye dayalı olan bir davada sözleşmesel edimini ifa etmeyen davacının sadece faturalar ve ticari defter kayıtları ile alacaklı olduğuna hükmedilmesi yasal olmadığını, sözleşme içeriğinde 2.2 maddesinde yapılan hizmetlere ilişkin aylık rapor düzenlenmesi zorunlu olmasına rağmen davacının bu zorunluluğu yerine getirmediğini, hizmet sunulmadığı halde fatura düzenlenmesine dayanarak davacının alacağa hak kazandığına dair asıl davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, karşı dava açısından;

dava dışı ...'un hizmet edim ifasının bulunmaması ve davacı- karşı davalının sözleşmeye uymaması nedeni ile karşı davalı- davacının sebepsiz zenginleştiğini bu nedenle 84.100 TL nin iadesinin gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava; dava dışı ... ile davalı-karşı davacı arasında imzalanan yönetim hizmet sözleşmesinin 2.6. maddesinden doğan alacağı nedeniyle davalı hakkında başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline ilişkindir. Taraflar arasında 31 mart 2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı şirket çalışanı olan ...'un davalı şirketin malvarlığının yönetimini,mülklerin satılması ,kiraya verilmesi ,yetkili makamlarla işlerin takibi ,kredi işlerinin takibi vs birkısım hizmetlerin verilmesi hususunda sözleşme imzalanmıştır. Davacı şirket ile ... davalı şirkete keşide ettikleri 22 aralık 2017 tarihli ihtarname ile " sözleşmenin 13.12.2017 tarihli e-posta ile fesih edildiğinin bildirildiği, müvekkilinin 2017 yılından olan alacağı 122.400-TL nin ödenmesi talep edilmiştir.

Asıl davada dava ve takip konusu faturalar " haziran 2017 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından düzenlenen kdv dahil 29.500-TL tutarlı 7 aylık fatura toplamına ilişkindir. Yapılan bilirkişi incelemesinde takibe konu edilen faturaların mutabakat içinde her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ,ilk üç aylık fatura toplamının da faturaları davalı tarafça ticari defterlerine kayıt edilerek davacı tarafa bedellerinin ödendiği anlaşılmaktadır. 4 aralık 2017 tarihli e-posta yazışmasında davalı şirket tarafından yine 122.400-TL alacak için mutabakat bildirilmiştir. Yönetim Hizmet Sözleşmesinin 2.6.maddesine göre: “ ..., ...'a vereceği yönetim hizmetlerini dilerse kendisi tarafından kurulacak şirket üzerinden veya ortağı olduğu bir şirket üzerinden faturalayabilir" ibareleri yer almakta olup, bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu sözleşme kapsamında yürütüldüğü anlaşılmakla davacı şirketin sözleşmede imzası bulunmasa da davanın her iki tarafının sözleşmeyi benimseyip uyguladıkları anlaşılmaktadır.Bu nedenle davacı şirketin hizmet bedeli alacağını talep etmeye aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.

Davalı karşı davacı vekilinin husumetin eksik gösterildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Sunulan elektronik yazışmalarının incelenmesinde ; ... ile karşı yan arasında 2017 yılı sonuna kadar yoğun bir şekilde iletişim tesbit edilmektedir.Davalı şirketin davacı tarafın düzenlediği faturaları alarak ticari defterlerine kayıt ettiği , ilk üç ayını da itirazsız ödediği , bu durumda tarafların ticari kayıt ve defterlerinin bir birini teyit ettiği,HMK nın 199.maddesi elektronik ortamdaki veriler de belge kabul edildiğinden davacının hizmeti verdiğinin anlaşıldığı,davacının düzenlediği faturaların bedelini davalının ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmaktadır. Sunulan elektronik ortamdaki yazışmalar ,mutabakat metni dikkate alındığında davacının sözleşmenin feshine kadar davalıya hizmet verdiği ,faturasını düzenlediği hizmetlerin davalıya verildiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasında ödememe nedeniyle uyuşmazlık çıkmadan evvel hizmetin eksik verildiğine ilişkin bir talepde bulunmayan davalının savunmaları ve karşı davasındaki aldığı hizmet karşılığı ödediği bedelin iadesi isteği yerinde görülmemiştir.Bu sebeble asıl davanın kabulüne,karşı davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı -karşı davacı vekili vekalet ücreti hesaplarının hatalı yapıldığını ileri sürmüş ise de vekalet ücreti hesaplamasında da hiç bir hata bulunmadığı belirlenmiştir.Davalı- karşı davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl davada ;davalıdan alınması gereken 8.361,14-TL istinaf karar harcından davalı taraından peşin yatırılan 2.091-TL harcın mahsubuna ,bakiye kalan 6.270,14- - TL daha harcın davalı/karşı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karşı davada; alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL nin mahsubu ile bakiye 14,90-TLnin davalı/karşı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı-karşı davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı/karşı davalı yan gider avansından karşılanan 22,50-TL posta masrafının davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235370 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.