6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıyıcı sorumluluk sigortası prim borcunda geçersiz iptal bildirimi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1167 E. 2021/1547 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Prim Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesinde, sigorta ettirenin poliçe iptali yönündeki bildirimi ancak sigortacıya veya acenteye yapılması halinde geçerlidir; broker temsilcisiyle sözlü olarak yapılan iptal talebi TTK 1416 anlamında geçerli bir bildirim sayılmaz ve sigorta ettirenin bakiye prim bedelinden sorumluluğu devam eder. Ayrıca, tutarı taraf defterleriyle doğrulanan bakiye prim bedeli likit bir alacak olduğundan, borçlunun itirazının haksız bulunması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkündür.

Ele alınan sorunlar

Poliçenin sözlü olarak broker temsilcisine bildirilen iptal talebinin geçerliliği → ret

İddia: Davalı, broker temsilcisiyle aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle poliçenin sözlü olarak iptalinin istendiğini, poliçenin iptal edildiğini düşünerek bakiye bedeli ödemediğini, 2018 yılına kadar kendisine hiçbir bildirim yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın 1416. maddesinde, sigorta ettiren tarafından yapılacak tebliğ ve bildirimlerin sigortacıya veya sözleşmeyi yapan ya da yapılmasına aracılık eden acenteye yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davalının broker temsilcisiyle sözlü olarak yaptığı görüşme, kanunda öngörülen usule uygun geçerli bir iptal bildirimi niteliğinde değildir. Bu nedenle davalının bakiye prim bedelinden sorumluluğu devam etmektedir ve ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartlarının (alacağın likit olması ve itirazın haksızlığı) bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı, alacağın likit olmadığını ve takibe kötü niyetli olarak itiraz etmediğini belirterek icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bakiye prim bedelinden ibaret olan alacağın likit olduğu açıktır. Davalının takibe itirazında da haksız bulunmasına göre, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta poliçesinin iptali yönündeki bildirimin, TTK 1416 uyarınca sigortacı veya acenteye yapılması gerektiği, broker temsilcisine yapılan sözlü bildirimin geçerli sayılamayacağı yönündeki tespit, benzer taşıyıcı sorumluluk sigortası uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sorumluluk sigortası prim borcu itirazın iptali icra inkar tazminatı likit alacak broker acente bildirimi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1416 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1167

KARAR NO 2021/1547

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/03/2019

NUMARASI 2018/1051 Esas - 2019/297 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/10/2021

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının, 24.05.2016 - 01.01.2017 tarihleri arasında ... ile müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, ancak davalının prim borcunu ödemediğini, davalı ile müvekkili şirket arasındaki mevcut poliçe sigorta poliçesinde davalının 8 eşit taksitte prim borcunu ödeyeceğini belirtmişse de işbu vadelere davalı tarafından riayet edilmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da takibin davalının haksız itirazı neticesinde durdurulduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinde ... Sigorta adına açılmış alt hesapta raporlanan bakiye içerisinde davalı şirketin bakiye borcunun yer aldığını, ...'un broker şirketi olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;

24. 05.2016-01.01.2017 tarihleri için hazırlanan poliçenin bedelinin bir kısım taksitlerinin ödendiğini, ancak sonrasında tanzim edilen poliçe için broker temsilcisi ile görüşülerek poliçenin iptal edilmesinin istenildiğini, broker temsilcisi ile güven esaslı bir ilişki olması nedeni ile sözlü olarak poliçenin iptalinin istendiğini, söz konusu poliçe 2016-2017 yıllarına ait olmasına rağmen 2018 yılına kadar müvekkiline hiçbir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin poliçenin iptalini talep ettiğinden poliçenin iptal edildiğini düşünerek görüşme yapmadığını, ancak müvekkiline hiçbir bildirimde bulunulmadan doğrudan icra takibi yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davalı lehine taşıyıcı sorumluluk sigortası düzenlendiği,davalının ödenmemiş prim taksitlerinden dolayı 3.580-euro borcu olduğu,davalı tarafça poliçenin iptalinin sözlü olarak istenmesi üzerine iptal edildiği düşünülerek ödeme yapılmadığından bahisle itiraz edilmiş ise de; TTK'nun 1416. maddesinin "Sigorta ettiren tarafından yapılacak tebliğler ve bildirimler sigortacıya veya sözleşmeyi yapan ya da yapılmasına aracılık eden acenteye....yapılır." şeklinde olup, davaya konu sigorta poliçesinin iptal talebinin geçerli usulle yapılmadığı, davalının ödenmeyen prim alacağından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; alacak likit olmayıp müvekkilinin de takibe kötü niyetli olarak itiraz etmemesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, 2018 yılına kadar müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin de zaten poliçenin iptalini talep ettiğinden poliçenin iptal edildiğini düşünerek bir daha bu konuda bir görüşme yapmadığını, ancak davacı tarafından müvekkiline hiçbir bildirimde bulunulmadan doğrudan icra takibi başlatıldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bakiye taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi prim bedeline dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından davalıya 24.05.2016-01.01.2017 dönemini kapsayan taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, toplam 6.265-Euro olan prim bedelinin 01.06.2016 tarihinden itibaren aylık 895-Euro olmak üzere yedi eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından üç taksit ödenmiş olup kalan dört taksit karşılığı 3.580-Euro prim bedelinin ödenmemiş olduğu, bakiye prim bedelinin tutarı konusunda tarafların ticari defterlerinin de birbirlerini doğruladığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça, davacının broker temsilcisi ile aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle sözlü olarak poliçenin iptalinin istenildiği, poliçenin iptal edildiği düşünülerek bakiye bedelin ödenmediği ileri sürülmüştür.

TTK'nın 1416. maddesinde, sigorta ettiren tarafından yapılacak tebliğ ve bildirimlerin sigortacıya veya acenteye yapılacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda geçerli bir iptal bildiriminden söz edilmesi mümkün değildir. Davalının bakiye prim bedelinden sorumluluğu devam ettiğinden, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Diğer yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda bakiye prim bedelinden ibaret olan alacağın likit olduğu açıktır. Davalının takibe itirazında da haksız bulunmasına göre mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetlidir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.217,63-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 554,50-TLninn mahsubuyla bakiye 1.663,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235325 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.