6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temlik sözleşmesi bedelinin muacceliyeti ve itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1153 E. 2021/1549 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Alacağın Temliki Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacağın temliki sözleşmesinde temlik bedelinin ödenmesine ilişkin ayrı bir ödeme yükümlülüğü ve takvimi öngörülmüşse, bu bedel borcunun ifası, temlik edilen asıl alacağın kaynağı olan dava dışı üçüncü kişi/kurumun hukuki durumuna (örn. tasfiyeye girmesi) bağlı değildir; sözleşmede ödemenin bu duruma bağlanacağına dair açık bir hüküm yoksa temlik alan taraf, temlik bedelini ödeme taahhüdünden kurtulamaz ve borcun ödendiğini ispat külfeti kendisine aittir.

Ele alınan sorunlar

Temlik bedelinin muaccel olup olmadığı ve dava dışı finans kurumunun tasfiyesinin etkisi → ret

İddia: Davalı, sözleşmeyle davacının tasfiye halindeki finans kurumu nezdindeki henüz vadesi gelmemiş ve ödenmesi hukuken garanti edilmeyen katılım hesap bakiyesinin temlik alındığını, bu nedenle davacıya günü geçmiş bir borcunun bulunmadığını, bilirkişi raporunun da eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Alacağın temliki BK 162 vd. (TBK 183) hükümlerine göre, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızası olmaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebildiği, yazılı şekle bağlı, kazandırıcı bir tasarruf işlemidir. Somut olayda davacı, dava dışı finans kurumundaki katılım hesabı alacağını davalıya bedelli olarak temlik etmiş, sözleşmede temlik bedelinin davalı tarafından taksitler halinde ödenmesi öngörülmüştür. Davada dava dışı finans kurumuna yönelik bir talep bulunmayıp, taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde öngörülen devir bedeli dava konusu edilmiştir. Sözleşmede ödemelerin dava dışı finans kurumunun tasfiyesi sonrasına bırakılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacının davalıdan bakiye temlik bedelini talep edebileceği kabul edilmelidir. Davalının temlik bedelinin ödendiği yönünde bir iddiası da bulunmadığı gibi bu konuda herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alacağın temliki sözleşmelerinde temlik bedeli ödeme yükümlülüğünün, temlik edilen alacağın kaynağı olan üçüncü kişi/kurumun hukuki durumundan (tasfiye vb.) bağımsız olarak, sözleşmede öngörülen takvime göre ifa edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki temlik bedeli muacceliyet itirazın iptali ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu (eBK) — 818 sayılı BK 162 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 183

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1153

KARAR NO 2021/1549

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/12/2017

NUMARASI 2016/967 Esas - 2017/1251 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/10/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı; Tasfiye Halinde ... AŞ nezdindeki kar ve zarara katılım hesap bakiyesinin temliki sebebiyle davalı borçludan 7.679-USD alacaklı bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçlunun borca haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket yetkilisi; takip alacaklısı ile aralarındaki sözleşmeyle davacının tasfiye halindeki ... nezdindeki katılım hesap bakiyesinin temliki hususunda mutabakata varıldığını, sözleşmeyle davacının henüz vadesi gelmemiş, ödenmesi de hukuken garanti edilmeyen katılım hesap bakiyesinin temlik alındığını, bu nedenle davacıya günü geçmiş bir borçlarının bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı isteminin de reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında 28.04.2011 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye göre ilk taksitin ödeme tarihinin 28.08.2011 olduğu, sözleşmenin 4.5. maddesine göre ardışık 6 taksitin gününde ödenmemesi halinde takip eden 6 aylık alacağın muaccel olacağının düzenlendiği, sözleşmenin borcun nakli niteliğini de taşıdığı, dolayısıyla davalı tarafın anılan sözleşmedeki vecibelerini yerine getirmek durumunda olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/4537-2016/7507 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sözleşmede davalının satın aldığı alacağın bedelini ödemesine ilişkin takvim mevcut olup, ödemelerin dava dışı finans kurumunun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, bu durumda davacının ödenmeyen 3.750-USD asıl alacak ve 180,93-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.930,93-USD talep edebileceği gerekçesiyle.

davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmeyle, davacının tasfiye halindeki ... nezdindeki katılım hesap bakiyesinin temliki hususunda mutabakata varıldığını, sözleşmeyle davacının henüz vadesi gelmemiş, ödenmesi de hukuken garanti edilmeyen kar ve zarar katılım hesap bakiyesinin temlik alındığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, bu nedenle davacıya takip miktarı kadar günü geçmiş bir borcunun bulunmadığını, yine bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olup rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Alacağın temliki, 818 sayılı BK'nın 162 vd. (6098 sayılı TBK. 183) maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu yasa maddelerine göre kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu haliyle alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir. Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davacının dava dışı ...'tan olan kar ve zarar katılım hesabı alacağının davalıya bedelli olarak temlikine dair 28.04.2011 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince davacının 9.079-USD alacağının davalıya temlikinin, davalı tarafından ise temlik bedelinin 28.08.2011 tarihinden itibaren aylık 250-USD olarak (son taksit 329-USD) taksitler halinde davacıya ödenmesinin hüküm altına alındığı, ödeme yapılmaması nedeniyle 28.12.2011 tarihinden takip tarihine kadar olan 15 taksit karşılığı toplam 3.750-USD temlik bedelinin tahsili için dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır.

BDDK'nın 10.02.2001 tarih ve 171 sayılı kararı ile faaliyet izni kaldırılan ....'ın, Fon kurulunca tasfiye haline girmesine ve tasfiye işlemlerinin 6762 sayılı TTK gereği yapılmasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin ise TTK'nın anonim şirketlerin tasfiyesi hükümlerine göre devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça alacağın muaccel olmadığı ileri sürülmüştür. Oysa davacı tarafından ...ndaki katılma alacağı değil, ...'taki katılma alacağının davalıya devrine ilişkin temlik sözleşmesindeki devir bedeli talep edilmektedir. Davada ...na yönelik bir talep ve dava da mevcut olmayıp, taraflar arasında alacağın temliki sözleşmesinde öngörülen, davalının temlik aldığı alacağın bedeli dava konusu edilmiştir.

Sözleşmede temlik bedelinin davalı tarafından ödenmesine ilişkin ödeme planı düzenlenmiş, davalı belirlenen vadelerde taksitler halinde ödeme yapmayı taahhüt etmiştir. Sözleşmede ödemelerin dava dışı ...'ın tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığından, davacının davalıdan bakiye temlik bedelini talep edebileceği kabul edilmelidir. Davalının temlik bedelinin ödendiği yönünde bir iddiası bulunmadığı gibi bu konuda herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 537,77-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 134,45-TLninn mahsubuyla bakiye 403,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 18-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 21/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235316 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.