6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma ücretinin ödenmemesi nedeniyle itirazın iptali davası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1378 E. 2022/64 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesinde akdi bir taşıma süresi kararlaştırılmamışsa, CMR m.17 uyarınca gecikmeden söz edilebilmesi için taşımanın makul süreleri aştığının ispatlanması gerekir; bilirkişi tespitiyle makul süre içinde gerçekleştiği belirlenen taşımada gecikme iddiası kabul edilmez. Aynı şekilde, taşıyıcının ayıplı ifada bulunduğu veya sözleşmeye aykırı davranışıyla zarara sebep olduğu iddialarının ispat yükü bu iddiaları ileri süren tarafa aittir; somut delille desteklenmeyen ayıp ve zarar iddiaları, navlun bedelinin ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Taşımanın gecikmeli/ayıplı ifa edildiği iddiası → ret

İddia: Davalı, davacının verdiği taşıma hizmetinin ayıplı olduğunu, teslimatın geç yapıldığını, bu nedenle mağdur olduğunu ve bilirkişi raporunun da bu hususu doğruladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: CMR m.17 gereği gecikmeden söz edilebilmesi için taşıma başladıktan sonra beklenen veya kararlaştırılan taşıma süresinin aşılması gerekir. Taşıma senedinde herhangi bir akdi taşıma süresi kararlaştırılmamış olup, bilirkişi kurulu parsiyel yük için taşımanın makul süreler içinde gerçekleştiğini tespit etmiştir. Davalının taşımanın ayıplı ifa edildiği iddiası bakımından dosyaya somut delil sunulmamış ve yapılan taşıma işinde ayıp tespit edilememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faturanın alıcıya gösterilmesinin davalıya zarar verdiği iddiası → ret

İddia: Davalı, davacının kendisinin talimatına aykırı olarak taşıma faturasını teslimat yapılan firmaya gösterdiğini, bu nedenle 1,5 yılda kurduğu iş ilişkisinin zarar gördüğünü ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının taşıma faturasının alıcıya gösterilmemesine ilişkin açık talimatının varlığı ispatlanmış olsa da, faturanın malı teslim alana gösterilmesi eyleminin davalıya zarar verdiği savunması davalı tarafından ispatlanamamıştır. Davacının düzenlediği navlun faturasının hayatın olağan akışı gereği sürücünün yanında bulunmasının gerekmediği de değerlendirilerek, davalıya zarar verildiği savunması kanıtlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Navlun bedelinin ödenmesi yükümlülüğü → ret

Gerekçe: Davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği, navlun bedelinin davalıdan tahsil edilemediği konusunda çekişme bulunmamaktadır. Davalının ayıplı ifa ve zarar iddiaları ispatlanamadığından, davalının navlun bedelini ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR m.17 kapsamında akdi taşıma süresi kararlaştırılmamış parsiyel yük taşımalarında gecikme iddiasının ispatı için makul süre kriterinin uygulanması ve ayıplı ifa/zarar iddialarının ispat yükünün bunu ileri süren tarafa ait olduğu hususunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR taşıma senedi gecikme ayıplı ifa navlun bedeli itirazın iptali ispat yükü icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 17

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1378

KARAR NO 2022/64

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/03/2019

NUMARASI 2018/373 Esas - 2019/210 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalıya yurtdışına taşıma hizmeti verdiğini, yapılan taşıma anlaşması neticesinde taşıma yapıldığını ve navlun bedeli için fatura kesildiğini ancak alacağa ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin verdiği hizmetin karşılığını alamadığını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu bildirmekle, itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; icra takibinden sonra yapılan tebligatın müvekkilinin mernis adresine yapıldığını ve bu yüzden müvekkilinin mağdur olduğunu, davacının hizmet ifası aşamasında gecikmeler yaşandığını, hizmetin hiçbir yararı kalmadığını, müvekkilinin geç sonuçlanan teslimatı sebebi ile 3. firma ile arasında kriz yaşandığını, davacının ayıplı ifada bulunduğunu, davacı yanın malı teslim alan şirket yetkilisine faturaları gösterdiğini, müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taşıyıcının sürücüsünün malın taşıma faturasını yanında bulundurması ve ithalatçıya ibraz etmesi olağan bir uygulama olmadığı, davalının açık talimatı olduğundan ve taşıma bedeli için dahi olsa fatura konusu içeriğin dava dışı ithalatçıya gösterilmemesi gerektiği, faturanın gösterilip gösterilmediği ve davalı taraf açısından zarara yol açıp açmadığının dosya kapsamında ispat edilemediği, davalı tarafın, taşımanın ayıplı ifa edildiği iddiası bakımından dosyaya somut delil sunulmadığı, somut olayda gecikme iddiasının ispatı için "özel süreli taşıma" iddiasının ispatlanması gerektiği, parsiyel yük için taşıma süresinin aşılmadığı, makul süreler içinde gerçekleştiği hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği,davacının icra takibi yaptığı 8.004,43 -TL bedel üzerinde davacı ile davalının ticari defter ve belgelerinde mutabık oldukları, kayıtların 2.050-Euro bedelli yurt dışı taşıma bedeli-navlun alacağından kaynaklandığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 2.050-euro alacağının olduğu tespit edildiğinden itirazın iptaline takibin 2.050-euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere faiz işletilmesine, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacı yan tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğunu,teslimatın geç yapılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, dosyaya sunulan maillerde yaşanan problemlerin ve gecikmelerin kayıt altına alındığını, davacının müvekkili tarafından uyarılmasına rağmen teslimat yapılacak firmaya faturaları gösterdiğini, anlaşmaya aykırı davrandığını, müvekkilinin emek harcayarak 1.5 yılda kurduğu iş sisteminin yok olmasına sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda da faturanın gösterilmesinin hatalı ifa olacağını, olağan dışı uygulama sayılacağını beyan edildiğini,mahkemenin buna rağmen hatalı karar verdiğini, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı tarafından 09.03.2017 tarihli fatura muhteviyatı emtianın davacı tarafından Hollanda'ya taşındığı hususu çekişmesizdir. CMR taşıma senedi incelendiğinde, davalının göndereni olduğu yük, taşıyıcı tarafından 14.03.2017 tarihinde taşımaya alınmış, 21.03.2017 tarihinde alıcısına teslim edilmiştir. CMR m.17 gereği, gecikmeden söz edilebilmesi için taşıma başladıktan sonra beklenen veya kararlaştırılan taşıma süresinin aşılması gerekir.Taşıma senedinde herhangi bir akdi taşıma süresi kararlaştırılmadığı,bilirkişi kurulu tarafından parsiyel yük için taşımanın makul süreler içinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Davalının taşıma faturasında 2.050-euro ödeme yükümlülüğüne karşın; malın satış faturasında navlunu 2.400-euro olarak gösterdiği belirlenmiştir.Davalının “faturayı ithalatçı görmesin” şeklinde e-mail yolu ile davalıya bildirdiği açık talimatı vardır.

Davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği, navlun bedelinin davalıdan tahsil edilemediği konusunda çekişme mevcut olmamakla; davalının taşımanın ayıplı ifa edildiği iddiası bakımından dosyaya somut delil sunulmamış,yapılan taşıma işinde ayıp tespit edilememiş,davalının taşıma faturasının alıcıya gösterilmemesine ilişkin açık talimatının ispatlanmasına karşın ;faturanın malı teslim alana gösterildiği ,bu eylemin de davalıya zarar verdiği savunması davalı tarafından ispatlanamamıştır. Davacının düzenlediği navlun faturasının hayatın olağan akışı gereği sürücünün yanında bulunmasının gerekmediği de düşünüldüğünde ,davacının davalıyı zarar verdiği savunması kanıtlanamadığından davalının navlun bedelini ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle;davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 575,52-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 143,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 431,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 35,63-TL istinaf istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235150 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.