6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen tarafın istinafta dayanaksız hesap hatası iddiası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1630 E. 2022/105 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Kredi Sözleşmesi Kaynaklı Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmayan taraf, istinaf aşamasında dayanağını göstermeksizin raporun hatalı olduğunu ileri sürerse bu iddia yerinde görülmez. Hesap kat ihtarından sonra takip tarihinden önce yapılan ödemeler, yapıldıkları tarihteki kur karşılığı esas alınarak asıl alacaktan mahsup edilir; işlemiş faiz bakımından bilirkişi tarafından takip talebini aşan bir miktar hesaplanmış olsa da taleple bağlılık ilkesi gereği takip talebiyle bağlı kalınır.

Ele alınan sorunlar

USD cinsi dövize endeksli kredide asıl alacağın hatalı hesaplandığı iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, ihtarnamede belirtilen tutarlar üzerinden hesap yapılması gerektiğini, mahkemenin ihtarname öncesindeki hesap hareketleri üzerinden yapılan hesaba göre ana para tutarını daha düşük hesapladığını, bilirkişi raporunda hesap hatası bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hesap kat ihtarı ile borçlulardan talep edilen USD tutarına karşılık, kat ihtarından sonra takip tarihinden önce yapılan ödemelerin, yapıldıkları tarihteki kur karşılığı dikkate alınarak hesaplanması sonucunda kalan asıl alacak miktarı belirlenmiştir. İşlemiş faizden takiple talep edilenden daha fazla bir miktar hesaplanmış olsa da taleple bağlılık ilkesi gereği takip talebiyle bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Davacı vekili bu hesaplamaya karşı bilirkişi raporuna itiraz etmediğini beyan etmiş; istinaf aşamasında ise hesap hatası bulunduğunu ileri sürmüş ancak hatanın ne şekilde oluştuğunu açıklamamıştır. Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen tarafın, istinaf aşamasında dayanağını göstermeden raporun hatalı olduğunu ileri sürmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Euro cinsi kredide işlemiş faiz ve BSMV'den reddedilen cüzi farkın isabetliliği → ret

Gerekçe: Euro cinsi kredi nedeniyle kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi hesabının bilirkişi tarafından yapıldığı denetlenmiş, takipteki cüzi farklılığın davacı tarafça faiz hesabının ne şekilde yapıldığı bilinmediğinden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kredi kartı borcuna dava sonrası yapılan ödemelerin hükümde gösterilmemesi → tartışılmadı

Gerekçe: Kredi kartı borcuna dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin hükümde gösterilmesi gerekmekte ise de, bu eksiklik istinaf konusu yapılmadığından incelenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmeyen tarafın, istinaf aşamasında dayanağını göstermeden hesap hatası iddiasında bulunmasının kabul görmeyeceğine ve taleple bağlılık ilkesinin icra takibi kaynaklı hesaplamalarda uygulanma şekline ilişkin değerlendirme içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taleple bağlılık ilkesi hesap kat ihtarı temerrüt faizi akdi faiz kefalet dövize endeksli kredi bilirkişi raporuna itiraz

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1630

KARAR NO 2022/105

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/01/2019

NUMARASI 2016/856 Esas 2019/35 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında;

12. 06.2013 tarihli 500.000-Euro kefalet limitli, 16.12.2013 tarihli 625.000-TL kefalet limitli, 16.12.2013 tarihli 2.500.000-USD kefalet limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalı borçlunun sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, imzalanan bu sözleşmeler ile davalı dışı borçlu şirkete kredi tahsis edildiğini, borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından borçlulara Üsküdar ... Noterliğinden 18.05.2015 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarname keşide edilerek davalı borçlulara borcun ödemesinin ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, borcun ödenmediğinden 16.11.2015 tarihinde İstanbul 7. ATM'nin kararı ile borçlu/davalı ...

hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerinde takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin kefil sıfatına haiz olduğunu, bu sebeple kredi sözleşmesinin asıl tarafı olan ... şirketinin bu borcu ödeyemeyeceğine dair kesin bir aciz belgesi alınmadan müvekkiline karşı takip işlemi yapılamayacağını, müvekkilinin sözleşme imzalanırken evli olduğunu müteselsil kefil olabilmesi için eşin rızası gerektiğini, bu nedenle geçerli bir sözleşme bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde olması ve kefilin kendi el yazısı ile yazılması ve imzalanması gerektiğini, müvekkiline bilgi verildiği iddia edilse de sözleşmenin boş olarak verildiğini, ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dövize endeksli kredi hesaplarından kaynaklanan alacak kalemi yönünden 1.848.589,04-TL asıl alacak talep edebileceği, bilirkişi tarafından bu rakam üzerinden her ne kadar daha yüksek oranda işlemiş faiz ve BSMV talep edilebileceği belirtilmiş ise de davacı tarafça icra takip dosyasında ödeme emrinde talep edilen miktarın bilirkişi tarafından belirlenen miktarlardan daha düşük olması nedeniyle taleple bağlılık kuralı gereğince bu alacak kalemi yönünden 292.27,10 TL işlemiş faiz, 14.641,35 TL BSMV olmak üzere 2.156.057,49- TL'ye ilişkin kısma dönük itirazın iptaline, ödeme emrinin 2. Bendindeki 141.142,13- TL asıl, 27.475,67- TL işlemiş faiz ve 1.373,78- TL BSMV olmak üzere bilirkişi tarafından tespit edilen toplam 169.991,58- TL'lik kısma itirazın iptaline, kredi kartından kaynaklanan 31.083,28 -TL asıl 9.917,16- TL işlemiş faiz ve bunun %5 BSMV'si olan 495,85- TL BSMV olmak üzere toplam 41.496,29- TL'ye ilişkin kısma ilişkin itirazların iptaline, kredi kartı borcu için T.C.M.B'nın belirlediği üçer aylık dönemler halinde uygulanan faiz uygulama ve davacı tarafça talep edilen %30,24 oranındaki faiz miktarının taleple bağlılık kuralı gereğince aşmamak suretiyle bu kısımlara ilişkin itirazın iptali ile takibin kabul edilen kısımlar yönünden devamına, takipte gayrınakdi alacak olarak talep edilen 4 no'lu şıkta 1.500.000 -USD (harçlandırma tarihi itibari ile 4.080.000- TL) gayrınakdi kredi alacağının yargılama sırasında nakde dönüşmesi nedeniyle takibin bu kısmı yönünden de aynı şartlarla devamına, davacı tarafın fazla istemlerinin de reddine, davacı tarafın alacağı genel kredi sözleşmesine dayalı olup likit olduğundan ve takip esnasında gayrınakdi alacak halindeyken bilahare nakde dönüşen 1.500.000 USD (harçlandırma tarihi itibari ile 4.080.000-TL)'lik teminat mektupları da dikkate alınarak bu kısımda eklendiğinde toplam 6.447.545,36 -TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 1.289.509,07- TL inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve nakde dönüşen gayrınakdi alacağın nakde dönüşmesi nedeniyle hükmedilecek harcın ve davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin de kabul edilen 6.447.545,36 TL dava değeri üzerinden nispi harç ve davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; itirazın iptali davasına konu ettikleri alacak tutarının 6.768.686,97- TL iken ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda kabul edilen dava değerinin 6.447.545,36- TL olduğunu, kabul edilmeyen 321.141,61- TL tutar bulunduğunu, bu tutar üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, ihtarnamede belirtilen tutarlar üzerinden ana para ve faiz hesabı yapıldığını, ilk derece mahkemesinin ise ihtarnameye göre yapılan hesabı dikkate almadığını, ihtarname öncesindeki hesap hareketleri üzerinden yapılan hesaba göre ana para tutarını daha düşük hesapladığını, takip dayanağının hesap kat ihtarnamesi olduğunu, takipte yer alan alacak kalemlerinin de hesap kat ihtarnamesine göre hesaplanması gerektiğini bu nedenlerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İcra takibinde usd,euro cinsi dövize endeksli krediler ile kredi kartı hesabından kaynaklanan üç kalem alacağın tahsili talep edilmiştir. Kredi kartı alacağı asıl alacak ve ferileri bakımından tümüyle itirazın iptaline karar verildiği anlaşılmakla red edilen kısmı bulunmamaktadır. Euro cinsinde kullandırılan kredi için talep olunan asıl alacak ise, 141.142,13-TL bakımından red edilen kısım olmayıp ,işlemiş faiz de ise 27.852,10 -TL takipte,1392,60-TL bsmv talep edilmiş iken ,27.475,67-TL işlemiş faiz,1.373,78-TL bsmv bakımından itirazın kısmen iptaline karar verildiği ,böylelikle işlemiş faiz ve bsmv den 395.65-TL nin red edildiği anlaşılmaktadır. USD cinsinde dövize endekli kredi nedeniyle davalıdan 2.169.335,40-TL asıl alacak , 292.827,10-TL işlemiş faiz,14.641,35-TL bsmv olmak üzere toplamda 2.476.803,85-TL talep edilmiş iken ,mahkemece 1.848.589,04-TL asıl alacak 292.827,10-TL işlemiş faiz,14.641,35-TL bsmv olmak üzere toplamda 2.156.057,49-AL alacak için itirazın iptaline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili red edilen kısım bakımından hatalı karar verildiğini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.Anlatılanlara göre red edilen alacak kalemleri USD cinsinden kullanılan dövize endeksli kredinin asıl alacağı ve euro cinsi kredinin ise 395,65 işlemiş faiz ve gider vergisine ilişkindir.

Üsküdar ... Noterliği'nin 18.06.2015 tarihli, ... yevmiye Numaralı hesap kat ihtarı ile borçlulardan 890.898,29 -usd nin TL karşılığı talep edilmiş ancak kat ihtarından sonra 16 kasım 2015 takip tarihinden önce usd borca karşılık 222.225,85-usd ödemeler yapıldığı karşılığının 573.874,07-TL olduğu ,kat tarihinden sonra icra takip tarihine kadar yapılan ödemeler yapıldıkları tarihde ki kur karşılığı dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde 1.848.589,04-TL asıl alacak kaldığı ,işlemiş faizden takiple talep olunan daha fazla bir miktar hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereği takiple talep olunan tutar ile bağlı kalınarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır.Bu hesaplamaya rağmen davacı vekili rapora itirazının olmadığını beyan etmiştir.Bunun yanında bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de hatanın ne şekilde yapıldığını da açıklamamıştır.Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen davacı vekilinin istinaf aşamasında dayanağı da gösterilmeden bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmesi yerinde görülmemiştir.

Euro cinsi kredi nedeniyle 18.6.2015 kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz,temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faiz hesabının bilirkişi tarafından yapıldığı , denetlendiğin de takip deki cüzi farklılığın davacı tarafça faiz hesabının ne şekilde yapıldığı bilinmediğinden 395,65-TL nin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar kredi kartı borcuna dava tarihinden sonra 07.10.2016 tarihinde 38.296-TL ,09.08.2017 tarihinde 275,41-TL bedelli ödemelerin hükümde gösterilmesi gerekirse de bu eksiklik istinaf konusu yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;istinaf sebebleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/01/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235132 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1833 E. 2023/5533 K. · Onandı

Bilirkişi hesabı talebi aşarsa hüküm taleple sınırlı kurulur

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında hükme esas alınan bilirkişi raporu sözleşme ve icra takip dosyasıyla uyumlu ise ve raporda hesaplanan borç miktarı davacının talebini aşıyorsa, taleple bağlılık ilkesi gereği hüküm talep edilen tutarla sınırlı kurulur; talebi aşan kısım için itirazın iptaline karar verilemez.

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmayıp onama kalıbı ile karar vermiştir; benimsenen ilk derece gerekçesi taleple bağlılık ilkesinin somut olaya rutin uygulamasından ibarettir.

Kavramlar: taleple bağlılık ilkesi itirazın iptali genel kredi sözleşmesi bilirkişi raporunun hükme esas alınması

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/1833 E.  ,  2023/5533 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1630 Esas, 2022/105 Karar

DAVA TARİHİ 09.08.2016

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/856 E., 2019/35 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... Mad....Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kredi tahsis edildiğini, davalı borçlunun sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından ihtarname keşide edilerek davalı borçlulara borcun ödemesinin ihtar edildiğini ancak borcun ödenmediğini, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilerek icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefil sıfatına haiz olduğunu, bu sebeple kredi sözleşmesinin asıl tarafı olan şirketin bu borcu ödeyemeyeceğine dair kesin bir aciz belgesi alınmadan müvekkiline karşı takip işlemi yapılamayacağını, müvekkilinin sözleşme imzalanırken evli olduğunu müteselsil kefil olabilmesi için eşinin rızası gerektiğini, bu nedenle geçerli bir sözleşme bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde olması ve kefilin kendi el yazısı ile yazılması ve imzalanması gerektiğini, müvekkiline bilgi verildiği iddia edilse de sözleşmenin boş olarak verildiğini, ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelerle, genel kredi sözleşmesi ve icra takip dosyası ile uyumlu olmakla hesaplanan borç miktarı davacı talebinden fazla olduğundan taleple bağlılık ilkesi gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü 2015/32652 E. sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin 1 numaralı şıkkındaki talebi yönünden 1.848.589,04 TL asıl, 292.827,10 TL İşlemiş faiz, 14.641,35 TL BSMV olmak üzere 2.156.057,49 TL'ye ilişkin itirazın iptaline, fazlaya istemin reddine, asıl alacağı ödeme emrinde talep edilen oranda faiz yürütülerek takibin kabul edilen kısım yönünden aynen devamına, takip ödeme emrinin 2.

bendindeki davacı talebinin 141.142,13 TL asıl, 27.475,67 TL işlemiş faiz, 1.373,78 TL BSMV olmak üzere 169.991,58 TL'lik kısma ilişkin itirazın iptaline, fazlaya istemin reddine, asıl alacağı ödeme emrinde talep edilen oranda faiz yürütülerek takibin kabul edilen kısım yönünden aynen devamına, takip ödeme emrinin 3. şıkkında talep edilen 31.083,28 TL asıl, 9.917,16 TL işlemiş faiz, 495,85 TL BSMV olmak üzere 41.496,29 TL'ye ilişkin davalı taraf itirazının iptali ile, asıl alacağı ödeme emrinde talep edilen oranda faiz yürütülerek takibin kabul edilen kısım yönünden %30,24 yıllık faiz oranını aşmamak suretiyle TCMB kredi kartları için uygulanan 3'er aylık faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, takip ödeme emrindeki 4 numaralı şıkta yer alan gayrı nakdi alacak yönünden taleple bağlı kalınarak 1.500.000,00 USD yönünden (Harçlandırma tarihi itibariyle 4.080.000,00 TL) davalı tarafın itirazının iptaliyle takibin bu kısım yönünden aynı şartlarla devamına, kabul edilen dava değeri 6.447.545,36 TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 1.289.509,07 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasına konu ettikleri alacak tutarının 6.768.686,97 TL iken İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda kabul edilen dava değerinin 6.447.545,36 TL olduğunu, kabul edilmeyen 321.141,61 TL tutar bulunduğunu, bu tutar üzerinden karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, ihtarnamede belirtilen tutarlar üzerinden ana para ve faiz hesabı yapıldığını, İlk Derece Mahkemesinin ise ihtarnameye göre yapılan hesabı dikkate almadığını, ihtarname öncesindeki hesap hareketleri üzerinden yapılan hesaba göre ana para tutarını daha düşük hesapladığını, takip dayanağının hesap kat ihtarnamesi olduğunu, takipte yer alan alacak kalemlerinin de hesap kat ihtarnamesine göre hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.