6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik yıllara ait defter incelemesiyle cari hesap alacağının reddi hatalı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/695 E. 2021/1335 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Cari hesap ilişkisine dayalı alacağın ispatında, ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren tüm yıllara ait defter ve kayıtların incelenmesi gerekir; devir bakiyelerinde taraflar arasında farklılık varsa bu farklılığın nedeni araştırılmadan yalnızca kısmi yıllara ait defterlere itibarla hüküm kurulamaz. Ayrıca yabancı para birimi üzerinden düzenlenen faturaların karşı taraf defterlerine ihtirazi kayıt konulmadan işlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir; kur farkı alacağı talebi kur farkı faturası düzenlenmiş olmasına bağlı değildir ve ödeme tarihindeki kur esas alınarak hesaplanabilir.

Ele alınan sorunlar

Ticari defterlerin eksik yıllar itibarıyla incelenmesinin alacağın ispatına yeterliliği → kabul

İddia: Davacı, bilirkişi raporunda faturaların usulüne uygun düzenlendiğinin ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla faturaların münderecatının davalı tarafından kabul edildiğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki alacak-borç bakiyesinin tespiti amacıyla yalnızca 2014 ve 2015 yılı ticari defterleri incelenmiştir. Ancak 2013 yılından 2014 yılına devir bakiyesi taraflarca farklı miktarlarda kayıtlı olup (davacı: 11.384,56 TL, davalı: 11.080,14 TL), bu farklılığın nedeni araştırılmadan yalnızca sonraki iki yılın defterlerine itibarla hüküm kurulması doğru değildir. Taraflar arasındaki alacak ve borç durumunun tespiti için ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren tüm defter ve kayıtların ibrazı sağlanarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yabancı para birimi üzerinden düzenlenen faturaların defterlere ihtirazi kayıtsız işlenmesinin ticari ilişkiyi ispat gücü → kabul

İddia: Davacı, faturaların USD üzerinden kesilip davalıya tebliğ edildiğini, VUK gereği muhasebeleştirme sırasında TL cinsine çevrildiğini, uyuşmazlığın kur farkından kaynaklanmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi ve karşı tarafça defterlere işlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. Bahse konu faturaların davalı tarafından defterlerine ihtirazi kayıt gösterilmeden işlenmesi nedeniyle alacağın USD üzerinden talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için kur farkı faturası düzenlenmesinin zorunlu olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı, kur farkı faturasının kesilebilmesi için öncelikle davalı tarafından ödeme yapılması gerektiğini, fakat davalı tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kur farkı talepleri kur farkı faturası düzenlenmesine bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Bu durumda kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, cari hesap alacağının ispatı için tüm ilişki döneminin defterlerinin incelenmesi gerekliliği ile yabancı para birimi üzerinden düzenlenen faturaların ihtirazi kayıtsız deftere işlenmesinin dövize endeksli ilişkiyi ispat ettiği ve kur farkı talebinin fatura düzenlenmesine bağlı olmadığı yönündeki tespitler, benzer cari hesap/kur farkı uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ilişkisi itirazın iptali ticari defter bilirkişi incelemesi kur farkı alacağı dövize endeksli ticari ilişki ihtirazi kayıt

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/695

KARAR NO 2021/1335

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/07/2018

NUMARASI 2017/517 Esas - 2018/718 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında geçmişten süre gelen cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının takip tarihi itibari ile müvekkiline 9.240,31-TL cari hesap borcu bulunduğu, davalının alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı, taraflar arasında imzalanmış ve kaşelenmiş herhangi bir ticari hizmet sözleşmesi bulunmadığını, kendisine herhangi bir mal ve hizmet teslim edilmediğini, ödenmediği iddia edilen fatura ve irsaliyelerin kendisine iletilmediğini, kendi bilgisi dışında oluşturulan ve teslim edilmeyen fatura ve ticari belgelere ait sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, fatura düzenlenmesinin, ve faturanın karşı tarafa tebliğ edilmesinin, bu faturaya 8 günlük süre içinde itiraz edilmemesinin alacağın varlığını ve miktarını tek başına ispatlamayacağı, davacının hem USD cinsi takip başlatıp hem de kendi ticari defterlerinde alacağını TL cinsi olarak kaydetmesinin usule uygun olmadığı, bir kısım faturalarda ise teslim alan imzasının bulunmadığı, davalının davacıdan satın aldığı bir kısım mal ve hizmete ilişkin ödemelerin daha sonra düzenlenen faturalara ilişkin olduğu, ticari ilişkinin, cari hesap ilişkisinin devam ettiğine kanıt oluşturmayacağı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece teslim alındığına ilişkin imza bulunan irsaliyelerin gözardı edildiğini, faturaların USD üzerinden kesilerek davalıya tebliğ edildiğini, VUK gereğince muhasebeleştirilirken TL cinsine çevrildiğini, uyuşmazlığın kur farkından kaynaklanmadığını, kur farkı faturasının kesilebilmesi için öncelikle davalı tarafından ödeme yapılması gerektiğini, fakat davalı tarafından yapılan ödeme olmadığını, bilirkişi raporunda faturaların usulüne uygun olarak düzenlendiğinin ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla faturaların münderecatının davalı tarafından da kabul edildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacının, davalı ile aralarında cari hesaba dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalı tarafından itiraz edilmiş olup, itirazın iptali için açılan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının defterlerine göre davacının davalıdan 18.714,27-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise alacak ve borç bakiyesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri arasındaki uyumsuzluğun davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların davalının defterlerinde;

bir kısım ödemelerin ise davacının defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Tarafların sadece 2014 ve 2015 yılı defterleri incelenmiş olup, 2013 yılından 2014 yılına devir; davacının defterlerinde 11.384,56-TL, davalının defterlerinde ise 11.080,14-TL olarak kayıtlı olduğu halde aradaki farklılığı neden kaynaklandığı tespit edilmeden sadece 2014 ve 2015 yılı ticari defterleri inceleyen bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Dosyada ibraz edilen 2014 yılına ilişkin faturaların Türk Lirası karşılığı gösterilmek suretiyle USD üzerinden düzenlendiği ve yine bu faturalardan 07/07/2014 tarihli 264,15 TL bedelli ve 22/08/2014 tarihli 540,27 TL bedelli faturalar dışındaki faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, lehine kur farkı oluşan tarafın kur farkı faturası düzenlemesi ve hesaplanan kur farkı tutarına KDV ilave edilmesi gerektiği, fakat davacı tarafından faturaların kayıt tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farkı belirten kur farkı faturalarının görülemediği bildirilmiştir. Buna karşılık faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi ve karşı tarafça defterlere işlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. (Yarg.

19. HD. 05/12/2019 T. 2018/965 E. 2019/5447 K.) Bahse konu faturaların davalı tarafından defterlerine ihtirazi kayıt gösterilmeden işlenmesi nedeniyle alacağın USD üzerinden talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan kur farkı talepleri kur farkı faturası düzenlenmesine bağlı değildir. Şayet taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Bu durumda kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekir (Yarg.

19. HD. T.11/09/2018, E.2017/3549, K.2018/4033). Bu itibarla, taraflar arasındaki alacak ve borç durumunun tespiti için ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren defter ve kayıtların ibrazı sağlanarak bu açıklamalar çerçevesinde yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması, tespit edilecek davalı ödemelerin alacaktan düşülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2018 Tarih 2017/517 Esas 2018/718 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44.40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235109 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.