6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefiller arası rücu hakkı ve pay oranının belirlenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1500 E. 2021/1833 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Aynı borca birlikte müteselsil kefil olanlardan biri, borcun tamamını veya bir kısmını ödediğinde, aksine anlaşma bulunmadıkça diğer kefillere toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir; ödeme yapan kefil, alacaklının haklarına halef olarak bu rücu hakkını borç muaccel olduktan sonra kullanabilir. Kefalette eş rızasının varlığı, imzalı muvafakatname ile ispat edilmişse geçersizlik itirazı kabul görmez.

Ele alınan sorunlar

Borcu ödeyen kefilin diğer kefile rücu hakkı ve pay oranı → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkiline ihtarname gönderilmediğini, davacının kefil sıfatıyla değil asıl borçlu şirketin hesabına ödeme yaptığını, diğer üç kefilin de şirket ortağı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TBK'nın 587/son maddesine göre aynı borca birlikte kefil olanlardan her biri kefalet borcunun tamamından sorumludur; borcu ödeyen kefil aksine anlaşma olmadıkça diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir. TBK'nın 596/1 maddesine göre kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur ve bu hakları borç muaccel olunca kullanabilir. Somut olayda genel kredi sözleşmesinin davacı ve davalı dahil dört kişi tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, dava dışı şirketin kredi ödemelerinde gecikme yaşanması nedeniyle borcun muaccel hale geldiği ve bu durumun ihtarname ile bildirildiği, davacının kredi numaraları belirtilerek yaptığı ödemenin krediler için yatırıldığının açıklamasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, yaptığı ödeme doğrultusunda payı oranında kefil olan davalıya rücu hakkına sahiptir; ödenen tutarın dört kefile bölünmesiyle davalının sorumlu olduğu pay tutarı doğru tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefalette eş rızası bulunmadığı itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafça eş rızasının bulunmadığı ileri sürülse de, davalının eşinin rızasına ilişkin imzalı muvafakatnamenin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla bu itiraz yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Birden fazla müteselsil kefilin bulunduğu kredi ilişkisinde borcu ödeyen kefilin diğer kefile rücu hakkının kapsamı ve pay oranının hesaplanması yönünden TBK 587/son ve 596/1 maddelerinin uygulanmasına ilişkin somut bir uygulama örneği oluşturması nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet rücu hakkı halefiyet eş rızası itirazın iptali kefil payı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 587/2TBK 587/sonTBK 596/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1500

KARAR NO 2021/1833

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/04/2019

NUMARASI 2019/76 Esas 2019/461 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının, müvekkili ile birlikte ... şirketinin ...'tan kullandığı kredilere müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlu tarafından kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle alacaklı bankanın 3 gün içinde borcun ödenmesini, ödenmediği takdirde yasal yollara müracaat edileceğini ihtar ettiğini, müvekkilinin gönderilen ihtar neticesinde kredi borcu ve gecikme bedelleri toplamı olan 115.150-TL'yi 03.02.2016 tarihinde ilgili banka şubesine ödediğini, kredi sözleşmesinde 4 ayrı kişinin müteselsil kefil olduğunu,borcun tamamını ödeyen müvekkilinin TBK'nın 587/2. maddesi uyarınca davalının payına düşen 28.787,50-TL’nin ödenmesi için davalıya Zeytinburnu ...Noterliği’nin 19.02.2016 tarihli ihtarnamesi ile ihtar ettiğini,davalının cevap vermediğini,davalı aleyhinde Büyükçekmece ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek,itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkiline ilgili banka tarafından gönderilen ihtarname bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının asıl borçlu ... firmasının ortaklarından birisi olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın zaten ortağı olduğu şirketin borcunu ödemiş olduğunu, kefalet sözleşmesinde eş rızası bulunmadığından müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; TBK'nın 587/2 maddesi gereği, borcu ödeyen kefilin kendi paylarını daha evvel ödememiş olmaları ölçüsünde diğer kefillere rücu hakkına sahip olduğu, 596/1 maddesi gereğince de kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde alacaklının haklarına halef olduğu, davacının borcu genel kredi sözleşmesi gereği müteselsil kefil olarak ödediği, davalının da davacı ile birlikte genel kredi sözleşmesinin kefili olduğu, 4 kefil bulunduğu, 115.150-TL ödenen kredi borcundan dolayı davacının 1/4 oranında 28.787,50-TL'yi talep edeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredi borcuna müteselsil kefil olduklarını, dava dışı bankanın müteselsil kefillerine ihtarname gönderdiğini, ancak müvekkiline ihtarname gönderilmediğini, davacı tarafından paranın bankaya değil asıl borçlu şirketin banka hesabına yatırıldığını,davacının kefil sıfatıyla dava dışı bankaya bir ödeme yapmadığını, dosyaya müvekkilinin eşinin bu kefalete rıza gösterdiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığını, diğer üç kefilin de borçlu şirketin ortağı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, müteselsil kefaleti nedeniyle kredi borcunu ödeyen davacının, ödediği tutarın diğer kefilden rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK'nın 587/son maddesine göre "aynı borç için kefil olanlardan her biri, kefalet borcunun tamamından sorumlu olur. Ancak, borcu ödeyen kefil aksine anlaşma olmadıkça, diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir." 596/1 maddesi ise "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir." hükmünü içermektedir. Buna göre; birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak, borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacaktır.

Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Somut olayda; dava dışı şirketin dava dışı bankadan kullandığı krediye ilişkin genel kredi sözleşmesinin davacı ve davalı ile birlikte dört kişinin müteselsil kefil olarak imzalandığı, davalı tarafça eş rızasının bulunmadığı ileri sürülse de, davalının eşinin rızasına ilişkin imzalı muvafakatnamenin dosyaya ibraz edildiği, davalı dışındaki kefillerin asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, dava dışı şirketin bankadan kullandığı taksitli kredi ödemelerinde gecikme yaşandığı gerekçesiyle davalı dışındaki kefillere 20.01.2016 tarihinde borcun 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamede, şirkete kullandırılan 3 ayrı kredinin geciken tutarının 120.293,29-TL olarak belirtildiği, davacı tarafından da 03.02.2016 tarihinde dava dışı bankaya kredi numaraları belirtilerek "krediler için yatırılan" açıklamasıyla 115.150-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dava dışı şirketin kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle, borç muaccel olmuş, bu durum da söz konusu ihtarname ile davacı kefile ihtar edilmiştir. Bu durumda davacı, yaptığı ödeme doğrultusunda payı oranında kefil olan davalıya rücu hakkına sahiptir. Davacının ödediği tutar 115.150-TL olup sözleşmede dört kefil bulunduğundan davalının sorumlu olduğu kısım 28.787,50-TL olarak tespit edilmekle,davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.İstinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.966,47-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 491,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.474,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 13,50-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234722 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.