6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yat bağlama sözleşmesinden kaynaklanan alacakta itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1487 E. 2021/1828 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Bir marina işletmecisi ile tekne sahibi/işleteni arasında akdedilen yat bağlama sözleşmesinde, teknenin marinada hizmet dışı veya bakımsız durumda bulunması, marina işletmecisinin bağlama bedeli talep etme hakkını ortadan kaldırmaz; barınma hizmetinin ifası, teknenin fiilen marinada bağlı bulunmasıyla gerçekleşmiş sayılır ve teknenin durumunun kötü olması alacaklının sorumluluğunda değildir. Ayrıca sözleşmeyi şirket adına imzalayan şirket müdürü, sözleşmenin tarafı olan şirketle birlikte, hizmeti alan tekne sahibi sıfatıyla bedelden şahsen de sorumlu tutulabilir.

Ele alınan sorunlar

Teknenin hizmet dışı/bakımsız olması nedeniyle bağlama bedelinden sorumsuzluk iddiası → ret

İddia: Davalılar, teknenin uzun süredir hizmet dışı ve bakımsız durumda bulunduğunu, kendilerine hizmet verilmeden para talep edilmesinin haksız olduğunu, teknenin kullanılmasına da izin verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Gerekçe: Teknenin atıl durumda bulunması davacının sorumluluğunda olan bir husus değildir; davacının yükümlülüğü tekneye barınma hizmeti vermek olup, tekne hizmet dışı olsa da bu hizmet verilmiş ve tekne halen davacıya ait marinada bağlı bulunmaktadır. Bu nedenle hizmet verilmeden para talep edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacıdan, teknenin mevcut durumunun iyi olmaması nedeniyle bağlama bedelini talep etmemesi beklenemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket müdürünün (gerçek kişi davalının) bağlama bedelinden şahsen sorumluluğu → ret

İddia: Davalılar, tekne sahibinin gerçek kişi davalı olduğunu, bu nedenle şirket adına açılan davanın reddi gerektiğini; ayrıca hiçbir hizmet almadıklarını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yat bağlama sözleşmesi davacı ile davalı şirket arasında, şirket müdürü olan diğer davalı tarafından imzalanmıştır. Davalı şirket sözleşmenin tarafı olması nedeniyle, davalı gerçek kişi de hizmeti alan tekne sahibi sıfatıyla davacıya karşı sorumludur. Yat bağlama hizmet bedelinden her iki davalının da sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Teknenin marinada hizmet dışı/bakımsız bulunmasının bağlama bedeli borcunu ortadan kaldırmayacağı ve sözleşmeyi imzalayan şirket müdürünün şirketle birlikte şahsen sorumlu tutulabileceği yönündeki değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yat bağlama sözleşmesi itirazın iptali icra inkar tazminatı tekne sahibi sıfatı şirket müdürünün sorumluluğu

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1487

KARAR NO 2021/1828

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2019

NUMARASI 2018/426 Esas 2019/173 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkiline ait Ataköy Marina Yat Limanına bağlanan ... isimli yatın 17.02.2017-17.02.2020 dönemine ilişkin tekne bağlama fatura bedelinin 82.778,01- TL ve liman hizmet bedeli olan 277,58 TL'nin de ödenmemesi nedeni ile genel haciz yolu ile davalılar aleyhine ilamsız takip yapıldığını,davalı borçlular vekilinin "müvekkillerinin bu şekilde bir borcu olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek dosya borcuna itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takip konusu döneme kadar bağlama ücretlerinin bazen normal bazen ise icra takibi neticesinde ödendiğini,takip öncesi dönme ilişkin olarak yapılan icra takibine itiraz edildiğinden açılan dava sırasında sulh protokolü yapılarak borcun ödendiğini, bu protokol esnasında 17.02.2017 de başlayan dönem içinde üç yıllık bağlama sözleşmesi yapılarak indirimli bir bedel belirlendiğini ,sözleşme ile belirlenen tutara göre kesilen fatura uyarınca bağlama ücreti alacağı için başlatılan takibe itiraz edildiğini,bedelin fahiş olduğu noktasında davalıların itirazın yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap sunulmamış, HMK nun 128.madde kapsamında iddia olunan vakıalar inkar edilmiş sayılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Davalıya ait teknenin 29.01.2019 tarihinde bilirkişi tarafından yerinde yapılan tespitte davacı marinasında pontona bağlı vaziyette olduğu, 09.06.2017-18.09.2017 tarihleri arasındaki tekne hesap ekstresi incelendiğinde çekme atma, bakım onarım, usta girişi ve karada park gibi işlemlerin gerçekleştiği, taraflar arasında 17.02.2013-17.02.2017 tarihleri arasındaki 150.000-TL borcun ödenmesine ilişkin 09.06.2017 tarihinde imzalanan “Taahhüt ve ödeme Protokolü” bulunması, 17.02.2017-17.02.2020 arasını kapsayan taraflar arasında 03.06.2017 tarihinde imzalanmış yat bağlama sözleşmesinin davalı ... tarafından imzalanması, davalıya ait teknenin davacı marinada uzun bir süredir hizmet dışı olarak bakımsız olarak bulunması değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından rayice uygun bulunan tekne bağlama bedelinden davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile, itirazın kısmen iptali ile takibin 83.055,59-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; müvekkiline ait tekne uzun süredir hizmet dışı olarak bakımsız durumda bulunduğunu, davacı tarafın müvekkilinden haksız olarak bir takım paralar tahsil ettiğini ancak teknenin kullanılmasına izin vermediğini,bir kullanımı olmadan para talep edilmesinin anlamsız olduğunu, tekne sahibinin ... olduğunu, bu nedenle ... Ltd. Şti. adına açılan davanın reddi gerektiğini, hiçbir hizmet almadığı bu nedenle de borçtan sorumlu tutulamayacağı müvekkilinin hiçbir hizmet almadığı tekneyi kullanmadığı ve marina dışına çıkarmasına ve kullanmasına izin verilmediği dikkate alındığında müvekkili hakkında bu şekilde bir karar verilmesinin adil olmadığını, bu savunmasını doğrular vaziyette aynı mahkemenin 2016/233Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporunun düzenlendiğini, bu sebeplerden dolayı kararın bozulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tekne bağlama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu teknenin, 15.12.2009 tarihi öncesinde ... ismi ile davalı ..Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, 15.12.2009 tarihinde diğer davalı ...' a satılarak özel tekneye çevrildiği, isminin ...-1 olarak değiştirildiği tespit edilmiştir. Davacı ile davalı şirket arasında ,şirket müdürü olan diğer davalı ... tarafından imzalanan, 09.06.2017-17.02.2020 tarihlerinde geçerli, yat bağlama sözleşmesi bulunmaktadır. Davalı şirket, sözleşmenin taraf olması nedeniyle,davalı gerçek kişi de hizmeti alan tekne sahibi sıfatıyla davacıya karşı sorumludur.

Yat bağlama sözleşmesinin davalı şirket adına düzenlendiği, davalı ...'in davalı şirketin müdürü olduğu belirlenmiştir.Yat bağlama hizmet bedelinden de her iki davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda, özel teknenin davacıya ait marinada hizmet dışı bakımsız bir şekilde bulunduğu belirlenmiştir.Teknenin atıl durumda bulunması davacının sorumluluğunda olan bir husus olmayıp,davalılar vekili davacının hizmet vermeden bedel talep ettiğini ileri sürmüş ise de ,tekne hizmet dışı olsa da davacının yükümlülüğü tekneye barınma hizmeti vermek olup,bu hizmetin de verildiği teknenin halen davacıya ait marinada bağlı bulunduğu anlaşılmakla hizmet verilmeden para talep edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacıdan teknenin mevcut durumunun iyi olmaması nedeniyle tekne bağlama bedelini talep etmemesi beklenemez.

Açıklanan nedenlerle ; sözleşme hizmet bedelinin kadrimaruf bulunduğu ,davalıların bu bedelden sorumlu olduklarının kabulü ile davalıların itirazının kısmen iptaline dair hükümde isabetsizlik bulunmadığı ,davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.673,52-TL harçtan peşin yatırılan 1.419-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.254,52-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen 93,10-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.09/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234718 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.