6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kur farkı talebi için yazılı sözleşme veya teamül şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1513 E. 2021/1834 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Kur Farkı Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Kur farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme veya teamül bulunması gerekir; kur farkı faturası düzenlenmesi öngörülmüş olsa da, alacaklının borcuna mahsuben verilen TL çekleri herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul etmesi hâlinde, bu aşamadan sonra kur farkı talep edemeyeceği kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Kur farkı alacağının varlığı ve itirazın iptali talebi → ret

İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticaretin USD üzerinden yapıldığını, sipariş teyit formlarında ve faturalarda kur farkının ayrıca fatura edilerek tahsil edileceğinin yazılı olduğunu, dava konusu alacağın davalının verdiği TL çeklerin vade tarihindeki kur yerine verildiği günün kuru üzerinden işlenmesinden kaynaklandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya iplik satışı yapılmış, sipariş teyit formlarında vadeli satışlarda verilen TL çeklerin vade tarihinde hesaba aktarılacağı ve döviz ile yapılan vadeli satışlarda fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında doğacak kur farkının ayrıca fatura edilerek peşin tahsil edileceği yazılı olsa da, tüm satış faturaları TL üzerinden düzenlenmiş, USD kuru ve karşılığı sadece gösterilmiştir. Davalı tüm ödemelerini TL çekler ile yapmış, davacı bu ödemeleri herhangi bir çekince koymadan kabul etmiştir. Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerekir. Sipariş teyit formları ve faturalarda kur farkının fatura edilerek tahsil edileceği yazılı olsa da, davacı borcuna mahsuben verilen TL çekleri çekincesiz kabul ederek bedellerini tahsil etmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup döviz üzerinden düzenlenebileceği gibi, verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek TL üzerinden de doldurulabilir. Ödemeyi TL üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede kur farkı faturası düzenleneceği öngörülmüş olsa da, alacaklının borç ödemesi için verilen TL çeki çekincesiz kabul etmesi hâlinde kur farkı talep hakkının düşeceğine ilişkin tespit, benzer ticari satım uyuşmazlıklarında kur farkı alacağının ispatı açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı itirazın iptali çek cari hesap ticari teamül

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1513

KARAR NO 2021/1834

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/05/2019

NUMARASI 2018/1007 Esas 2019/528 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı borçlu hakkında Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili ile davalı arasında yapılan ticaretin USD üzerinden gerçekleştiğini, tüm faturalarda faturanın döviz olarak tahsil edileceğinin yazılı olduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazmatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı ile müvekkil şirket arasında süregelen ticari ilişkide satın alınan emtianın bedelinin ödenmesi aşamasında kur farkı ödeneceğine dair sözleşme akdedilmediğini, bu nedenle davacının kur farkı faturalarına istinaden alacak iddiasında bulunamayacağını, ayrıca kur farkı faturalarının emtianın tesliminden itibaren yedi günlük süre içerisinde düzenlenmemesi nedeniyle geçerli olmadığını, müvekkili tarafından davacının teslim ettiği emtia bedelinden fazla ödeme yapıldığını, davacı tarafından düzenlenen kur farkı faturalarına karşılık iade faturası düzenlendiğini, fatura üzerindeki kur farkı istenebileceğine dair tek taraflı ibarelerin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; bilirkişi incelemesinde, davacı tarafın USD ile değerlendirme yaparak 53,535,50-TL alacak kaydı oluşturup bu tutarı Dolar kuruna çevirmek suretiyle 8,937,18-USD alacak tahakkuk ettirdiği ve bu tutarın muavin hesapta yer aldığı, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafın kur farkı faturasına karşı aynı tutarda kur farkı iade faturası düzenleyerek cari hesabı sıfırladığının belirtildiği, taraflar arasındaki ihtilafın kur farkı faturasının kaynaklandığı, yapılan incelemede kur farkı ödenmesi yönünde herhangi bir ticari teamülün olmadığı, keza bu yönde bir sözleşmenin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticaretin USD üzerinden yapıldığını, sipariş teyit formlarında döviz ile yapılan vadeli satışlarda fatura tarihi ile ödeme tarihleri arasında doğacak kur farkının ayrıca fatura edilerek peşin olarak tahsil edileceğinin, vadeli satışlarda verilen TL çeklerin vade tarihinde hesaba aktarılacağının yazılı olduğunu, faturaların tamamında da USD kuru ve USD tutarının yazıldığı ve ayrıca faturanın döviz olarak tahsil edileceği, döviz ile yapılan vadeli satışlarda fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında doğacak kur farkının ayrıca fatura edilerek peşin olarak tahsil edileceğinin yazılı olduğunu, dava konusu 8,937,18-usd'nin bu güne kadarki USD ticaretin kalan cari hesap bakiyesi olduğunu, davalı ödemelerini TL çekler/nakit üzerinden yaptığından, işin doğası gereği kur farkı oluştuğunu, dava konusu 8,937,18-USD farkın, davalı tarafın vermiş olduğu TL çekleri hesabına işlerken tahsil tarihindeki kur yerine, verildiği günün kuru üzerinden işlemesi nedeniyle oluştuğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kur farkından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya iplik satışı yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen sipariş teyit formlarında, vadeli satışlarda verilen TL çeklerin vade tarihinde hesaba aktarılacağı, döviz ile yapılan vadeli satışlarda fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında doğacak kur farkının ayrıca fatura edilerek peşin olarak tahsil edileceğinin yazılı olduğu; tüm satış faturalarının ise TL üzerinden düzenlendiği, faturalarda USD kuru ile faturanın USD karşılığının gösterildiği, ayrıca döviz ile yapılan vadeli satışlarda, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında doğacak kur farkının ayrıca fatura edilerek peşin olarak tahsil edileceğinin belirtildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da davacı tarafından bu kapsamda düzenlenen 3 adet toplam 42.608,96-TL tutarlı kur farkı açıklamalı faturalardan kaynaklandığı, ancak davalı tarafından tüm ödemelerin TL çekler ile yapıldığı, bu ödemelerin davacı tarafından da herhangi bir çekince konulmadan kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafından düzenlenen sipariş teyit formları ile faturalarda bedel USD cinsinden de gösterilerek döviz ile yapılan vadeli satışlarda fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında doğacak kur farkının ayrıca fatura edilerek peşin olarak tahsil edileceğinin yazılı olmasına rağmen davacı, borcuna mahsuben davalı tarafından verilen Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çekleri, herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul ederek bedellerini tahsil etmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Lirası üzerinden de doldurulması mümkündür.

Ödemeyi Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetsizlik olmayıp, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234704 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.