Acente sıfatıyla hareket edende pasif husumet yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1054 E. 2021/1495 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Bir konişmentoyu taşıyan adına düzenleyen ve navlun bedelini komisyonunu keserek taşıyana ödeyen kişi, acente sıfatıyla hareket etmiş sayılır; navlun faturası düzenlemiş olması onu taşıyıcı veya taşıma işleri komisyoncusu haline getirmez. Acenteye karşı dava, ancak taşıyana izafeten açılabilir; acentenin kişisel kusuru ileri sürülüp kanıtlanmadan doğrudan acenteye yöneltilen dava, pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Öte yandan, satış şeklinin CIF olarak belgelenmesine karşın ödeme şeklinin mal mukabili olması durumunda, satıcının (ve halefiyet yoluyla sigortacının) mal üzerindeki menfaati teslime kadar sürdüğünden aktif husumet ehliyeti bulunur.
Ele alınan sorunlar
Sigortacının (halefiyet yoluyla) aktif husumet ehliyeti → kabul
Gerekçe: Sigortalı tarafından düzenlenen fatura ve konşimentoda satış şekli CIF olarak kayıtlı ise de, gümrük beyannamesinde ödemenin mal mukabili yapılacağı belirtilmiş ve aracı banka hesap numarası gösterilmiştir. Mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve alıcıya tesliminden sonra satım bedeli ödendiğinden, satıcının mal üzerindeki menfaati teslime kadar devam etmektedir. Bu nedenle sigortalının ve dolayısıyla halefiyet kuralı gereğince sigortacı olan davacının işbu dava bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Navlun faturası düzenleyen davalının taşıyıcı/taşıma işleri komisyoncusu sıfatının bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, navlun faturasının davalı tarafından düzenlendiğini, sigortalının taşıma için davalı ile anlaştığını, emtianın taşınması için her türlü organizasyonun davalı tarafından yapıldığını ve davalının taşıma işleri komisyoncusu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Sigortalı taşıtan ile taşıyan arasında imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi bulunmamaktadır; ancak navlun faturası davalı tarafından düzenlenmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde, tahsil ettiği navlunu 1.563,41-USD acente komisyonu için fatura düzenleyip armatöre ödeyerek hesabı kapattığı belirlenmiştir. Buna göre navlun tahsilatı taşıyıcı ad ve hesabına yapıldığından, davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak kabulü de mümkün görülmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Acente sıfatıyla hareket eden davalı aleyhine doğrudan husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret
Gerekçe: Konişmento taşıyıcı ... SA adına acente tarafından düzenlenmiştir. Davalı şirket taşıyan ... SA'nın acentesi olduğundan, TTK'nın 105/2. maddesine göre davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilir. TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Navlun faturası düzenlemiş olmanın tek başına taşıyıcı veya taşıma işleri komisyoncusu sıfatı doğurmadığı, acentenin ticari defter kayıtlarındaki navlun/komisyon ayrımının acentelik ilişkisinin tespitinde belirleyici olduğu ve acenteye karşı doğrudan husumet yöneltilemeyeceği hususlarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet ehliyeti (davanın gerçek sorumlu olan taşıyana yöneltilmesi gerekir; acenteye doğrudan husumet yöneltilemez)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti↗ aktif husumet ehliyeti↗ acente↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ halefiyet↗ mal mukabili satış↗ CIF↗ konişmento↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1054
KARAR NO 2021/1495
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/03/2018
NUMARASI 2016/485 Esas - 2018/120 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2021
Davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı sigorta şirketine emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın Ambarlı Limanından Çin'e gemi ile taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, yükün teslimi sonrası konteynerin su alması sebebiyle emtianın hasarlandığının 14/11/2014 tarihli tutanak ile tespit edildiğini, ekspertiz çalışmaları sonrası 17.399,65 -TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, yapılan ihtara rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin taşıma yapan şirket olmayıp donatan/taşıyanın acentesi olarak faaliyette bulunduğunu, bu nedenle taşıyan sıfatını haiz olmayan müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, taşıyan tarafından düzenlenen konişmento gereği Marsilya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, ekspertiz raporunun bir kısım fotoğraflara bakılarak ve yük ilgilisi tarafından tek taraflı düzenlenen tutanağa göre hazırlandığını, bu nedenle bağlayıcı olmadığını, konteynerde delik veya yırtık olduğuna dair bir delil bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun hasar ihbarı bulunmadığını, emtiadaki ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığının ispatlanamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; hasar tespit tarihi 14/11/2014 olup, icra takip tarihinin 05/10/2015 tarihi olduğu, TTK'nın hakdüşürücü süre başlıklı 1188/1 maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dosyada mevcut konşimentoda taşıyanın ...' olduğu ve davalının acente sıfatıyla konşimentoyu düzenlediği TTK'nın 105/1. maddesi gereğince acentenin yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği,somut olayda davalı şirket ticari defterlerinin incelenmesinde tahsil ettiği navlun bedelini 1563.41-usd acente komisyonunu keserek armatöre ödediğinin belirlendiği , davalının acente sıfatıyla hareket edip TTK'nın 926.
maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığı,davalı taşıyan olmadığından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; navlun faturasının davalı tarafından düzenlendiğini, sigortalının taşıma için davalı ile anlaştığını, emtianın taşınması için her türlü organizasyonun davalı tarafından yapıldığını, davalının taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, taşımada meydana gelen zarar ile ilgili olarak müvekkilinin selefinin muhatabının davalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının ,teminat verdiği emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortalı tarafından düzenlenen fatura ve konşimentoda satış şekli CIF olarak kayıtlı ise de, gümrük beyannamesinde ödemenin "mal mukabili" yapılacağı belirtilmiş ve aracı banka hesap numarası da gösterilmiştir. Mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcıya tesliminden sonra satım bedeli ödendiğinden satıcının mal üzerindeki menfaati teslime kadar devam etmektedir.Bu nedenle sigortalının ve dolayısıyla halefiyet kuralı gereğince sigortacı olan davacının işbu dava bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Somut olayda sigortalı taşıtan ile taşıyan arasında imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak navlun faturası davalı tarafından düzenlenmiştir. Davacı davalının navlun faturası düzenlediğinden hareketle davalının taşıyıcı ,taşıma işleri komisyoncusu olduğunu ileri sürmektedir. Davalı navlun faturası düzenlemiş ise de ,davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ,tahsil ettiği navlunu 1.563,41-usd acente komisyonu için fatura düzenleyip armatöre ödeyerek hesabı kapattığı belirlenmiştir. Buna göre navlun tahsilatı taşıyıcı ad ve hesabına yapıldığı anlaşılmakla davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak kabulü de mümkün görülmemektedir.Konişmento taşıyıcı ... SA adına acente tarafından 26.09.2014 tarihinde düzenlenmiştir.Dolayısıyla, davalı şirketin taşıyan ...
SA'nin acentesi olduğu, TTK'nın 105/2. maddesine göre de davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği,TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234427 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi