6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İİK 361 ve istirdat davası nitelendirmesi yapılmadan hüküm kurulamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1214 E. 2021/1590 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

İcra takibinin iptaline dayalı olarak ödenen bedelin iadesi talep edildiğinde, davanın İİK 361. madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, İİK 72/7 uyarınca istirdat davası niteliğinde olup olmadığı ve hak düşürücü süreye uyulup uyulmadığı hukuki yarar ile birlikte re'sen incelenmesi gereken hususlardır; bu hususların araştırılması için gerekli icra dosyası ve icra hukuk mahkemesi dosyası getirtilip incelenmeden, esasa girilerek hüküm kurulamaz; eksiklik varsa BAM esasa dair istinaf nedenlerini incelemeden kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir.

Ele alınan sorunlar

İcra dosyası ve icra hukuk mahkemesi dosyasının getirtilmemesi, İİK 361 ve istirdat davası niteliğinin belirlenmemesi → tartışılmadı

Gerekçe: Dava açılmadan önce davacı tarafından takibin iptali istenmiş ve İcra Hukuk Mahkemesi'nce takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 361. maddesi, icra dairelerince yanlışlıkla bir tarafa ödenen paranın hükme hacet kalmaksızın geri alınabileceğini düzenlemektedir. İcra dosyası ve İcra Hukuk Mahkemesi dosyaları getirtilip incelenmediğinden; icra hukuk mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği, iptal edilen takip nedeniyle tahsil edilen tutarların İİK'nun 361. maddesi uyarınca geri alınıp alınamayacağı, davanın İİK 72/7. madde uyarınca açılmış bir istirdat davası olup olmadığı, hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı hususlarının üzerinde durulmamış, ödemenin icra dosyasına beyan edilip edilmediğinin de belirlenmemiş olması nedeniyle, gerek hak düşürücü süre gerekse hukuki yararın re'sen inceleneceği gözetilerek, davacı vekilinin esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılması ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kambiyo senedine dayalı icra takibinin iptali sonrası ödenen bedelin iadesi talep edilen davalarda, İİK 361 kapsamında değerlendirme yapılıp yapılamayacağı, davanın İİK 72/7 uyarınca istirdat davası niteliğinde olup olmadığı ve hak düşürücü süre ile hukuki yararın re'sen inceleneceği yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak icra takibinin iptali nedeniyle ödenen bedelin iadesi istenen davalarda, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı re'sen incelenmesi gereken bir husustur.
Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme istirdat davası hak düşürücü süre hukuki yarar re'sen inceleme kambiyo senedine özgü icra takibi İİK 361

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 361İİK 72/7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1214

KARAR NO 2021/1590

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/11/2016

NUMARASI 2015/1162 Esas 2016/490 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, bu icra takibine konu çekin kambiyo vasfında olmadığı, takip dayanağı çekin keşide tarihinin 31.05.2013 olmasına rağmen bu tarihten 1 gün önce bankaya ibraz edilerek arkasının yazdırıldığı, icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle, takibin ve ödeme emrinin iptali için İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1291 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama sonunda takibin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak müvekkilinin yargılama aşamasında davalı vekiline icra dosyasına istinaden 02.01.2014 tarihinden ödeme yaptığını, takip iptal edilmekle davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini belirterek, 10.000-TL alacağın ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın müvekkiline hâlen borçlu olduğunu, çekin, borcun olmadığından dolayı değil, çekin bankaya ibrazının 1 gün evvel yapılması nedeniyle iptal edildiğini, davacı açısından alacak ve sorumluluğun devam ettiğini, davacı tarafın 10.000-TL tutarlı ödemeyi yapmak suretiyle borcun varlığını kabul ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, çeki davacıdan almadığı gibi ibraz edenin de kendisi olmadığını, çeki ...'ya kestiği faturalar karşılığında aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; her ne kadar davacı, davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi nedeniyle davalıya 10.000-TL ödediği, bahse konu takibin iptaline karar verildiğinden bahisle yasada belirtilen süre içerisinde iş bu davayı açmış ve sebepsiz zenginleşmeye dayanmış ve ise de; davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürmediği, yaptığı ödemeyi icra tehdidi altında ödediği yönünde herhangi bir savunmada bulunmadığı, usuli sebeplerden kaynaklı olarak iptaline karar verilen takibe dayalı olarak yapılan ödemenin esasen davacının takip alacaklısına borçlu olmadığı iddiasında dahi bulunulmadığı dikkate alındığında, sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağı, davalının haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmiş durumda olmadığı, alacak borç ilişkisinin varlığının da inkar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe konu çekin keşide tarihinden bir gün önce bankaya ibraz edildiği gerekçesiyle takibin iptali istemiyle İst.

24. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1291 esas sayılı dosyasında açtıkları davada takibin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin yargılama aşamasında davalı vekiline icra dosyasına istinaden 02.01.2014 tarihinde ödeme yaptığını, takip iptal edilmekle davalının sebepsiz zenginleştiğini, çekin keşidecisi müvekkili olup bu çekin iş karşılığında ...'ya verildiğini, ancak bu şirketin edimini yerine getirmemesi nedeniyle menfi tespit davası açılarak bu şirkete borçlu olmadıklarının kanıtlandığını, ödemenin icra tehdidi ile yapıldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı aleyhinde başlatılan takibin iptali nedeniyle davalı tarafa ödenen bedelin iadesini talep etmiş,davalı vekili de davalı aleyhinde başlatılan takibin iptal edilmesinin çek sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Dava açılması üzerine hükme varılabilmesi için öncelikle tarafların delillerinin toplanması ve mahkemece bu delillerin değerlendirilmesi ve gereken tahkikatın yapılması gerekir.Davalı vekili ödemenin yapıldığını red etmemiştir. Somut olayda; davacı tarafça, keşidecisi olduğu çeke dayalı takibin çekin keşide tarihinden önce ibraz edildiği gerekçesiyle iptal edildiği, ancak bu arada borcu icra tehdidi ile ödendiği ileri sürülerek işbu dava açılmıştır.Elde ki dava açılmadan önce davacı tarafından takibin iptali istenmiş,İstanbul 24.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1291 esas,2015/696 karar sayılı,8.9.2015 tarihli ilamı ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

İİK'nun 361. maddesi; “İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır” şeklindedir. İcra dosyası ve İcra Hukuk Mahkemesi dosyaları getirtilip incelenmediğinden icra hukuk mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediği , iptal edilen takip nedeniyle kendisinden tahsil edilen tutarları İİK'nun 361. maddesi uyarınca talep hakkı olup olmadığı ,davanın İİK 72/7.madde uyarınca açılmış istirdat davası olup olmadığı,hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının üzerinde durulmamış,ödemenin icra dosyasına beyan edilip edilmediği belirlenmemiştir.

Gerek hak düşürücü süre gerekse hukuki yarar da re'sen inceleneceğinden davacı vekilinin esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1162 Esas-2016/490 Karar sayılı ve 10/11/2016 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)a-4-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, " Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234074 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.