6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yazılı sözleşme olmadan taşınmaz simsarlık ücreti istenemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1562 E. 2022/247 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (simsarlık) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; bu, sözleşme için bir geçerlilik şartıdır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmuyorsa, e-posta yazışmaları veya tanık beyanı gibi kanunda öngörülen yazılı şekil şartını taşımayan deliller, yazılı sözleşme kurulduğunu ispata yeterli değildir ve bu tür delillerle simsarlık ücreti talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Taşınmaz simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmamış olması nedeniyle ücret talebinin geçerliliği → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete danışmanlık/aracılık hizmeti verdiğini, yazılı sözleşme bulunmamasının hizmetin verilmediği sonucunu doğurmayacağını, e-posta yazışmaları ve tanık deliliyle bu hizmetin ispatlanabileceğini, tanık dinletme talebinin haksız yere kabul edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 520 uyarınca simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânını hazırlamayı veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir; simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; yazılı olması sözleşme için geçerlilik şartıdır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Yazılı olmayan ve bu nedenle geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanılarak ücret istenebilmesi mümkün değildir. Davacı tarafça delil olarak dayanılan e-posta yazışmaları ve tanık, TBK 14. maddesinde belirtilen yazılı geçerlilik şartlarını taşımadığından, bu yazışmalar yoluyla taraflar arasında yazılı sözleşme kurulduğunun kabulüne olanak yoktur. Bu itibarla, taraflar arasında geçerlilik koşullarını taşıyan yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Taşınmaz simsarlık sözleşmelerinde yazılı şeklin geçerlilik şartı olduğu ve e-posta yazışmaları gibi kanunda öngörülen şekli taşımayan delillerle bu şeklin ikame edilemeyeceği yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşınmaz simsarlık sözleşmesi geçerlilik şartı (yazılı şekil) TBK 520 TBK 14

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 520TBK 14

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1562

KARAR NO 2022/247

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/02/2019

NUMARASI 2017/182 Esas - 2019/110 Karar

DAVA

Alacak (Emlak Komisyon Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirket danışmanlık ve satış komisyon ve dış ticaret işlerinin yanı sıra davacı şirket yetkilisi Barcağ sigorta aracılık hizmetleri -... olarak ... Sigorta Acentesi olarak faaliyet gösterdiği,davacı şirketin ise emlak komisyonculuğu alanında faaliyette bulunduğuşirket yetkilisinin , davalı şirketin talebi üzerine davalı şirkete giderek danışmanlık hizmeti verilmesi talebi ile bağlantı kurduğunu, inançlı işleme dayalı verilen hizmet gereği aracılık komisyon bedelinin (İstanbul ili, Ataşehir ilçesi ... pafta ... ada ... parseldeki taşınmazın devri için hesaplanacak ) tespiti ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını Davacı’nın talep ve iddialarının dayanaksız olduğunu, müvekkilinden önce satıcı ... A.Ş.’ye ihtarname gönderip komisyonu önce ondan istediğini, şansını önce orada denediğini ... A.Ş., bu ihtara verdiği cevapta davacının hem kendileri hem de müvekkili adına herhangi bir aracılık faaliyetinde bulunmadığını, sürece hiçbir aşamada ve hiçbir taraf adına katılmadığını ifade ettiğini, müvekkilinin taşınmaz iktisabının davacı tarafça yapılan faaliyet sonucu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Taşınmaz simsarlık sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik koşulu olduğundan ve taraflar arasında TBK 520 madde hükmü gereği yazılı sözleşme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin danışmanlık ve satış, komisyon ve dış ticaret işlerinin yanı sıra şirket yetkilisi ...'ın ... Sigorta Şirketi'nin de acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket yetkilisinin sigorta acenteliğinden ötürü tanıştığı davalı şirketin idari ve teknik işler müdürü ...'in daveti üzerine davalı şirkete gittiğini, yapılan görüşme sonrasında davalı şirketin yeni genel müdürlük binası arayışında olduğunu, konu ile ilgili olarak Danışmanlık hizmeti verilmesi talebinde bulunduğunu, davalı şirket yetkili çalışanı ...'in Almanya'dan taşınmaz alımı ile ilgili olarak ... Grup Şirketi'nin ilgili şirketi ve yetkilisinin geleceğine ve müvekkilinden sunum yapılmak üzere rapor hazırlamasını istediğini, müvekkili şirket yetkilisi ve ekibinin de yaptığı görüşmeleri neticeleriyle tüm yazışmaları rapor ettiğini, davalı çalışanının bu rapor ve yazışmaları ...

Sigorta A.Ş./Ceo ofis çalışanı ...'a ilettiğini ve belirtilen dört inşaat grubuna ... Grup aracılığıyla gidileceğini ilettiğini, emek ve çabalarına rağmen ceo ofis görevlisi ...'ın ilgili dört inşaat şirketini de aradığını randevular alarak müvekkilini görüşme dışında bıraktığını, ... İnşaat Şirketi'yle müvekkili saf dışı bırakılarak anlaşma yapılıp satışın tapudan değil de şirket hisse devri yoluyla taşınmaz satın alma işlemi gerçekleştirildiğini, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkilinin davalı şirkete hizmet verdiğini, bunun yazlı sözleşmeye dayalı olmamasının hizmetin verilmediği sonucunu doğurmayacağını, bu hizmetler verilmemiş olsa idi dava dosyasında sunulan evrakların olmayacağını, müvekkili şirket yetkilisinin yaptığı tek hatanın yıllarca çalıştığı emek verdiği şirkete karşı güven duyması olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin talebi üzerine satın alınacak yeni Genel Müdürlük binası için davalı şirket yetkililerinin kendisinden hizmet talep edildiği ,verilen hizmet neticesi taşınmazın satın alınmak suretiyle olmasa da taşınmaz sahibi şirketin hisselerinin devir alınarak taşınmaza malik olunduğunu ,kendisi safdışı bırakılarak yapılan devir işlemi nedeniyle doğan ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır.

Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Dolayısıyla yazılı olması, sözleşme için geçerlilik şartıdır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.Yazılı olmayan ve bu nedenle geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanılarak ücret istenebilmesi ise mümkün değildir. Somut olayda davacı vekili tarafından taraflar arasında gerçekleşen bir takım e-posta yazışmalarına ve tanığa delil olarak dayanılmışsa da, söz konusu yazışmalar TBK nun 14.maddesinde yazılı geçerlilik şartlarını taşımayan yazışmalar yoluyla taraflar arasında yazılı sözleşme kurulduğunu kabule de olanak yoktur. Bu itibarla ilk derece Mahkemesince, taraflar arasında geçerlilik koşullarını taşıyan yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234025 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.