6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acente üzerinden kesinleşen takipte gemi malikinin sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1330 E. 2021/1692 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Çıplak kira sözleşmesiyle gemisini kiraya veren malik, kiracının kendi ihtiyaçları için akdettiği satım sözleşmelerinden, gemi işletmesinde bulunmadığı ve donatan sıfatını taşımadığı dönemde şahsen sorumlu tutulamaz; sözleşmelerin nispiliği ilkesi bunu engeller. Ayrıca satılan malzeme (sarf/elektrik malzemesi gibi) gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar arasında sayılmadığından (TTK 1320), malikin bu tür alacaklardan doğan ayni sorumluluğu da bulunmaz; bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması yalnızca ihtiyati haciz aşamasında önem taşır, kesinleşen takipte malikin şahsi sorumluluğunu doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Gemi malikinin, çıplak kiracının akdettiği satım sözleşmesinden doğan borçtan sorumlu tutulup tutulamayacağı → kabul

İddia: Davalı vekili, takip konusu alacağın davacının maliki ve donatanı olduğu tüm gemilere (yalnız dava konusu gemiye değil) verilen mal ve hizmetlerden doğduğunu, bu nedenle davanın sadece bir gemiye ilişkin kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davacı vekili ise müvekkilinin takibin iptal edilmeyen kısmından da (2.863,50 TL) sorumlu tutulmaması gerektiğini, hizmet talebinde bulunmadığını ve ...'nin kendi acentesi olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1061 uyarınca donatan, gemiyi kendi adına işleten kişidir; malik, geminin işletilmesinden dolayı ancak gemi alacaklısı hakkı doğuran alacaklardan sorumludur. TTK 1122 uyarınca üçüncü kişilerin geminin işletilmesinden doğan istemlerini karşılama yükümlülüğü kiracıya aittir. Somut olayda gemiler, faturaların düzenlendiği dönemde davacı tarafından işletilmemiş, çıplak kira sözleşmesiyle kiracıya devredilmiştir; davacının donatan sıfatı bulunmamaktadır. Yargılama sürecinde ...'nin davacının acentesi olduğu ispatlanamamış, kiracı ile acente aynı adreste faaliyette bulunmuş, faturalar ... adına düzenlenmiş ve satım akdinin tarafı ... olarak belirlenmiştir. Donatan sıfatı bulunmayan gemi malikinin, kiracının akdettiği satım sözleşmesinden şahsen sorumlu tutulması sözleşmelerin nispiliği ilkesine aykırıdır. Takip konusu faturalar elektrik malzemelerine (ampul, bant, şalter vb.) ilişkin olup TTK 1352(ı) uyarınca deniz alacağı niteliğindedir; ancak bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması yalnızca takip kesinleşmeden önce ihtiyati haciz aşamasında dikkate alınacak bir husustur. TTK 1320'de gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar sayılmış olup malzeme satışı bu alacaklar arasında değildir; dolayısıyla gemi malikinin bu tür alacaklar nedeniyle ayni sorumluluğu da yoktur. Malzemeyi satın alan taraf gemi işletme müteahhidi olup, borcun şahsi sorumlusu da odur. Davalı, alacağını satım akdinin tarafı olan borçlusundan isteyebilecekken, malzemenin gemiye satıldığından bahisle takibi gemi malikine yönlendirmiş ve acente sıfatı bulunmayan bir şirket aracılığıyla tebligat yapılarak takibi kesinleştirmiştir. Bu nedenle davacı, takip konusu borçtan sorumlu olmadığını ispat etmiş olup davanın tümüyle kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötüniyet tazminatı talebi → ret

İddia: Davacı vekili, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Dosya kapsamına göre davalının takibi haksız şekilde başlatmış olması, kötüniyetli olduğunu göstermemektedir; davalının kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, çıplak kira sözleşmesiyle gemisini kiraya veren malikin, kiracının akdettiği satım sözleşmelerinden ve bunların sarf malzemesi niteliğindeki bedellerinden, donatan sıfatı taşımadığı dönemde ve gemi alacaklısı hakkı doğurmayan alacaklar bakımından sorumlu tutulamayacağı yönünde BAM'ın kendi muhakemesiyle kurduğu bir kural konulmuştur; bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
donatan gemi alacaklısı hakkı deniz alacağı çıplak kira sözleşmesi sözleşmelerin nispiliği ilkesi menfi tespit acente müteselsil sorumluluk kötüniyet tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1061(1)TTK 1061(2)TTK 1122(1)TTK 1352(ı)TTK 1320

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1330

KARAR NO 2021/1692

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/01/2019

NUMARASI 2015/503 Esas - 2019/6 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/11/2021

Davanın kısmen kabulüne-reddine işikin kararın taraf vekilileri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkili ...’ nin "..." IMO numaralı ... Gemisi donatanı olduğunu, davacının, donatma iştirakinde bulunan ve aralarında ... gemisinin de bulunduğu gemilerin bir kısmını dava dışı ... Ltd.’ye kiraya verdiğini ve fakat kiracının kira akdine ve ticari teamüllere aykırı bir şekilde müvekkili donatanın zararına hareket ettiğinin tespiti üzerine kira akdinin feshedildiğini, feshin başlıca nedenleri arasında kiracının başka gemileri için yaptığı harcamaları müvekkilinin donatanı olduğu ... gemisine fatura ettirdiğinin tespit edildiğini, menfi tespit davasının konusunu oluşturan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı icra dosyasında düzenlenen takip talebinin acentesi olmayan ...'ye tebliğ edilerek muvazaalı olarak takibin kesinleşmesine sebebiyet verildiğini,ödeme emrinde borçlu olarak "...

gemisi donatanı ...'ye izafeten ... Tic. Ltd. Şti."nin gösterildiğini ve sözde işyeri daimi çalışanına 01.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini,ödeme emri ve borca ilişkin olarak davacının bilgilendirilmeyerek takibin kesinleşmesinin sağlandığını ve hitamında gemi üzerinde haciz ve seferden men kararı aldırıldığını,faturaların tamamının "... Tic. Ltd. Şti." adına düzenlendiğini,bu şirketin ... gemisinin acentesi olduğuna dair bilgi bulunmadığını, Samsun Limanında bulunan gemi için İstanbul'dan acentelik hizmeti verilmesinin söz konusu olmadığını, 2013 yılı içerisinde verildiği iddia edilen mal ve hizmetlere ilişkin olarak 2015 yılında icra takibi başlatılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine ve karşı yanın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... isimli geminin ve diğer gemilerin acentesi olduğunu, ... Ltd.'nin gemilerin kiracısı olduğunu, acentenin icra takibinde borçlunun temsilcisi sıfatı ile bulunduğunu,elektrik malzemelerinin tamamının borçlunun maliki ve donatanı bulunduğu gemilere verildiğini, sevk irsaliyelerinde malın teslim edildiği geminin kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunduğunu,fiyat tekliflerinin acente tarafından kabul edildiğini, davacının, alacağın muvazaalı olduğu yolundaki iddiasının dayanaksız ve yersiz olduğunu, ... gemisinin borçlunun Türkiye'de bulunan tek gemisi olduğunu, alacaklı oldukları Mahkemenin 2015/502, 504, 505, 516 ve 517 Esas sayılı dosyalarında görülen menfi tespit davalarında alacakların ...

gemisi üzerine konulan seferden men kararlarıyla güvence altına alınabildiğini, davacı dilekçesinde ... Tic. Ltd. Şti.'ni acente olup olmadığı hususunda çelişik beyanlarda bulunduğunu, asıl mağduriyeti borçlunun gemilerine mal ve hizmet temin eden alacaklıların yaşadığını,hizmet tarihleri itibari ile ... gemisi dahil olmak üzere tüm gemilerin İstanbul Liman Sahası içinde olduklarını, faturalarda, gemi ismi belirtilerek acentenin gösterilmiş olmasının; alacağı, deniz alacağı olmaktan çıkarmayacağı gibi, gemi donatanına karşı kesinleşen icra takibi nedeniyle görülen menfi tespit davasında, alacağın varlığı bakımından faturalara ve onların kaydedildiği ticari defterlere dayanmalarına engel olmadığını, belirterek davanın reddini,davacının kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Dayanak faturaların toplamının 30.302,74- TL olduğu,faturaların ... adına düzenlendiği, ancak gemi adının yazılı olmadığı, takip açıklamasında ise konu faturaların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli gemiler için düzenlendiğinin belirtildiği, takibin 30.301,86- TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takibin borçlusu olarak ise yalnızca ... gemisi donatanı olarak gösterilmesi karşısında yalnızca ... gemisi için yapılan masraflar bakımından yapılan değerlendirmede, dava ve takip konusu faturalar acenteye hitaben düzenlenmiş ise de, fatura konusu işlerin gemilerin denize ve yola elverişliliği için yapıldığı, bu durumda takip alacaklısı davalı lehine gemi alacağı hakkı oluşturduğu, bundan dolayı da yapılan iş ile iş bedellerinden dolayı donatanın da sorumlu olduğu, iş teslim belgelerinde yer alan kaşe ve imzaların söz konusu hizmetlerin alındığını gösterdiği, davacı tarafça hizmeti alan tarafın davacı olmadığı, hizmetin ...

firmasına verildiği, fatura muhatabının ... firması olduğu, somut olayda ...'nin acente sıfatının sabit olmadığını ileri sürmüş ise de, faturalarda hizmetin verildiği gemi adlarının yer aldığı iş teslim belgelerindeki kaşe ve imzalar ile hizmetin verildiğinin teyit edildiği, gemilerin denize ve yola elverişliliği için yapılan hizmetleri kiracı Kent firması almış olmakla birlikte söz konusu işlerin tamir - bakım nitelikli olması nedeniyle söz konusu işlerin gemilerin denize ve yola elverişliliği için yapıldığından bu işler için düzenlenen fatura bedelinden kiracı ile birlikte donatanın da müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile dava konusu “...” isimli gemiye ait, irsaliye üzerinde gemi kaptanının kaşe ve imzasının yer aldığı faturalar toplamı 2.863,50 -TL olmakla 30.301,86 - 2.863,50 = 27.438,36 -TL açısından davanın kısmen kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden hesaplanan 572,7- TL kötüniyet tazminatının ihtiyati tedbir nedeniyle yatırılan teminattan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; müvekkili şirketin takibin iptal edilmeyen faturalarının da borçlusu olmadığını, müvekkil şirketin takip konusu borcun tamamından sorumlu tutulmaması gerektiğini, şirketin hizmet talebinde bulunmadığını, acentesinin ... olmadığını, takibin 2.863,50-TL'lik kısmı yönünden de davacı ... Şirketi'nin borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası tahtında başlatılan takibin iptaline, davalının, %40' ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; Mahkemece davacının maliki ve donatanı bulunduğu gemilerden sadece ... gemisine verilen mal ve hizmetler toplamı hakkında açılan davanın reddedildiğini, icra takip talebi alacağın sebebi kısmı incelendiğinde; talep edilen toplam alacağın ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli gemilere verilen mal ve hizmetlerden doğduğunu, her gemi için ayrı ayrı takip başlatılmadığı toplam alacağın bir icra takibine konu edildiğini, bunun nedeninin, tüm gemilerin davacının malvarlığında bulunduğunu,tüm gemilerin malikinin davacı olduğunu, takip talebinin borçlusu ... olduğunu, sadece ... gemisine verilen mal ve hizmetler nedeni ile davanın kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu, ... gemisine verilen mal ve hizmetlerden doğan alacağın varlığını kabul edildiğini, davacının diğer gemilerine verilen mal ve hizmetlerden doğan alacağın varlığını kabul etmediklerini, bilirkişilerin hatalı olarak, takibin ...

gemisine karşı başlatıldığını düşündüklerini, takip borçlusu ... ve diğer gemilerin maliki ... olduğunu, davacının maliki ve donatanı bulunan gemilerden sadece ... gemisine verilen mal ve hizmetler karşılığı tutar bakımından davanın reddedilmesi, diğer gemilere verilen mal ve hizmetler nedeniyle doğmuş alacaklar bakımından davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, gemi malikine karşı gemiye verilen elektrik malzemeleri satışı nedeniyle kesinleşen takip nedeniyle boçlu olmadığının tesbitine ilişkindir. Davacı tarafça. ... ve diğer gemilerini dava dışı ...'e çıplak kira sözleşmesiyle kiraladığı sözleşmeye aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiği, kiracının kendi gemileri için temin ettiği akaryakıt, ikmal, yedek parça ve tamirat işlemleri için yapmış olduğu mal ve hizmetlere ilişkin harcamaların davacının kiraya verdiği ... gemisine fatura ettirdiğinin tespit edildiği ileri sürülmüştür. İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında; davalı alacaklı tarafından, 31.08.2015 tarihinde ... İMO numaralı ... gemisi donatanı ...'ye izafeten ...

Tic. Ltd. Şti. aleyhine; davacı- borçlunun maliki ve donatanı bulunduğu; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gemilerine verilen malzeme için düzenlenen faturalar nedeniyle deniz alacağı doğduğu ;

30. 301,86 TL asıl alacak, 5.655,08-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 35.956,94- TL toplam alacağın davacıdan tahsili talep edilmiş, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takip kesinleşmiştir. 29/11/2011 tarihli ''...'' kodlu gemi kiralama sözleşmesi ile ... isimli kuru yük gemisinin maliki ... tarafından ... Ltd. (...) şirketine kiraya verildiği , 6 aylık dönemlere binaen 4 defa uzatıldığı, dolayısıyla 29/11/2011- 29/05/2012, 29/05/2012- 29/11/2012, 29/11/2012- 29/05/2013, 29/05/2013- 29/11/2013 tarihleri arasında olmak üzere kiralandığı belirlenmektedir. TTK.nın 1061(1) .maddesinde;Donatan gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikine denir.(2)Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi üçüncü şahıslarla olan ilişkilerinde donatan sayılır.Malik,geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla bir istemde bulunan kişiyi ,bu işletilme malike karşı haksız ve alacaklı da kötüniyet sahibi olmadıkça ,hakkını istemekten engelleyemeyeceği "düzenlenmiştir.

Yine TTK nun 1122(1)maddesinde ,"Kiracı üçüncü kişilerin geminin işletilmesinden dolayı kiraya verene karşı yöneltecekleri tüm istemleri karşılamak yükümlülüğü altındadır. "denilmektedir. Somut olayda ;davalı alacaklı tarafından,davacı hakkında ilamsız takip(genel haciz yoluyla) takip başlatılmış ,takipde taraf olarak davacı gösterilmekle birlikte davacıya izafeten acentesi sıfatıyla ... Tic.Ltd.Şti ye ödeme emri tebliğ edilmiştir. Esasen başlatılan takip de, ... gemisi yanında diğer gemilere satılan malzemenin de davalıdan tahsili talep edilmekte ise de ; davacı gemi malikinin borçtan sorumlu olması halinde diğer gemilere satılan malzemelerin bedelinin de davacıdan talebi mümkündür.Ancak, davacının sorumlu tutulabilmesi için doğal olarak malzemelerin davacıya satımı ,davacının satım akdinin tarafı olması halinde mümkündür.

İlk derece mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi de yerinde değildir.Yargılama sürecinde ...'nin davacının acentesi olduğu ispatlanamamıştır.Kiracı ... ve acentenin aynı adresde faaliyette bulundukları ,davalının faturaları ... adına düzenlediği ve akdi ilişkiye de ... ile girdiği satım akdinin diğer tarafının ... olduğu anlaşılmaktadır.Faturaların düzenlendiği dönemlerde gemilerin davacı tarafından işletilmediği sabit olmakla davacı gemi malikinin donatan sıfatı bulunmadığı halde borçtan sorumlu tutulması sözleşmelerin nispiliği ilkesine aykırı olmuştur. İlk derece mahkemesince gerekçe de yapılan masrafların gemi alacaklısı hakkı verdiğine ilişkin bir ibareye yer verilmiştir.Takip konusu faturalar içeriği itibariyle ampul,bant,şalter vs.gibi elektrik malzemelerine ilişkin olduğu anlaşılmakla TTK nun 1352(ı)maddesi uyarınca deniz alacağı niteliğindedir.Ancak,bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması sadece ,takip kesinleşmeden evvel ihtiyati haciz aşamasında gözönünde bulundurulacak bir hususdur.TTK 1320 maddesinde gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar sayılmış olup,malzeme satışı gemi alacaklısı hakkı vermemektedir.

Gemi malikinin ,geminin işletilmesi nedeniyle doğan alacaklardan ancak gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar nedeniyle ayni yükümlülüğü bulunmaktadır.Malik bu alacaklar nedeniyle gemisine el atılmasına katlanmak zorundadır.Geriye kalan ,gemi işletme müteahhi dine satıldığı anlaşılan sarf malzemelerinden ise borcun -şahsi-sorumlusu olmadığı açıktır.Davalı ,alacağını satım akdini yaptığı borçlusundan isteyecek iken gemiye satıldığından bahisle takibin gemi malikine yönlendirilerek acente sıfatını haiz olmayan şirket aracılığıyla tebligat tamamlanarak takibin kesinleştirildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı takip konusu borçtan sorumlu olmadığını ispat etmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulüne, dosya kapsamına göre davalı haksız ise de kötü niyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2019 Tarih 2015/503 Esas 2019/6 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; yeniden hüküm verilmesine, "Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacının davalıya İİK m. 72 hükmü gereğince borçlu olmadığının tespitine, Davacının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 2.459,16-TL karar harcından,614,79-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.844,37‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 642,49-TL peşin harçların davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.250-TL bilirkişi ücreti, 97,30-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.347,30-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 5.400-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Davalıdan alınması gereken 1.874,31-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 469-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.405,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 51-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233864 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.