6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mazeretsiz duruşmaya katılmama ve yasal sürede yenilenmeyen dava

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1720 E. 2022/156 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Usulüne uygun tebliğ edilen duruşmaya mazeretsiz katılmayan ve mazeretini ispatlayamayan tarafın davası, HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılır; üç aylık yasal süre içinde yenilenmezse açılmamış sayılır. Aynı tarihte başka mahkemede duruşmasının bulunması, bu durum mahkemeye mazeret olarak usulüne uygun bildirilip ispatlanmadıkça geçerli mazeret sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

İşlemden kaldırılan davanın açılmamış sayılması kararının hukuka uygunluğu → ret

İddia: Davacı vekili, mahkemeye mazeret dilekçesi gönderdiğini ancak dilekçenin dosyaya girmediğini, 28.05.2018 tarihinde iki ayrı mahkemede duruşmasının bulunduğunu, duruşma gününü bildiren tebligatta açılmamış sayılma kararı verileceğine ilişkin ihtar bulunmadığını, işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma kararlarının yokluklarında verilmesinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ön inceleme duruşma günü tüm taraflara ve davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı vekili duruşmaya katılmadığı gibi mazeretine ilişkin dilekçe de ibraz etmemiştir. Duruşmaya katılan davalılar vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri üzerine dosya HMK'nın 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış, üç aylık yasal süre içinde de dava yenilenmemiştir. Davacı vekili mahkemeye mazeret dilekçesi verdiğini iddia etmişse de bu husus ispatlanamamış olup, davacı vekili de sonraki duruşmada mazeret dilekçesi bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin aynı tarihte başka mahkemelerde duruşmaya katılması, bu durum mazeret olarak mahkemeye bildirilmedikçe sonuca etkili değildir. Bu nedenle yasal sürede yenilenmeyen dava nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı gün başka mahkemede duruşması bulunan vekilin, bu durumu usulüne uygun mazeret olarak bildirip ispatlamadığı takdirde davanın açılmamış sayılması kararının hukuka uygun olacağı yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemden kaldırma davanın açılmamış sayılması mazeret hukuki dinlenilme hakkı ön inceleme duruşması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 150/1HMK 150/5HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1720

KARAR NO 2022/156

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/07/2019

NUMARASI 2019/184 Esas - 2019/329 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/02/2022

Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... ait buğday gluteni emtiasının Çin'den İzmir'e nakliyesi işinin davalı ... sorumluluğunda ... tarafından, ... donatanı olduğu ... gemisi ile gerçekleştirildiğini, davalı ... navlun faturasını düzenleyen ana nakliyeci olduğunu, davalı ... fiili taşımayı gerçekleştiren alt taşıyıcı olduğunu, davalı ... ise donatan sıfatı bulunduğunu, nakliye sonrası ... gemisinden tahliye edilen konteynerlerin İzmir'de bulunan ... Antrepoya sevk edildiğini, burada ... no.lu konteynerin tavanının delik, içindeki emtiaların kısmen ıslak olduğu görülerek rezerve tutanağı düzenlendiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 6.134,37-USD sigortalı zararı müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin davalılara rücu hakkı doğduğunu, davalıların ödeme yapmadığını,başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek, davalıların takibe yönelik itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili; davanın taşıyan sıfatı bulunmayan müvekkili şirket aleyhine açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin taşımayla ilgili olan hiçbir eyleme müdahale etmediğini, davanın TTK'nın 1188. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde açılmadığını,eksper raporunun geçerli olmadığını, hasarın yasal süresinde bildirilmediğini, hasar hesabında sorumluluk sınırının göz önüne alınmadığını, poliçedeki %10 ilave bedelin hasar bedeline eklenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... vekili; taşımanın müvekkilinin acenteliğini yaptığı dava dışı yabancı taşıyan ZIM tarafından düzenlenen konşimento tahtında gerçekleştirildiğini, konşimentonun 22.

maddesi gereğince Haifa Mahkemesi yetkili kılındığından, davanın milletlerarası yetki yönünden reddinin gerektiğini, buğday gluteni emtiasının mahiyeti itibariyle suya dayanıklı olup ıslanarak bozulmasının mümkün olmadığını,hasarın ambalaj yetersizliği nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili acente olduğundan doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili veya acenteliğini üstlendiği yabancı taşıyanın davacının sigortalısı ile akdettiği bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, istifin yükletenin sorumluluğunda olduğunu,ihbarın süresinde yapılmadığını, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3- Davalı ... vekili;dava tarihi itibariyle ... gemisinin donatanı ... Ltd olup, Gslu 204367-2 no.lu konteynerin de müvekkili şirkete ait olmadığını, davacının müvekkili şirketle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirterek, davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı vekilinin 08/07/2019 tarihli duruşmada, dosyanın işlemden kaldırıldığı celseye ilişkin mazeret dilekçelerinin bulunmadığını bildirdiği,davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde 28/05/2018 günlü duruşmaya mazeret bildirmeksizin katılmadığından dosyanın HMK 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, dosya işlemden kaldırıldıktan sonra yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle, HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; mahkemece mazeret dilekçesi ve geçerli olan mazeretleri göz önünde tutulmadan karar verildiğini, 28.05.2018 günü iki ayrı mahkemede duruşmalarının bulunduğunu,duruşma tutanaklarını sunduklarını, aynı gün iki ayrı mahkemede duruşma olması sebebiyle mahkemeye mazeret dilekçesi gönderildiğini, ancak dilekçenin dosyaya girmediğini,hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, mahkemece gönderilen ve duruşma gününü bildiren tebligatta"davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar verileceği" yönünde bir ihtar bulunmadığını, işlemden kaldırma kararı ve akabinde verilen davanın açılmamış sayılması kararının yokluklarında verilmesi nedeniyle hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sigortalıya ait emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. HMK'nın 150/1 maddesi, "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." 5. fıkrası ise "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; mahkemece düzenlenen ön inceleme tensip tutanağı ile ön inceleme duruşmasının 28.05.2018 tarihinde yapılmasına karar verilerek duruşma gününün tüm taraflara ve davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi mazeretine ilişkin dilekçe de ibraz etmediği, duruşmaya katılan davalılar vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık süre içerisinde de davanın yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili tarafından mahkemeye mazeret dilekçesi verildiği iddia edilmişse de bu husus ispatlanamamış olup, davacı vekili de 08.07.2019 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı celseye yönelik mazeret dilekçelerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin aynı tarihte başka mahkemelerde duruşmaya katılması da, bu durum mazeret olarak mahkemeye bildirilmedikçe sonuca etkili değildir. Bu nedenle yasal sürede yenilenmeyen dava nedeniyle mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça sarf edilen 35,30-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 03/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233754 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.