6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekin avans olarak verildiği iddiasında ispat yükü davacıdadır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1434 E. 2021/1643 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Çek Bedelinden Borçlu Olmadığının Tespiti ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında davacı, çekleri avans/ön ödeme olarak verdiğini ve karşılığında mal teslim alınmadığını ileri sürüyorsa, çek bir ödeme aracı olduğundan ve asıl satım ilişkisinde peşin satış kabul edildiğinden, malların teslim edildiği varsayılır; bu karinenin tersini, yani çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve mal tesliminin gerçekleşmediğini ispat yükü davacıdadır. Davalının mal teslimini ayrıca ispat etmesi gerekmez; davalının bu yöndeki savunması ispat yükünü değiştirmez. Ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilmemiş bir davada kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için İİK m.72/5'teki koşullar oluşmaz.

Ele alınan sorunlar

Çeklerin avans olarak verildiği iddiasında ispat yükünün tayini → kabul

İddia: Davalı vekili, ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğünü, çeklerin avans çeki olduğunu kanıtlayacak delil sunulmadığını, bu nedenle müvekkilinin mal teslimini ispatlama külfetinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çek bir ödeme aracıdır. TBK'nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir; buna göre davacının malları teslim aldığının kabulü gerekir. Dava konusu çekleri avans olarak verdiğini, çekler bedeli kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunması ispat yükünü değiştirmemektedir. Davalının ödeme vasıtası olmasının yanı sıra ispat aracı olma özelliğini de taşıyan çeklere dayanmasına ve temel ilişki bakımından dava dosyasında ve icra ceza mahkemesi dosyalarında kendisini bağlayıcı bir beyanda bulunmamasına göre, davalının dava konusu çekleri ticari defterlerine işlememesi sonuca etkili değildir. Davacı, dava konusu çeklerin avans olarak verildiği iddiasını usulünce ispatlayamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötüniyet tazminatı talebinin koşulları → ret

İddia: Davalı vekili, davacının kötüniyetli olduğunu, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafça tazminat talebinde bulunulmuş ise de, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, kötüniyet tazminatı verilebilmesi için İİK m.72/5'deki koşullar oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra dosyasına konu çeklerle dava konusu çeklerin örtüşmemesi → kabul

Gerekçe: Kabule göre de; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ilgili Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen iki çek dava konusu edilmediği gibi, dava konusu edilen bir çek de takibe konu edilmemiştir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın icra dosyasına atfen 5 adet çek yönünden hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çeklerin avans olarak verildiği iddiasında ispat yükünün davacıya ait olduğuna ve davalının mal teslimini savunmasının bu yükü değiştirmeyeceğine ilişkin gerekçe, benzer menfi tespit davalarında ispat yükünün tayini bakımından bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit ispat yükü avans çeki peşin satış karinesi kötüniyet tazminatı ihtiyati tedbir

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 207/2 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1434

KARAR NO 2021/1643

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/04/2019

NUMARASI 2017/999 Esas-2019/316 Karar

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

Davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete sipariş ettiği malların alım ve satımı için toplam 280.000-TL karşılığında anlaştıklarını, davalıya her biri 40.000-TL olmak üzere 7 adet çeki 2016 yılının ağustos ayında teslim ettiğini, ancak davalının ürünleri eylül ayında teslim etmediğini, alınan çekleri de iade etmediğini, davalının 5 adet çek nedeniyle müvekkili hakkında bulunduğu suç duyurusu nedeniyle müvekkilinin Gaziosmanpaşa 2. İcra Ceza Mahkemesinde karşılıksız çek suçundan yargılandığını, fakat ... nolu 31/04/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/05/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/06/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/07/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/08/2017 tarihli 40.000-TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin bu çeklerden dolayı davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının dava değerini belirtmediğini, bu nedenle davanın önce usulden reddinin gerektiğini, davacının iddialarının basiretli tacir ilkesine aykırı olduğunu, kambiyo senetlerinden doğan alacakların asıl borç ilişkisinden tamamen bağımsız olduğunu, dava konusu çeklerin bütün geçerlilik şartlarını taşıdığını, çeklerdeki imzanın inkar edilmediğini, davacı yanın davayı açmasının sebebinin Gaziosmanpaşa İcra ceza Mahkemesi'nde karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle görülmekte olan davalar olduğunu, davacı şirket yetkilisine bu suçtan cezai müeyyide uygulanacakken sırf zaman kazanmak için huzurda görülen davanın açıldığını, müvekkilinin alacağının tek tahsil imkan yolunun da kapandığını, davacı yanın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalıya avans verip vermediği, davalının da aldığı avansla ilgili mal teslimi yapıp yapmadığı yönünde inceleme yapıldığında davacının avans hesabında çekleri kayıtlarına işlediği, davalının işlemediği, mal teslimine ilişkin ise fatura veya irsaliye sunmadığı, doğrudan ticari ilişki içinde bulunan taraflar arasında görülen davada salt mücerretlik ilkesinden hareketle sonuca varılamayacağı, taraflar arasında şahsi defilerin birbirlerine karşı ileri sürülebileceği, davalının mal sevkini ve teslimini kanıtlayamadığı, bu nedenle avans olarak aldığı çekleri de iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu olan 5 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 oranında kötüniyet tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; mahkemece çekin bir ödeme aracı olduğunun, davacı tarafın çekleri avans olarak verdiği iddialarını yazılı delille kanıtlanması gerektiğinin gözetilmediğini ve ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğünü, çeklerin avans çeki olduğunu kanıtlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, bu nedenle müvekkilinin mal teslimini ispatlama külfetinde olmadığını, davacının bu davayı açmasından sonra dahi borcunu kabul ettiğini, davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmeden ve tanıklar dinlemeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkilini telefonla arayarak borcunu ikrar ettiğine dair ses kaydının çözümlenmesine dair bilirkişi raporunu ibraz ettiklerini, davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkili haricinde de bir çok firmanın çeklerini ödemediğini, çek şikayetlerinden kurtulmak amacıyla benzer davalar açtığını, kötüniyet tazminatı koşullarının da oluşmadığını, davanın reddine ve müvekkili yararına tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan toplam 280.000-TL değerinde kahvedanlık seti satın aldığını, bunun karşılığında davalıya her biri 40.000-TL bedelli 7 adet çeki 2016 yılında verdiğini, ancak davacının Eylül 2016'da teslimatı yapması gerekirken edimini yerine getirmediğini, çekleri de iade etmediğini belirterek ... nolu 31/04/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, .. nolu 31/05/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/06/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/07/2017 tarihli 40.000-TL bedelli, ... nolu 31/08/2017 tarihli 40.000-TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, davaya konu çeklerin avans olarak verilmediğini, davacıya teslimi yapılan mallar karşılığı alındığını, çekin ödeme aracı olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu savunmuştur.

Mahkemece ispat yükü üzerinde olan davalının mal teslimini ispatlayamaması nedeniyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Çek, bir ödeme aracıdır. TBK’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Buna göre davacının malları teslim aldığının kabulü gerekir. Dava konusu çekleri avans olarak verdiğini, çekler bedeli kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir (Aynı yönde Yarg.

19. HD. 28/11/2019 tarihli 2018/2473 E. 2019/5340 K.) Davalının ödeme vasıtası olmasının yanı sıra ispat aracı olma özelliğini de taşıyan çeklere dayanmasına ve temel ilişki bakımından dava dosyasında ve icra ceza mahkemesi dosyalarında kendisini bağlayıcı bir beyanda bulunmamasına göre, davalının dava konusu çekleri ticari defterlerine işlememesi sonuca etkili değildir. Davacı dava konusu çeklerin avans olarak verildiği iddiasını usulünce ispatlayamamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Buna karşılılık davalı tarafça tazminat talebinde bulunulmuş ise de mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, kötüniyet tazminatı verilebilmesi için İİK m.72/5'deki koşullar oluşmamıştır.

Kabule göre de; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ... ... nolu çek ile ... Bankası ... nolu çek dava konusu edilmediği gibi; dava konusu edilen ... nolu çek de takibe konu edilmediğinden, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın icra dosyasına atfen 5 adet çek yönünden hüküm tesisi de hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/999 Esas-2019/316 Karar sayılı 08/04/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İspatlanamayan davanın REDDİNE Davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 59,30-TL harcın, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 3.356,2‬0-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 22.450-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 3.416,4‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233622 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/59 E. 2023/3417 K. · Onandı

Çekin ödeme aracı niteliği ve avans iddiasında ispat yükü

Gerekçe özeti

Çek kural olarak ödeme aracıdır ve TBK 207/2 gereği asıl olan peşin satış olduğundan malın teslim alındığı varsayılır; çeki avans olarak verip karşılığında mal almadığını ileri süren taraf bu iddiayı yazılı delille ispatla yükümlüdür ve karşı tarafın çek karşılığı mal teslim ettiği savunması ispat yükünü ters çevirmez. İhtiyati tedbir kararı bulunmadıkça İİK 72/5 uyarınca kötüniyet tazminatı koşulları oluşmaz.

Emsal değeri

Çeke dayalı menfi tespit davalarında avans iddiasının ispat yükünün davacıda olduğu ve kötüniyet tazminatının ihtiyati tedbir şartına bağlı olduğu yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: menfi tespit çek ödeme aracı ispat yükü avans çeki kötüniyet tazminatı ihtiyati tedbir

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/59 E.  ,  2023/3417 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1434 Esas, 2021/1643 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/999 E., 2019/316 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan toplam 280.000,00 TL değerinde kahvedanlık seti satın aldığını, bunun karşılığında davalıya her biri 40.000,00 TL bedelli 7 adet çeki 2016 yılında verdiğini, ancak davacının Eylül 2016'da teslimatı yapması gerekirken edimini yerine getirmediğini, çekleri de iade etmediğini ileri sürerek 5058364 nolu 31.04.2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli, 5058365 nolu 31.05.2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli, 5058366 nolu 31.06.2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli, 5058367 nolu 31.07.2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli, 5058368 nolu 31.08.2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin avans olarak verilmediğini, davacıya teslimi yapılan mallar karşılığı alındığını, çekin ödeme aracı olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya avans verip vermediği, davalının da aldığı avansla ilgili mal teslimi yapıp yapmadığı yönünde inceleme yapıldığında davacının avans hesabında çekleri kayıtlarına işlediği, davalının işlemediği, mal teslimine ilişkin ise fatura veya irsaliye sunmadığı, doğrudan ticari ilişki içinde bulunan taraflar arasında görülen davada salt mücerretlik ilkesinden hareketle sonuca varılamayacağı, taraflar arasında şahsi defilerin birbirlerine karşı ileri sürülebileceği, davalının mal sevkini ve teslimini kanıtlayamadığı, bu nedenle avans olarak aldığı çekleri de iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 5.

İcra Dairesinin 2017/23912 E. sayılı dosyasına konu olan 5 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece çekin bir ödeme aracı olduğunun, davacı tarafın çekleri avans olarak verdiği iddialarını yazılı delille kanıtlanması gerektiğinin gözetilmediğini ve ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğünü, çeklerin avans çeki olduğunu kanıtlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, bu nedenle müvekkilinin mal teslimini ispatlama külfetinde olmadığını, davacının bu davayı açmasından sonra dahi borcunu kabul ettiğini, davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmeden ve tanıklar dinlemeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkilini telefonla arayarak borcunu ikrar ettiğine dair ses kaydının çözümlenmesine dair bilirkişi raporunu ibraz ettiklerini, davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkili haricinde de bir çok firmanın çeklerini ödemediğini, çek şikayetlerinden kurtulmak amacıyla benzer davalar açtığını, kötüniyet tazminatı koşullarının da oluşmadığını, davanın reddine ve müvekkili yararına tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme aracı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğunun düzenlendiği, buna göre davacının malları teslim aldığının kabulü gerektiği, dava konusu çekleri avans olarak verdiği ve çekler bedeli kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davalının dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunmasının ispat yükünü değiştirmeyeceği, davalının ödeme vasıtası olmasının yanı sıra ispat aracı olma özelliğini de taşıyan çeklere dayanmasına ve temel ilişki bakımından dava dosyasında ve icra ceza mahkemesi dosyalarında kendisini bağlayıcı bir beyanda bulunmamasına göre, davalının dava konusu çekleri ticari defterlerine işlememesinin sonuca etkili olmayacağı, davacının dava konusu çekleri avans olarak verildiği iddiasını usulünce ispatlayamadığı, ayrıca Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediği için kötüniyet tazminatı verilebilmesi için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulları oluşmadığını, yine dava konusu edilen bir kısım çeklerin takibe konu edilmemesine rağmen Mahkemece icra dosyasına atfen 5 adet çek için hüküm kurmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının üretmiş olduğu tekli, ikili, altılı, "Kahvedanlık Setleri" nin alım-satımı hususunda zamlardan etkilenmemek ve sabit fiyat garantisini sağlamak için davalı ile anlaşmış 6 aylık vadeden başlamak üzere herbiri 40.000,00 TL olmak üzere 7 adet çeki Ağustos 2016 tarihinde davalıya teslim ettiğini, ancak davalının söz konusu malları teslim etmediğini, 12 aya kadar vadeli çekler ile toptan alışverişin ticari hayatta çok yaygın olduğunu, bunun yanı sıra davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini ancak mal teslimine ilişikin fatura, sevk irsaliyesi ve benzeri bir belge sunamadığını, dava konusu çeklerin ödeme aracı değil avans olarak verildiğinin dosya kapsamında ispatlandığını, taraflarınca ispatlanmadığı kabulünde dahi adil yargılanma hakkı gereğince yemin, banka kayıtları gibi delillerin de Mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin yetkilisi ile yapılan telefon görüşmesinde müvekkilinden mal aldığını, karşılığında çek verdiğini ve müvekkiline borcu bulunduğunu ikrar ettiğini, buna ilişkin ses kaydı çözümlemesi bulunduğunu, hiçbir basiretli tacirin malı teslim almadan çek ile ödeme yapmayacağını, çeklere ilişkin ceza davalarının 2017 yılından beri işbu dava nedeniyle mütemadiyen ertelendiğini, bu duruma davacı sebebiyet verdiği, davacının kötü niyetli dava ve temyiz başvurusu ile ceza davalarını zaman aşımına uğratma gayreti içinde olması nedeniyle tazminat ile sorumlu tutulması gerektiğini belirterek kararın tazminat talebi yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.