6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekin rıza dışı elden çıkışı iddiasının ispatlanamaması nedeniyle istirdat davasının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1317 E. 2021/1716 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Çekin rıza dışında elden çıkması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi uyarınca, çeki elinde bulunduran hamil geçerli ciro zincirini ispat ettiğinde, ancak çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğinin ispatlanması halinde çeki iade ile yükümlüdür; rıza dışı elden çıkma ve kötü niyetli iktisap iddialarının ispatlanamaması halinde istirdat talebi reddedilir. İflas erteleme sürecinde verilen ihtiyati tedbir, borçlunun malvarlığının haciz ve icra takibi baskısından korunmasını amaçlar; borçlunun (veya onun adına üçüncü kişilerin) gerçek bir borca karşılık gönüllü ödeme yapma tasarruf yetkisini kısıtlamaz, bu nedenle böyle bir ödeme sonradan iflas idaresi tarafından geri istenemez. Ayrıca, dava açıldıktan sonra yapılan alacak temlikinde öngörülen kayyım muvafakati şartı yerine getirilmez ve temlik alan davayı takip etmezse, temlik geçersiz sayılır ve orijinal davacının (iflas idaresinin) davayı takip yetkisi devam eder.

Ele alınan sorunlar

İflas idaresinin davayı takip yetkisi (alacağın temliki geçersizliği) → kabul

Gerekçe: Davacı şirket tarafından iflas kararından önce açılan davada alacağın temlik edildiğine dair temlikname ibraz edilmiş, ancak temlike kayyım muvafakatı sunulması yönündeki ara karar üzerine muvafakatname sunulmamış ve dava temlik alan tarafça takip edilmemiştir. Dava, davacı şirket iflas idaresine ihbar edilmiş, organları teşekkül ettikten sonra iflas idaresi tarafından takip edilmiştir. Temlik alan bu ara karara itiraz etmediği gibi istinafa cevap dilekçesinde de davaya taraf olmak istemediğini beyan etmiştir. Bu durumda alacağın temliki geçersiz sayıldığından davacı iflas idaresinin davayı takibe yetkisi bulunduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Çekin rıza dışı elden çıkması ve kötü niyetli/ağır kusurlu iktisap iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı iflas idaresi vekili, çekin davacının rızası dışında çalınarak davalının eline geçtiğini, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini, bu nedenle çekin iadesi ve icra takibinin iptali gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi uyarınca, çeki elinde bulunduran kişi geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat ettiğinde, ancak çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmiş olması halinde çeki iade ile yükümlüdür. Davacı şirketin çalınma iddiası üzerine yapılan ceza soruşturmasında, çalışanların beyanı dışında çekin çalındığına ilişkin delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Çek üzerinde davacı şirketin cirosu mevcut olup, çekin davacının rızası dışında elinden çıktığı ve davalının çeki ağır kusurlu olarak iktisap ettiği kanıtlanamamıştır. İncelenen ticari defter ve kayıtlara, tarafların beyanlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıya 12.023,99-TL borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle çekin rıza dışı elden çıktığı ve davalının kötü niyetli iktisabı ispatlanamadığından istirdat talebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İflas erteleme sürecindeki ihtiyati tedbirin, keşideciden yapılan ödemenin geçerliliğine etkisi → ret

İddia: Davacı iflas idaresi vekili, davalının parayı tahsil ettiği tarihte iflas erteleme tedbirlerinin devam ettiğini, bu nedenle icra dosyasından yapılan tahsilatın hukuka aykırı olduğunu ve paranın masaya aktarılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İflas erteleme sürecinde verilen ihtiyati tedbir kararı, borçlunun malvarlığının korunması amacıyla verilmiş olup takip, haciz ve muhafazanın yasaklanmasına ilişkindir. İhtiyati tedbirin amacı sürecin alacaklıların haciz ve icra takibi baskısından uzak sürdürülebilmesidir; borçların ödenmesi yönünde şirketin tasarruf yetkisi kısıtlanmamıştır. İcra takibinde davacı dışındaki keşideci tarafından yapılan ödemenin, cirantanın gerçek bir borcuna istinaden yapıldığı anlaşıldığından, bu yönüyle ödemenin geçersiz olduğu kabul edilemez. Davalıya ödenen tutar dışında kalan kısım, davalı alacaklıya düşülen kaydın aksine icra dairesi tarafından borçlu keşideciye iade edilmiştir; bu tutardan davalı sorumlu tutulamaz. Ödeme kayyım nezaretinde yapılmasa dahi, ödemenin yapıldığı tarihten sonra iflas kararı verildiği anlaşıldığından, gerçek bir borca karşılık yapılan ödemenin iflas idaresi tarafından davalıdan geri istenmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, iflas erteleme sürecinde verilen ihtiyati tedbirin niteliğinin (haciz/takip yasağı) borçlunun gönüllü ödeme yapma yetkisini kısıtlamadığı ve bu dönemde üçüncü bir kişi tarafından gerçek bir borca karşılık yapılan ödemenin sonradan iflas idaresi tarafından geri istenemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer iflas erteleme/ihtiyati tedbir uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca TTK 704 kapsamında çekin rıza dışı elden çıkması ve kötü niyetli iktisap ispatına ilişkin standart, benzer istirdat davalarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davayı takip yetkisi (alacağın temliki geçersizliği nedeniyle iflas idaresinin taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası çekin rıza dışı elden çıkması kötü niyetli iktisap ağır kusurlu iktisap alacağın temliki kayyım muvafakati iflas erteleme ihtiyati tedbir iflas idaresi ciro

Atıf yapılan mevzuat: 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — 6762 sayılı TTK 704

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1317

KARAR NO 2021/1716

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2016

NUMARASI 2013/45 Esas- 2016/970 Karar

DAVA

İstirdat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/11/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı şirket vekili iflasdan evvel açtığı 21.05.2008 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı verildiğini, keşidecisi ... Ltd. Şti. olan ... Siteler şubesinin ... no.lu 08.03.2008 tarihli 40.000-TL bedelli çekin cirolandıktan sonra mal alımı yapılması için çalışan ...'e,sonrasında diğer çalışan ...'ye verildiğini, masa üstüne bırakılan çekin alındığını, bunun üzerine "kaybolan çekin iptali" ve "ödemeden men" için İzmir 4. ATM'sinde 2008/1117 Esas sayılı dava açıldığını, çekin davalı personeli ...'in müvekkiline belli etmeden çeki işyerinden alarak ayrıldığını, davalı şirket yetkilisi ...'ya verdiğini, müvekkilin 9.000- TL borcunun kapatılmazsa çeki tahsil" edeceklerini bildirdiğini, şirket yetkilisinin çekin kendisinde olduğunu teyit ettiğini,davalının haksız iktisap ettiği çeke dayalı olarak, Ankara ...

İcra Dairesinde ... -esas sayılı icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetli olduğunu ve ele geçirdiği çeki iade etmesi gerektiğini, müvekkiline ait çekin rızası dışında elinden çıkması üzerine İzmir 4. ATMn'de 2008/117 -esas sayılı dosyadaki yargılama devam ederken davalının "çeki makbuz karşılığı müvekkilinden aldıklarını" iddia ettiklerini,davalının kötü niyetle çeki iktisap ederek sebepsiz zenginleşme çabasında olduğunu, çekin müvekkiline iadesine, davalının başlattığı icra takibinin durdurulmasına ve icra takibinin iptali ile davalının % 40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;davacı ile müvekkilinin uzun zamandır ticari ilişkileri olduğunu, davacının işlerinin bozulması ile bu ilişkinin bozulduğunu, müvekkilinin ticari kayıtlarında 12.023,99- TL davacıdan alacaklı olduğunun görüldüğünü, davacının kötü niyetle çekin müvekkilince iktisap edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının çeki ciro ettikten sonra çaldırıldığı, beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibinde keşideci ve ciranta davacıya 12.023,99- TL ve ferileri için ödeme emri gönderildiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine,müvekkili lehine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ; davacının davaya konu ettiği 40.000- TL'lik çekin kendi rızası hilafına elinden çıktığını ispatlar bir delil sunamaması, davalının kötü niyetle iktisabını veya iktisapta ağır kusurunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı İflas İdaresi vekili; kararın tarafına tebliğ edilmeden kesinleştirildiğini, davacı müflis şirketin 12/11/2009 tarihinde iflasına karar verilmiş olup, paraların tahsil edildiği dönemden çok önce 2007 tarihinden itibaren iflas erteleme tedbirlerinin devam ettiğini, iflas erteleme ve tedbirlerin Yargıtay'ın bozma kararına uyulmasına kadar ayakta olduğunu, davalının parayı tahsil ettiği 07/05/2009 tarihinde tedbirler devam etmekte olup, paranın masaya aktarılması gerektiğini, davalının dava açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, ticari defter ve belgeler ve bilirkişi raporu ile de dava dışı ... Firmasının müflis şirkete 40.000-TL borçlandığını ve buna istinaden çek verildiğinin sabit olduğunu, ayrıca iflas erteleme davasında verilen tedbirler devam ettiğinden icra müdürlüğünden parayı çekmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, rıza dışında elden çıkan çekin istirdadına ilişkindir. Davacı şirket tarafından iflas kararı verilmesinden evvel açtığı dava da alacağın ...'a temlik edildiğine dair temlikname ibraz edilmiş ise de , temlike kayyım muvafakatı sunulması aksi halde temlikin geçersiz sayılacağına ilişkin ara kararı üzerine muvafakatname sunulmamış ve dava temlik alan tarafından takip edilmemiştir.Mahkemece dava,davacı şirket İflas İdaresine ihbar edilmiş ,organları teşekkül ettikten sonra dava iflas idaresi tarafından takip edilmiş,temlik alan bu ara karara itiraz etmediği gibi istinafa cevap dilekçesinde de davaya taraf olmak istemediğini beyan etmiş olmakla ,alacağın temliki geçersiz sayıldığından davacı İflas İdaresinin davayı takibe yetkisi bulunduğu kabul edilmelidir.

6762 sayılı TTK ’nun 704. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 702 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir. İzmir 4. ATM'nin 2008/117 esas sayılı dosyasında çekin kayıp olduğundan bahisle iptali ile ödeme yasağı kararı verilmesi talep edilmiş,çekin davalı tarafından ibrazı üzerine davacıya istirdat davası açmak üzere verilen süre üzerine eldeki dava açılmıştır.

Davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma sonunda , İzmir CBS'nın 2008/19022 soruşturma-2008-6676 karar sayılı,6.3.2008 tarihli kararı ile ,davacının çalışanlarının beyanı dışında çekin çalındığına ilişkin delil mevcut olmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Ankara ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında 12.mayıs 2008 tarihinde davalı tarafça dava konusu çeke dayanılarak , davacı ve keşideci ... şirketi borçlu olarak gösterilerek takip başlatılmıştır. Ancak icra takip talebine ;alacaklının alacağının 12.023,99-TL lik kısım ve ferilerinden her iki borçlunun müteselsil sorumlu olduğu,çekin tamamı takibe konu edilmiş ise de ,belirtilen miktarın dışında kalan tutarın borçlu Müdüroğlu şirketine ödeneceği kayıt edilmiştir.Buna göre davalı alacaklı çekin tamamı için başlatılan takipte;çek bedelinin 12.023,99-TL lik kısmının tahsilini talep etmiş,kalanının davacı şirkete ait olduğunu kabul etmiştir.

Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/585 Esas- 2008/582 Karar sayılı 13.06.2008 tarihli kararı ile davacı hakkında icra takibi başlatılmasının iflasın ertelenmesi ihtiyati tedbir kapsamında bulunduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir. İcra takip dosyasında 07.05.2009 tarihinde keşideciden 40.040-Tl tahsil edilmiş, davalıya alacağı ve ferileri olarak toplam 17.900-TL ödenmiş bakiye kalan kısım 26.140-TL' açısından 03.06.2009 tarihinde davalı takipten feragat etmiş ve dava dışı- borçlu- keşideciye bakiye kısım İcra Dairesi tarafından iade edilmiştir. Davacı şirket hakkında İzmir 4. ATM'nin 2007/805 esas- 2008/24 karar sayılı 31.01.2008 tarihli kararı ile , davacı hakkında ''07.01.2007- 31.01.2008'', (+1 yıl)'' tarihlerinde iflas erteleme kararı verildiği, 16.10.2008 tarihli bozma ilamı ve 24.09.2009 bozma ilamına uyma kararına kadar ihtiyati tedbirlerin devam ettiği, iflasın ertelenmesi kararının bozulması üzerine davacı hakkında 12.11.2009 tarihinde iflas kararı verildiği anlaşılmaktadır.İflasın ertelenmesine ilişkin mahkeme kararı ile ihtiyati tedbir yoluyla davacı hakkında icra takibi yapılması yasaklanmıştır.Bu meyanda ,davacı hakkında davalı tarafça başlatılan icra takibinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

İncelenen ticari defter ve kayıtlarına,tarafların beyanlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıya 12.023,99-TL borçlu bulunduğu tesbit edilmiştir. Davacı tarafça çekin çalındığına yönelik şikayet üzerine yapılan soruşturma delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik kararı ile sonuçlanmıştır.Eldeki çek üzerinede davacı şirketin cirosu mevcut olup davaya konu çekin davacının rızası dışında elinden çıktığı ,davalının da çeki ağır kusurlu olarak iktisap ettiği kanıtlanamamıştır.İflas erteleme sürecinde verilen ihtiyati tedbir kararı borçlunun malvarlığının korunması amacıyla verilmiş olup takip,haciz ve muhafazanın yasaklanmasına ilişkindir.İhtiyati tedbir kararının amacı da ,sürecin alacaklıların haciz ve icra takibi baskısından uzak olarak sürdürülebilmesi içindir.

Borçların ödenmesi yolunda şirketin tasarruf yetkisi kısıtlanmamıştır. İcra takibinde davacı dışında ki keşideci ... tarafından ödenen dosya borcunun ,ödeme ciranta davacının gerçek bir borcuna istinaden yapıldığı anlaşılmakla bu yönüyle ödemenin geçersiz olduğu kabul edilemez. Davalıya ödenen tutar dışında kalan kısım ise davalı alacaklı tarafa düşülen kaydın aksine İcra Dairesi tarafından borçlu keşideciye iade edilmiştir.Çek keşidecisine ödenen bu tutardan ise davalı sorumlu tutulamaz.Ödeme kayyım nezaretinde yapılmasa dahi ,ödemenin yapıldığı tarihden sonra iflas kararı verildiği anlaşılmakla ,gerçek bir borca karşılık yapılan ödemenin iflas idaresi tarafından davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle,davacı şirketin iflasından evvel borçlu bulunduğu miktarın ödendiğinin anlaşıldığı,davalıdan geri istenemeyeceği ,kalan miktar ödemenin de keşideci dava dışı borçlu şirkete iade edildiği gözetildiğin de çekin davacının rızası dışında elinden çıktığının ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığın gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan tahsili gereken 59,30-TL istinaf karar harcından yatırılan 44,40-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan tahsiliyle Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233304 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.