6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Reasürans sözleşmesinde birden fazla hırsızlık olayına ayrı muafiyet uygulaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1143 E. 2021/1877 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TazminatdiğerKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

İstinaf incelemesi HMK 355/1 uyarınca istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı yapılır; dilekçede sebep gösterilmeyen taleplere ilişkin ret kararı, kamu düzenini ilgilendirmiyorsa usulden reddedilir. Ayrıca, birden fazla ayrı olayda (farklı zaman/mekânda gerçekleşen, aralarındaki bağlantı ispatlanamayan hırsızlık fiilleri gibi) meydana gelen hasarlarda, sigorta/reasürans poliçesindeki muafiyet şartı her bir olay için ayrı ayrı uygulanır; tek bir muafiyet uygulanabilmesi için olayların aynı zaman dilimi ve eylem bütünlüğü içinde gerçekleştiğinin kesin olarak ispatlanması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Üç ayrı istasyonda gerçekleşen hırsızlık olayına muafiyetin tek mi yoksa ayrı ayrı mı uygulanacağı → ret

İddia: Davacı vekili, hasar ödemesine konu hırsızlığın tek hırsızlık olayı olduğunu, ayrı ayrı üç hırsızlık olarak nitelendirilemeyeceğini, aynı tipte kabloların aynı güzergahtaki farklı istasyonlarda aynı kişilerce çalındığının kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda tek muafiyet uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hasar bedeli konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta, uyuşmazlık münhasıran muafiyet uygulamasından kaynaklanmaktadır. Poliçedeki muafiyet şartı, diğer hasarlarda hasarın %10'u, minimum 25.000 euro tenzili muafiyet öngörmektedir. Metro hattında 3 ayrı noktadan hırsızlık olayı gerçekleştiği sonradan fark edilmiş, hırsızlığın hangi zamanda ve kimler tarafından yapıldığına dair bilgi bulunmamakta, olay zamanı tam olarak belirlenememektedir. Zaman aralığı belirlenemeyen ve üç ayrı istasyonda vuku bulan hırsızlık fiillerinin, reasürans sözleşmesi gereği ayrı ayrı hasarlar ve riskler olarak değerlendirilmesi ve uyuşmazlıkta üç ayrı muafiyet uygulanması gerekir. Toplam hasar miktarı 1.069.576-TL olup, davacı tarafından sigortalıya ödenen 962.618-TL'ye üç ayrı tenzilat uygulanması sonucu davalının %50 sorumluluğuna tekabül eden miktar 441.327,95-TL'dir ve bu miktar davalı tarafından dava açılmadan önce ödendiğinden, davacının davalıdan başkaca alacağı kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İstinaf sebebi gösterilmeyen faiz alacağı talebinin incelenip incelenemeyeceği → ret

Gerekçe: HMK 355/1 uyarınca istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; Bölge Adliye Mahkemesi ancak kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetebilir. Davada birden fazla talep (eksik ödenen asıl alacak ve geç ödemeden kaynaklanan faiz alacağı) bulunmasına rağmen, davacı istinaf dilekçesinde yalnızca muafiyet uygulamasına ilişkin sebep göstermiş, faiz alacağının reddine dair ayrı bir istinaf sebebi ileri sürmemiştir. Bu kısma ilişkin ret kararının kamu düzenini ilgilendiren bir yönü bulunmadığından, faiz alacağına yönelik istinaf başvurusunun usulden reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, birden fazla ayrı hasar olayında (zaman/mekân bağlantısı ispatlanamayan hırsızlık fiillerinde) sigorta/reasürans muafiyetinin her olay için ayrı ayrı uygulanması gerektiğine ilişkin tespiti ile istinaf incelemesinin dilekçede gösterilen sebeplerle sınırlı olduğuna, sebep gösterilmeyen taleplerin usulden reddedileceğine dair uygulaması emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reasürans sözleşmesi rücu alacağı muafiyet (tenzili muafiyet) istinaf sebebiyle sınırlı inceleme kamu düzeni usulden ret esastan ret

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355/1HMK 352(1)HMK 353(1)b-1HMK 352HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1143

KARAR NO 2021/1877

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/11/2018

NUMARASI 2015/131 Esas 2018/1247 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ... Ltd. Şti'nin ... metro hattı kalan inşaat işlerinin yüklenicisi olduğu Ankara/Kızılay ... Metrosu .. hattında 26/11/2012 tarihinde keşif yapıldığı esnada hatta bulunan ..., ... ve ... istasyonlarında hırsızlık neticesinde sigortalı değerlerin kaybolduğunu, meydana gelen hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine ... nolu hasar dosyasının açıldığını, ekspertiz incelemesi neticesinde hazırlanan rapor ile 962.618- TL hasar tespit edildiği, bu tazminatın 29/05/2013 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın kendi hissesine düşen hasarın %50'sine tekabül eden 481.309,00 TL sigorta tazminatı ödemesinden, ibraname karşılığında sadece 441.327,95- TL ödeyebileceklerini bildirdiğini, davalı tarafın reasürans anlaşması gereğince meydana gelen hasarın %50'sini garanti ettiğinden müvekkili sigorta şirketi tarafından bu teklifin kabul edilmediğini, ancak davalının 441.327,95 TL tazminatı 04/08/2014 tarihinde müvekkili şirketin hesaplarına aktardığını belirterek, davalı reasürörden alacakları olan toplam 99.898,82 TL alacaklarının (39.981-TL eksik ödenen reasürans fark alacağı ve geç ödenen meblağa ilişkina 59.917,82 TL'sı faiz alacaklarının) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; öncelikle zamanaşımı def' ilerinin olduğunu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, taraflar arasında ihtiyari reasürans esası ile düzenlenen sigorta poliçelerinde yazılı müşterek sigortacıların payları davacı ... Sigorta A.Ş'nin %50 ve müvekkilinin ise %50 olarak belirlendiğini, davacının hasarın sigorta kapsamında bulunduğuna ve hasar miktarında müvekkili şirketle mutabık olunmamasına rağmen ödeme yaptığını, sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalan hasar miktarının ... Sigorta A.Ş hissesine düşen kısmının tamamının davacıya ödendiğini, eksik ödemenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Dava konusu meydana gelen hırsızlık olaylarının metro inşaatının farklı istasyonlarında vuku bulduğu, hırsızlık olaylarının yapılan keşif sonrasında yetkililerce tespit edildiği ifade edilmekle olayın aynı zaman dilimi içerisinde ve aynı eylem bütünlüğü içerisinde meydana geldiği kesin ve net bir şekilde tespit edilemediğinden hasarın tek değil her üç farklı istasyon yönünden üç kez ayrı ayrı uygulanması gerektiği, davalı sigorta şirketince poliçeye göre muafiyet kaydının "diğer hasarlarda hasarın % 10'u minimum 25.000 euro" şeklinde uygulanabilir nitelikte ve davalı tarafından ödemede yapılan üç ayrı tenzilat işleminin geçerli olduğu bu bağlamda davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili ; hasar ödemesine konu hırsızlığın tek hırsızlık olayı olduğunu, ayrı ayrı üç hırsızlık olarak nitelendirilemeyeceğini, aynı tipte kabloların aynı güzergahtaki farklı istasyonlarda aynı kişilerce yapıldığının kabulünün gerektiğini, bu durumda üç ayrı muafiyetin değil kendi hesaplamalarına göre yapıldığı şekli ile ödeme açısından tek muafiyetin uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu hükme esas alınamayacağını, itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacının sigortalısına sigortalı işyerinden vaki hırsızlık nedeniyle 29.05.2013 tarihinde ödediği 962.618- TL sigorta bedelinin, taraflar arasında imzalanan reasürans sözleşmesi gereğince davacının davalıya rücu edebileceği % 50' si oranına tekabül eden 481.309-TL alacağın, davalının 04.08.2014 tarihinde davacıya 441.327,95- TL'lik kısmını ödemesi nedeniyle ödenen miktara 29.05.2013-04.08.2014 tarihleri arasında geç ödemeden kaynaklanan 59.917,82-TL işlemiş faiz alacağı,ile ödenmeyen 39.981-TL asıl alacağın, alacağa 29.05.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 355/1 maddesinde"inceleme , istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir. " düzenlemesine yer verilmekle kural olarak Bölge Adliye Mahkemesinin taraflarca ileri sürülmemiş hususları inceleme konusu edemeyeceği düzenlenmiştir. İstinaf başvuru dilekçesinde davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebebleri meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle muafiyet uygulamasının bir kez yapılması gerektiği ileri sürüldüğünden bu sebeble sınırlı olarak yapılmıştır.HMK 352(1) maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme neticesinde ;....başvuru sebeblerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tesbit edilen dosyalar hakkında gerekli kararın verileceği düzenlenmiştir.

Dava da iki ayrı kalem ile alacak talebinde bulunulduğu ,bir kalemi eksik ödendiği ileri sürülen 39.981-ödenmeyen tazminat ile geç ödenen miktara ilişkin olarak 59.917,82-TL faiz alacağına ilişkindir.Dava da talepler birden fazla talebe ilişkin olmasına rağmen ilk derece mahkemesince davacının taleplerinden eksik ödenen meblağa ilişkin inceleme yapılmış ,gerekçede başka bir hususa yer verilmemiş,ancak tüm taleplerin aynı gerekçeyle red edilmesine rağmen bu konu istinaf sebebi yapılmadığından istinaf incelemesi muafiyet uygulaması yönünden yapılmıştır. Davacı;

29. 05.2013 tarihinde kendi hasar dosyasından düzenlenen ekspertiz raporundaki hasar miktarı olan 962.618-TL'yi sigortalıya 29.05.2013 tarihinde ödemiştir.Davalı tarafından davacıya 4.8.2014 tarihinde 441.327,95- TL rücuen ödeme yapılmıştır. Taraflarca görevlendirilmiş olan sigorta eksperinin toplam zararı 1.069 576- TL olarak tespit ettiği hasar bedeli konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık muafiyet uygulamasından kaynaklanmaktadır. Davacı şirketin istinaf sebebi de bu noktada toplanmaktadır. Davacı taraf,üç ayrı istasyonda gerçekleşen hırsızlık olayını tek bir hırsızlık olayı olarak kabul edilip tek bir muafiyet düşülürken, davalı tarafından hırsızlığın meydana gelmiş bulunduğu her üç metro istasyonu için ayrı ayrı muafiyet uygulanmaktadır.Her iki sigorta şirketi arasındaki fark bu noktadan doğmaktadır.

Poliçedeki muafiyet şartında; dava konusu mezkur risk hırsızlıkla ilgili olarak; diğer hasarlarda hasarın % 10' u minimum muafiyet 25.000-euro yazılı tenzili muafiyet bulunmaktadır. Metro hattında 3 ayrı noktadan hırsızlık olayı olduğu sonradan fark edilmiştir.Hırsızlığın hangi zamanda kimler tarafından yapıldığı hususunda hiçbir bilgi bulunmamaktadır.Bir noktada sigortalı tarafından fark edilmiştir. Olay zamanı tam olarak belirlenememekle birlikte 26.11.2012 tarihinde meydana geldiğine dair 17.12.2012 tarihinde projenin gerçekleştirildiği sahada yapılan çalışmalarda olayın tespit edildiği beyan edilmiştir. Reasürans sözleşmesi gereği, üç ayrı istasyonda vuku bulan zaman aralığı belirlenemeyen hırsızlık fiillerinin ayrı ayrı hasarlar ve riskler olarak değerlendirilip uyuşmazlıkta üç ayrı muafiyet uygulaması yapılması gerektiği, tarafların kabulünde olduğu üzere toplam hasar miktarının 1.069.576-TL olduğu ancak reasürans sigorta sözleşmesi gereğince davacı tarafından sigortalıya ödenen 962.618-TL' nin üç ayrı tenzilat uygulanması ile davalının % 50 sorumluluğuna tekabül eden miktarın 441.327,95 -TL olduğu ve bu miktarın davalı tarafından davacıya dava açılmadan 04.08.2014 tarihinde ödendiği, bu nedenle davacının davalıdan başkaca alacağının kalmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu kısım bakımından davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından muafiyet uygulaması nedeniyle eksik ödenen bedel dışında , 29.05.2013-04.08.2014 tarihleri arasında geç ödemeden kaynaklanan 59.917,82-TL işlemiş faiz alacağı da talep edilmiş,ilk derece mahkemesi tarafından dava red edilmiş ise de bu kısıma ilişkin olarak istinaf sebebi gösterilmediğinden davanın reddine ilişkin hükmün kamu düzenini ilgilendiren bir yönü olmadığından muafiyet uygulaması nedeniyle talep olunan alacağa yönelik olarak esastan ,faiz alacağına yönelik kısım bakımından ise usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun;

39. 981-TL asıl alacak yönünden HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 59.917,82-TL işlemiş faiz alacağı bakımından HMK 352.maddesi gereği USULDEN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233112 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/944 E. 2023/4107 K. · Onandı

Ayrı istasyonlardaki hırsızlıklarda ayrı muafiyet tenzili ve faiz istinafında sebep gösterme yükü

Gerekçe özeti

Farklı istasyonlarda gerçekleşen ve aynı zaman dilimi/eylem bütünlüğü içinde olduğu kesin olarak ispatlanamayan hırsızlık olaylarında poliçe gereği her olay için ayrı muafiyet tenzili yapılır. İstinaf incelemesi kamu düzeni dışında istinaf sebepleriyle sınırlı olduğundan, hakkında istinaf sebebi gösterilmeyen (faiz) talebe ilişkin başvuru usulden reddedilir.

Emsal değeri

Aynı eylem bütünlüğü ispatlanamayan ayrı olaylarda her biri için ayrı muafiyet tenzili yapılacağı ve istinaf dilekçesinde sebep gösterilmeyen talebin usulden reddedileceği yönünden emsaldir.

Kavramlar: reasürans muafiyet tenzili eylem bütünlüğü istinaf sebebiyle bağlılık usulden ret

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/944 E.  ,  2023/4107 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1143 Esas, 2021/1877 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/131 E., 2018/1247 K.

Taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun reasürans alacağı bakımından esastan, faiz alacağı bakımından ise usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı Comsa... Ltd. Şti. tarafından üstlenilen ... Metrosu İnşaatı'nı inşaat tüm riskler sigorta poliçesiyle teminat aldığını, taraflar arasında akdedilen reasürans anlaşmasına göre, davalının müvekkilinin inşaat tüm riskler sigorta poliçesi

sebebiyle yapacağı hasar ödemelerinin %50'sinden sorumlu olduğunu, müteahhit tarafından 26.11.2012 tarihinde inşaat alanında yapılan keşifte, inşaat alanında bulunan bir takım malzemelerin çalındığının tespit edildiğini ve sigortalının müvekkiline ihbarda bulunduğunu, müvekkilinin yapılan ekspertiz çalışması sonucu tespit edilen 962.618,00 TL zararı 29.05.2013 tarihinde sigortalısına ödediğini, davalının, taraflar arasındaki reasürans anlaşmasına göre ödenen bu tutarın %50'sine tekabül eden 481.309,00 TL'den sorumlu olduğunu ancak bir süre ödeme yaptıktan imtina ettikten sonra bir takım asılsız gerekçeler ileri sürerek reasürans anlaşması gereğince sorumlu olduğu tutarın 441.327,95 TL olduğunu ileri sürdüğünü ve bu tutarı müvekkiline ödemeyi teklif ettiğini, müvekkili bu teklifi kabul etmemiş olsa da davalının 04.08.2014 tarihinde 441.327,95 TL'yi müvekkilinin banka hesabına havale ettiğini, davalının bakiye 39.981,00 TL'yi de ödemesi gerektiğini, ayrıca davalının ödemeyi kabul ettiği 441.327,95 TL'yi de müvekkiline geç ödediğini, bu tutara, müvekkilin sigortalısına ödeme yaptığı 29.05.2013 tarihinden davalının müvekkiline ödeme yaptığı 04.08.2014 tarihine kadar işlemiş olan ve 59.917,82 TL'ye tekabül eden ticari avans faizini de müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 39.981,00 TL sigorta tazminatının ve 59.917,82 TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki reasürans sözleşmesi gereğince ödemesi gereken tutarı eksiksiz bir şekilde davacıya ödediğini, hırsızlık olayı farklı zaman dilimlerinde ve 3 farklı istasyonda gerçekleştiğinden her bir hırsızlık olayı için ayrı ayrı muafiyet tenzili yapılması gerektiğini, oysa davacının tek bir muafiyet tenzili yaparak sigortalısına fazla ödeme yaptığını, müvekkilince yapılan ödemeyi ihtirazı kayıt düşmeksizin kabul eden davacının faiz talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu hırsızlık olaylarının metro inşaatının farklı istasyonlarında vuku bulduğu, hadisenin, aynı zaman dilimi içerisinde ve aynı eylem bütünlüğü içerisinde meydana geldiğinin kesin ve net bir şekilde tespit edilemediği, bu nedenle davaya konu poliçe gereğince her bir olay için ayrı ayrı muafiyet tenzili yapılması gerektiği, nitekim davalının da bu şekilde hesaplama yaparak davacıya ödeme yaptığı, davalı tarafından yapılan hesaplamada ve yapılan ödemede bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda, aynı kişiler tarafından aynı güzergahtaki farklı istasyonlardan aynı nitelikteki kabloların çalınmasının söz konusu olduğunu, bu nedenle hasar ödemesine konu hırsızlık hadisesinin tek bir olay olduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenle müvekkilince tek bir muafiyet tenzili yapılmasının doğru olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olup raporun davalının beyanları gözetilerek tanzim edildiğini, raporda hesaplama dahi yapılmadığını ve rapora yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının karşılanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin reasürans tazminatına ilişkin dava hakkındaki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının reasürans tazminatı yanında faiz alacağı da talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, bu talebin de reddine karar verildiği, istinaf dilekçesiyle bu talebe ilişkin olarak herhangi bir istinaf gerekçesi ortaya konulmadığı, istinaf incelemesinin, kamu düzenine ilişkin hususlar haricinde ancak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabileceği, davacı vekilince bu talebe ilişkin olarak herhangi bir istinaf sebebi gösterilmediğinden ve hükümde kamu düzenini ilgilendirir bir aykırılık bulunmadığından bu talebe ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddi gerektiği gerekçesiyle reasürans tazminatına ilişkin başvurunun esastan, faiz alacağına ilişkin başvurunun ise usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, bunun yanında, Bölge Adliye Mahkemesinin, faiz alacağına ilişkin istinaf başvurularını usulden reddetmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, reasürans sözleşmesinden kaynaklı tazminat ve faiz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1403 üncü maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

İstek halinde aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.