6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Reklamasyon faturaları ve KDV'siz ihraç kaydı nedeniyle cari hesap alacağının silinmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1511 E. 2021/1870 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhracat amacıyla üretilip teslim edilen malların ayıplı/eksik olduğu gerekçesiyle yurt dışındaki alıcı tarafından ihracatçıya yansıtılan ve süresinde ayıp ihbarına dayanan reklamasyon faturalarına, alıcı tarafça süresinde itiraz edilmemişse, bu faturalar davacının cari hesap alacağından mahsup edilir. Ayrıca ihraç kayıtlı olarak düzenlenen faturalarda KDV Kanunu'nun 1-c maddesi gereğince alıcıdan KDV tahsil edilemeyeceğinden, bu tutarın da alacaktan düşülmesi gerekir; mahsup sonucunda bakiye alacak kalmıyorsa itirazın iptali talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının düzenlediği reklamasyon faturalarının davacı alacağından mahsubu → ret

İddia: Davacı vekili, teslim edilen malların ayıplı olmadığını, davalı şirketin herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, gönderilen mallardaki ayıbın ne tür bir ayıp olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığını, bu nedenle reklamasyon faturalarının kabul edilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafından düzenlenen toplam sekiz adet reklamasyon faturası toplamı 64.322,97-TL olup, bu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı tarafından düzenlenen reklamasyon faturaları 03.05.2016 ve 20.04.2016 tarihlerinde keşide edilen ihtarnameler ile davacıya tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafça bu faturalar ticari defterlerine işlenmese de yasal süresinde itiraz edilmemiştir. Davalı çalışanının 29.03.2016 tarihli e-postasında bir kısım reklamasyon faturalarının 2015 yılına ait kesintilere ilişkin olduğu belirtilmiş olsa da, dosyaya sunulan ayıplı ve eksik ürünlere ilişkin e-posta yazışmaları ağırlıklı olarak 2016 yılı Mart ve Nisan aylarına aittir; bu durumda reklamasyon faturalarına dayanak ayıp ihbarlarının süresinde yapıldığı kabul edilmelidir. Bir kısım ayıplı ürünlere ilişkin ayıp ihbarı da 21.08.2015 tarihli e-posta mesajlarıyla davacıya bildirilmiştir. Süresinde itiraz edilmeyen ve dayanağı ayıp ihbarları süresinde yapılan reklamasyon faturaları tutarının davacı alacağından düşülmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhraç kayıtlı faturalarda KDV tahsilinin mümkün olmaması → ret

Gerekçe: KDV Kanununun 1-c maddesi gereğince ihraç kayıtlı faturalarda alıcıdan KDV tahsil edilemeyecek olmasına rağmen davacı, dokuz adet fatura karşılığı hesaplanan 31.969,51-TL tutarı defterlerine davalı borcu olarak kaydetmiştir; ihraç kayıtlı bu faturalar davalı defterlerine ise KDV'siz tutarlarıyla kaydedilmiştir. Bu nedenle davacının talep ettiği KDV tutarının davalıdan istenmesi mümkün değildir ve bu tutarın alacaktan düşülmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cari hesap alacağının bakiyesinin bulunmadığı sonucuna varılması → ret

İddia: Davacı vekili, icra dosyasına yatırılan tutarın muhasebe kayıtlarına eksik girilmesinin (9.467,01-TL) muhasebe hatası olduğunu ve bu hususun davalının müvekkiline borçlu olmadığı anlamına gelmediğini belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Davacı alacağından, davalıdan talep edilmesi mümkün olmayan 31.969,51-TL KDV alacağı ile 64.322,97-TL ayıplı ve eksik ürün bedelinin düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İhraç kayıtlı satışlarda KDV tahsilinin mümkün olmadığı ve süresinde itiraz edilmeyen, dayanağı süresinde bildirilmiş ayıp ihbarlarına dayanan reklamasyon faturalarının cari hesap alacağından mahsup edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer ihracata dayalı ticari satım uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap alacağı reklamasyon faturası ayıp ihbarı ihraç kayıtlı fatura KDV istisnası ticari satım

Atıf yapılan mevzuat: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) — KDV Kanunu 1-c

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1511

KARAR NO 2021/1870

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2019

NUMARASI 2016/730 Esas - 2019/262 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin yurt dışına ihraç edilmek üzere ürettiği ürünleri davalıya teslim ettiğini, ancak 216.800,02-TL alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borcun 88.300-TL.kısmına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili firma ile davalı firmanın cari hesap ilişkisine dayalı olarak çalıştığını, müvekkili firmanın defter ve belgeleri incelendiğinde davalı firmadan 88.300-TL.alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin, davacı şirketin ürettiği ürünleri yurdışında sipariş aldığı şirketlere ihraç ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin davalıdan üretilmesini talep ettiği ürünlerin yurt dışından sipariş aldığı ... firmasına ihraç ettiğini, ancak davacı şirketin, müvekkilinin dava dışı müşterisinden almış olduğu siparişleri hem eksik, hem de ayıplı olarak ürettiğini, bu nedenle dava dışı ... firmasının reklamasyon faturası, navlun faturası, ayıplı ve eksik gönderilen mallar nedeniyle zarara ilişkin faturaları müvekkiline keşide ettiğini, davacıya, malların bir bölümünün ayıplı olması nedeniyle ayıplı malların bedelini ödemeyeceğini bildirdiklerini, bu kapsamda müvekkilinin gerçek borcunu icra dosyasına ödeyerek 88.300,02-TL'ye ise itiraz ettiğini, dava dışı ...firmasının ayıplı ve eksik gönderilen mallar için müvekkili firmaya toplamda 54.341,52-Euro borç belgesi gönderdiğini, davacı şirkete bu miktarların yansıtılacağının izah edildiğini, bu nedenle davacı şirketin talep ettiği miktarda alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalının reklamasyon faturalarının davacıya tebliğ edildiği, ancak davacı defterlerine işlenmediği, davacı tarafın defterlerine göre 04.05.2016 tarihi itibariyle davacının davalı şirketten 125.415,75-TL alacağının bulunduğu, ihraç kaydı ile mal tesliminde bulunanlar için "3056 sayılı KDV Kanununa göre ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden KDV tahsil edilmemiştir" ibaresinin yazıldığı, oysa davacının 9 adet KDV faturası kestiği ve bedelinin 31.969,51-TL olarak kayıtlara işlendiği, ayrıca davalı tarafın icra dosyasına 144.077,66-TL yatırmasına ve defterlere 134.640,58-TL işlenmesi gerektiği halde davacı tarafından 115.682-TL olarak işlendiği, bu nedenle cari hesabın 18.958,58-TL eksik kayıtlandığı, Almanya'da mukim ithalatçı ...

firmasının paket hatası, rapor cost hatalı ürün mal iadesi, reklamasyon adı altında toplam 64.322.97-TL olan dekontları ihracatçı firma olan davalıya gönderdiği, davalının 8 adet fatura ile davacıyı hesaplarında borçlandırdığı, ancak bu kayıtların davalı davacı kayıtlarında bulunmadığı, delil olarak sunulan e-mail mesajlarında ithalatçı firma olan...firmasının mal ile ilgili hatalı eksik vs. şikayetlerinin vurgulandığı, yurt dışında bulunan alıcı nezdinde oluşan maddi kaybın telafisine yönelik, firma tarafından belirlenen tutarın dış satımda bulunan ihracatçı şirkete yansıtılmasının, olay neticesi fiili olarak yapılan reklamasyon kesintilerinin yurt dışındaki firma tarafından tanzim edilen ve ilgili ülke mevzuata uygun belge ile tevsik edilmesinin gerektiği, davalı tarafça yansıma faturalarının usulünce oluşturulup davacı tarafa gönderildiği, bu nedenle haklı olarak yansıtılan faturaların davacı kayıtlarına işlenmediği, davacı kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, satılan malların bir kısmının ayıplı olduğu görüldüğünden reklamasyon faturalarının cari hesaptan düşülmesi sonucunda davacı alacağının kalmadığı, kötü niyet tazminat şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin davalı firmaya yurt dışına ihraç edilmek üzere ürettiği ürünleri eksiksiz olarak teslim ettiğini, ancak müvekkilinin 216.800,02-TL'lik alacağının ödenmediğini, dava konusu edilen malların 2015 yılında davalı şirkete teslim edilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, müvekkili şirket tarafından teslim edilen mallarda herhangi bir ayıp bulunmadığını, bu nedenle davalının göndermiş olduğu reklamasyon faturalarının müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, davalı şirketin gönderilen mallardaki ayıbın ne tür bir ayıp olduğunu ispatlayamadığını, davalı tarafça kabul ettikleri tutar üzerinden icra dosyasına yatırılan tutarın eksik olarak yatırıldığını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarına bu ödeme 115.682-TL olarak 9.467,01-TL eksik girilmiş olup, bu hususun tamamen muhasebe hatası olduğunu, davalının müvekkili şirkete borçlu olmadığı anlamına gelmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satıma dayalı cari hesap alacağının tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından üretilip davalıya teslim edilen tekstil ürünlerinin davalı tarafından yurt dışında bulunan ... firmasına ihraç edildiği, davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe davalının 88.300-TL borç yönünden itiraz ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlık bu tutara ilişkin olup, davalı tarafça, davacının gönderdiği ürünlerin eksik ve ayıplı olduğu gerekçesiyle yurt dışındaki alıcı tarafından kendisine yansıtılan reklamasyon faturalarının davacıya yansıtıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda;

davalı tarafından düzenlenen toplam sekiz adet reklamasyon faturası toplamı 64.322,97-TL olup, davalı kayıtlarında yer alan bu faturaların davacı defterlerinde kaydının bulunmadığı, yine KDV Kanununun 1-c maddesi gereğince ihraç kayıtlı faturalarda alıcıdan KDV tahsil edilemeyecek olmasına rağmen davacının dokuz adet fatura karşılığı hesaplanan 31.969,51-TL tutarı defterlerine davalı borcu olarak kaydettiği, ihraç kayıtlı bu faturaların davalı defterlerine ise KDV'siz tutarlarıyla kaydedildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen reklamasyon faturaları 03.05.2016 ve 20.04.2016 tarihlerinde keşide edilen ihtarnameler ile davacıya tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafça bu faturalar ticari defterlerine işlenmese de, yasal süresinde bu faturalara itiraz edilmemiştir.

Davalı çalışanı tarafından davacıya gönderilen 29.03.2016 tarihli e-postada belirtilen bir kısım reklamasyon faturalarının 2015 yılında alıcı tarafından yapılan kesintilere ait olduğu belirtilmiş olsa da, dosyaya sunulan ve ayıplı ve eksik ürünlere ilişkin olduğu anlaşılan ve alıcı firma tarafından davalıya gönderilen e-posta yazışmaları, ağırlıklı olarak 2016 yılı Mart ve Nisan aylarına aittir. Bu durumda davalının düzenlediği reklamasyon faturalarına dayanak ayıp ihbarlarının süresinde yapıldığının kabulü gerekmektedir. Nitekim taraflar arasındaki ayıplı ve eksik ürünlere dair yazışmalar da bu tarihlere denk gelmektedir. Bir kısım ayıplı ürünlere ilişkin ayıp ihbarı da 21.08.2015 tarihinde yazılan e-posta mesajlarıyla davacıya bildirilmiştir.

Sonuç olarak davacı alacağından, davalıdan talep edilmesi mümkün olmayan 31.969,51-TL KDV alacağı ile 64.322.97-TL ayıplı ve eksik ürün bedelinin düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233109 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.