Temlik bedeli alacağında tasfiye şartı yoksa muacceliyet
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1605 E. 2021/1888 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Alacağın Temliki mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Alacağın temliki sözleşmesinde, temlik bedelinin taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılmış ve sözleşmede ödemelerin üçüncü bir kişi veya kurumun tasfiye sonucuna bağlı olacağına dair bir hüküm yer almıyorsa, temlik alanın (borçlunun) bu koşulu ileri sürerek muacceliyeti reddetmesi mümkün değildir; temlik eden, sözleşmede belirlenen taksit vadelerine göre bakiye temlik bedelini talep edebilir.
Ele alınan sorunlar
Temlik bedelinin muaccel olup olmadığı - tasfiye şartına bağlılık → kabul
İddia: Davacı vekili, takibin dayanağı sözleşmede dava dışı finans kurumunun taraf olmadığını, sözleşmede tasfiye sonucuna göre ödeme yapılacağına dair bir şart bulunmadığını, davalının taksitlerin beşini ödediğini belirterek kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafından finans kurumundaki katılma alacağı değil, bu alacağın davalıya devrine ilişkin temlik sözleşmesindeki devir bedeli talep edilmektedir. Davada finans kurumuna yönelik bir talep ve dava mevcut olmayıp, taraflar arasındaki alacağın temliki sözleşmesinde öngörülen, davalının temlik aldığı alacağın bedeli dava konusu edilmiştir. Sözleşmede temlik bedelinin davalı tarafından ödenmesine ilişkin ödeme planı düzenlenmiş, davalı belirlenen vadelerde taksitler halinde ödeme yapmayı taahhüt etmiş ve kısmen ödeme yapmıştır. Sözleşmede ödemelerin tasfiye sonrası yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacının davalıdan bakiye temlik bedelini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacak miktarının hesaplanma yöntemi - taksit bazında döviz kuru ve avans faizi → tartışılmadı
Gerekçe: Sözleşmenin ilgili maddesinde, her bir taksitin ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşme gereğince davalının ödemesi taksitler halinde vadeye bağlanmış olup, davacının vadesi belli alacağı için taksit tarihi itibariyle işlemiş avans faizi talep etmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece, sözleşmedeki hüküm doğrultusunda taksit tarihleri itibariyle her bir taksitin Türk Lirası karşılığı ve vade tarihlerinden itibaren avans faizi hesaplatılarak takip tarihi itibariyle istenebilecek alacak belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması → kabul
Gerekçe: Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Alacağın temliki sözleşmesinde, temlik edilen alacağın kaynağındaki üçüncü kişi/kurumun tasfiye durumunun, sözleşmede açıkça şart kılınmadıkça temlik bedelinin muacceliyetini etkilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer temlik sözleşmelerine dayalı alacak davalarında emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki↗ itirazın iptali↗ muacceliyet↗ tasfiye↗ avans faizi↗ temlik bedeli↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1605
KARAR NO 2021/1888
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/12/2018
NUMARASI 2018/659 Esas 2018/1425 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin... nezdindeki 4.548,15-USD alacağını davalının temlik sözleşmesiyle devraldığını, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken 32 taksitten 5 taksit ödeyip bakiyesini ödemeyerek sözleşme gereğini yerine getirmediğini, bunun üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 4.548-usd asıl alacak ve 1.948,96-usd işlemiş faiz için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava dışı finans kurumu tasfiye halinde olup henüz tasfiye sonuçlanmadığından dava konusu alacağın henüz talep edilebilir olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin alacağın temliki olmayıp borcun nakli sözleşmesi olduğunu, bu nedenle borcu devralan müvekkilinin borcu devreden...'ın alacaklıya karşı haiz olduğu itiraz ve defileri ileri sürebileceğini, tasfiye sonuçlanmadan alacağın muaccel olmadığını, ayrıca talep edilen faiz oranının yasal dayanağının bulunmadığını,temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının dava dışı ...'ta kâr ve zarara katılım ortaklığı hesabı bulunduğu, ancak dava dışı...'ın faaliyet izninin kaldırılarak şirketin tasfiye sürecine girdiği, henüz tasfiyenin sona ermediği, davacının ivazlı temlik yapabilmesi için öncelikle temlik konusu alacağının bulunmasının şart olduğu, bunun ise davacının doğrudan alacaklı olduğu dava dışı ...'nun tasfiye işlemleri sonucunda kâr-zarar durumu belirginleştikten sonra açığa çıkacağı ve varsa alacağın talep konusu yapılabileceği, ancak dava dışı şirketin tasfiyesinin sonuçlanmadığı, kâr-zarar durumunun belirginleşmediği ve taraflar arasında mevcut ivazlı temlik sözleşmesine göre davacının talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davanın ve takibin erken açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; takibin dayanağı olan 24.11.2010 tarihli sözleşmede ...'ın taraf olmadığını, sözleşmede tasfiye sonucuna göre ödeme yapılabileceğine dair bir şart bulunmadığını, davalının, müvekkilinin alacağını ödemeyi taahhüt ederek beş taksitini de ödediğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davacının dava dışı...'tan olan alacağının davalıya bedelli olarak temlikine dair 24.11.2010 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşme gereğince davacının 5.398-USD alacağının aynı bedelle davalıya temlikinin, davalı tarafından ise temlik bedelinin 28.07.2011 tarihinden itibaren aylık taksitler halinde toplam 32 ayda davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından ilk beş taksit ödemesinin yapıldığı sabittir. BDDK'nın 10.02.2001 tarih ve 171 sayılı kararı ile faaliyet izni kaldırılan 'ın, Fon Kurulunca tasfiye haline girmesine ve tasfiye işlemlerinin 6762 sayılı TTK gereği yapılmasına karar verildiği, tasfiye işlemleri ise halen devam etmektedir.
Davalı tarafça alacağın muaccel olmadığı, ancak ...'ın tasfiye sonucuna göre istenebileceği ileri sürülmüştür. Oysa davacı tarafından...Kurumundaki katılma alacağı değil, ...'taki katılma alacağının davalıya devrine ilişkin temlik sözleşmesindeki devir bedeli talep edilmektedir. Davada... Kurumuna yönelik bir talep ve dava da mevcut olmayıp, taraflar arasında alacağın temliki sözleşmesinde öngörülen, davalının temlik aldığı alacağın bedeli dava konusu edilmiştir. Sözleşmede temlik bedelinin davalı tarafından ödenmesine ilişkin ödeme planı düzenlenmiş, davalı, belirlenen vadelerde taksitler halinde ödeme yapmayı taahhüt etmiş,kısmen ödeme yapmıştır. Sözleşmede ödemelerin tasfiye sonrası yapılacağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığından, davacının davalıdan bakiye temlik bedelini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Sözleşmenin 4.3 maddesinde, her bir taksitin ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşme gereğince davalının ödemesi taksitler halinde vadeye bağlanmış olup, davacının vadesi belli alacağı için taksit tarihi itibariyle işlemiş avans faizi talep etmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece, sözleşmedeki hüküm doğrultusunda taksit tarihleri itibariyle her bir taksitin Türk Lirası karşılığı ve vade tarihlerinden itibaren avans faizi hesaplatılarak takip tarihi itibariyle istenebilecek alacak belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2018 Tarih 2018/659 Esas 2018/1425 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/12/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233107 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi