6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşımada hasarın nakliye sürecinde oluştuğunun ispatlanamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1747 E. 2021/1927 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

CMR kapsamındaki taşımalarda, taşınan emtiada hasar bulunduğunu ileri sürerek taşıyıcıya rücu eden sigortacı, hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğini ve hasarın niteliğini/niceliğini ispatla yükümlüdür. Bu ispat, yükün tahliye edildiği yerde veya alıcının eline geçtiği depoda bağımsız eksper tarafından yapılan objektif bir ekspertiz çalışmasına dayanmalıdır; salt alıcının tek taraflı beyanına dayanan tespit, hasarın taşıma sırasında oluştuğunu ispata yeterli değildir. İspat yükü karşılanamazsa taşıyıcının sorumlu olmadığına dair karine geçerliliğini korur ve rücu talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Emtiada meydana gelen hasarın taşıma sırasında oluştuğunun ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin dosyadaki delillerle, özellikle davalı şirketin antrepo sorumlusunun imzaladığı ve taşıyıcı ile davalı yetkililerinin müşterek olarak hazırladığı tutanakla ispatlandığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 17. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur; ancak kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatasından, taşımacının hatası dışında yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önleyemeyeceği durumlardan kaynaklanıyorsa taşımacı sorumlu tutulamaz. Somut olayda, davacı sigortalısına ait emtianın varış yerinde bir kısmının hasarlı olduğu davalı şirket çalışanının da imzasıyla tutanak altına alınmış ve davacı tarafından dava dışı sigortalısına hasar bedeli ödenmiştir. Ancak bilirkişi incelemesinde, yük üzerindeki zararın niteliği ve niceliğinin, davacı sigortacının görevlendirdiği eksper tarafından yükün tahliye edildiği yerde veya alıcının deposunda yapılan bir ekspertiz çalışmasıyla değil, alıcının tek taraflı beyanına göre belirlendiği; bu nedenle emtiayı hiç kullanılmaz hale getiren bir hasarın nakliye sürecinde meydana geldiğinin söylenmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Ayrıca davacı tarafça ibraz edilen fotoğraflarda malzemenin ambalajı üzerinde dahi tam hasara işaret edecek seviyede bir hasar emaresi tespit edilmemiştir. Emtiadaki hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin, hasarın niteliği ve niceliğinin ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı bunu ispat edememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR kapsamındaki taşımalarda hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin ispatında, alıcının tek taraflı beyanına dayanan eksper raporunun yeterli olmadığı; objektif ve bağımsız bir ekspertiz incelemesinin gerekliliği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu taşıyıcı sorumluluğu rücu itirazın iptali ispat yükü eksper incelemesi halefiyet

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 17 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1747

KARAR NO 2021/1927

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2019

NUMARASI 2015/530 Esas - 2019/265 Karar

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/12/2021

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin nakliyat muhataralarına karşı sigortasını ... sayılı poliçe ile teminat altına aldığı oto yedek parçası türü emtianın taşıma sorumluluğunu üstlenen davalıya Almanya'da tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, ancak varma yeri olan İstanbul'da 04.02.2014 tarihinde yapılan teslimat sırasında bir kısım emtianın hasarlı olduğunun belirlendiğini, bu yüzden davacının dava dışı sigortalısına 1.140-Euro bedelli hasarlı malzeme için 18.02.2014'de 1.596-Euro hasar tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödemeyle müvekkilinin TTK md. 1472'ye göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ve rücuen tahsilini teminen ilk etapta davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini belirterek 1.140,-Euro karşılığı 3.241-TL yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve davalı aleyhine % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının rucu talebini dayandığı poliçenin primi yükleme tarihinden sonra tahakkuk ettirildiğinden ödediği tazminatın geçerli bir poliçeye dayanmadığını, iddia olunan hasardan sigortalısının menfaatinin zarar görüp görmediği ve hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususunda ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığı ve hasar ihtarı yapılmadığı gibi zararın müvekkilinin sorumluluğu altında icra edilen nakliye sürecinde oluştuğunu tevsik eden hiçbir delil bulunmadığını, davanın taşımanın tabi olduğu CMR konvansiyonunda öngörülen 1 yıllık süre içinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin somut olayda zarar sorumlusu olmadığı gibi davacının da aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafça emtianın tam hasarlı kabul edilmesini gerekli kılacak seviyede zarar gördüğünün ve kusurlu taşıma ile oluştuğu iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanamadığı gibi meydana geldiği iddia edilen zarar ile ilgili ekspertiz çalışması da yapılmadığı, böylece davalının zarardan sorumlu olmadığına dair adi karineden yararlanacağı, karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin dosyadaki delillerle ispatlandığını, hasarla ilgili davalı şirketin antrepo sorumlusunun imzaladığı tutanağın mevcut olduğunu, taşıyıcı ile davalı yetkililerinin müşterek olarak hazırladıkları tutanakta hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edildiğini, bu nedenle mahkemece meydana geldiği ispat edilen hasar nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, emtiada meydana geldiği iddia edilen hasar bedelini kendi sigortalısına ödeyen davacı sigortacı tarafından, davalı taşıyıcı aleyhine rücu amaçlı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili isteğine ilişkindir. Davacı, davalının taşımayı üstlendiği emtianın alıcıya teslimi sırasında bir kısmında hasar olduğunun belirlendiğini, hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödediğini belirterek rücuen tahsil istemine bulunmuş olup; mahkemece taşıma ile hasar arasındaki illiyet bağının tespit edilmediği, davalının hasardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.

Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur. Somut olayda; davacı ... şirketine Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı oto yedek parça emtiasının Almanya'dan Türkiye'ye taşınması davalı tarafından üstlenilmiştir. 04/02/2014 tarihinde varış yerinde bir kısım emtianın hasarlı olduğu tespit edilmiş, bu husus davalı şirket çalışanının da imzasıyla tutanak altına alınmıştır.

18/02/2018 tarihinde davacı ... şirketi tarafından dava dışı sigortalıya hasar bedeli olarak 1.596-euro banka havalesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede; yük üzerinde zararın niteliği ve niceliğinin tespitine yönelik olarak, davacı sigortacının görevlendirdiği bağımsız eksper tarafından yükün tahliye edildiği yerde veya sigortalı konumundaki alıcısının eline geçtiği depoda icra edilen ekspertiz çalışması sonucuna göre değil alıcının tek taraflı beyanına göre belirlenmesi nedeniyle taşınan emtia içinden bir parçasının hiç kullanılmayacak hale getiren hasarın nakliye sürecinde meydana geldiğinin söylenmesinin mümkün görülmediği bildirilmiştir. Sonrasında ise davacı tarafından hasarla ilgili olarak ibraz edilen fotoğraflarda yapılan incelemede malzemenin ambalajı üzerinde dahi tam hasara işaret edebilecek seviyede herhangi bir hasar emaresi tespit edilmemiştir.

Bu durumda dosyadaki delillere göre emtiadaki hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin, hasarın niteliğinin ve niceliğinin ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı yan gider avansından karşılanan 36,90-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232363 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.